Yaşam Mücadeledir Düşüncesinin Kötü Sonuçları

Nevzat Tarhan


Deneyler insanların duygularını ve kabiliyetlerini geliştirme eğilimleri olduğunu gösterir. İnsan bin sene önce evini nasıl yapıyorsa, bugün de öyle yapmıyor ama diğer canlılar, mesela örümcek aynı şekilde yapıyor. İnsanda sadece kendini düşünme, çıkarı peşinde koşma, başkasına zarar verme gibi kötücül duygular olduğu gibi bütün insanlığa faydalı olma, bunu yaparken kendisi de bundan faydalanma tarzında iyicil duygulara da sahiptir. İnsanın temel eğilimleri yanlış yöne çevrilebilir. Sosyal yardımı, zevkini düşündüğü için yapar, o anda hissettiği arzu ve zevki yaşamayı ister. Modernizm ve kapitalist sistem insandaki bu duyguyu köreltti. Yaşamı bir mücadele olarak gösterdi, hayatı yanlış tanımladı ve sosyal hedef olarak da insanın çıkarını gösterdi. Bunun sonucunda Birinci ve İkinci Dünya Savaşları oldu, daha sonra ırkların savaşına dönüştü. Kapitalist sistemde şirketlerin savaşı, sosyalist sistemde sınıfların çatışması, ailede kadın-erkek savaşları şeklinde karşımıza çıktı. Feminist yaklaşım, modernizmde kadın erkek savaşlarına dönüştü. Hatta anne-çocuk ilişkisini bile şöyle tanımladı: “Bebek ağlayıp isteyecek, onun çıkarı odur, sen de onunla ilgilenmeyeceksin, yatakta bırakacaksın, kendi canının istediğini yapacaksın.” Bir dönem emzirmeyi yasakladı, gereksiz gösterdi, onun yerine daha güzel mamaların olduğu propagandası yapıldı. Çıkar peşinde koşmayı yücelten modernizm ideolojisi insanlar arasındaki ilişkiyi, birbirine yardımlaşmaya değil birbirine rakip olmaya yönlendirdi. Aile içersindeki ilişkileri de etkiledi; herkes birbirini tamamlamak, yardım etmek yerine “ben haklıyım, sen haksızsın; benim dediğim, senin dediğin; benim hakkım, senin hakkın” mücadelesine dönüştü. Hak aramalar insanı kavgaya götürdü. Araştırmalar da bu çıkar çatışmalarının insanın biyolojik doğasına uymadığını gösteriyor. Bu biyolojik doğa hangi yönde beslenirse o yönde gelişir; yardımlaşma veya aldatma gibi. Yukarıda açıklanan deneyler, aldatma yolunda olanların azınlıkta, yardımlaşma yolunda olanların çoğunlukta kaldığını gösteriyor. Bunu bir örnekle pekiştirmek gerekirse; insanlığın çıkarı için ve herkesin faydalanması amacıyla bilgisayar icat edildi. Bir müddet sonra bazı virüsler yazıldı. Başkalarının bilgisayarını sabote etmekten zevk alan hacker grupları ortaya çıktı. Fakat bunlar çoğunlukta değil azınlıkta kaldılar. Eğer insanlık bunları beslerse onların baskınlığı ortaya çıkacaktır. Ama insanlarda onlara karşı onaylamama ve adil olma duygusu var. Kendi çıkarlarını kaybetme pahasına da olsa rakiplerine adil davranma ve işbirliğinden yana tavır sergileme davranışı olduğu araştırmalarda görülüyor.

 

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült