Uykusuzluk

Alfred Adler


Bu küçük, iddiasız yazı, Adler yaklaşımının bir özü sayılabilir. Her gün rastladığımız bir sorunu rahatlıkla ele almakta, onu bir araç olarak kullanıp bizlere sinirce belirtilerinin dinamiğini ve bunların nasıl hem melankoliklerde, hem de normal insanlarda bulunabileceğini göstermekledir. Melankolik kelimesi de belki bütün bu parça içinde geçen kelimeler arasında en teknik sayılabilecek terimdir. Adler bundan sonra aynı tempo içinde, Sağaltım önerilerine geçmektedir. Uyguladığı hileyle hastasını yumuşak ve basit bir yoldan tuzağa düşürmekle, orada iki seçenek arasında kıstırmaktadır. Bu seçeneklerden ikisi de "yararlı" yöndedir. Okuyucunun büyük bir rahatlık içinde ortaya serilen fikirlere ve tekrarlara alışacağı, sonra birden en önemli bir düşüncenin ortaya atılması karşısında şaşalayacağı ortadadır. Buna örnek, "Agorafobi çeken birinin kanında farklılıklar bulabiliriz ama, belirtiye sebep bu değildir," düşüncesi gibi.

Uykusuzluk, organik bir hastalığın yarattığı bir durum olabilir. Örneğin tifo başlangıcında hastalar uykusuzluk çekerler. Salgı bezlerinin düzensiz çalışmasında ve bazı nefrit olaylarında da uykusuzluk görülebilir. Bazı delilik olgularının başlangıç dönemlerinde de uykusuzluk büyük rol oynamaktadır. 

Uykusuzlukla başlayan delilik durumlarında, hasta schizophrenic veya melankolik olmaya karar vermişse, büyük bir gerilimin eyleme geçmesi ve deliliği sanatsal biçimde yaratması gerekmektedir. Ciddi hastalıklarda ve melankoli ile delilikte herhalde tüm sistemi yöneten duygular iç salgı bezlerini de yönetmektedir ve herhalde kanda bazı değişmeler de görülebilir.

Literatürde böyle durumların deliliğin nedeni olduğu iddiaları ve bu yolda birtakım çatışmalar bulunmaktadır. Bize göre bu belirtiler deliliğin sebebi değil, yarattığı bir sonuçtur. Bezler, vejetatif sistemin tedirginliğinden etkilenir. Aynı tür rahatsızlıkları belki sinircelerin bazılarında da bulabiliriz. Agorafobi çeken birinin kanında değişiklikler olabilir ama, bunlar agorafobinin nedeni değildir.

Organik nedeni sıyırıp çıkarırsak, uykusuzluğu psikolojik olarak açıklamak mümkündür. Kişiliğin tümüne baktığımızda uykusuzluğun tüm kişiliğe çok güzel şekilde uyduğunu görürüz.

Bunun kişiliğe nasıl uyduğunu görmek istiyorsanız, uykusuzluk çeken hastaya şöyle bir soru sorabilirsiniz: "Uyuyabilseydiniz neler yapardınız?" O zaman size neyi yapmaktan korktuğunu açıklayacaktır. Örneğin, uyuyabilseydim daha çok çalışabilir, sınavıma girebilirim, diyecektir. Bu sorundan öyle çok korkmaktadır ki, gerilim içindedir; bu ansal gerilim de onun kendini rahat bırakmasına engel olmakta, bu yüzden uyuyamamaktadır.

Uyku pasif bir durum değildir, uyuduğumuz zaman pasif olduğumuz da doğru değildir. Anlayabildiğimiz kadarıyla uyku bir eylemdir. Biz kendimizi uyuturuz. Bunu yapmaya ta başlangıçtan beri eğitilmişizdir ve bu yüzden de bu iş kolay olur.

Bunu yapamıyorsak, her zaman birtakım nedenleri vardır. Özellikle de duygular ve gerilimler uykuyu önleyebilme, engelleyebilme yeteneğindedir. Kişi bir şeyden korkuyorsa uyuyamayabilir. Bazı hastalar, özellikle kadınlar, ev işlerini düşündükleri, evlerinin en iyi durumda olup olmadığına akıllarını taktıkları için uyuyamazlar. Bunu anlıyorsunuz, çünkü uyuyamadıkları zamanlar ne yaparlar? Ev işlerini düşünürler, yarınki partiyi düşünürler, kendilerinin eleştirilip eleştirilmeyeceğini, her şeyin yolunda olup olmadığını düşünürler. Bu yüzden de uyuyamazlar. Uyuyamayışları gerilimden ötürüdür. Ve uyumayınca da bunun avantajlı olduğu birtakım durumları keşfederler.

 

AMAÇLARA HİZMET

Zorgu sinircesi çeken bir adam, çocukluk yıllarından bu yana uyuyamadığından yakınıyordu. En uzun uykuları bir, ya da iki saatti. Bu herhalde doğru değildir, çünkü birçokları, uyuyup uyuyamadıklarından pek de emin olmadıklarını kabul ederler ama, birçok hastalar .kendilerine ve başkalarına uyuyamadıklarını kabul ettirdikleri zaman bir özürleri olmuş olur. Dikkat toplarlar. Çünkü uyuyamama durumları kendilerini de etkilemektedir.

Bazı kimseler de uyur, fakat uykuları sırasında hala her şeyi duymaya ve görmeye devam ederler. Bunlar kolay uyanırlar, bu nedenle olup bitenleri farkedebilirler. Örneğin, saatin saat başını vurması, birisinin oradan geçmesi, ya da buna benzer şeyleri. Bunlar sabahleyin dinlenmiş olmazlar, bu yüzden de geceyi bu şekilde geçirmek yine uykusuzluğun bir başka türüdür. İnsanların uyuyamamaya benzer özürler bulma yolları pek çeşitlidir.

 

Bir Başkasına Vurmak

Uyuyamayan her insanın, uyumamak durumu tarafından desteklenen bir amacı olduğunu göreceksiniz. Bu delikanlı (Adler elindeki olguya atıf yapıyor) ailesiyle kavga etmektedir. Para kazanmıyor, çünkü bu yolla ailesini cezalandırıyor. Onların onun kazancına ihtiyaçları var. Delikanlı uyuyamadığı zaman, aile bunun ne anlama geldiğini biliyor ve titremeye başlıyor. Onun da amacı bu. Uykusuzluğu nasıl kullandığını görüyorsunuz.

Her seferinde, işe başka birinin daha karıştığını da göreceksiniz. Uykusuzluk, bir diğer insanı tokatlamanın etkili bir yoludur. O insan da genellikle çok yakındadır. Evli erkekler ve kadınlar bu yolla karılarını veya kocalarını tokatlamış olurlar.

 

İhtirası Desteklemek

Bazen uykusuzluk bir rekabet aracıdır ya da o amaçla kullanılabilir. "işimi iyi yaptığımı biliyorum, herkes de çalışmalarımdan memnun; ama şu uykusuzluk derdim olmasaydı daha neler neler yapmazdım!" Yani uykusuzluğu, fazla ihtiraslı kimseler arasında da bulabilirsiniz.

Ben uykusuzluğun ihtiras belirtisi olduğunu keşfettiğimde gurur duymuştum. Sonra bunun iki bin yıl önce de bilindiğini öğrendim. Horace'ı okurken aşağıdaki cümleye rastladım: "Ah, bu insanlar da geceleri uyuyamıyorlarmış. Bu insanlar gerçeğin kendi planlarına uyması için çok uğraşan, ama kendi planlarının gerçeğe uymasını hiç istemeyen insanlar." Horace, uykusuzluğun anlamını biliyor. Herhalde onun gününde yaşayan herkes de biliyordu. Sonradan unutulmuş olmalı. Sonra yeniden keşfedildi. Nice bilgilerin de unutulup sonra yeniden keşfedilmiş olduğu gibi. Horace az sonra yukarıda değindiği kimseler hakkında şunu da söylüyor: "Bunlar yalnızca uykusuzluk değil, başağrısı da çekiyorlar." Bunların ikisini sık sık birarada gördüğümüz doğrudur. Bu kadar büyük bir ihtirasın sonucu, uykusuz geceler ve başağrısıdır. Bunu anlayabiliyoruz. Birey geceyi bilinçli düşünceler için kullanıyorsa, bunu yalnızca gündüz yapmak onu doyurmuyorsa, o zaman onun çok ihtiraslı bir kimse olduğu yargısına varabiliriz. Bu da geceleri çalışan insan tipinin bir varyasyonudur. O tipler de ihtiraslı tiplerdir. Yalnızca onların durumunda aradaki ilişkiyi anlamak o kadar zor değildir.

Varsayımımızın doğru olup olmadığım araştırmak için, hastaya sinsi bir soru sorabilirsiniz: "Geceleri uyuyamadığınız zaman neler düşünürsünüz?" O zaman karşınıza bir kanıt daha çıkacaktır. Hasta her zaman ya işlerini, ya da görevlerini düşünmektedir ve bir gün öncenin olaylarını tekrarlamaktadır. Akşamüstü hesaplarını, defterlerini gözden geçirdiği gibi, geceleri de, doğru hareket etmiş olup olmadığını gözden geçirmektedir. Böyle davranan kimselerin sayısı çoktur. İhtirasları, dün yaptıkları en küçük bir hatayı bile unutmalarına izin vermez.

 

Melankoli Desteği

Uykusuzluğun en önemli rolü oynadığı hastalık, melankolidir. Eğer melankolik hasta, geceleri ne düşündüğünü saklayabilecek kadar sinsi bir tip değilse, nasıl durmadan kendini kurmaya çalıştığını, nasıl her zaman kötü şeyler aradığını, onları bir an gibi toplayıp durduğunu görebilirsiniz. Bu eğilim, sağaltım sırasında hatırlanması çok yararlı bir noktadır. Hastaya kendisinin sürekli olarak kötü şeyleri seçmeye çalıştığını anlatmalıyız. Melankoliye yol açan duygulan bu yolla tahrik etmektedir.

Melankolik depresyon demek aslında zaten hep kötü olasılıkları aramak, iyi ve umut verici şeyleri düşünmemek demektir. Rahatsız edici düşünceleri arama yolundaki bu merak, geceleri de devam eder, melankolik hastanın neden uyuyamadığım da böylelikle anlamış oluruz. İhtiraslı bir şekilde, koleksiyon yapıyordur. Kötü düşünceler koleksiyonu. Uyursa, koleksiyonuna devam edemeyecektir. Bu yarattığı duyguyla da kendi uykusunu bozmaktadır.

 

SAĞALTIM

Hastanın sağaltımında (tedavisinde) geceki eylemleri kullanılabilir. Böyle bir insan uykusuzluktan yakındığı zaman, genellikle artık her şeyi kaybettiğini, çünkü uykusuzluğa artık dayanamayacağını söylemek istemektedir. Eğer ona bunun önemli olmadığını söyler, "Ben kendim de sizden daha fazla uyumuyorum, tanıdığım birçok kimseler de daha fazla uyumazlar zaten," derseniz size çok kızacaktır. Ama eğer iyi yürekli davranır, onu alaya almazsanız, o zaman bu insan üzerinde bir etki yapabilirsiniz. Ona, "Uykusuz geçen bu boş vaktinizi, sağaltımımıza yardımcı olmakta kullanabilirsiniz," diyebilirsiniz. "O geçen süre içindeki tüm düşüncelerinizi hatırlayıp yarın bana anlatabilirsiniz. O zaman uykusuzluğunuzdan yararlanmış oluruz."

Uykusuzluğunu yapıcı bir şekilde kullanmak bu hasta için yepyeni bir tecrübe olacaktır. Öyle durumlar vardır ki hasta uykusuzluğunu iyi amaçla kullanıyorsa, artık kendini uykusuz tutamaz. Ancak bunu bir rahatsızlık kabul ettiği zaman uykusuz kalabilmektedir. Ne olursa olsun, yani düşüncelerini hatırlasa da, uyuyakalsa da, uyku ve uykusuzluktaki amacı belki anlayabilecektir. Hatta belki uykusuzluğunun kendi inandığı rolü oynamadığını bile anlayabilecektir.

Ben hastaya hiçbir zaman uykusuzluk için tıbbi bir reçete yazmam ama, ellerinde başka doktorların yazdığı reçetelerle bana gelen hastalan çok görmüşümdür. Üstelik hastanın bu ilaçları yutmasını engellemek de çok zordur. Bir ilacı olmak, uyuyamamakla aynı kapıya çıkmaktadır. Bunun anlamı da, "Ben uykusuzum, ancak uyku ilacı alırsam uyuyabilirim," demektir. Kapsülün içinde şekerli su da yutsa, inandığı sürece yine uyuyabilecektir. Bazen bunu kanıtlamak da mümkün olabilir. Ama ben hastayı kandırmaya hiçbir zaman çalışmam.

Ne kadar çok sayıda insanın birtakım kurallar kullanarak uykularını bozduklarını bilmek ilginçtir. Uykuyu engellemenin en iyi yöntemlerinden biri de bine kadar saymak, sonra geri saymaktır. Bu iki saat sürer ve hasta iki saat boyunca uyumamış olur. Yine de bunu uykusuzluğa karşı bir çare sayar, oysa durumu kendisi yaratmaktadır. İki saatin sonunda hala uykusu olmadığını görünce, "Böyle güçlü bir yöntem bile bana yararlı olmadı. Herhalde ben çok hastayım," der. Durmadan bir doktordan öbürüne gitmek de, hem uykusuzluğu artırmak, hem de dikkat toplamak için iyi bir yöntemdir. Bazıları saat bire kadar uyuyamadıklarını, ya da saat ikiye kadar iskambil oynamazlarsa uyuyamadıklarını söylerler.

 

ÖZET

Birçok insanlar hayatlarını uykusuzluk sorunları çekerek yaşarlar. Bu özel bir imtiyaz istemeye benzer: Uyuyamayan insana başka gözle bakılmalıdır. Uyuyabilse çok daha fazla şeyler başarabileceğini herkes görmektedir. O halde onun özel bir avantajı vardır ve diğer insanlarla aynı ölçütler ona uygulanamaz. Aslında onun daha fazla şeyler başarabileceğinden pek de emin olamayız. Sağaltım sırasında, uyuyabilse daha çok başarı sağlayacağı düşüncesinin tam da doğru olmadığını ona anlatırız. Uyku miktarı ile başarı miktarı orantılı değildir ve birbirine göre ölçülemez. Ama birçok kimseler bunları birbirine bağlar. Ancak kahve içmedikleri zaman, ya da içki içtikleri zaman uyuyabildiklerini ileri sürerler. Bu varsayımla, aslında ilgisiz olan iki şeyi birbirine bağlayarak, uyku durumlarını kendi ihtiyaçlarına göre ayarlarlar. Uykusuzlukları başarısızlıktan korktukları zaman, ya da bekledikleri bir başarısızlığa özür bulmak istedikleri zamana rastlatılır. Çünkü uykusuzluk ancak, hasta kendisinin hazır olmadığı bir sorunla karşı karşıya bulunduğunu hissettiği zaman belirir ve ihtiyaç duyulan duygu ve emosyonların yaratılması için kullanılır.

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 


 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült