Stresin Çeşitleri Ve Strese Yatkın Olanlar

Acar Baltaş & Zuhal Baltaş


Stres insan için yeni bir olgu, bütünüyle günümüze ait bir durum değildir. Mağara devrinde yaşayan insan da kamını doyuracağı avı bulmak için, onu ele geçirmek için, ele geçirdiğini saklamak için, güçlü ve vahşi hayvanlardan korunmak için stresi hissediyordu. Stresi geçmişte doğanın getirdikleri yaratırken bugün insanın yarattıkları yaşatmaktadır.

İnsana stres tepkisini yaşatan durumları esas olarak üç grupta toplamak mümkündür.

1-        Fizik çevreden kaynaklananlar: Hava kirliliği, gürültü, kalabalık, radyasyon, sıcaklık, toz, soğukluk vb.

2-        İş veya meşguliyet konusundan kaynaklananlar: Ağır iş, gece işi, parça başına dayanan üretim, aşırı yüklenme, çok hafif iş, zaman baskısı altında çalışma, karar verme güçlükleriyle dolu büyük sorumluluk gerektiren işler, hiçbir şekilde katkı yapmaya imkan bırakmayan işler vb.

3-        Psikososyal özelliklerden kaynaklananlar: İnsan hayatında karşılaşılan sosyal stresler üç ana başlık altında toplanabilir:

a) Günlük stresler, b) gelişimsel stresler, c) hayat krizleri niteliğindeki stresler:

a)        Günlük stresler: Bunlar günlük hayatın basit gerilimleridir. Çeşitli durumlarda ve çeşitli olaylar karşısında veya kişilerin birbirleri ile çelişen amaçlan, ihtiyaçları sebebiyle ortaya çıkarlar. İhtiyaç karşılanmayınca, girişim engellenince stres artar. Trafikte sıkışmak veya karşılaşılan bir terslik, bürokratik bir zorlanma, evde işlerin aksaması, ağlayan çocuk, yanan yemek, istenildiği gibi daktilo edilmemiş bir sayfa, işini gereken ilgi ve beceri ile yürütemeyen bir memur karşısında bekleme... Bunlar oldukça sık yaşadığınız streslerden. Olayın kendi ile sınırlı olan bu streslerden mutlaka korunmamız gerekir. Zira başı ve sonu belli kısa bir zaman ile sınırlı olan bu olaylar hayatın bütününü asla etkilemez.

b)        Gelişimsel stresler: Gelişimsel nitelikteki olayların sebep olduğu streslerdir. Burada söz konusu olan çocuk veya yetişkinin kronolojik durumu ile ortaya çıkan gelişimlerdir.

Bu gelişim basamaklarının sağlıklı ve başarılı bir şekilde yaşanamaması olumsuz stres verici etkiler doğurur . Çocuklar için bu gelişim dönemlerinde bazı takılmaların olması ilerideki yaşlarında streslerden zedelenmeye, yani olumsuz etkilenmeye daha açık olmalarına sebep olur. Bu gelişim basamaklarının başarılı bir şekilde aşılması ise, kendine güven ve streslerle başa çıkma becerisinin kazanılmasına yardıma olur. Gelişim krizleri, fizyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimleri kapsar ve çok çeşitlidir. Birer örnek verirsek; fizyolojik olarak 1. yılın sonundaki hareketliliğin kazanılması, 1113 yaşlarında buluğ, orta yaşın sonlarında menopoz ve andropoz, vb.

Psikolojik alanda; 3.yaşın sonunda bilincin oluşmaya başlaması, 1013 yaşlarında kendi kendinin farkında olma (self avarness), 1112 yaşlarında, sembollerle akıl yürütme.

Sosyal alanda, çocuğun okula başlaması, yetişkinlikte, iş hayatına geçiş vb.

c)         Hayat krizleri niteliğindeki stresler: Bunlar her hayata başlı başına biçim verecek nitelikteki olayların yarattıkları streslerdir. Örneğin ciddi hastalıklar, doğum, aile bireylerinden birinin ölümü, işten çıkarılma vb. Kısacası bu tür stresler aile yapısındaki yaşama kalıplarının uğradığı değişikliklerdir. Bu durumlar aile üyelerinin alışık oldukları

"bireysel etkileşim kalıpları"nın hepsini veya pek çoğunu değiştirebilecek niteliktedir.

 

STRES KİMLERİN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR?

1-          Hayat değişikliği puanı yüksek olanlar (Bu konu Değişiklik, Kayıp ve Stres başlığı altında ayrı bir bölüm olarak ele alınmıştır).

2-         Günlük hayat problemleri ile etkili şekilde başaçıkamayanlar: Araştırmalar meslek açısından en yüksek risk grubunda bulunanların polisler, öğretmenler, hava trafik kontrol memurlan olduğunu ortaya koymuştur.

3-          İşleri üzerinde kontrol imkanı az olanlar: Telefon operatörleri, garsonlar, kasiyerler gibi işlerinin insan ilişkisine dayanması sebebiyle psikolojik talebi yüksek, ancak kendiliğinden bağımsız karar yetkileri olmayanlar.

4-          Fakirlik ve getto (gecekondu) hayatı: Boston gettosunda yapılan araştırma yüksek tansiyona (siyahlar arasındaki ulusal ortalamaya kıyasla) iki kati, kansere % 37 daha fazla rastlandığını ortaya koymuştur.

5-          Gürültülü bölgede yaşayanlar: Dünyanın en yoğun hava trafiği olan Los Angeles havaalanı çevresinde yüksek tansiyon, koroner kalp hastalığı ve intihar riski şehrin sessiz bölgelerine kıyasla çok daha yüksek bulunmuştur.

6-          Sosyal hareketler: ABD'de 1940'tan sonra işsizlik oranındaki her % 1’lik artışın siroz ve koroner kalp hastalıklarında % 2, intiharda % 4, akıl hastanelerine başvuranların sayısında % 4.5 artışla paralel gittiği görülmüştür.

 

STRESE DAYANIKLI OLANLAR

Bazı insanların strese daha dayanıklı olduğu bilinmektedir. Örneğin, bütün bir ulusun sorumluluğunu ve kaderini sırtında taşımış birçok devlet adamının hem uzun hem de sağlıklı yaşadıkları bilinmektedir. Bu konuda en çarpıcı örnekler, İsmet İnönü ve Winston Churchill'dir. Gerek İnönü, gerek Churchill üstlendikleri sorumlulukları ve mücadeleleri hayatlarının bir parçası olarak kabul etmiş, güçlükleri kendi bedenlerine yansıtmamayı başarmış insanlardır. Bu güçlü kişilikler gerçek savaşları, bir satranç oyunu gibi görmüşlerdir. Oysa birçok kişi, bir satranç oyununu gerçek bir savaş gibi algılamaktadır.

Benzeri örnekler bilim adamlarının dikkatini çekmiş ve bazı insanları strese dayanıklılık konusunda diğerlerinden ayıran özellikleri araştırmışlardır.

Bunun için araştırmacılar Yakın Zaman Hayat Olayları Listesinden yüksek puan alanları, bir grupta hastalık ortalaması yüksek olanlar, bir grupta hastalık ortalaması düşük olanlar olarak iki gruba ayırmışlardır.

Bunun sonucunda hayat değişiklikleri puanı yüksek olduğu halde sağlıklarını korumayı başarmış grubun, diğer gruptan üç boyutta farklılık gösterdiği görülmüştür.

1-        İşlerine ve sosyal hayata daha aktif katılanlar. Yaptıkları işten ve katıldıkları sosyal faaliyetten zevk alanlar.

2-        Mücadele ve değişiklikten zevk alanlar.

3-        Hayatlarını ve çevrelerindeki şartlan kontrol ettiklerine inananlar.

Bu üç özelliğe sahip olanlar, Yakın Zaman Hayat Olayları Listesinden yüksek puan alsalar bile, daha sağlıklı yaşamayı başarmaktadırlar.

Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) kısa bir süre önce meslekler ve hayat süreleri konusunda yapılan bir araştırmanın sonuçlarını açıklamıştır. WHO'nun bildirdiğine göre en uzun yaşayan çiftçiler, en kısa yaşayanlar gazeteciler ve meyhanecilerdir.

Çiftçiler muhtemelen günlük hayatlarındaki sükûnet ve belirlilik sebebiyle uzun yaşamaktadırlar. Buna karşılık meyhaneciler alkol ve gece hayatına zorunlu katılımları, gazeteciler de sürekli rekabet ve zamanın baskısı altında çalışma zorunlulukları sebebiyle en kısa yaşayan meslek grubunu oluşturmaktadırlar.

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 


 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült