Kitleler Yoktur İnsanları Kitle Olarak Görme Biçimleri Vardır

Raymond Williams


Raymond Williams; bizzat kendi sözleriyle “kitle kültürü “ terimine her zaman karşı olmuştur. O’na göre “Kitle ve Kitleler" sözcükleri , “yığın"dan, “kalabalık"a, “ayaktakımına" kadar çeşitli anlamlara gelen modern sözcüklerdir. Bu terimden türeyen çeşitli tabirlerin gelişimine baktığınızda, örneğin politikada "kitle" teriminin çift değerli olduğunu görülmektedir. Sağ onu kitle demokrasisinden söz etmek için kullanmakta ki bu oldukça kaba, önceden kestirilemez ve uçucudur; sol ise dayanışma gösterme, insanların içinde bulundukları durumu değiştirmek için biraraya gelme anlamında kitle eyleminden söz etmektedir. Şimdi bu, önemli ve gerçek bir tarihsel çift değerliliktir. Ama bunu kültüre, özellikle de modern medyaya uyguladığınızda belirsizleştirdiği şey herhangi bir merkezi anlamda, kitle kültürünün gerçek tutumları modern medyadan önceki bir tarihe ait olmasıdır. Kitle kültürü kurumları, insanların büyük kalabalıklar halinde bizzat bir araya geldiği (bayrak taşıma, belli sloganlar atma gibi) ve belli iletişim tarzları geliştirdiği bu tür bir toplantıya uygun düşen kitle mitingleri ve gösterileridir. "Kitle" terimi çok fazla soruyu birarada barındırır. Yalnızca bir etiketin ötesinde anlamlar barındırmaktadır, bu terimi kullandığımızda birçok şey farzedilmiş olunmaktadır; bu yolla özellikle de çok sayıda insana ulaşan ya da onlara seslenen şeylerle ilgili antidemokratik önyargılar[i] beslenmiş olmaktadır.

Williams, kitle iletişim sürecinde “kitlelerin, entelektüellerin asla kendilerine uygulamadıkları, tersine küçümser bir şekilde öteki insanlar için kullandıkları bir kategori olduğunun altını çizip[ii] [iii] kitlelere karşı daha derinlikli ve hoşgörülü bir yaklaşımı benimsemiştir.” Kitlelere karşı bu bütüncül bakışı eleştiren Williams; ‘Kültür ve Toplum (1958) kitabında şöyle demektedir: “Kitle oldukça komplike bir terimdir. Kendimizi, arkadaşlarımızı, iş arkadaşlarımızı ve yakın çevremizi kitle olarak görmeyiz de kitleleri hep ‘diğerleri’ olarak tanımlamaktan hoşlanırız. Kitle sözcüğü daima ‘ötekini’ çağrıştırır. Başka insanlar da bizleri kitle olarak tanımlarlar. Kitleler diğer insanlardır. Aslında kitleler yoktur, sadece insanları kitleler olarak görme biçimleri vardır.’31

Williams kitleler nosyonunu özenle açar ve kurcalar. "Kitleler" önemli bir anlamda çokluğa gönderme yapar ve sıradan insanlar konusunda en bariz noktanın bu tip insanlardan pek çok bulunması olduğunu içerimler. "Kitleler" terimi aynı zamanda bununla bağlantılı bayağı, avam ve ayaktakımı on sekizinci yüzyıldaki istikrarsız sıradan insanlar anlamını taşır. Bu ikincil anlamıyla "kitleler" terimi kültür karşısında süreğen bir tehdit oluşturan ahmak güruhla, kentli endüstriyel aşağı tabakalar ve işçi kesimleriyle özdeşleştirilmiştir. Toplumun kitleleştiğini ve hümanist seçkin kültürünün ideallerini çökerten bir homojen zevksiz kitle kültürü, bir "post kültür" ürettiğini ileri sürmek için sıklıkla teknolojiye ve kitle iletişimine başvurulur. Sırf savaş yılarından ve en aşağı genel paydayı yaratma etkisinden ötürü kitle karşısında duyulan bu korku sıklıkla, artan demokratikleşme ve toplumsal mesafeyi korumanın zorlaştığı toplumsal karışım koşulları altında teşvik edilen yeni kent mekanları ve ulaştırma sistemlerinde işçi sınıfından halkla bağlantısını yakınlaştıran orta ve üst sınıfların kitleden tiksinme ve uzak durma duygusuyla biraraya gelir.

Medeni ya da yetişkin kişi idealiyle eğitimden geçmiş yerleşik seçkinler açısından, dışarıdaki bayağı kitle tarafından zapt olunma, onların peşinden sürüklenme ya da girdabına kapılma ve hatırı sayılır bir kişisel yatının yoluyla kazanılmış olan özdenetimi yitirme korkusu özellikle güçlüydü. Bu anlamda, kitlelerin ve onların kültürünün takmadığı yetişkin kişinin ayrımı ve üslubu, kitlelerden hoşlanmamayı gerektiriyordu ki, bu da cisimleşmiş bir tiksinti duygusuydu. Bundan dolayı Williams'ın yukarıdaki ifadesi bir olgu önermesi olmaktan ziyade bir uyandır: Belli gruplar yeşertilmiş üslubun karşıtı olarak sıradan insanların aşağı düzeyini ve bayağılığını vurgulamak için sıradan insanları kitleleri, olarak görmeye eğilimlidir.[iv]


[i]         Health-Skirrow 1998: 23-24

[ii]        Hebdige 1995:89

[iii]       Williams 1993:297-8

[iv]       Fearsthone 1996: 227-233    Hall 1999: 157

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült