İnternet Bağımlılığı Ve Sosyal Fobi

Uz. Dr. Ahmet Koyuncu


Internet günümüz yaşantısının önemli bir parçasıdır. Gerçekten çok önemli ve popüler bir iletişim aracı haline gelmiştir. Internet sayesinde bilgiye ulaşım hızı ve bilgi paylaşımı artmıştır. Ayrıca iletişim kolaylaşmış ve hoş zaman geçirmek isteyen kişiler için de bir zaman geçirme aracı haline gelmiştir. Bugün için dünyada 400 milyona yakın internete bağlı bilgisayar ve 100 milyona yakında sitenin olduğu tahmin edilmektedir (Kelleci, 2008).

İnternet sosyal yaşamda birçok avantajlar sağlamıştır. Örneğin günümüz metropol ortamında zor kurulabilen sosyal bağlar, internet üzerinden kolayca kurulabilmektedir. Internet üzerinden yabancılarla kolay ve risksiz ilişkiye geçebilmek, kişilerin kendilerini daha özgürce ifade edebilmelerini sağlamıştır. Ayrıca oyun, chat gibi zevkli ve rahat zaman geçirilecek özellikleri de mevcuttur. Ayrıca bilimsel ve her türlü bilgiye de ulaşmayı kolaylaştırmıştır.

Ancak internetin faydalı kadar zararları da çoktur. Örneğin chat ve facebook üzerinden tanışmaların neticesinde evlilik dışı ilişkiler artmış ve kolaylaşmıştır. Pornografi, seks ve kumar tutkularının internette giderilmesi; birçok aile için sorun ve boşanma nedeni haline gelmiştir. İnternette oynanan oyunlar ve yapılan aktiviteler nedeniyle geceleri uyumama, ertesi gün işte ya da okulda uyuklamalar, iş veriminde düşmeler meydana gelmektedir. Bazı çalışanların iş yerinde chat yapmaktan ya da oyun oynamaktan çalışamadıkları da bilinmektedir. Young (1997); internetin tıpkı kumar gibi bağımlılık yarattığım, sağlık sorunları ve uykusuzluğun yanı sıra depresif eğilimlere de neden olduğunu bildirmiştir.

Ayrıca çocukları bekleyen çocuk pornosu ya da pornografi ile ilgili sorunlarda gittikçe ve tehlike bir şekilde artmaktadır.

Özellikle çocukların daha kolay bilgiye ulaşması ve derslerine yardımcı olması için eve kurulan internet, onların okul başarılarının düşmesine, ruh sağlıklarının bozulmasına ve günlük yaşamlarının etkilenmesine neden olan bir ciddi sorun haline gelmiştir. Günümüzde birçok aile çocuklarını bilgisayardan koparıp ödevlerini ve derslerini yaptıramamaktan yakınmaktadır.

İnternette ilgili yapılan bir çalışmada 1218 yaş arasındaki 10800 genç değerlendirilmiş. Bu gençlerin büyük bir kısmının sanal sohbet, chat, sitelerde dolaşma ve oyun oynayarak zamanlarının büyük bir kısmını geçirdikleri, sadece %1 ‘inin araştırma yapmak ve ders çalışmak için interneti kullandığı saptanmıştır (Berson&Berson 2003). Ayrıca 1319 yaş arası gençlerin, anne babalarına göre daha fazla internet kullandıkları görülmüştür. Anne ve babalar, interneti sıklıkla kendisileri için kullanırken, gençlerin daha çok oyun oynamak, müzik dinlemek ve yeni insanlarla tanışmak için kullandığı bildirilmiştir (Kubey vd. 2001; Colwell vd. 2003; Kelleci, 2008).

Günümüzde ise internet kullanımı yeni bir boyut kazanmıştır. Bu durum “internet bağımlılığı” veya “Patolojik internet kullanımı” gibi isimlerle ifade edilmektedir. Ama bu tanım günümüzde geçerli bir tanım değildir, hala tartışmalıdır. Bazı yazarlar aşın internet kullanımının, aynen diğer bağımlılıklara benzediğini belirtmektedirler (Kubey vd. 2001; Kerberg, 2005; Suler, 2004; Young, 1997; Kelleci, 2008).

 

YOUNG’UN İNTERNET BAĞIMLILIĞI İÇİN TANI ÖLÇÜTLERİ:

İnternet ile ilgili aşırı uğraş (sürekli interneti düşünme, internette yapılan aktivitelerin hayalini kurma, vb.).

İstenilen keyfi alabilmek için giderek daha fazla oranda internet kullanma ihtiyacı duyma.

 İnternet kullanımının azaltılması, kontrol etme ya da tamamen bırakmaya yönelik başarısız girişimlerin olması.

 İnternet kullanımının azaltılması ya da kesilmesi durumunda huzursuzluk, çökkünlük ya da kızgınlık hissedilmesi.

 Başlangıçta planlanandan daha uzun süre internette kalma.

Aşırı internet kullanımı nedeniyle aile, okul, iş ve arkadaş çevresi ile sorunlar yaşama, kariyer kaybı vb.

 Başkalarına(aile, arkadaş, eş vb.) internette kalman süre ile ilgili yalan söyleme.

 İnterneti problemlerden kaçmak ve olumsuz duygulardan (örn. çaresizlik, suçluluk, çökkünlük, kaygı) uzaklaşmak için kullanma. Bu konu ile ilgili yapılan epidemiyolojik çalışmalarda, genel olarak internet bağımlığının toplumda yaygınlığı %614 arasında bulunmuştur (Akt: Arısoy, 2009).

Ayrıca internet ve bilgisayarın aşın kullanımı kişiler arası ilişkilerde sorunlar yaşanmasına yol açmıştır. Bu çocuk ve gençlerin, giderek yalnızlaştığı, yüz yüze ilişki kurmada zorlandıkları, bir süre sonra bilgisayar ve internetin arkadaşın yerini olarak sosyal izolasyona neden olduğu bildirilmiştir (Suhail&Bargess, 2006; Kraut vd,1998;Gross, 2000).

Bir başka çalışmada ise internet ve bilgisayar oyunları ile zamanını geçiren çocukların önemli ölçüde gerilediği, bu çocukların öz güveninin düşük, sosyal kaygı ve saldırganlıklarının daha fazla olduğu bulunmuştur (Horman vd. 2005).

Anderson&Bushmen’e (2001) göre, bilgisayar oyunlarının çocuk ve gençlerde saldırganlığa neden olmaktadır.

Ayrıca fazla süre internet kullanan gençlerin, az süre kullananlara göre okul performanslarının ve akademik başarılarının daha düşük olduğu belirtilmiştir (Kubey vd. 2001).

İnternet kullanımındaki en önemli sorunlardan biri ise çocukların, ergenlerin pornografik sitelere ilgili mağduriyetleridir. Bu tür porno görüntüler, cinsel gelişimi olumsuz yönde etkileyebilir. Bir çalışmada, internet kullanan ergenlerin riskli cinsel davranışlarında ve sosyal uyumlarında bozulmada artış bildirilmiştir (Liau vd. 2005). Hatta bu tür siteler üzerinden gençler ve çocuklar kötüye kullanılabilir. Bu nedenle aileler dikkatli olmalıdır.

Özellikle ergenlik döneminde internet ve ergen ilişkisine dikkat edilmelidir. Ergenlik çağı, bireyin kendi kimliğinin ve kişiliğinin ortaya çıktığı, arayışların olduğu bir dönemdir. Bu dönemde aile ile ciddi çatışmalar yaşanabilir. Ergen olgunlaşırken ve kimliği gelişirken aile, arkadaş ve çevresinden öğrendiklerinin yerini sanal ortam alabilir. Bu nedenle ergenin ilişkileri bozulabilir. Bu dönemde patolojik internet kullanımına bağlı yalan söylemeler, uygunsuz arkadaşlar ve uygunsuz davranışlar artabilir.

Bazen de bir süre sonra arkadaş çevresi azalmaya ve dersleri bozulmaya başlar. Bu ergen ve çocukların bir kısmı, “okula gidiyorum” diyerek gün boyu internet kafeler de zamanlarını geçirmektedirler. Sabah vakti internet kafeye giren çocuk gece vaktine kadar orada kalabilmektedir. Özellikle aile içi sorun, boşanma gibi kötü dönemlerin olması, aile içi iletişim bağlarının zayıf olması, bu çocuk ve ergenlerin daha fazla bilgisayar ve internet üzerinden mutluluk aramasına neden olabilir.

Ayrıca bilgisayar oyunlarının beyinde dopamin artışına yol açtığı ve bilişsel fonksiyonlarda bozulmalara neden olduğu bildirilmektedir. Özellikle hiperakvite bozukluğu ile ilişkili olabileceği belirtilmiştir (Houghton vd. 2004). Ergenler üzerinde yapılan çalışmalarda internet bağımlılığı için depresyon, hiperaktivite ve dikkat eksikliği sendromu, sosyal fobi hostilite prediktör olarak bulunmuştur (Ko vd. 2009; Yen vd. 2007).

Ko vd. nin (2008) çalışmasına göre depresyon ve hiperaktivitedikkat eksikliği sendromu, sosyal fobiden daha korale bulunmuştur. Ayrıca 184 tayvanlı kolej öğrencisinde ise internet kullanımı ile kişiler arası ilişkilerde azalma, sosyal anksiyete miktarında artış bildirilmiştir (Lo vd. 2005). Özellikle sosyal fobide, sosyal kaygıları olan kişilerin yüz yüze iletişimde zorlanması nedeniyle, yüz yüze iletişim gerektirmeyen ve daha kolay olan internete yönelmesi olasıdır. Bu yönelme ise zaman içerisinde ne yazık ki onun daha sosyal fobik hale gelmesine yol açacaktır.

 

TEDAVİ

Eğer altta bir psikiyatrik rahatsızlık varsa, öncelikle o tedavi edilir. Eğer depresyon varsa antidepresan tedavi uygulanabilir. Son dönemde Naltreskson ile ilgili vaka çalışması vardır.

 

PSİKOTERAPİ

Bilişsel-davranışçı terapi önerilmektedir. İnternet bağımlılığında, bazı olumsuz bilişlerin olduğu ve hayatta başarısız olunan alanları telafi etmek için internet bağımlılığının ortaya çıktığı öne sürülmüştür.

İnternetin aşırı kullanımının ödüllendirici bir davranış olarak görülebileceği, öğrenme mekanizmaları aracılığı ile bazı olumsuz duygularla (korku, huzursuzluk, hayal kırıklığı gibi) baş etmek için kurulmuş strateji olarak değerlendirilmiştir (Dawis, 2001; Arısoy, 2009).

Davis, 11 haftalık bir bilişsel davranışçı terapi önermiştir. Tedavinin hedefi ise, kişinin güçlendirilmesi ve uygun destek sistemlerini kullanarak etkili baş etme stratejileri geliştirmesini sağlamak ve bu şekilde bağımlı davranışını değiştirmeye çalışmaktır. Eğer kişi uygun başetme yolları geliştirirse, olumsuz olaylarla baş etmek için internete başvurmasına gerek kalmayacaktır (Arısoy, 2009).

 

TERAPİDE ÖNERİLENLER;

İnternet kullanım seması oluşturulur.

Burada amaç kişinin günlük rutini kurmak ve yeni alışkanlık kazandırmaktır. Örneğin; internete girme geciktirilir ya da her zamankinden başka saatlerde girilir.

Dış durucular

Burada alarm saati kullanılabilir. Planlanan kadar internet kullanılır ve alarm çalınca internetten çıkılır.

İnternet kullanımı ile ilgili hedefler belirlemek

Eğer kullanım saatleri belirsiz ise sorun olabilir. Bu nedenle haftada belirli bir saat toplamının internette geçirilmesi önerilebilir (Örneğin; haftada 40 saatten 30 saate, daha sonrada 20 saate aşamalı indirilebilir).

Özellikle çok kullanılan belli bir internet işlevinden uzak tutma

Hasta belirli bir işlevi çok kullanıyorsa, özellikle ondan uzak tutabilir (Örneğin; Facebooka girme). Eğer hasta bu internet işlevini, kontrolde zorlanıyorsa tamamen “uzak durma” tekniğine geçilebilir. Uzak durma alkoliklerde de başarı ile uygulanılan bir tekniktir.

Hatırlatıcı kartlar

Hastaya, internet kullanımının yarattığı beş temel sorun, interneti kullanmayı bırakmakla elde edeceği 5 temel yaran yazan bir kart hazırlattırılır. Bu kart kişinin yanında taşıtılır. İnternet isteği geldiğinde bu karta bakması ve olası sonuçlan düşünmesi istenir.

Kişisel defter oluşturma

Hastada da internet nedeniyle yapmaktan vazgeçtiği etkinliklerin listesinin yapılması istenir.

Bu yapamadıklarını, yapması istenir. Burada hedef internet yerine yapılan aktivitelerin de keyifli olduğunu göstermek ve hastanın önceki yaşamı hakkında yeniden farkındalık oluşmasını sağlamaktır. Amaç, hastayı gerçek ortamlara yönlendirmektir.

Destek grupları

Burada hastanın sosyal destek sistemini güçlendirmek hedeftir. Hastanın bir destek grubu bulmasına yardımcı olunur.

Aile terapisi

İnternet kullanımına bağlı olarak aile ve evlilik ilişkileri zedelenenler için aile terapisi yararlı olabilir. Aile terapisinde, aile internetin bağımlılık yapabileceği konusunda eğitilir. Bağımlı kişinin suçlanılması azaltılır. Kişiyi internete yönelten sorunlar üzerinde durulur. Bağımlı kişinin desteklenmesi için aile cesaretlendirilir.

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült