Gençlik Ve Dindarlık

İsmail Güllü


Bütün dinler, bazı mukaddes unsurlar ve yüksek fikirler ihtiva eder. Fakat bu, hiçbir dinin sadece bir takım tasavvur ve fikirlerden ibaret olduğu manasına gelmez. Dinler, hiçbir zaman bir görüş, bir tefekkür meselesi, bir idrak konusundan ibaret kalmamış, aksine daimi bir duygu, iradeli bir davranış, sistemli bir aksiyon olarak ortaya çıkmıştır.[1] J. Unger, dini tecrübe kutsal olanın idrakidir[2] şeklinde bir yaklaşım getirmektedir. R. Otto, 'kutsal ile karşılaşma' adını verdiği bu durumu, sır (mysterium) olarak isimlendirir ki bu kavram hem ürpertici (tremendum) hem de büyüleyici (fascinans) bir niteliğe sahiptir.[3] W. James'e göre ise dini tecrübe, Tanrı'nın göstergelerini algılamak ve ilahi kudretle sezgisel ve duygusal bir ilişki kurmaktır.[4] Dini tecrübe ve onun ifade biçimleri birçok faktöre göre değişiklik arz etmekte "yaş" (age) faktörü ise bunlar içerisinde önemli bir yere sahip görünmektedir.[5] Bir dini kurum olarak İslam dini, genç olmanın başlangıcını, "buluğ" çağı ile tanımlamış olup bu dönemden itibaren bireyin dini sorumluluklarının başladığı kabul edilmektedir.[6] Yaşı tam olarak belirlenmemekle ve özel olarak ergenliğe giriş töreni olmamakla birlikte İslam dinine göre belirli dini sorumluluk ve yaptırımlarla karşı karşıya olmada "buluğ çağı"na girmek başlangıç kabul edilmiştir. İslam dinine göre buluğ çağına giren kişi, artık "çocuk" değil "gençtir" yani sorumlu bireydir.[7]

Argyle ve Hallahmi, gençliğin dini uyanış dönemi olduğunu[8] belirtirken Starbuck ilk dini tecrübelerin bu dönemde yaşandığına dikkat çekmektedir.[9] Gençlik dönemi dini inanış ve tutumlarda sorgulama ve yeniden kurgulama dönemidir.[10] İlk gençlik dönemi genellikle dini uyanma devresi olarak kabul edilir. Fakat bu konuda da genel kanı 14-15 yaşlarıdır. Bu dönemde gençler daha çok davranışlara bakarak etkilenir.[11] Bu devrede gördüğü veya yaşadığı olumsuzluklar, ergenin dine bakışını etkiler. Ailenin dini davranışları çocuklukta alınan dini terbiyenin çeşidi, arkadaşlarının tutumları gencin dini inançlarının gelişmesine yön veren faktörlerdir.[12] Ancak ilk gençlik döneminin bitmesi ile birlikte gençlik döneminde ailenin dini değerleri ikincil (sekonder) bir öneme gerilerken çevresel değerler gencin inançlarının şekillenmesinde birincil (primer) bir etkiye sahip olur.[13] Gencin çevresinin genişlemesi, sosyalleşme çevre ve araçlarının değişimi onun düşünce, değer, inanç ve davranışlarını da etkiler.

Her insan için doğumdan itibaren hem gelişme hem de sosyalleşme süreci başlar. Çünkü insan hem gelişmeye müsait hem de sosyal bir varlıktır. Bu süreç içerisinde kişi, çevre faktörlerinin de etkisiyle çeşitli durum ve konulara karşı tutumlar geliştirir ve onlara karşı bir pozisyon alır. İşte bu çerçevede tutum geliştireceği konulardan biri de dindir. Dine karşı tutum belirlerken diğer faktörler ile birlikte kalıtım ve çevre faktörleri belirleyici rol oynamaktadır. Dine karşı tutum da bireyin gelişmesine ve sosyalleşmesine bağlı olarak gelişir ve değişir.[14] Bu değişim hem biyolojik gelişmeye hem de bireyin çevresel konumuna göre farklılık arz eder. Gençlerin dini, ahlaki ve sosyal düşünce ve tutumlarının şekillenmesinde aile, arkadaş çevresi ve okulda geçirdiği sosyalleşme oldukça önemlidir. Parsons bu durumu, bireyin ailesini ve çevresini "özgür" olarak tercih edemeyeceği yani bir önceden belirlenmişlik (determinizm) söz konusu olduğunu ve bu durumun da gençlerin kişilik ve yaşantılarını şekillendirdiği şeklinde belirtmektedir.[15]

Genç, yaşadığı gelişim döneminin tabiatı gereği, zihinsel alanda ortaya çıkan soyut yapılanmaya uygun olarak varlığın ve varoluşun ne anlama geldiğini kavrama sorunu ile yüz yüze gelir. Bunun doğal bir sonucu olarak yaşanan gerçekliği anlamlandırma çabasında o, her türlü açıklama modellerine ilgiyle yaklaşır. Utsch, her şeyden önce dinin, gencin ruhunun derinliklerinden gelen en temel ihtiyacını, yani inanma ihtiyacını karşıladığını belirtmektedir.[16]

Özbaydar tarafından 12-60 yaş ve üstü toplam 1800 kişi üzerinde "Din ve Tanrı İnancının Gelişimi" konusunda yapılan araştırmada, ergenliğin başlangıcından 18-21 yaşlarına kadarki dönemde akılcı (rasyonel) inanç şeklinin baskın olduğu sonra bir ara dönemde, rasyonel olmayan inanca dönüldüğü, orta yaş civarında yeniden rasyonel inançta bir yükselme görüldüğü sonra da ilerleyen yaşla beraber tekrar akla dayanmayan inanç şeklinin yaşandığı belirtilmiştir.

Fırat'ın A. Vergote'den yaptığı "Çocuklukta Din" isimli makalede dini duyguların uyanışını 7-14 yaşları arasında olarak belirtirken, politik tavırların ancak 15-18 yaşlarında ortaya çıkacağı vurgulanmıştır. Buna göre, ergenlik döneminde dini inançlar daha rasyonel temele dayandırılmaktadır. Ayrıca bu araştırmada inanç bakımından kadın-erkek farkının anlamlı olmadığı, sosyokültürel seviyenin inançları etkileyen bir faktör olduğu ifade edilmektedir.

Bu dönemde gençlerde bir yönü ile bilinçli bir inanç gelişimi şekillenmeye başlar. Ailenin ve çevrenin vermeye çalıştığı din anlayışı yerini kişisel anlaşılacak ve benimsenecek dini gelişim sürecine bırakacaktır.[17] Ergenlik yaşına ulaşan kişiler özellikle dış çevre ile ilişkilerini geliştirdikçe, yaşanan hayat ile dini ahlaki değerler arasındaki derin farklılıkları algılama kapasitesini genişletirler. [18]

Bu dönem gençlerin dini konularda düalist yaklaşım sergiledikleri bir dönemdir. Çünkü bir yerde o zamana kadar din diye öğrendikleri; örf ve adetlerin ağır bastığı, ahlaki ilkeler ağırlıklı, itaati öne çıkaran geleneksel söylem, diğer tarafta iletişim dünyasının ortaya çıkardığı ve gençlik duygularını okşayan, fakat geleneksel söylemler ile uyuşmayan, seküler hayata özendiren yaşadığı gerçekler var. Bunlardan birisini eleştirse günah olur (Allah kızar) diğerini eleştirse çevreden tepki alır. Bu durum gençlerde, önce kararsızlık, sonrada şüphe duygularının gelişmesini sağlar. Gençlerin en çok zorlandıkları durumlardan birisi de inandıkları dini inançla yaşadıkları hayatın çelişki olarak algılanmasıdır.

Gençlik sosyolojisinin (Jugendsoziologie) temel kavramlarından olan tereddüt, şüphe, kararsızlık, endişe gibi duygular genel olarak gençlik döneminin ve gençlik dindarlığının önemli özelliklerinden birisi olarak karşımıza çıkmakta hatta bu çerçevede gençliğe "Şüpheci Kuşak" (Die Skeptische Generation) adı verilmektedir.[19] Eğitim süreci ile birlikte bir takım çelişkiler, farklılıklar, gelgitler, zıtlıklar ve iç çatışmaları kendini göstermeye başlayacaktır.[20] Fizyolojik gelişim ile birlikte zihinsel gelişimin hızlanması, teknolojik imkanları kullanarak farklı bilgi kaynaklarına daha hızlı ulaşım vb. faktörler çocukluk döneminde aileden ve çevreden edindikleri ve sorgulamadan kabul ettikleri dini konu ve pratikleri sorgulamaya yol açmaktadır. Bu çerçevede fiziksel, zihinsel ve cinsel gelişim, okul ve arkadaş çevresi, okuldaki ve okul dışındaki okuduğu kitaplar, kendisine model aldığı öğretmen ve din görevlisi gibi örnekler, gencin dini duygu ve düşüncelerinde etkilerini göstermektedir.

Gençlerin dini düşüncede yaşadıkları şüphelerin mutlak bir kuralı yoktur. Bu yaşa göre değişik olduğu gibi kişiye göre de değişir. Hatta ailenin durumuna göre de farklılık gösterir. Ancak genç belli bir süre sonra aileden aldığı doğruları kendi bireysel tercihleriyle kıyaslama imkanına kavuşunca değiştirebilir.

Gençlerin dini konulardaki şüpheci düşünceleri, derinlikten ziyade yüzeysel ve güncel nitelikte olup karşılaştıkları bir olay, okudukları bir yazı veya seyrettikleri bir film ergenlerin şüphe duymaları için yeterlidir. Çünkü gençler o anda dikkatlerini çeken fakat daha önce inandıklarına ters düşen bir durumla karşılaştıklarında ani fikir değiştirebilirler. Bu durum hem olumlu yönde hem de olumsuz yönde gelişebilir. Depresyon, bunaltı, üzüntü, kaygı, belirsizlik, yardımsızlık ve aşağılık gibi psikolojik problemlerin gençlerde dini düşüncenin yeniden inşasına neden olabileceği gibi,[21] işlevselci bir bakışla böyle bir dini tecrübenin yardımıyla genç bahsi geçen sıkıntıların çözümünde destek alabilir.

Gençlik döneminin karakteristiklerinden birisi de "sorgulama" dır. Gençler bu dönemde dini konular da dahil daha önce kabul ettikleri şeyleri sorgular ve yeniden araştırırlar.

Gençlik dindarlığının önemli özelliklerinden birisi de "özdeşleşme" ve "idealizm"dir.[22] Gençlik dindarlığının eklektik (eclectic) özelliğinin bir neticesi olarak genç, çevresinde beğendiği kişileri örnek alır, onlar gibi olmaya çalışır. Arkadaş çevresinden, aile çevresinden özellikle de eğitim ve ekonomik açıdan daha ileri durumda gördüğü öğretmen, din görevlisi gibi kişilerle özdeşleşme çabası içine girer, onlar gibi olmaya çalışır. Gençlerin dini kimliklerinin oluşum süreçlerinin bir parçası olan özdeşleşme mekanizması, zaman içerisinde farklılaşmalar gösterir. Çocukluk döneminde anne baba özdeşim örneği olarak görülürken gençlik döneminde yeni özdeşim örneklerine yönelme kendini gösterir. Yine Parsons, "The American family: Its relations to personality and to social structure." ve "Family and Church as Boundary Structures" adlı makalelerinde, Amerika'daki Hıristiyan toplumu örneğinden hareketle yaptığı analizde, çocukluk döneminin bitişi ile birlikte aileden kopan ve topluma karışmaya başlayan gencin semiantropomorfik bir tutum ile "evdeki baba" ile kilisedeki "Tanrı baba" figürü arasında özdeşim kuracağını ve dini gelişimini buna göre şekillendireceğini belirtmektedir.[23]

Erikson gençlik dindarlığının kimlik şekillenmesi süreci ile birlikte gerçekleştirdiğini öne sürmekte ve gençlerin bir kimlik krizi sürecinde şekillenen dindarlıklarını bu çerçevede ele almaktadır. Kimlik karmaşası ve krizinin etkisinin güçlü bir şekilde görüldüğü gençlik döneminin karakteristik özelliklerinden birisi "inatçılık ve tepkisellik"tir. Aile ve çevreye karşı birçok alanda gösterilen protest ve inatçılık kendisini çift uçlu olarak dindarlıkta da göstermektedir.

Dini pratikler açısından bakıldığında "dindar değil" gibi görünen birçok gencin "İnadına dindarım, inadına müslüman"[24] gibi refleksif, protest ve tepkisel ifadelerinde kendini gösteren ve "İnatçı Dindarlık" veya "Tepkisel Dindarlık" olarak adlandırılabilecek bu özelliğin gençlik dindarlığının önemli niteliklerinden olduğu belirtilebilir.[25] Bu tutumu, gencin yaşadığı boşluğu veya bunalımı sembolik olarak ve kavramsal düzeyde kompanse ettiği şeklinde yorumlamak mümkündür. Bu bağlamda gençlik dindarlığının önemli özelliklerinden birinin "ayrı kalmama" veya "dışlanmama" olduğu, bunun için gençlerin birçok ritüele bu kaygı ile katıldıkları ifade edilebilir.

Höllinger, tepkiselcilik ve protest olmanın (protestbewegung) modern toplumlardaki gençlik hareketlerinin temel kavramlarından biri olduğunu ve farklı formlarda kendini gösterdiğini belirtmektedir.[26]

Bu çerçevede şehirleşme ve gecekondulaşma sürecindeki gençlerin dini tutum ve davranışlarını inceleyebilmek için yapısalfonksiyonalist yaklaşımın kullanılması benimsenmiş, bu yaklaşım içinde ise Parsons'un teorik yaklaşımı çerçevesinde araştırmanın kuramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Parsons bu çerçevede toplumda üç sistemin bulunduğunu belirtmektedir, bunlar: 1.Kişilik sistemi; 2.Sosyal sistem; 3.Kültürel sistem'dir. Parsons'un gerek sosyolojik görüşlerinin gerekse de din ile ilgili görüşlerinin şekillenmesinde Durkheim, Weber gibi birçok sosyologun görüşleri yanında o dönemki Amerika'nın toplumsal, dini ve siyasi yapısının özelliklerinin etkili olduğu ifade edilmelidir. Parsons, dini, birbirinden ayrı ele alınmayacak olan "değer", "kültür örgüsü", "aktör" ve "sistem" kavramları ile analiz etmeye çalışmaktadır. O'na göre din kültürel sitemin bir parçasıdır. Her şeyden önce çok soyut gibi görünen bu fonksiyonlar, mevcut olan her toplumda gerçekleştirmek zorunda olduğu görevleri nitelendirmektedir. Bu şemada din, normların muhafazası alanında yer almaktadır; fakat daha sonra Parsons kendi anlayışına göre onun yerini fizikiorganik dünyada olduğu gibi, davranış sistemi çevresindeki nihai gerçeklik (ultimate reality) ile ilişkilendirir. Burada yeniden ikinci kısımda dinin tanımı sorunu anlamlı olmaktadır. Kurumsallaşmış kültürel kalıplar (değerler ve normlar) hiçbir toplumda yalnızca tek bir alt sistem tarafından sürdürülemez, aksine bu toplam kimliği ve tekdüzen kültür değişimini sağlayan çeşitli toplumsal sistem unsurlarının görevidir. Yapısalfonksiyonalist yaklaşımın en önemli isimlerinden biri olan Parsons'a göre dinin toplumsal ve bireysel yaşam üzerinde bütünleştirici bir etkisi vardır (moral obligation).[27] Parsons'un AGIL şemasında din, "sembolik sistemler"'in bir birimi olarak görülmekte[28] böylelikle de din, değer ve kültürel normların birbiri ile ilişkili ve karşılıklı bir etkileşim neticesinde şekillendiği kabul edilmektedir. Parsons, dinin sistemin korunması için toplumsal bütünleşmeye katkı sağlama işlevinin olduğunu düşünmektedir.

Parsons'a göre sekülerleşme ile birlikte birey için din özel bir alana çekilmiş (dinin özelleşmesi) ancak bu çekilme dinin işlevini yitirdiği anlamına gelmemekte tam tersine birey için daha önemli bir özellik kazanmıştır.[29] Bununla birlikte sekülerleşme süreci sonunda dinin özelleşmesi, bireyin kurumsal dini pratiklere katılmama özgürlüğünü güçlendirmiştir.[30] Bu boşluğu bireyselciliği ön plana alan "sevgi dini"nin doldurmakta olduğunu belirten Parsons, bu dinin sekülerleşme sürecinin bir sonucu olarak ortaya çıktığını belirtmektedir.[31]

Ona göre bireyin, anomik bir boşluktan sıyrılması yaşamı anlamsız görmeyip ona uyum sağlayabilmesi için din, önemli bir "sorun çözücü faktör" olarak karşımıza çıkmaktadır.244 Parsons, kişiliğin gelişimi çerçevesinde ele aldığı ve ailenin primer bir etkiye sahip olduğunu düşündüğü sosyalleşme ve dini sosyalleşme olgusunun da benzer bir fonksiyona sahip olduğunu belirtmektedir.245 O, bu sosyalleşme sürecinin, bireyin toplumsal değer örgülerini içselleştirme fonksiyonu gördüğünü belirtmektedir.

Parsons, bireyin içerisinde bulunduğu dini sistem ve bu sistem içerisinde ortaya çıkan cemaat yapısında diğerlerinden farklılaşan rollere sahip olduğunu öne sürmektedir.246 Bu yönü ile gençlik dindarlığı, genel dindarlık kategorisinin bir alt kategorisi olarak değerlendirilebilir. Gençlik dindarlığının önemli özelliklerinden biri de senkretist, melez (bağdaştırmacı) ve uyarlamacı (accomodationist) bir dindarlık olmasıdır. Evrensel olan ile yerel olanın, geleneksel olan ile modern olanın, "in" olan ile "out" olanın, maddi olan ile manevi olanın etkileşimi ve karışımı neticesinde ortaya çıkan "yeni bir dindarlık" formunun işaretlerini vermektedir. Geleneksel değerler ile modern değerlerin 'içi geçmiş' halde bulunduğu bu dindarlık şeklinin kendine özgü bir takım özellikleri bulunmaktadır. Gelenek ile modernleşme arasındaki gelgitler ile dolu bir yapıya sahip olan ve "İcat edilmiş dindarlık" kavramı ile ifade edeceğimiz bu dindarlık biçimi gençlerin biyopsişik ve psikososyal özellikleri temelinde şekillenmektedir.

Modernleşme ve sekülerleşme sürecinde toplumsal ve kültürel zeminde yaygınlık ve ağırlık kazanan sorgulama, tartışma, eleştiri yanında gençlerin yeni düşünce biçimleri ve davranış kalıplarının, önemli özelliklerinden birisi de "tiye almak", veya şakaya vurmak,

Culture of Unbelief Berkeley University of California Press 1971, pp. 230233

244    Parsons, The Social System, p. 370

245    Parsons; "An Outline of Social System,", p, 57.

246    Talcott Parsons, "Religious Perspectives in Sociology and Social Psychology", William A. Lesca, Even Z. Jogt, John M.Waterable (edt) Reader in Comperative Religion, Newyork, 1979, pp. 6164.

hafife almak şeklinde ifade edilebilecek bir özelliğe sahip olmasıdır. Farklılaştırarak yeniden üretmek, yeni baştan meydana getirmek gibi yapısal özelliklere de sahip olan gençlik dindarlığı tepkisel, reaksiyoner, karşıt durucu, protest özelliklere de sahiptir. Toplumdaki kültürel, sosyal ve ekonomik dönüşümler gençlerin dini tutum ve davranışlarını etkilemekte ve değişikliklere neden olmaktadır.[32]

Günay, gençlik, olgunluk ve ihtiyarlık dönemlerine bağlı olarak dinin toplumsal hayattaki rolü ve öneminin farklılaştığını belirtmektedir.[33] Wach, genellikle bütün toplumlarda gençlerin "kesin dini tecrübe" ve yaratıcı atılımlarla, yaşlıları ise teşkilatlanmış dinde hakim rolleri ile karakterize etmektedir. Ona göre yaşlılar arasında geleneksel dini inanışlar ve muhafazakarlık, gençlerde ise din anlayışındaki değişmeler daha yaygındır.[34]

Gençlik döneminin, dini açıdan yasaklanan şeyleri yapma veya dinin emrettiği şeyleri yapmamak için bir dayanak ve meşruiyet zemini işlevi gördüğünü de ifade etmek gerekir. Gençler arasında belirli ölçüde yaygınlık bulduğu anlaşılan "daha genciz", "geçlikte mübahtır", "genci affeder Allah", gibi söylemler bu meşruiyet zemini işlevinin bir göstergesidir. Eğitim, iş ve yeni bir hayat kurma mücadelesi içerisindeki gençler için din çoğu zaman ikinci planda gelmekte, ancak belli zaman ve dönemlerde ilgi odağı olabilmektedir.

Yapılan birçok çalışmada ortaya çıkan sonuçlar gençlerin dini, "kültürel bir referans" olarak gördüklerini ortaya koymaktadır.[35] Bunun yanında Amerika'daki gençler üzerine birçok sosyolojik araştırma yapan Christian Smith, Soul Searching: The Religious and Spiritual Lives of American Teenagers[36] adlı çalışmasında ve On "Moralistic Therapeutic Deism as U.S. Teenagers Actual, Tacit, De Facto Religious Faith" adlı makalesinde gençlerin dini yaşantılarım "Moralistic Therapeutic Deism"252 (Ahlaka dayalı terapik deizm) olarak adlandırdığı bir kavram ile ifade etmektedir. Bu kavram ile ifade ettiği gençlerin temelde moralistic (ahlaki) humanitarian (insancıl) therapeutic (iyileştirici) özelliklere sahip olduğunu belirtmektedir.

Gençlerde din, bilgi ve düşünceden daha çok duygu ve uygulamalar ile kendini göstermektedir.253 Gençlerin ruhi yapılarındaki zenginlik, içten gelen bir duygu ile yerine getirilen, oldukça çok dini hareketler ile kendini gösterir. Gençlik dönemi ile birlikte başta aile büyükleri olmak üzere her türlü otoriteye karşı gelme eğilimleri, toplumsal ilişkilerde kopukluklar ortaya çıkarırken, eleştirel tavır kendini daha belirgin bir şekilde göstermektedir.254 Geleneksel değerlerden modern değerlere doğru bir yönelim gençlerin dini algı ve tutumlarında da kendini göstermektedir.255 Gençlerin hem ebeveynleri ile karşılaştırıldığında hem de kendi içlerinde akranları ile karşılaştırıldığında oldukça farklılaşmış, heterojen bir sosyodini yapılarının olduğu ortaya çıkmaktadır. Nitekim yaş grupları temelinde yapılan birçok araştırmada gençlerin dindarlık düzeyleri yaşlılara oranla daha düşük olarak bulunmuştur.256 Bu durumu farklı şekillerde açıklamak mümkün olmakla birlikte gençlerin toplumsal değişimin en açık kesimi olmaları ve orta yaş ve yaşlı kesimin yaşa bağlı tecrübeleri ile açıklamak toplumsal gerçeklik ile örtüşen bir durum olarak ifade edilebilir.

252    Christian Smith; "On "Moralistic Therapeutic Deism as U.S. Teenagers Actual, Tacit, De Facto Religious Faith", Clifford Geertz, The İnterpretation of Cultures, London 1973, pp.93.

253    Louis Guittard; Pedagogie Religieuse Des Adolescents ed: Spes-Paris, 1954, "Gençlerde Dini Gelişim", (Çev.: Ömer Özyılmaz), Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı 2, Cilt 2, Bursa 1987, s. 229233.

254    Erkan Perşembe; "Genç Aile İlişkilerinde Uyumun Sağlanmasında Dinin Fonksiyonel Rolü Üzerine", Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı 11, Samsun 1999, s. 9.

255    Mustafa Aydın; Gençlerin Değer Algısı: Konya Örneği, Değerler Eğitimi Dergisi, Cilt I, Sayı 3, İstanbul 2003, s. 12.

256    Krş. Günay, Erzurum ve Çevre Köylerinde Dini Hayat, s. 75; Çelik, Şehirleşme ve Din, s. 354.; Köktaş, Türkiye'de Dini Hayat, s. 214.

Batıda ortaya konulan gençlik dindarlığı ile ilgili çalışmalar sınırlı bir bölgede ve belirli bir dine mensup gençler üzerine yapılan alan araştırmalarından hareketle oluşturulan teorik yaklaşımlar[37] diğer din ve kültürler için eksik, yanıltıcı veya anlamsız olabilmektedir[38]. Bu çerçevede gençlik dindarlığı ile ilgili beş teorik yaklaşımın bulunduğu görülmektedir:

a.       Sosyal Öğrenme Teorisi (Social Learning Theory):

Bu teorik yaklaşımda gençlerin dini sosyalleşmelerinin onların içinde yaşadıkları aile ve toplum içerisinde şekillendiği belirtilmektedir.[39] İlk dini öğrenme ve uygulamaların birinci halkadaki aile bireyleri aracılığı ile edinildiği, bu teorinin en önemli tezlerinden biridir.[40] Özellikle gençler ile ebeveynler arasında[41] duygusal bir problem yok ise bu dindarlık şekillenmesi[42] daha çok ebeveyn dindarlığı etrafında şekillenmektedir.[43] Daha sonraki yıllardaki gelişen gençlerin dini sosyalleşmeleri yine ebeveyn yönlendirmesi etkisi altındadır.[44] Bu yaklaşımda gençlerin dini inanış ve duygularının şekillenmesinde din görevlileri de kilit rol (key role) oynamaktadırlar.265

b.       Kültürel Genişleme Teorisi (Cultural Broadening Theory):

Kültürel Genişleme Teorisi, gençlik döneminde bireyin bilişsel olarak ilerlemesi ve hayata bakışını etkileyen sosyal ağların kurulmasına odaklanır.266 Bu dönemde dini sosyalleşme daha çok genişleyen arkadaş çevresi ve sosyal çevre ile ilişki halinde kurulmaktadır. Burada dini modelin267 ebeveynden arkadaşa doğru bir değişimi söz konusudur.268 Bu değişim süreci ile birlikte okul ortamının gençlerin dindarlıklarında bir azalmaya ve sekülerleşmeye yol açacağı ifade edilmektedir.269

c.       Özgürlük Teorisi (Emancipation Theory):

Bu teoriye göre, gencin olgunlaşmaya başlaması ile zihin dünyasında, psikolojik ve sosyal yaşantısında aynı zamanda dini bir takım değişiklikler de söz konusu olmaktadır. İlk gençlik döneminde kabul ettiği bazı inanç ve değerlerin sorgulanması, ve kabul veya reddi için bir karar verme arayışı bu dönemde belirgin bir şekilde kendini gösterir.270 Bu teori aynı zamanda, çocukluktan gençliğe geçiş döneminin, duygusal anlamda kararsızlık, stres, gerginlik, isyan ve inkar271 dönemleri olduğunu belirtir.272

Study of Religion, 1989, Vol 28, pp. 448-463.

265    Cornwall, Marie, "The Social Bases Of Religion: A Study of Factors Influencing Religious Belief and Commitment", Review of Religious Research, 1987, Vol 29, pp. 44—56.

266    Dean R., Hoge; Benton Johnson, Donald A. Luidens; "Determinants of Church Involvement of Young Adults Who Grew Up in Presbyterian Churches", Journal for the Scientific Study of Religion, 1993, Vol 32, pp. 242-255.

267    Gary E., Madsen; Glerın M. Vernon; "Maintaining the Faith During College: A Study of Campus Religious Group Participation", Review of Religious Research, 1983, Vol 25, pp. 127-141.

268    Dudley and Dudley "Parents To Adolescents", pp.315.

269    David,Caplovitz; Fred Sherrow; The Religious Dropouts: Apostasy Among College Graduates, Beverly Hills, CA: Sage., 1977, pp. 20-26

270    Ozarak, "Beliefs and Commitment in Adolescence", p. 449.

271    Dornbusch, "The Sociology of Adolescence", pp. 233-259.

272    Caplovitz and Sherrow, The Religious Dropouts, p. 34.

d.       Postmodern Teori (Postmodernist Theory):

Henüz tam anlamıyla olgunlaşmamış bir teori olduğu yönünde eleştiriler[45] bulunan bu teori, günümüz modern gençliğin bir hayal kırıklığı veya engellenme (frustration), yabancılaşma, mahrumiyet ve güvensizlik durumu ile karşı karşıya bulunduklarını ve bu durumun da onların dini inanış ve yaşantılarını şekillendirdiğini iddia etmektedir.[46]

e.       Olası Yapılar Yaklaşımı (Plausibility Structures Approach: A Synthesizing Theory)

Peter Berger tarafından ortaya konulan bu yaklaşım yukarıda ifade edilen teorik yaklaşımların adeta bir sentezi ve tamamlayıcısı niteliğindedir. [47] Toplumun ve kültürün paylaştığı değer ve kodların, içerisinde bulundukları arkadaş grubu, cemaat, aile gibi etkileşim ağlarının[48] gençlerin dini algı ve yaşayışlarında etkili bir role sahip oldukları görüşü bu yaklaşımın temelini oluşturmaktadır.[49]

Ortaya konan bu teorik yaklaşımlar çerçevesinde gençlik dindarlığının çok boyutlu ve çok damarlı (multi strandedness) bir yapıya sahip olduğunu söylemek mümkün görünmektedir. Türkiye'de yaşanan hızlı şehirleşme, kitle iletişim araçlarındaki değişim ve yaygınlaşma, ulaşımın kolaylaşması ile birlikte gençlerin geleneksel dini sosyalleşme süreçlerinden farklı bir dini sosyalleşme süreci geçirdikleri, geleneksel değer ve inanışların çözüldüğü, yaşam tarzı anlamında büyük değişikliklerin söz konusu olduğu görülmektedir. Ancak burada Günay'ın da belirttiği gibi gençlerdeki dine karşı ilgisizlik veya şekil değiştirmeden hareketle dinin toplumsal yaşantıdaki önemini yitireceğini beklemek hatalı olur.[50] Bu çerçevede gençlik dindarlığının sanal dindarlık, elektronik dindarlık gibi yeni görüntü ve formlarının ortaya çıktığı ve yeniden üretilerek ve modernleşerek varlığını sürdürdüğü görülmektedir. Bireyselleşme, dini geleneksel ağların çözülmesi, rasyonal tutum, geleneksel ve kutsaldan uzaklaşma yanında gençlik dönemindeki dini yaşantının en önemli özelliklerinden biri korku ümit, eleştiri kabul, inanma inkar etme arasında gidip gelen çift uçluluktur. Farklı kişilik yapıları, ihtiyaç, beklenti ve kaygıların farklılaşması, farklı aile ve sosyal yapılar beraberinde farklı dindarlık anlayış ve tecrübelerini de getirmektedir.


[1]        Hans Freyer; Din Sosyolojisi, (Çev.: Turgut Kalpsüz), Ankara 1964, s. 38.

[2]        Johan Unger; On Religious Experience -A Psychological Study-, Uppsala 1976, pp. 113.

[3]        Rudolf Otto; The Idea of Holy: An Inquiry into the Non- Rational Factor in the Idea of the Divine and Its Relation to the Ratinal, London 1936, pp. 12- 25.

[4]        William James; The Varieties of Religious Experience (A Study in Human Natu- re), ed: Martin E. Marty, New York 1985, p. 31.

[5]        Neil Postman, "Age and Generation: The Rise and Fall(?) of Childhood", in ed: Mike O'Donnel, New İntroductory-Reader in Sociology,-Second Edition, Nelson, Newyork 1987, p. 352

[6]        Ali Bardakoğlu, "Bulüğ", DİA, c. VI, s. 413.

[7]        Bkz. Ebu Davud, Hudud, 16 (4401,4403);

[8]        Michael Argyle and Beit Hallahmi, The Social Psychology of Religion, Routledge and Keagen, Boston 1975, p.59.

[9]        Edwin D. Starbuck, The Psychology of Religion, Charles Scribner's Sons, New York 1899, pp. 198-200.

[10]      Nelson, M. O; M. E. Jones; "An Application of the Q-Tecnique to the Study of Religious Concept", Psychological Reports,1957, pp. 293-297.

[11]      Hayati Hökelekli, Din Psikolojisi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara 1998, s. 270.

[12]      Belma Özbaydar, Din ve Tanrı İnancının Gelişmesi Üzerine Bir Araştırma, Baha Matbaası, İstanbul 1970, s. 7.

[13]      David P. Ausbel; Theory and Problems of Adolescent Development, Grune and Stratton, New York 1954, pp. 248-250.

[14] Mevlüt Kaya; Din Eğitiminde İletişim ve Dini Tutum, Etüt Yayınları, Samsun 1998, s. 43.

[15]      Talcott Parsons; "Social Science and Theology", America and the Future of Theology, (edt:) William A. Beardslee, Westminster Press, Philadelphia, 1967, pp.137-144.

[16]      Michael Utsch; Religionspsychologie, Kohlhammer Verlag, Stuttgart-Berlin-Köln 1998, p. 90.

[17]      Naci Kula; Kimlik ve Din, Doktora Tezi, Uludağ Üniversitesi, Bursa 1993, s. 34.

[18]      Abdulkerim Bahadır; Ergenlik Döneminde Şüphe ve Tereddütler, Gençlik, Din ve Değerler Psikolojisi, ed: Hayati Hökelekli, , Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2002, s. 266-268.

[19]      Höllinger, "Das Verhaltnis der Jugend zur Religion", p. 353.

[20]      Starbuck, The Psychology of Religion, p. 232.

[21]      Ali Kuşat; Ergenlerde Allah Tasavvuru, Dindarlığın sosyo-psikolojisi, Karahan yayınları, Adana 2007, s. 5.

[22]      Halis Özgü, Genç Erkek Psikolojisi, Özgü Yayınevi, İstanbul 1973, s.167.

[23]      Talcott Parsons, "The American family: Its relations to personality and to social structure." in Talcott Parsons and Robert F. Bales (edts.), Family, Socialization, and Interaction Process, The Free Press. Glencoe, Illinois 1955, pp.3-34; Talcott Parsons, "Family and Church as Boundary Structures" in Sociology and Religi- on, Normen Birnbaun-Gertrud Lanzer (edts), New Jersey, 1969, pp. 423-430.

[24]      Araştırmamız sırasında ifade edilen bu ve benzeri ifadelere zaman zaman gençlerin kişisel eşyalarında, odalarındaki duvarlarında kişisel bilgisayar ve maillerinde rastlanılmıştır.

[25]      Höllinger, "Das Verhaltnis der Jugend zur Religion", p. 357.

[26]      Höllinger, "Das Verhaltnis der Jugend zur Religion", p. 358.

[27]      Poulat H. Vrijhof; "What is the Sociology of Religion" in Joan Brothers, Readings in the Sociology of Religion, Pergamon Press, Oxford 1969, p. 45.

[28]      Talcott Parsons, The Social System, London, 1951, p.11.

[29]      Talcott Parsons; "An Outline of Social System," edt: J.P.Pitts Theories of Society, Vol 1, The Free Press Glencoe Inc, 1961, p, 46.

[30]      Talcott Parsons; Religion in Postindustrial America: The Problem of Secularizati- on", ed: Steve BruceThe Sociology of Religion, Vol 1, p, 424.

[31]      Talcott Parsons; "Belief, Disbelief and Unbelief," edt: R.Caporale, A.Grumelli The

[32]      Günay, "Religion Et Jeunesse", p. 22.

[33]      Günay; Erzurum ve Çevre Köylerinde Dini Hayat, s. 75.

[34]      Joachim Wach; Din Sosyolojisi, (Çev.: Ünver Günay), Kayseri 1990, s. 272.

[35]      Fatima Regina Gomes Tavares; Lea Freitas Perez, Marcelo Ayres Camurça; "Re- ligious imaginary, morals and politics amongst Minas Gerais youth", Estudios Avanzados, Vol 6, 2008, pp. 31-42

[36]      Christian, Smith; Melinda Lundquist Denton; Soul Searching: The Religious and Spiritual Lives of American Teenagers, Oxford University Press, New York 2005,

[37]      Bryan S. Turner; Religion and Social Theory, Heinemann Educational Books, London 1983, pp. 4-7.

[38]      Robert J., Havighurst; Barry Keating; "The Religion of Youth", ed: M. P. Strom- men, Research on Religious Development; A comprehensive handbook, Hawthorn Books, inc., New York 1971, pp. 686-723.

[39]      Dean R., Hoge; Larry Keeter; "Determinants of College Teachers' Religious Beli- efs and Participation." Journal for the Scientific Study of Religion, 1976, Vol 15, pp. 221-235.

[40]      Tepperman, Lome; Michael Rosenberg; Marco-Micro: A Brief Introduction To So- ciology, Scarborough, Ont.: Prentice-Hall., 1991, p. 95.

[41]      Sanford M. Dornbusch; "The Sociology of Adolescence." Annual Review of Soci- ology, 1989, Vol 15, pp. 233-259.

[42]      Mitchell, Parker; Eugene L. Gaier; "Religion, Religious Beliefs, and Religious Practices Among Conservative Jewish Adolescents." Adolescence, Vol 58, 1980, pp. 361-374.

[43]      Roger L., Dudley; Margaret G. Dudley; "Transmission of Religious Values From Parents To Adolescents." Review of Religious Research,1986, Vol 28, pp. 3-15.

[44]      Elisabeth Weiss Ozarak; "Social and Cognitive Influences on the Development of Religious Beliefs and Commitment in Adolescence" Journal for the Scientific

[45]      James E., Cote; Anton L. Allahar; Generation on Hold: Coming of Age in the Late Twentieth Century, Stoddart, Toronto1994, p. 57.

[46]      Steve Redhead;" Disappearing Youth? A Review Essay on Youth Culture." Theory, Culture and Society, Vol 10, 1993, pp. 191-200.

[47]      Bkz. Peter L. Berger; The Sacred Canopy: Elements of a Sociological Theory of Religion, Garden City, NewYork 1967.

[48]      Robert Wuthnow; Rediscovering the Sacred: Perspectives on Religion in Contem- porary Society, Grand Rapids: Wm. B. Eerdmans Publishing Co., 1992, pp. 9-35.

[49]      Bkz. Peter L. Berger; A Rumour of Angels, Garden City, NewYork 1969.

[50]      Günay; Erzurum ve Çevre Köylerinde Dini Hayat, s. 284.

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült