Duygusal Yeme Bozukluğu

Serap Ataş


Hayatımız boyunca çeşitli sorunlarla, sıkıntılarla, çıkmazlarla karşılaşırız. Kimi zaman bunları sağlıklı yollarla aşabiliyoruz, bazen de sağlıksız baş etme mekanizmalarını kullanıyoruz. Tıpkı "duygusal yeme" gibi. Duygusal yeme, kişinin fiziksel olarak açlık ihtiyacı olmadığı halde, olumsuz duygularıyla baş edebilmek amacıyla yemek yemesi olarak tanımlanabilir.

Herkesin yaşanılan zorluklar ve olumsuz duygularla baş etme şekli farklıdır. Bazen kendini işe vermek, bazen meselenin üzerine gidip çözmeye çalışmak, bazen hiçbir şey yememek ya da sürekli bir şeyler yemek istemek gibi tepkiler verebiliriz. Bunların biri veya birkaçı bizim temel savunma mekanizmamız, yani en çok kullandığımız baş etme biçimi olabilir. Eğer canınız sıkkınken, üzgün ya da mutsuzken aç olmadığınız halde sürekli bir şeyler yeme ihtiyacı duyuyorsanız, duygusal yeme durumunda olabilirsiniz. Bu yalın haliyle hayatınızda olabileceği gibi, artık bir yeme bozukluğu haline de gelmiş olabilir. Eğer hayatınızda işlevselliğinizi bozan bir bozukluk haline gelmişse bir uzmanın kapısını çalma vakti gelmiş demektir. Yeme bozukluklarına yol açan sebepler "Bağlanma Kuramı Açısından Yeme Bozuklukları" makalesinde şöyle ele alınıyor: buna sebep olan birçok neden var fakat 'ayrılık'la alakalı savaşlar kişiyi olumsuz duygular içerisine sokabilir.

Sağlıklı ayrılıklar güvenli bağlanmalar ile mümkündür.

Çoğu zaman "güvensiz bağlanma", bireysel yatkınlıkla birleştiğinde yeme bozukluğu sinyalleri görülmektedir. Bu belirtiler içteki çatışma ya da kayıplara dışsal anlamlar yüklenerek baş etmeye, kontrol ve bağımsızlık ihtiyaçlarını gerçekleştirmeye hizmet etmektedir. Bu nedenle, çocuğun

ebeveynleriyle ya da bakım aldığı kişilerle kurduğu güvenli bağlanmalı ilişkiler, çocuğu yeme bozukluklarından korumak açısından önem taşır (Alantar ve Maner, 2008).

İnsanlar, olumsuz olaylara ve duygulara birbirinden çok farklı tepkiler verirler.  

Bu durumda olmayanlar için duygusal yeme dışardan anlaşılmaz görünebilir; bazı insanlar morali bozuk olduğunda ya da stresli olduğunda normalden daha az yemek yiyebilir. Duygusal yeme, sağlıksız bir baş etme mekanizması olarak başlayarak bozukluk haline geldiği seviyeye kadar kişiyi hem psikolojik hem de fizyolojik olarak oldukça olumsuz etkileyen bir süreçtir. Tedavi açısından bakılacak olursa, NP İstanbul bu konuyu şöyle ele alıyor: yeme bozukluğuna sahip hastaların, hastalıklarını tetikleyen düşünce, duygu ve davranışlarıyla ilgili bilgilenmesi ve durumlarını anlamaları için mutlaka psikoterapi gereklidir. Psikoterapi ile birlikte bazı ilaçlar kullanılmasının ve beslenme danışmanlığı alınmasının bu hastalığın tedavisinde etkisi gözlenmiştir. Yeme bozukluklarının tedavisinde genel tıbbi bakım, beslenme danışmanlığı, psikiyatrik müdahale ve psikoterapi programlarının birlikte ilerletilmesi gereklidir.Peki duygusal yeme, bozukluk ya da hastalık seviyesinde değil, arada bir sizi yoklayan bir baş etme mekanizması olarak hayatınızdaysa? O zaman işiniz daha kolay bir hal alabilir. Farkındalık bu noktada önemli bir adımdır.

Zor bir dönemin içindesiniz, gece vakti mutfağa gittiniz, bir şeyler atıştırmaya başladınız, sonra birden kendinizi hiç aç olmadığınız halde masanın başında yemek yerken buldunuz. O noktada kendinizin farkına vardınız, tam bu anda kendinize sormanız gereken soru: "Vücudumun gerçekten bu yemeğe ihtiyacı var mı, şu anda aç mıyım?" Eğer cevabınız hayır ise asıl önemli soruya gelmiş oluyorsunuz: "Aşamadığım, üzerinde düşünmek istemediğim, bastırdığım olay/düşünce/duygu ne olabilir? Bununla yüzleşmek neden benim için bu kadar zor?" Duygusal yeme durumunun kaynağı olan bu sorulara cevap verdiğiniz taktirde, bir anda değil, bir süre içinde bu durumla baş edebilir hale gelebilirsiniz. Zor olabilir; ama imkansız değildir.İnsanoğlu yaşadığı her soruna sıkıntısız şekilde göğüs gerip hemen üstesinden gelemeyebilir; kaldı ki gelmek zorunda da değil. Herkesin belli bir miktar acıyla, sıkıntıyla baş etme gücü vardır ve bu zorlandığında sağlıksız baş etme yöntemleri ortaya çıkabilir. Burada önemli nokta, sağlıksız başa çıkma yöntemini kendinde keşfederek bunu sağlıklı forma dönüştürmek ve atlatabilmeye kanalize olmaktır.

İçinizdeki hüzün, boşluk, mutsuzluk, her ne ise onu yaşamak için kendinize izin verin. Evet, acıtacaktır; evet, zor olacaktır. Ama duyguların aşanmamasından kaynaklanan o "boşluk" hissini doldurmak için yemek yemeyi önlemeyi sağlayan en önemli adım bu olabilir. Kendinize izin verin. Bırakın; yaşayın...


 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült