Depresyon Ve Kadın

Nihat Kaya


Depresyon ve Cinsel Yaşam

Depresyon içerisinde olan kadınların cinsel yaşamı da depresyondan nasibini alır. Bu konular ve seks yaşantısı eski önemini yitirir. Gerçi Türkiyeli kadınların çoğu seksi doyurucu yaşayamadığı ve orgazm olamadığı için “Seks olsa da olur, olmasa da olur” düşüncesinde. Fakat depresif kadın için seks, itici, zahmet verici ve gereksiz bir aktivite haline gelir. Bu yüzden kocasıyla ayrı yatan kadınlar olur. Hatta kocasının dokunmasını, öpmesini dahi istemez, tiksinti duyabilir. Kocası vs. çok üzerine gelince, sinirlenip, bağırıp çağırabilir. Bazı kadınlar sırf bu “yükten” kurtulmak için kocasına başka kadınlar için, hatta evlenmeleri için “vize” verir. “Başımdan gitsin de ne olursa olsun!” derler. Bir kısmı bu yüzden boşanmaya kadar gider. Bu yüzden seks yaşamı normalken, günün birinde cinselliğin kötü ve istenmeyen bir şey haline gelmesi, diğer nedenlerle beraber depresyonu da düşündürmelidir.

Çünkü depresyondaki kadının “benlik saygısı” (kendine güveni) zaten azalmıştır. Bir de cinsel yaşamdan çekilmesi onun kadınlık fonksiyonlarının sıfırlandığı anlamında algılanabilir ve değersizlik düşünceleri pekişebilir...

Depresyon, Kadın, Aldatma ve Boşanma:

Depresyonun çektirdiği ruhsal acı, fiziksel acıdan daha fazladır. Birçok hasta, eşinden veya sevgilisinden şikayetçiyse aldatma gündeme gelebilir. Depresyondaki kadın sıkıntılıdır, acı çekmektedir. Partnerinin (eşi-sevgilisi) her zamankinden daha fazla ilgi göstermesini, anlayışlı davranmasını, şefkat göstermesini ister. Eve daha erken gelinip kendisiyle ilgilenilsin beklentisi oluşur. Bir taraftan da kadında aşırı alınganlık ve kırılganlık baş gösterir. Erkeğiyle geçmişte de sorunları varsa, her hareketi batmaya başlar. Geçmişe de göndermelerde bulunur.

“O zaman da zaten böyle yapmıştı, şöyle davranmıştı” şeklinde negatif düşünceler ortaya çıkar. En küçük bir olaydan kavgalar çıkar. Negatif seçici algılamayla geçmişteki her olumsuzluk hatırlanır ve acı daha da ağırlaşır. Bu dönemde kadının istediği, seks değildir. İlgi/sevgi/anlayış/şefkat/destek/paylaşımdır. Depresyonun getirdiği tahammülsüzlük agresyon ile sık sık kavgalar oluyorsa, erkeklerin çoğu eve geç gitmeye başlar ya da sorun olmasın diye hiçbir şeye ses çıkarmazlar. Bir kısmı değişik arayışlara (alkol, değişik kadınlar) yönelir.

İşte, bu dönemde kadınlarda da arayışlar başlar. Kimisi kumara kimisi alkol ve uyuşturucuya başlar. Kimisi de düzensiz gece yaşamına girer. Bazısı tehlikeli ve süratli araba kullanır. (Gizliden gizliye intihar isteği vardır.) Bazıları da sanal ortamda arkadaşlıklar kurar, saatlerce çetleşir.

Bunların bir kısmı sanallığı, gerçek yaşama aktarırlar. Kimi kadın da bazen boşluktan amaçsız çıktığı sokakta, alış verişte vs. rastladığı ve kendisine ilgi gösteren bir erkeğe tutulabilir. Veya çevresinde olan ve durumunu fark eden, başlangıçta hakikaten yardımcı olmak isteyen bir erkekle duygusal bir atmosfere girebilir. Ya da bu tip kadınlar, kızları bilen profesyonel çapkınların ağına düşerler. Daha sonra ciddi hayal kırıklıkları yaşar ve “erkek mileti”nden nefret eder hale gelir.

Depresyonlu bayanların çoğunluğu, eşinden ayrılmakla sorunun çözüleceğine inanır. Bir kısmı boşanır da... Depresyona girmeden önce de ciddi ailevi sorunları varsa, boşanmakla hata yapmaz. Ama depresyonlu iken sorun yaşıyorsa, bu, depresyona bağlıdır, boşanması hayrına olmaz...


 

Bunun için, depresyonlu insanın, tedavinin altı aylık süresi boyunca yaşamıyla ilgili ciddi bir karar almaması gerekir. (Ayrılma, ev değiştirme, yeni arayışlar, iş değişikliği vs.)

Depresyon, Kadın ve Kıskançlık:

Doğasında aşırı kıskançlık olan kadınlar depresyona girdiklerinde eşini aşırı kıskanmaya ve takip etmeye başlarlar. Cep telefonu mesajlarını ve aranılan numaraları kontrol etmeye çalışırlar. Ayrıntılı faturalar, kredi kartı ekstreleri gizlice okunmaya başlanır. Giyim ve özbakıma dikkat edilir. Her farklı davranış ve bakış-giyiniş, yeni bir parfüm farklı yorumlanır. Bazı kadınlar ajan tutmaya kadar işi ilerletirler. Bu dönemde erkeğin anlayışlı ve eşine karşı çok açık/net/dürüst davranması gerekir. Şayet erkeğin “aldatma huyu” varsa, bu dönemde kendisini “nadasa” bırakması gerekir. Çünkü kıskançlık krizinde olan bir kadından kurtulmak mümkün değildir.

Depresyon, Kadın, Şişmanlık-Zayıflık:

Bazı kadınlarda depresyonda aşırı yeme gelişir. Durdurulmayan bir istekle sürekli bir şeyler yenir. Özellikle karbonhidratlar (unlu, çikolatalı-şekerli) mamullere aşırı düşkünlük görülür.

Sürekli buzdolabı açılır, sıkıldıkça yenir. Zamanla aşırı kilo alımı ve şişmanlık baş gösterir. Bu sefer de bu şişmanlık “kafaya takılır.” “Çok çirkin oldum, nasıl insan içine çıkıcam, dikkat çekicem, bu sene denize gitmicem, o halde evden çıkmayayım” şeklinde bir kısır döngü başlar. Bu, depresyonu daha da şiddetlendirir. Ailesiyle ciddi çatışma yaşayan ve dışarı çıkması, sosyal aktiviteleri kısıtlanan bazı genç kızlar, ailesinde “intikam alırcasına” yemek yer. Aile “Yeme, çatlayacaksın!” dedikçe yer, yer...

Diğer yandan bazı kadınların depresyonunda iştah kesilir ve kısa sürede kilo verilir. Çevrenin tüm baskıları ve önerileri işe yaramaz... Dünyanın en iyi yiyeceklerini önüne koysanız cazip gelmez. Bazen kişi yemek dahi görmek istemez, yese de azıcık ve tat alamayarak yer.

Genç kızların “anorektik” hallerinin birçoğunda depresyonda vardır. “Beden imajı”nı beğenmeyen ve bunu takıntı haline getiren kadınların büyük çoğunluğu depresyona girer. Takıntısı daha da artar. Yemekten nefret eder hale gelir.

Bu nedenle “yemek problemi” olan hanımlar mutlaka bir psikiyatri uzmanına başvurmalıdırlar, sadece diyetle rejimle sorun çözülmez. Altta yatan nedenlere eğilmek en doğrusudur...

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült