Dar Görüşlülük Ve İleri Görüşlülük

Jon Elster


Gradyan Yükseltmenin Ötesinde

Freud'un haz ilkesi arzuların hemen doyumunu arama eğilimidir. Bu eğilimin göstergelerinden biri kişinin kanıtlarla desteklenen inançtan ziyade, doğru olmasını istediği inancı benimsemesidir. Arzu giderici düşünce daha sonra yüzüstü düşmeme neden olsa da burada şimdi kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. Başka bir gösterge de iki farklı zamansal fayda nehrine neden olan iki eylem arasındaki seçimde ortaya çıkar. Haz ilkesi daha sonraki dönemlerde nehrin şekline bakılmaksızın ilk dönemde en yüksek faydaya sahip nehrin seçilmesini emreder.

Daha genel olarak, ister bir solucan olsun ister bir şirket, bir karar verici gradyan yükseltme ile ilgilenebilir. Zamanda herhangi bir noktada bunlardan birinin mevcut durumdan daha çabuk fayda sağlayıp sağlamadığını görmek için en yakın seçenekleri tarar. Yakındaki seçeneklerin kısıtlanması bir "mekansal dar görüşlülük" şeklidir. Gözden uzak olan gönülden de uzak olur: Haz ilkesi. Bir solucan yakınlarda herhangi bir noktanın şu an bulunduğu yerden daha nemli bir yer olup olmadığını görmek için çevreyi tarar ve daha nemli bir yer bulursa oraya taşınır. Şirket daha iyi kısa vadeli performans vaat eden bir program bulabilmek için yaptığı mevcut işe yakın olan iş programı "alanlarını" tarar ve bulduğunda hemen onu benimser. Bir süre sonra solucan ve şirket bütün yakın pozisyonlardan (kısa vadede) daha iyi olan bir yerde kalır. Yerel maksimuma ulaşmıştır.

İnsanlar daha iyisini yapabilirler. Yok olanı yeniden yaratma yeteneği olan niyetlilik, haz ilkesinin ötesine geçmemizi ve şimdiki seçimlerin zamansal olarak uzak mesafedeki sonuçlarını göz önüne almamızı sağlar. İleriyi planlama dakikadan dakikaya ya da saniyeden saniyeye değişecek kararlar arasında gidip gelenlerden daha iyi sonuçları olan seçimler yapmamızı sağlar. Bazı durumlarda, aynı fiyata daha uzakta bulunan bir dükkandan bir şişe içki alabilmek için yakındaki bir restoranda içki içmekten vazgeçen bir alkolik örneğinde olduğu gibi, böylesine ileriye yönelik eylemler mevcut ihtiyacı daha iyi karşılamak için gerçekleştirilebilirler. Başka durumlarda ise, yaşlılığım için para biriktirmem durumunda olduğu gibi, eylemler gelecekteki ihtiyaçları karşılamak için gerçekleştirilirler. İlk türden öngörü insan dışı canlılarda da görülürken, ikinci türden bir öngörünün onların kapasitelerini aştığı düşünülmektedir. Fakat bazı son bulgular primatların mevcut ihtiyaçlardan ziyade beklenenler temelinde plan yapabildiklerini ileri sürmektedir. Bu şekilde, beklenen ihtiyaçlar temelinde hareket etmek hiç şüphesiz ki daha karmaşık bir işlemdir.

Size zamansal yönden uzak olan sonuçlar temelinde hareket etmeye dört örnek vereyim. İlk üç örnek daha sonraki bölümlerde ele almıyor.

Reculer Pour Mieux Sauter: "Bir adım ileri, iki adım geri" anlamına gelen bu Fransız sözü gelecekte daha fazla tüketmek için bugün daha az tüketilmelidir şeklindeki ekonomik hayatın temel gerçeği ile resmedilmektedir. Kişi mevcut durumdan daha düşük bir durumu kabul ediyor; çünkü bu, daha sonrasında daha iyi bir alternatifi gerçekleştirmek için şarttır. Tabii ki bu sadece düşük durum kişinin hayatta kalmasına izin veriyorsa ve daha iyi durumdan elde edilenler daha kötü bir duruma geçmeyi içeren kaybı haklı çıkarmaya yetecek kadar iyiyse anlamlı olacaktır.

Bekleme: Birçok şarap şişelendiği gün itibariyle güzel olsalar da zamanla daha da güzelleşir. Bu gerçekten yararlanmak için, kişi mevcut durumdan daha iyi bir seçeneği (şarabı hemen içmeyi) reddetmeye istekli olmalıdır, çünkü reddetme daha sonra daha iyi bir sonuç elde etmek için bir şarttır. Aynı şekilde, örneğin kişi yıllanmış şarabın zevkini çıkaracak kadar çok yaşamayı beklemiyorsa tüketimi reddetme bir anlam ifade etmeyebilir. Daha önemli bir örnek vermek gerekirse, eş seçimini ele alalım. Kabul edilebilir bir adayın ortaya çıktığı ilk fırsatta evlilik teklifinde bulunmak ya da teklifi kabul etmek yerine kişi daha uygun kişi için beklemelidir. Dünya edebiyatında oldukça fazla resmedilen risk ise daha uygun kişinin gelmemesidir.

Hedefin Önüne Ateş Etmek: Hareket eden bir hedefi vurmak için, hedefin olduğu yer değil, çarpışma anında olacağı yer hedef alınmalıdır. Aynı şekilde hareket eden bir hedefi takip etmek için, mevcut konumunu hedef alarak belirlenen yuvarlak bir eğriyi takip etmekten ziyade hedefin olacağı düz çizgi hedef alınmalıdır.

Şekil'de avcı hayvandan daha yavaş hareket etse de gelecekte hesap edilebilen bir zamanda hayvanın olacağı yere doğru düz bir çizgide giderse ona yetişebilir. Fakat eğer her zaman hayvanın olduğu konum yönünde hedef alır ve diyagramdaki eğrili yolu takip ederse hayvana asla yetişemez. Göreceğimiz gibi değişen bir çevrede doğal seçim bu açıdan incelenebilir.

Düz Bir Çizgi Her Zaman En Hızlı Yol Değildir: Durağan bir hedefe ulaşmaya çalışırken düz bir çizgi her zaman en etkili yol değildir. Şekil 6.2'de kurtarıcı kıyı çizgisine kadar gidip kalan mesafeyi yüzmek yerine, içgüdüsel olarak, boğulmakta olan yüzücüye doğru dümdüz gidebilir. Fakat eğer düşünmek için dursaydı (ama çok uzun süre değil!), yüzebildiğinden daha hızlı koşabildiği için, bütününde daha uzun olmasına rağmen, sudaki bölümü daha az olan dolaylı bir yolu seçerek, yüzücüye daha çabuk ulaşabileceğini anlayabilirdi.

Haritada daha kısa görünen yol yerine paralı yolu seçtiğimizde bu şekilde hareket ederiz. Ekonomik planlamada böyle bir "turnpike davranışı” genellikle en iyisidir.

Zamansal İndirgeme

Uzun vadeli planlama kapasitesinin varlığı bunun kullanılacağı anlamına gelmez. Mevcut davranışta değişiklik yapmak için alınan uzun vadeli sonuçlar için ajanların bunları göz önünde bulundurmaya güdümlenmiş olması gerekir. Psikologların diliyle, doyumdan vazgeçmeye hazır olmalıdırlar. Ekonomistlerin diliyle, aşırı zamansal indirgemeye maruz kalmamalıdırlar.[1] Bilişsel ve motivasyonel öğelerin her ikisi de gereklidir. Eğer gelecek sonuçlar belirsizlikle örtülüyse, mevcut davranışı motive edemezler. Eğer risk taşıyorlarsa, motive edici güçleri azalır. Gelecek sonuçların şimdiki davranışları şekillendirebilme yetisi, meydana gelecekleri zaman ve meydana gelme olasılığından etkilenir. Tercihi etkiledikleri mekanizmalar sırasıyla zamansal indirgeme ve risk tutumudur.

Kelimenin öngördüğü üzere zamansal indirgeme (ya da dar görüşlülük) uzak gelecekteki ödüllere yakın gelecekteki ya da şimdiki ödüllerden daha fazla önem verme eğilimidir.[2] Bugün 100 dolar ile seneye 110 dolar arasında bir seçim yapmaları söylense birçok kişi sonuncuyu seçer. Fakat bu tercihin birkaç kaynağı olabilir.

Bazı insanlar daha erken bir ödülü tercih edebilirler, çünkü fona yatırım yapıp bir yılda 110 dolardan fazla çekebilir.

Başkaları şimdi 100 doları alabilir, çünkü hayatta kalmak için paraya ihtiyaçları vardır. O zamana kadar ölmeleri bekleniyorsa, daha sonra daha büyük bir miktar almalarının bir önemi yoktur. Ya da farz edin ki nehirde ellerimle balık tutmak ve daha sonra daha fazla balık tutmamı sağlayacak bir ağ yapmak arasında tercih şansım var. Fakat ağ yaparken balık tutamayacağım için ağ yapmanın fırsat maliyeti ödeyemeyeceğim kadar çok olabilir.

Aynı şekilde başkaları daha küçük ödülleri alabilir, çünkü bir yıl içinde ölme ihtimali % 10 olan bir hastalığı vardır. Daha genel olarak, geleceğe yönelik plan yaparken bunu bildiğimiz ama ne zaman öleceğimizi bilmediğimiz gerçeğini göz önünde bulundurmalıyız.

Eğer gelecekteki miktar % 50-130 dolar ve % 50-90 dolar olarak beklenen bir ödülse riskten kaçınma bugünden kesin olarak 100 doları alına tercihine neden olabilir.

Sonuç olarak bazı insanlar sadece daha önce geldiği için ilk ödülü tercih edebilir. Bu saf bir zamansal indirgemedir. Uzaktan bakılan bir evin daha yakındaki daha küçük bir evden daha küçük görünmesi gibi gelecekte daha büyük bir miktar öznel olarak şu anda daha az bir miktardan daha az görünür. Bundan sonra sadece bu durumu ele alacağım.

Saf zamansal indirgeme irrasyonel midir? Bir kişinin gelecek ödülleri çok fazla indirgediğini farz edin. Geçici bir gelir kaybı ve daha sonrasında daha yüksek bir geliri kapsayan üniversite eğitimi almak yerine, hemen liseden sonra çok az yükselme imkanı olan düşük seviyeli bir işe girer. Sigara içmenin ve yüksek kolesterollü yiyeceklerin uzun vadeli etkisini göz ardı ettiğinden kısa bir yaşam beklentisi vardır.[3] Ahlaki nedenlerle kurallara uymuyorsa sağgörülü düşünce onu bu kuralı bozmaktan caydırmayacaktır. Başka bir deyişle kısa ve sefil bir hayatı olması ihtimali oldukça yüksektir. Bu irrasyonel bir davranış değil de nedir?

Bana göre saf zamansal indirgeme kendi başına irrasyonel değildir. Ajanın hayatının, geleceği düşünmesi halinde olacağından daha kötü olmasına neden olabilir. Ama bu bencil motivasyonlar için de geçerli olabilir. Sadece kendisini düşünen birinin en sonunda üzgün ve yoksul bir hayatı olabilir, ama bu nedenden dolayı bencilliğin irrasyonel olduğunu söylememeliyiz. Bu soruları Bölüm ll'de ele alıyorum. Bu bölümde zamansal indirgemeyi en doğru şekilde kavramsallaştırma yoluna odaklanıyorum. Kökten değişik içeriklikleri olan birkaç yaklaşım bulunmaktadır.

Zamansal indirgemeyi örneklendirmek için, karar kuramcıları, geleneksel olarak insanların gelecek faydayı üssel olarak azalttığını varsayarlar. Gelecekte bir birim t faydası dönemi k < ı'nın dönem başı azalma faktörü olduğu kl gelecek değeri vardır. Üssel indirgeme normatif bakış açısıyla tutarlı planlama sağlayan çekici bir etkene sahiptir. Eğer bir ödül dalgası zamanda bir noktada diğerinden daha yüksek şimdiki zaman değerine sahipse, zamanda diğer bütün noktalarda daha yüksek şimdiki zaman değerine sahip olacaktır. Bu nedenle ajan genellikle (kişinin fikrini değiştirmesi için gereken nedenlerin yokluğunda) irrasyonelliğin alameti olarak görülen tercihin geri çevrilmesine hiçbir zaman maruz kalmayacaktır.

Fakat deneysel olarak tutarlı planlama kavramı o kadar da mantıklı değildir. Nedensel gözlem birçoğumuzun sık sık tercihin geri çevrilmesine maruz kaldığımızı gösterirken, sistematik gözlem de bunu onaylamaktadır. Sabahları egzersiz yapma, piyano egzersizi yapma, randevularımıza uyma vb. sürdürme niyetlerimizi gerçekleştirmede çoğunlukla başarısız oluruz. 1 Mart'ta diş hekimimi arayıp 1 Nisan için randevu alabilirim ve 30 Mart'ta arayıp bir cenazeye gitmem gerektiğini söyleyerek randevuyu iptal ederim. Gündelik hayata ait irrasyonellik çeşitlerine (ve birçok başka fenomene) açıklama getirirsek üssel indirgeme yerine hiperbolik indirgeme koyabiliriz.

1 birimlik t faydası döneminin indirgenmiş şimdiki zaman değeri gelecekte ı/(ı + kt)'ye eşittir. (Aşağıdaki örnekte k = ı olduğunu varsayıyorum ama daha genel bir durumda k herhangi bir pozitif rakam olabilir. k ne kadar büyükse ajan geleceğe o kadar az önem verir.) Üstelik t = 0'da bir ajanın, t = 5'te, 10 değerinde bir ödül ve t = 10'da, 30 değerinde bir ödül arasında seçimle karşı karşıya olduğunu farz edin. t = 0 sonuncunun şimdiki değeri 1.67 ve ikincininki ise 2.73'tür. Şimdiki değeri en yüksek tutan bir ajan ertelenen ödülü seçmeye niyetlenir. t=1'de ilk ödülün şimdiki değeri 2 iken sonraki ödülün değeri 3'tür. t = 2'de değerler 2.5 ve 3.3'tür; ve t = 3, 3.3 ve 3.75'tir; t = 4'te 5 ve 4.29'dur; t = 3 ve t = 4 arasında bir zamanda sadece zamanın dikey geçidinin sonucu olarak ilk ödül en az tercih edilen değil en çok tercih edilen seçenek olur. Aslında geçişin randevuyu iptal etmek için diş hekimimi aradığım t = 3.5 zamanında meydana geldiğini anlamak kolaydır.

Bu şekli bir diyagramda görmek daha da kolaydır. Şekil 6.3'te ajan ister t1'deki küçük ödül B'yi seçebilir, ister de t2'ye kadar bekleyerek daha büyük bir ödül olan A'yı alabilir. I ve U hiperbolik eğrileri daha önce değişik zamanlarda değerlendirildiği şekliyle bu ödüllerin mevcut değerlerini temsil etmektedir. Bunlar aslında bir ödülün ulaşılabilir olduğu zamanla ödülün boyutu arasındaki dengeyi temsil eden farksızlık eğrileridir (Bölüm 9). Örneğin t zamanında ajan hemen PQ ödülünü almakla t1 zamanında küçük ödülü almak arasında ilgisizdir ve yine hemen PR'yi almakla t2 zamanında daha büyük ödülü almak arasında ilgisizdir. t zamanında A'nın şimdiki değeri B'den büyük olduğundan dolayı A'yı seçme niyetinde olacaktır. Yine de hiperbolik eğriler t* zamanında çakıştıkları için, o zaman bir tercih zıtlığı oluşur ve onun yerine B'yi seçer..:

Pascal'ın Bahsi

Pascal'ın bahsini üssel ve hiperbolik zamansal indirgeme arasındaki ilişkiyi resmetmek için kullanabiliriz. Pascal, arkadaşları arasındaki özgür düşünme kumarbazlarını Tanrı'nın varlığı üstüne bahse girmeleri konusunda ikna etti, çünkü en ufak bir sonsuz şefaat ihtimali, mümkün olan en büyük dünyevi zevkleri telafi edecektir. Pascal'ın savı, bazılarılarıyla gelecek bölümde ilgileneceğimiz birçok karmaşayı içinde barındırır. Burada sadece Pascal'ın bahsetmediği bir soruya dikkat çekmek istiyorum: Sonsuz şefaatin mevcut (indirgenmiş) değeri sonlu bir değere mi yoksa sonsuz bir değere mi sahiptir? Eğer sonluysa kumarbaz ölüm sonrasını beklemektense dünyadaki zevkleri almayı tercih edebilir. [4]

Basitleştirmek adına, ölüm sonrasında her dönemin 1 birimlik yaşanmış fayda sağladığını farz edelim: Kişi bugün itibariyla n yıl içinde öleceğini düşünmektedir ve sonunda gelecek refahı bir k faktörü ile (o < k < ı) üssel olarak indirgemektedir. Eğer Tanrı varsa ve inancına göre ona selamet verirse ölümünün ilk senesindeki selametin mevcut değeri k” birimlik bir faydadır, ikinci senede kn+1 değerindedir ve böyle devam eder. Basit bir cebir konusu olarak, bu sonsuz toplam  sonlu bir toplama kn/(ık) eklenir. Böyle bir varsayımı dikkate alırsak, en azından bu toplam dünyada n senelik hedonistik yaşamın şu anki değerinden daha küçüktür. Bunun aksine, eğer ajan hiperbolik bir indirgemeye maruz kalırsa, sonsuz toplam ı/(n + 1) + ı/(n + 2) + ı/(n + 3)... Belli bir sonlu değerin ötesinde artar, bu da, mevcut değerleri kıyaslarsak herhangi bir dünyevi zevkin sonunda kurtuluşun saadetine yenik düşeceğini gösterir. Bu ikincisi Tanrı'nın var olduğuna dair küçük bir olasılıkla (istediğiniz kadar küçük) artarsa ürün yine de herhangi bir sonlu sayının ötesinde artacaktır.

Fakat farz edin ki Pascal'ın muhatabı düzenli olarak kumar oynama fırsatlarına maruz kalır. Vaktinden önce düşünüldüğünde, kumar yerine kilise ayinine katılmayı tercih eder, çünkü ilki sonsuz bir saadete inanmasını ve sonsuz saadet beklentisini temenni eder. Fakat hiperbolik indirgemede kumar oynama fırsatının yakınlığı tercihte bir geri çevrime neden olur. Sadece bir kere daha kumar oynama ve sonra ayine gitmeye başlamaya niyetlenir. St. Augustine şöyle söyler: ” Bana erdemliliği ve ölçülülüğü verin, ama şimdi değil." Gelecek hafta, aynı akıl yürütme geçerli olacak. Bu nedenle, sonsuz saadetin şu an daha büyük bir değeri olduğunu garanti eden zamansal indirgemenin kendi yapısı da kumarbazı buna ulaşmak için atacağı adımlardan alıkoyar.

İradenin Zayıflığı

Bu örneğin gösterdiği üzere, hiperbolik indirgeme klasik iradenin zayıflığı sorununu örneklendirebilir (WW). Zayıf iradeli (ya da akrates) bir kişi şu özellikleri taşır:

Kişinin X eylemini yapmak için bir nedeni vardır.

Kişinin Y eylemini yapmak için bir nedeni vardır.

Kişinin kendi muhakemesinde X eylemini yapma nedeni Y eylemini yapma nedeninden daha ağır basar.

Kişi Y eylemini yapar.

Özellikle duyguların ajanın daha iyi muhakemesine karşı bir eylemi teşvik etme kapasitesi olduğu düşünülür. Euripides'in oyununda Medea çocuklarını öldürmek üzereyken "aslında, yapmaya niyetlendiğim kötülüğü biliyorum. Fakat onca düşünceden daha kuvvetli olan şey öfkem" der. Oyunun Ovid versiyonunda "bilinmeyen bir dürtü beni isteksizliğime karşı aşağı çekiyor. Şu ya da bu şekilde kışkırtılarak... En iyisini görüyor ve onaylıyorum, ama en kötüsünü takip ediyorum" der.

İradenin zayıflığını nitelendiren dört cümle gibi bu sözler de, ne zaman doğru olacaklarından bahsedilmemeleri bakımından belirsizdir ya da yeterince belirtilmemiştir. Katı bir irade zayıflığı kavramını aşağıdaki şekilde tanımlayalım.

Kişinin X eylemini yapmak için bir sebebi var.

Kişinin Y eylemini yapmak için bir sebebi var.

Kişi eylem adımında X eylemini yapmanın Y eylemini yapmaktan daha ağır bastığına karar vererek Y eylemini yapar.

Bir kişinin sigarayı bırakmaya karar verdiğini ve kendisine sigara teklif edilen bir partiye gittiğini hayal edin. Yapmaması gerektiğini bildiği halde teklifi kabul eder. Diyetteki bir kişi bunun iyi bir fikir olmadığını bildiği halde kendisine yapılan tatlı teklifini kabul eder. Bu iradenin zayıflığı kavramı hakkında imkansız hiçbir şey olmamasına rağmen iki deneysel sorunla karşı karşıya kalır. Muhakemenin eylemden saniyeler önce değiştiğinden ziyade, eylemin ve "daha iyi muhakemenin" aynı anda var olduğunu kabul etmek zor olacaktır. Ayrıca, bildiğim kadarıyla hiçbir kimse Y eylemini yapma arzusunun X eylemini yapma arzusundan daha büyük nedensel etkililik kazandığı bir nedensel mekanizma belirlememiştir.

Bu sorunları aşmak için, ajanın X eylemini yapması gerektiğine karar vermesini ve Y seçiminin farklı zamanlarda olmasını sağlayan geniş bir iradenin zayıflığı kavramı tanımlayabiliriz.

Kişinin X eylemini yapmak için bir sebebi var.

Kişinin Y eylemini yapmak için bir sebebi var.

Kişinin kendi ağırbaşlı ve yansıtıcı yargısında, X eylemini yapmak Y eylemini yapmaktan daha ağır basar.

Kişi Y eylemini yapar.

Sokrates, katı anlamda iradenin zayıflığının mümkün olduğunu reddederdi. Aristo da aynı şeyi iddia etmeye yaklaşmıştı. Eylem anındaki yargısı alkolün etkisinde olan bir kişiyi örnek vererek geniş anlamda iradenin zayıflığını göz önüne aldı. Farz edin ki ofis partisine gidiyor, çok fazla içki içiyor, patronumu kızdırıyor ve eşine şehvetle asılıyorum. O anda bu hareketler yapılması tamamen doğal şeyler gibi durur. Yine de daha önce biri bu şekilde davranabileceğimi iddia etse, benim ağırbaşlı ve yansıtıcı yargıma uymadığından bunu reddederdim. Eğer muhakeme gücümün alkolle yok olduğuna ikna olsaydım alkolden uzak dururdum. Olaydan sonra davranışımdan dolayı içten içe pişman olabilirim.

Şekil 6.4'te gösterilen bu hadise, katı anlamda irade zayıflığı değil, geçici bir tercih zıtlığı durumudur. Böyle değişiklikler yaratan en az üç mekanizma vardır. Biri hiperbolik indirgeme konusunda açıklandığı gibi zamansal yakınlıktır. Diğeri ise ipucuna bağımlılık olayında resmedildiği gibi mekansal yakınlıktır. Örneğin bu mekanizma bağımlılarda görülen nüksetme durumlarını açıklar. Yıllarca bu bağımlılıktan kaçınsalar bile, geleneksel olarak uyuşturucu kullanımıyla ilişkilendirilen çevresel bir ipucu bağımlılığa geri dönüşü tetikleyebilir. Sadece televizyonda uyuşturucu aletleri görmek bile yeterli olabilir. Diyete girme karan gelen tatlı masasının görüntüsüyle zayıflar. Bu durumlarda da her şey düşünüldüğünde ajan seçim anında en çok tercih ettiği kavrama göre seçim yapar. Sonuç olarak, genelde kısa bir yan ömürleri olması nedeniyle tutkular geçici tercih değişikliğine neden olabilirler (Bölüm 8). Bunlar aynı zamanda ajanın uzak geleceğe daha az önem vermesine neden olarak tercih zıtlığına da sebep olabilir.[5]

 

Bu düşünceyi ajanın inançlarındaki zamansal değişiklikleri de içerecek şekilde genişletebiliriz. Bu çok geniş kavramda, iradenin zayıflığı kişinin kendi yanılgısından kaynaklanabilir (ya da arzu giderici düşünme). Bir partinin öncesinde eve güvenle gidebilmek için sadece iki içki içmeye karar veren kişi, üçüncü bir içki arzusunun etkisiyle kendi kendine bunun sürüş yeteneğinde bir değişiklik yapmayacağını söyleyebilir.[6] (Güvenli sürüş için) tercihi değişmeden kalır, fakat güvenle süreceği şartlarla ilgili inancı değişmiştir. Elbette partide iyi vakit geçirmek o kadar önemlidir ki (kesin bir şekilde algılayabileceği) sarhoş araba kullanma riskini yok saydıracağına karar verirse ajan geçici bir tercih değişikliğine gidebilir.

Bibliyografik Not

Primatların gelecek (şu an yaşanmayan) ihtiyaçları planlayabildiklerine dair kanıt için, Bkz. N. Mulcahy ve J. Cali, "Apes save tools for future use,”, Science 312 (2006), 103840. Zamansal indirgeme ve zamanlar arası seçimin diğer yönleri üzerine iki kaynak kitap G.Loewenstein ve J. Elster (eds.), Choice over Time (New York: Russell Sage Foundation, 1992), ve G. Loewenstein, D. Read, ve R. Baumeister (eds.), Time and Decision (New York: Russell Sage Foundation, 2003). Pascal'ın bahsini daha geniş olarak N. Hammond (ed.), Tlıe Cambridge Conıpanion to Pasca'da (Cambridge University Press, 2004) “Pascal and decision theory," de ele alıyorum. Sözde hiperbolik zamansal indirgeme için nörofizyolojik kanıt S. McClure ve diğerleri, "Seperate neural systems evaluate immediate and delayed monetary rewards,” Science 306 (2004), 5037.'dedir. Modern iradenin zayıflığı tartışmaları D. Davidson, Essays on Action and Events'de (Oxford University Press, 1980) "How is weakness of the will possible?” temel alır. L. Hahn (ed.), The Philosophy of Donald Davidson'daki (Chicago: Open Court, 1999) "Davidson on weakness of will and selfdeception”daki düşünceleri üzerine yorum yapıyorum. Gerekçeli inanç oluşumu D. Pears, Motivated Irrationality'de (Oxford University Press, 1984) ele alınmaktadır. İradenin zayıflığı ve tercihin geri çevrilmesi arasındaki bağı daha uzun uzadıya J. Elster ve diğerleri (eds.), Understanding Choice, Explaining Behaviour: Essays in Honour ofOlejorgen Skog'da (Oslo Academic Press, 2006) ele aldım.


 

[1]        Bu kitapta "yüksek oranda zamansal indirgeme" ifadesi gelecek ödüllerin şimdiki zamanda az değeri olduğu anlamına gelmektedir. "yüksek indirgeme

faktörü" ise şu anda fazla değeri olduğu anlamına gelir. Bu görünüşteki ilginç terminolojiyi resmetmek ve motive etmek için, kişinin bugün 2, yarın da 3 birim ödüle kayıtsız olduğunu varsayınız. Gelecek ödül üçte bir oranında indirilir (azaltılır). Zamansal indirgeme (gelecek değerini belirlemek için gelecek ödülle çarpmak durumunda olduğumuz sayı) 3'te 2'dir.

[2]        Patolojik cimriler gibi bazı bireyler şu anki faydadan ziyade geleceğe önem verirler. Onlara göre asla harcama yapmak için doğru vakit değildir.

[3]        Elli yıl önce birçok insan bunun farkında olmadığından bu sonuçları göz ardı edebilirlerdi. Bu olasılık günümüzde daha az olduğundan, bunlara kendi kararlarında daha az önem verme açısından hala bunları göz ardı edebilirler. Seyrek olarak, sonuçlar için "gerekçeli bir bilmezlik" (bir çeşit arzu giderici düşünme) durumunda da olabilirler.

[4]        Hiperbolik indirgemeyi temsil etmenin biraz daha farklı bir alternatif yolu vardır. Bu yol, insanların şimdi ile diğer bütün zamanlar arasında mevcut zamandaki refaha daha sonraki dönemlerdekinden daha çok önem vererek radikal bir aynın yaptıklarına dair sezgisel bir düşünceye dayanır. Buna ek olarak, daha sonraki dönemleri de birbirinden ayrı tutarlar. 3 dönemlik bir örnekte, i döneminde yaşanan refah için ui yazıldığında, mevcut değer ya da indirgenen fayda toplamı u, + b(duı + dıu3) olur. Burada iki indirgeme faktörü söz konusudur. Bugünle kıyaslandığında bütün gelecek fayda ne zaman yaşanmış olursa olsun b faktörü kadar indirgenir. Bununla birlikte, bütün gelecek faydalar da katlanarak d faktörüne kadar indirgenir. Şimdiki zaman, bütün diğerleriyle kıyaslandığında, göze çarpmasını sağlayan içsel bir belirginliğe sahipken bütün sonraki dönemler daha çok optik bir yanılsamaya benzer bir şey ile motive etme gücünü gitgide kaybeder. "Sözde hiperbolik indirgeme" olarak adlandırılan bu şekil hiperbolik indirgeme gerçeğiyle tercihin geri çevrilmesine neden olması bakımından ortaktır. Sonsuz eşit ödüller nehrinin (Pascal'ın bahsi'nde olduğu gibi) şimdiki değerinin sonlu bir toplamı olması bakımından farklıdır. Nörofizyolojide, her ne kadar sadece hiperbolik indirgemeye bir yaklaştırma olarak faydalı olduğu düşünülse de sözde hiperbolik indirgemenin aslında daha kesin bir anlatım olduğuna dair bazı kanıtlar vardır.

[5]        Aslında, hiperbolik zaman tercihlerinden kaynaklanan tercih değişmesi üssel zaman tercihleriyle ilişkili indirgeme faktöründeki değişiklikler tarafından duygusal olarak taklit edilebilirler. Kişilerin art arda üç dönemde sırasıyla (2,5,6) ve (5,4,1) olmak üzere ödüller sunan A ve B seçenekleri arasında bir seçimle karşı karşıya kaldığını farz edin. Bir dönemlik 0.8 indirgeme oranı (ve 0.64 iki dönemik oran) ile iki seçeneğin mevcut değerleri (ilk dönemde değerlendirildiği gibi) sırasıyla 9.84 ve 8.84tür. Bir dönemlik 0.6 indirgeme oranı (ve 0.36 iki dönemlik oran ile ) ile değerler 7.16 ve 7.96'dır. Doğal olarak duygular kişinin geleceğe daha az ilgi göstermesine neden olduğunda, kişi daha iyi uzun vadeli sonuçları olan seçeneği seçmeyi bırakır.

[6]        Aksine, kaza geçirmekten ziyade polis tarafından durdurulmaktan endişe duyarsa üçüncü içkinin kandaki alkol oranının yasal sınırının aşılmasına neden olmayacağına kendini inandırması daha zordur. Gelecek bölümde iddia ettiğim üzere arzu giderici düşünme bile (bazen) gerçeklik sınırlarına maruz kalır.

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült