Bir Gençlik Göstergesi Olarak Oyunculuk

Geoffrey Miller


Çoğu memeli, hayata şirin, oyuncu ve yaratıcı başlar ve zamanla sert, pragmatik ve alışkanlıkların belirlediği bir şekle bürünür. Ashley Montagu ve çok sayıda başka araştırmacı insanların gençlik dönemi oyunculuk yeteneklerinin bazı yönlerinin olgunluk döneminde de korunduğunu gözlemlemiştir. Bu durum “neoten” denilen davranışsal olgunluğun fiziksel olgunluğa göre nispeten yavaşlaması olgusunun başlıca semptomlarından birisidir. İnsanlarda neoteninin geleneksel açıklamasına göre yavaşlayan bilişsel gelişme yararlı öğrenmenin daha uzunca bir döneme yayılmasına müsaade eder. Elbette ki insanın evrimi süresince sosyal öğrenmenin spesifik biçimlerinin olgunluk dönemine kadar uzanmasının makul gerekçeleri vardır. Fakat olgun şempanzelerde görülmeyen, ama insanlarda görülen bir çeşit oyunculuk özelliğinin bu açıdan genelleme düzlemine taşınması için bir neden görmüyorum.

Oyunculuk yeteneği zaman ve enerji açısından oldukça maliyetlidir. Sahiden de, biyologlar uzun bir süreden beri, ne tür olası çıkarların oyunculuk davranışının maliyetlerini dengelediğini, genç hayvanlar açısından bile, anlamaya çalışıyor. Bu konuda birçok hayvanın oyun oynamasının bir egzersiz olduğu yönünde uzlaşı vardır. Güreş, takip ve kaçma oyunları gibi oyunlar hayvanların olgunluk dönemlerinde ihtiyaç duydukları rekabet, yemek ve öldürülmekten sakınma gibi bir dizi çok önemli yeteneklerin geliştirilmesi için çeşitli egzersizlerdir. Ama bu temel yetenekler bir kere geliştirildikten sonra, ne tür olası seçilim baskıları bu oyunculuğun olgunluk döneminde de korunmasına yol açmaktadır?

Bu konuda bir ipucu, insan oyunculuğunun bütün durumlarda yeknesak olmadığıdır. Avcı toplayıcı insanlar yiyecek aramaya çıktıklarında, filmlerdeki komik, oyunculuk gösterileri türünde bir şey yapmazlardı. Sessiz, enerji tasarrufu yaparak yürürlerdi. Ama bir kere bir grup içinde sosyalleşirken, özellikle de hem kadınların, hem erkeklerin bulunduğu sohbetlerde, hoplama, zıplama, atlama gibi şeyler yaparlardı.

Oyuncu, yaratıcı davranışlar gençlik göstergeleri olarak işlev görmüş olabilir. Bunların olgunluk döneminde de varlığım sürdürmesi neoteninin bir yan ürünü değil, daha çok gençlik göstergeleri için doğrudan seksüel seçilim sonucu ortaya çıkmış olabilir. Geniş insan göğüslerinin gençlik göstergesi olarak evrimleşmiş olabileceğini daha önceki bölümlerde görmüştük. Benzer bir akıl yürütme oyunculuk ve yaratıcılık için de geçerli olabilir: Eğer bütün memelilerde oyunculuk Özelliği yaşla azalıyorsa, o zaman bu özellik gençlik, sağlık ve doğurganlığın güvenilir bir işareti olabilir.

Oyunculuk aynı zamanda genel bir uyum yeteneği göstergesidir. Oyunculuğun gerektirdiği zaman ve enerji maliyetleri bile biyologların hayvanların çocukluk dönemlerinde bile neden böylesi bir özelliğin evrimleşmiş olduğunu merak etmeleri için başlı başına bir nedendir.[1] Bu maliyetler yaşlandıkça daha da fazlalaşır. Çocuklar sadece hayatta kalma için rekabet eder, oysa seksüel anlamda olgun bireyler seksüel olarak da rekabet etmek ve çocuklarına bakmak durumundadır. Olgun kişiler söz konusu olduğunda oyunculuğun zaman ve enerji açısından maliyeti çocuklara göre çok daha fazladır. Yaş artıkça da bu maliyetler iyice artar. Ortayaşlılar ve yaşlılar özellikle yeni bir sevgili bulduklarında gençliğin o oyunculuk özelliğini yeniden diriltirler, gerçi onların oyunculuğu gençlerin o parlak fiziksel enerjisini elbette gösteremez. O nedenle, oyunculuk yeteneğinin maliyeti genellikle yaşla birlikte artar ve böylece de oyunculuk gençlik, doğurganlık, enerji ve uyum yeteneği açısından potansiyel olarak güvenilir bir gösterge haline gelir.

Buna rağmen, yaratıcılık bir zihinsel kabiliyettir; oysa oyun yaratıcılığın fiziksel bir dışavurumudur. Saatler boyu sürekli ortada koşuşturma ve oyunculuk yapmanın seksüel seçilim tarafından bir uyum yeteneği göstergesi olarak nasıl öne çıktığını görmek zor değildir. Asıl zor olan yaratıcılığın sessiz biçimlerin nasıl ödüllendirildiğidir. Bunlar ille de bedensel hareketler yoluyla dışa vurulmaz. Daha çok düşük enerji maliyetleriyle genellikle sözel kur yapmada görülür. Yaratıcılık aynı zamanda sanat ve müzikte teşhir edilir ki burada daha mütevazı gösteri maliyeti söz konusudur.

Yine de, yaratıcılığın daha az fiziksel olan biçimlerinin bile enerji göstergeleri olarak görülebileceğine dair ciddi kanıtlar mevcuttur. Fizyolog Dean Keith Simonton yaratıcı başarı ile üretken enerji arasında güçlü bir İlişki olduğunu bulmuştur.[2] Her alandaki usta profesyoneller arasında, olası her durumda epeyce sabit bir başarı olasılığı mevcuttur. Simonton’un verileri mükemmel bestecilerin iyi bestecilerden çok daha mükemmel müzik yapmadıklarını, sadece daha yüksek sayıda toplam müzik eseri ortaya çıkardıklarım göstermektedir. Herhangi bir yaratıcı alanda çok büyük başarılara imza atmış bireyler hemen her zaman aşırı seviyede üretken olanlardır. Hans Eysenck’in ünlü bir psikolog olmasının nedeni birçok makalesinin mükemmel olması değil, yüzden fazla kitap ve bin kadar makale yazmasıydı kİ bunlardan bazıları mükemmeldi. Sadece on makale yazanların bunlardan birisiyle büyük ikramiye kazanmaları ihtimaldi çok daha düşüktür. Aynı şey Picasso için de geçerlidir: Eğer hayatınız boyunca on dört bin tablo yapmışsanız, bir bölümü vasat dahi olsa, bazılarının da epeyce iyi olması kuvvetle muhtemeldir. Simonton’un sonuçlan şaşırtıcıdır. Bu tür bir gerçek sezgilerimize aykırı gibi gelebilir ve de istisnalar elbette mevcuttur. Yine de Simonton’un yaratıcı başarı üzerine verileri bugüne kadar toplanmış olanların en kapsamlısıdır ve araştırdığı her sahada, yaratıcı başarının yaratıcı faaliyete yatırılan enerji, zaman, motivasyonun iyi bir göstergesi olduğu görülmüştür.


[1]        Bekoff & Bycrs (1998).

[2]        Simonton (1988,1993).

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült