Bencillik

Erdal Atabek


Hepimiz bencillikten yakınıyoruz. Herkesin yalnız kendisini düşündüğünü, kendisinden başkası yokmuş gibi hareket ettiğini görüyoruz, bunu eleştiriyoruz. "Bencillik” giderek “benmerkezcilik" biçimini alıyor, yaygınlaşıyor. Buna karşı yaptığımız ise yakınmak ve eleştirmek. Ama bencilliğin neden oluştuğunu, neden yaygınlaştığını düşünmüyoruz.

Ben nedir?

Benlik değeri nedir?

Birey olma nedir?

Bencillik nedir?

Bir çocuk gelişirken ilk olarak “kendini başkalarından ayırt etme“y\ öğrenir. Bu öğrenme "ben bilinci'nln başlangıcıdır.

“Ben bilinci" giderek “benlik değeri"ne ulaşacaktır. Bu, çocuğun kendi değerleri, becerileri, etkileri konularındaki görüşüdür. Kendinin farkında oluşudur. Kendini başkalarında olan özelliklerle birleştiren ve onlardan ayıran nitelikleri fark etmesi demektir.

"Ben bilinci" ve "benlik değeri", çevresinin (anne, baba, aile üyeleri, ilerde öğretmen vb.) kendisine "değer arttırıcı davranışlar“ gösterdiği koşullarda gelişir. Bu gelişme “birey olma"nın önemli altyapısıdır.

"Değer arttırıcı davranışlar, toplumumuzda çok görülen şımartma, pohpohlama, olmayan nitelikleri mal ederek çocuğu abartma değildir. Tam tersine,"değer arttırıcı davranışla/", çocuğu hak ettiği zaman fark ederek değerlendirme, fark edilip değerlendirilecek davranışlara özendirme, yanlışlarını anlatma ve onu düşündürme ile sağlanır.

Çocuk baskı altında, fark edilmeden, küçümsenerek, önem verilmeden büyütülürse olumsuz ben bilinci gelişir, buradan "benlik değersizliği' doğar, “birey olma" koşulları ortadan kalkar.

"Birey olma", kendinin farkında olma, kendi değerini bilme demektir, bu da başkalarının değerini de bilmenin yolunu açar. "Birey olma" aşamasını başarmış kişiler “kendinden başkasına da değer vermeyi öğrenmiş"lerdir. Böylece "empatik yaklaşım" sağlanmış olur.

“Birey olma"nın altyapısında özgürlük ve sorumluluk birlikte bulunur. Sorumluluk vermeden özgürlük verilirse “bencil başıboşluk", özgürlük vermeden sorumluluk verilirse "köleci itaat' doğar.

Bencillik, birey olma yetkinliğini kazanamamış kişiliklerin kendini koruma güdüsüyle güvensizlik arasında sıkışmış bir tutumudur. Böylece, bencil kişi, "her olayı, her insanı, her durumu yalnız kendi çıkarı için değerlendirerek yaşar." Kendisinden başka hiç kimse, hiçbir şey yokmuş gibi davranır.

Acaba "bencil kişiler“ ve "bencillik" toplum tarafından nasıl karşılanıyor, nasıl değerlendiriliyor?

Bizim geleneksel kültürümüz “birey olma"ya olumsuz bakarak kişiyi ancak “bir kurumun üyesi" olduğu zaman değerlendirmiştir. Onun için de toplumumuzda birey olabilenler ya bu durumu bilen bir aile desteğiyle ya da kendi çabalarıyla bunu başarmışlardır. Geleneksel aile kültürümüz de ancak "kendine ait olduğu zaman çocuğa değer verme"ye yatkındır. Toplumun görece değişimi bu duygusal bağlılığı çok değiştirmemiştir.

Ancak geleneksel kültürden çağdaş kültüre geçme de "birey olma" sürecine olumlu bir katkı getirememiştir. Çünkü çağdaş kültür, kapitalist sistem tarafından biçimlendirilmiştir.

Kapitalist sistem ise özellikle son dönemin kapitalizmi "başarılı insan" profilini şöyle çizmektedir: Saldırganlık biçiminde aktif, hep üstün olmaya çalışan, bunu çevresine kabul ettiren, sahip olduğu mal ve para varlıklarıyla üstünlüğünü anlatan, bunu sürdürmek için de hiçbir duyguya yer vermeden hareket eden insan.

Bu insan tipi, kaçınılmaz olarak "bencil, acımasız, çevresini ezici, üstünlüğe koşullanmış, duygularından kaçan" kişiler demektir.

Toplumun yaşama ideolojisinin teslim edildiği sistem işte böyle insanlara yeşil ışık yakmakta, başarı şansını onlara vermektedir.

“Bencillik" olgusunu trafikte görüp de yakınmak, artık yaşlılara yer verilmediğini söyleyip eleştirmek bir önem taşımamaktadır. Toplumlar giderek bu yeni kapitalizmin yeni insan tipini kabul etmeye, onu yetiştirmeye zorlanmaktadır. Sorun kişisel değil toplumsal bir sorundur, boyutları çok geniştir.

Bencilikten yakınıyorsak toplumsal sisteme bakmamız gerekiyor. Kapitalist dünyada dinin yeniden yükselmesinde bu olgunun da önemli bir payı olduğunu neden düşünmüyoruz?

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült