Aşk İnsanı Hasta Eder Mi?

Wolfgang Hars


Pisa Üniversitesi'nin araştırmacıları bu konuyu ele aldılar ve aşk acısının bağımlılık hastalıklarına benzer sendromlara yol açtığını buldular.

Aşık olan insan, sinyalleri sinir hücreleri arasında taşıyan bir ileti maddesi ve bir çeşit şanslı kurye olan serotonin salgılar. Serotonin samimiyeti, güvenilirliği, güveni yükseltir, duygusal sarhoşluklar yaratır, libidoyu harekete geçirir, seks arzusunu uyandırır ve orgazmı kolaylaştırır. Serotonin'den oluşan hammaddenin adı Triptofan'dır. Triptofan, insanların kendi kendine üretemediği bir amino asittir. Gıdayla alınması gerekir. Serotonin ya da triptofan içeren gıdalar vardır. Muz, ananas, çilek ya da ahududu gibi meyveler bu gıdalardan bazılarıdır. Çikolatayla da serotonin üretimi harekete geçirilir. Bu, tipik bir stres durumunda kendini yemeğe verme sonucunda genellikle daha iyi hissetmenin bir açıklamasıdır.

İnsan vücudunda yaklaşık on miligram serotonin mevcuttur. Bu değer düşünce, kişinin ruh hali bozulmaktadır. Sürekli serotonin eksikliği hastalığa yol açabilir. Bu kişiler, sürekli aynı durumu tekrar etmelerine sebep olan korku durumlarından ötürü acı çekerler. Örneğin mikroplardan korkmak, kişiyi sürekli elini yıkama zorunluluğuna sevk eder. Teşhisin adı Saplantı* Nevrozu'dur.

İtalyanlar, mutsuz aşıklarla saplantılı nevrozluların serotonin değerlerini karşılaştırdılar. Şaşırtıcı sonuç: Değerler birbirine çok benziyordu iki grup da serotonin eksikliğinden mustaripti. Saplantılı nevrozlular ve mutsuz aşıklar, saatlerce bir durum ya da bir insanla düşünsel olarak meşgul olabilirler. Her ikisinin de psikolojik dengeleri bozulabilir.. Mutsuz aşıklar biraz çılgın gibi davranırlar. Biyokimyasal açıdan bakıldığında onlar hastadırlar.

* Saplantı: İstenmeyen, bunaltıcı olan ve bastırmaya, unutmaya yönelik çabalara rağmen istemsizce ve tekrar tekrar bilinç düzeyine sızarak kendini gösteren inatçı bir düşünce, dürtü veya imaj. Kişi, bunları aşırı, rahatsız edici, kendine yabancı şeyler olarak hisseder. Bir şarkının sözleri ya da anlamsız ifadeler gibi iyi huylu olanların tersine, patolojik saplantılar usdışı bir niteliğe sahiptir ve kişinin iş veya toplumsal yaşamını engelleyecek ölçüde bilince ve davranışa egemen olabilir. Kaygıyı dindirmeye yönelik olarak bu saplantılara zorlanmalı davranışlar eşlik edebilir. Tipik saplantılar arasında kirlenme, başkalarına zarar verme veya başkalarını öldürme korkuları sayılabilir. (Ed. n.)

En kötü durumda, bu durum bir yıla yakın sürer. Serotin eksikliği, beyin için bir çeşit stres durumudur. Ancak bir süre sonra değer tekrar dengesini bulur. Paralel olarak çıldırmış aşıkta da duygu azalması görülür. 

Eğer insan sürekli aşık olabilseydi, sürekli sarhoş olan biri kadar boş bir hayat sürerdi. Araştırmacılar, aşk sallantısının en fazla üç yıl sürebileceğini, daha sonra hormonların önüne bir sürgü çektiğini söylemekteler.

Güvenilir bilimsel bir fikre göre aşk, beyni taşkına uğratan ve duygusal merkezlerine akın eden, doğal Amfetamin'ler tarafından uyandırılmaktadır.

Ancak bir zaman sonra beyin bu sabit yüksek gerilimi koruyamaz hale gelir. Sinir uçları ya bağışıklık kazanır ya da körelir ve yoğun duygular diner. Genelde bu coşku iki, üç yıl sürer.

Bu geçici çılgınlıktan sonra aşık bir çiftin kafasında bir değişim gerçekleşiyor: Beyinleri kendilerini senkronize eder birbirlerinin içine geçer ve" birbirlerini düzenlerler, hem duygusal hem bedensel olarak.

Uçup giden uyarıyla heyecanlanma durgunlaştığında, beyin başka kimyasal maddeleri, bedeni dinlendiren, doğal morfin benzeri maddeleri, endorfinleri boşaltıyor.

Endorfinler beynin organizasyon yollarını taşırdığında, aşkın ikinci evresini sempatiyi haber verir. Derin bir bağlılığın ön koşulu ise bir önceki aşkın yol açtığı yıkımın sonudur.

Aşk insanın duygusal ve bedensel dengesinde önemli bir rol oynadığı için, beyin öyle programlanır ki, yalnızlık acı verir. İnsan daha çok büyük beyin kabuğu hangi uyarıların hassas sinir demetini uyardığını öğrenir ve şu sonucu her zaman arar: Sevilen kişinin bedensel yakınlığı ya da en azından sık sık telefonda duyulan sesi. Nucleus accumbens, kendini korumak adına bu aralıksız mükafat stresine karşılık verir ve ileti maddelerinin yerlerini, sayılarını yavaş yavaş azaltır. Böylelikle bu sallantı azalır, ne kadar uzun ya da sık olacağı aşıklara göre değişir.

Tarihsel anlamı: Erkeklerin ve kadınların, yeterince uzun bir zaman cinsel ilişki yaşamak ve üremek için, birbirlerine gönüllerinin akması gerekiyor.iz?

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült