Ahlaki Tehlike

M. Scott Peck


Kötü insanlar sıklıkla başkalarını kötü olarak nitelendirirler. Kendi kusurlarını kabullenmedikleri için her zaman başkalarını suçlarlar. Hatta, kendilerini haklı çıkarmak için başkalarını yok etmeye kalkışabilirler. Buna pek çok kere tanık olduk: Azizlerin şehit edilmesi, Engizisyon Mahkemeleri, Yahudi Katliamı, MyLai! Başka insanları yargılarken sık sık kendimiz kötülük yapıyoruz.

Kötülük ahlaki bir yargıdır. Ben kötülüğün bilimsel bir yargı da olabileceğini iddia ediyorum. Ama bilimsel bir açıdan yargılamak ahlaki değerlerden ayrı tutacağımız anlamına gelmez. Kötülük kelimesi eleştiri taşır. Sadece düşüncemizin ya da standart bilimsel bir testin sonucu da olsa birine kötü dediğimizde onu yargılıyoruz. Bunu yapmaktan kaçınmalı mıyız? Bilim zaten tehlikeli. Ahlaki yargılar da tehlikeli. Bu ikisini nasıl bir araya getirmeliyiz?

Ancak konuya derinlemesine bakacak olursak ahlaki yargılardan kaçınmanın hem imkansız hem de yanlış olduğunu görürüz. Sosyal ilişkilerimizi devam ettirmek adına birbirimizin kötülüklerini görmezden gelip ‘Sen iyi birisin, ben iyi biriyim’ mi demeliyiz? Hitler iyi biri miydi? Teğmen Calley? Jim Jones? Alman toplama kamplarında Yahudilere yapılan tıbbi testler iyi miydi? CIA tarafından yürütülen LSD deneyleri iyi miydi?

Günlük hayata da bakalım. Eğer birini işe alacaksam gelen ilk kişiyi mi almalıyım, yoksa birden çok adayla görüşüp aralarından seçim mi yapmalıyım? Eğer yalan söyleyen, hırsızlık yapan oğlumu eleştirmezsem nasıl bir baba olurum? İntihar etmeyi planlayan bir arkadaşıma ya da eroin satan bir hastama ne demeliyim? ‘Sen iyi birisin’ mi? Sempati, tahammül ve hoşgörünün de bir sınırı olmalı.

“Ahlaki” yargılarımız olmadan “ahlaklı” yaşayamayız. Beni görmeye gelen hastalar doğru yargılarım için para öderler. Bir avukata danıştığımda doğru önerileri için para öderim. Beş bin doları ailece geçirilecek bir tatile mi harcarız yoksa çocuklarımızın eğitimi için tasarruf mu ederiz? Gelir vergimde sahtekarlık yapar mıyım, yapmaz mıyım? Hepimiz günlük hayatta çeşitli kararlar veririz ve bu kararlarda ahlaki yargılar da vardır. Ahlaki yargılardan kaçamayız.

Ahlaki yargılar, içinde kötülük potansiyeli taşırlar. Dolayısıyla, başkalarını yargılamadan önce kendimizi yargılamalıyız.

Kötü insanlar bunu yapmayı başaramazlar. Kendilerini eleştirmekten her zaman kaçınırlar.

Ne amaçla yargıladığımız da önemlidir. Eğer iyileştirmek içinse güzel. Ama kendimizi daha iyi hissetmek ya da gurur için yapıyorsak yanlış.

Mesele yargılamak ya da yargılamamak değildir; mesele ne zaman ve nasıl yargılayacağımızdır.

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült