Taocu Meseller 4

Chuang Tzu


Parmaksız İle Konfüçyüs

Lu kentinde, Parmaksız Shu Shan derler, ayak parmakları kesilmiş biri yaşardı. Bir gün topallaya topallaya Konfüçyüs'ü24 ziyarete gitti. Konfüçyüs azarladı: "Kendi suçunuzla felakete düşmüşsünüz. Artık bundan sonra bana gelmenizin ne yararı var?" Parmaksız dedi ki: "Ben kendimi bilmezlik ettim, hataya düştüm, bu yüzden ayaklarımı yitirdim. Ama şimdi buraya geldimse, bu, ayaklarımdan da değerli bir şeyim var da, onu yetkinleştireyim diyedir. Şu dünyada kimse yok ki, Gök, üstüne gerilmeyi, Yer, altına serilmeyi reddetsin. Ben sandım ki siz de Gök ve Yer gibisiniz. Sizin şu olduğunuz gibi olduğunuzu nereden bileydim, Usta?" Konfüçyüs, "Kabalık ettim, bağışlayın," dedi, "içeri buyurmaz mısınız? Bildiğim ne kadarsa, size de öğreteyim." Ama Parmaksız yürüdü gitti. Konfüçyüs öğrencilerine dedi ki: "Bu adamı örnek alın. Kötülük etmiş, ayaklarım kesmişler, yine de öğrenip eskiden işlediği hataları düzeltmeye çaba gösteriyor. Ya erdemine toz konmamış kişilerin çok daha büyük çaba göstermesi gerekmez mi?" Parmaksız ise Lao Dan'a25 gidip olup biteni anlattı.

24* Asıl metinde: "Zhong M", Konfüçyüs'ün diğer bir adı. 25* Tao Te Ching 'in yazarı Lao Tse 'nın diğer adı.

"Bu Qiu26 adam olmaz," dedi. "Nedir o öğrencilerinin önünde yaptığı o asalet ve nezaket gösterileri? Çok akıllı, çok kurnaz biri olarak şöhret yapmaya çalışıyor. Bilmez mi ki, gerçekten kutlu kişi bunu ayakbağı olarak görür?" Lao Dan, "Ama sen, yaşamla ölümün aynı çizgi üzerinde olduğunu, olanaklı ile olanaksızın birbiriyle bağını gösterip onu bu ayakbağından kurtaramaz miydin?" dedi. Parmaksız yanıt verdi: "Gök'ün cezasıdır bu. Kimse kurtaramaz onu bundan."27

Çirkin Bedende Eksiksiz Doğa

Lu Beyi Ai, Konfüçyüs'e dedi ki: "We ülkesinde adına Kambur Çalık derler çok çirkin bir adam vardı. Çevresindekiler onu öylesine severdi ki, hiç ayrılamazlardı. Bir düzineden fazla cariyesi vardı da,-yine de onu gören genç kızlar analarına, 'Başka birinin nikâhlı karısı olacağıma onun cariyesi olayım daha iyi,' derlerdi. Oysa değerli bir yanı olduğunu bugüne dek ne gören olmuştu, ne de duyan. Herkesle barışık yaşayıp gidiyordu, hepsi bu kadar. Bey değil ki, birini ölümden kurtarsın. Zengin değil ki, birinin karnını doyursun. Yine de erkek kadın herkes onun çevresinde olmak istiyorlardı.

26* Qiu (Çyu) Konfüçyüs'ün öz adıdır. Tam adı Kong Qiu Zi. 27* Parmaksız da Konfüçyüs'ün hatasını işliyor! Bk.: "Xuyu ile yolculuk"

Her halde olağanüstü bir yanı vardır diye düşünüp huzuruma çağırttım. Ben de baktım, gerçekten korkunç derecede çirkindi. Bir ay kadar yanımda kaldı, o kadar çirkin görünmez oldu gözüme. Bir yıl geçmedi, güven duymaya başladım ona. Baş vezirim yoktu o sırada. Başvezirlik görevini önerdim. Kararsız ve isteksizdi; öyle ki, önerimden utandım. Yine de ısrar edip razı ettim onu devleti yönetmeye. Ama çok geçmedi, bırakıp gitti beni. Sevdiğim biri ölmüş gibi üzüldüm. Ülkeme bakıp da mutluluğumu paylaşacak kimsem yok gibi geldi. Nasıl insandı bu?" Konfüçyüs dedi ki: "Bir gün yolumun üstüne yavrularını emzirdiği sırada ölmüş bir dişi domuz çıkmıştı. Yavrular henüz emmeye devam ediyorlardı analarının memelerini. Bir süre sonra analarına baktılar gözlerini kırpıştırarak: Anaları onlara bakmıyordu artık. Yabancılaşmıştı onlara. Bunun üzerine onu öylece bırakıp gittiler. Analarında sevip bağlandıkları şey, onun bedeni değil, o bedene can veren, onu yaşatan şeydi. Bu yüzdendir ki Kambur Çalık konuşmasa da herkes inanır ona. Hiç bir şey yapmasa da herkes sever onu. Bu yüzdendir ki, beyler ülkelerini teslim ederler ona da, tek kaygıları, ya görevi reddederse korkusu olur. Demek onun doğası tammış ve yüreği dış görünüşüne yansımıyormuş." "Doğası tam ne demek?" diye sordu Ai Bey. Konfüçyüs yanıtladı: "Doğmak ile ölmek, yaşam ile ölüm, yengi ile yenilgi, fakirlik ile zenginlik, şan ve şeref ile utanç ve şerefsizlik, ödül ile ceza, sıcak ile soğuk Gök'ün çarkının dönüşüne göre olayları akışı içinde durmadan yer değiştirirler. Bu yüzden bunlara kafa yorup iç huzurunu bozmaya değmez. Ruhun mekânına bunların girmesine izin vermemek gerek. Her kim ki yüreğinde bu uyumu tüm ömrü için peşinen duyumsamayı başarır da mutluluğunu hiç yitirmezse, her kim ki, gece olsun gün olsun, dünyaya hep bu bahar yumuşaklığı ile yönelir ve zamanın akışına göre yüreğinde oluşanları da aynı yumuşaklıkla kabul ederse, işte onun doğası tam demektir." "Ya yüreği dış görünüşe yansımıyor ne demek?" Konfuçyüs dedi ki: "Hiç bir şey huzur ve sükûnu durgun su kadar iyi dile getiremez. Onu örnek almak gerek. Her kim ki içindekini içinde tutar, onu dışa taşımazsa, onun doğası iç uyumunu kurmaya yetenekli olur. Yüreği dış görünüşüne yansımayan kişi, Doğa'sıyla bozulmaz bir uyum içinde kalır."

Xuyu Ile Yolculuk

Yier Zi28 bir gün Xuyu'ye gitti. Xuyu sordu:

28* Yier Zi (Yi-ıj Dzı): Kırlangıç Bey. Tarihte tanınan biri değil. Öyküden, Hakan Yao'nun yanında eğittiği, politik sorumluluk taşıyan genç bir bey olduğu anlaşılıyor.

"Hakan Yao'dan ne öğrendin?" Yier Zi yanıt verdi: "Kutlu Yao bana dedi ki, 'Önce kendin iyi ve adil olmalısın; ancak o zaman başkalarında haldi ile haksızı ayırt edebilirsin.'" Xuyu, "Ne ararsın benim dergâhımda öyleyse!" dedi. "Tao iyilik ve adaletle alnını dağlamış senin. Haklı ve haksızla burnunu kesmiş. Bu halinle sen artık nasıl olur da hedefsiz huzurun, doğal özgürlüğün, sonsuz dönüşümün yolunda yolculuk edebilirsin?" Yier Zi, "Usta," dedi, "hiç değilse destur verin de, çitin dışından seyredeyim bahçenizi". "Olmaz öyle şey!" dedi Xuyu. "Gözüne perde inen kişi, kaş, göz, yüz güzelliğinden ne anlar? Kör olana giysinin yeşili, sarısı ne fark eder?" Yier Zi dedi ki: "Sizin dökümhanenizde Wuzhang güzelliğinden, Güliang gücünden, San Hakan bilgeliğinden vazgeçmedi mi?29 Kim bilir, ola ki gün gelir, Varlıkları Olduran30 benim de sakatlıklarımı sağaltır, yaralarımı onarır, ve ben de eksiklerimden kurtulup ustamı izleyebilir hale gelirim?" "Ha bu doğru işte, hiç belli olmaz!" dedi Xuyu. "Öyleyse yolun başlangıcını göstereyim sana:

29* Wuzhang ve Güliang 'in adlarına başka yerde rastlanmıyor. Öyküleri kaybolmuş olsa gerek. 30* "Varlıkları Olduran ", Tao 'dur. Ortodoks "Yaratan " (halik) kavramından farkı için bk. Tao ve Yaratan üzerine".

ustam ey ustam sen ki bin bir türe adalet dağıtansın adil değilsin yetmiş iki millete rahmet yağdıransın rahman değilsin en eskilerden eskisin kadîm değilsin göğü geren yeri seren varlıklara biçim veren ki sensin . halik değilsin

 

 

 

 

 

 
Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

Hikaye

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült