Hikaye

 

 

Hayvanların Dili

Afrika Masalı


Bir zamanlar hayvanların dilini anlayan bir adam yaşardı. Hayvanların birbirleriyle konuştuğu her şeyi anlayabiliyordu. Ama bunu kimseye anlatamazdı. Eğen anlatırsa o anda öleceğini biliyordu.

Adamın bir eşeğinden başka bir de öküzü vardı. Eşek sadece efendisini oradan oraya taşırken, öküz her allahın günü sabanı çekerdi. Akşamlan o kadar yorgun olurdu ki, yemek bile yiyecek hali kalmazdı. Ahıra girer girmez hemen yatar uyurdu.

Bir gün öküz eşeğe dert yandı:

“Senin durumun iyi. Çalışmak ne demek biliyor musun ki?”

“Tabii,” dedi eşek “Ama bak,dinle beni. Yarın kahya seni toprağı sürmek için almaya geldiğinde yere yat ve hiç kımıldama. Sana vursa bile sakın ayağa kalkma.”

Eşeğin bu sözlerini duyan çiftçi güldü. Ertesi sabah kahya boşu boşuna öküzü ahırdan çıkarmaya çabalarken çiftçi geldi:

“Öküzü bırak. Yeterince çok çalıştı zaten. Bugün eşeği al.”

Bütün gün eşek sürdü toprağı. Akşam eve döndüğünde bütün gücü tükenmişti. Buna karşın öküz bir güzel dinlenmişti ve neşeyle karşıladı eşeği.

“Bana iyi akıl verdin kardeşim, gerçekten mükemmeldi. Bütün gün bir şey yapmadım, sadece yedim ve uyudum. Yarın da ahırda kalacağım.”

Ertesi gün tekrar tarlada çalışmak düşüncesinden ödü koptu eşeğin.

“Biliyor musun senin yerinde olsam yarın çalışmaya giderdim. Eğer yarın da sabanı çekmezsen, seni keseceklerini duydum.”

“Haber verdiğin için sağ ol kardeş” dedi budala öküz. “Yaşamak ve çalışmak, böyle acıklı bir sondan daha iyidir. Yarın tarlaya giderim.”

Konuşmayı dinleyen çiftçi kahkahalarla güldü. Karısı gördü onu.

“Neden gülüyorsun sen böyle?” diye sordu.

“Bunu sana söyleyemem. Sonum olur bu.”

“Ah, demek benden bir sır saklıyorsun öyle mi? Bunu hak edecek ne yaptım?” diye söylendi kadın kızgınlıkla. Kocasını bunaltana kadar, gece gündüz sürekli kızdı söylendi kadın.

“Böyle yaşamaktansa ölmek daha iyidir” dedi çiftçi kendi kendine. Sonra karısına dedi ki:

“Annemle babamı ziyarete gidiyorum. Döndüğümde sana neden güldüğümü söyleyeceğim. Sonra da öleceğim.”

“Nihayet sırrını öğreneceğim” diye sevindi kadın. Merakı o kadar büyüktü ki, kocasının öleceğini hiç umursamıyordu.

Gece geç vakit eve döndü çiftçi. Avluda köpekle horozun konuşmalarını duydu.

“Bugün sahibimiz ölecek” dedi köpek üzüntüyle.

“Neden?” diye sordu horoz hayretle.

“Karısı onun bir sırrını açıklamasını istiyor” dedi köpek. “Ama bunu yaparsa ölecek.”

“O zaman söylemesin” dedi horoz.

“Sırrını söyleyeceğine söz vermiş” diye sızlandı köpek.

“Şu bizim çiftçi de amma aptal kafalı” dedi horoz başını sallaya sallaya. “Kadınlara nasıl davranılacağını hiç bilmiyor. Benim elli karım var. Hiçbirisi sözümden dışarı çıkmaz. Ona bir tanesi bile itaat etmiyor.”

“Çiftçinin yerinde olsan ne yapardın?” diye sordu köpek.

“Şöyle sağlam bir sopa alır ve kadını öyle bir pataklardım ki, ömrünün sonuna kadar bir daha benden sır öğrenmeye hevesi kalmazdı.” dedi akıllı horoz.

Her şeyi duyan çiftçi kendi kendine düşündü:

“Horoz haklı. Ben gerçekten de aptalın tekiyim.”

Sonra sağlam düzgün bir sopa alıp karısını esaslı bir şekilde dövmeye başladı.

“Neden vuruyorsun bana?” dedi kadın çığlık çığlığa.

“Çünkü sırrım hayatımdan daha önemli senin için.”

“Lütfen dur artık” diye yalvardı kadın. “Hiç bir şey öğrenmek istemiyorum. Yeter vurma artık!”

Çiftçi kadına vurmayı bıraktı. O günden sonra birlikte huzur içinde yaşadılar.

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült