Güncel

 

 

Yaşam Sevinci Ve Adalet

Ayşenur Yazıcı


Tarihin en borçlu dönemini yaşıyoruz. IMF borcu bitti diye zil takıp oynayanların kağıdın arka yüzündekileri okumamaları sahte bir yaşam sevinci yaratmaktan öte gitmiyor ama bunu halka anlatmazsan nasıl bilecek? Hayat akıp giderken gelen zamlarla sıkıntısı derinleşen vatandaştan nereye kadar bu açık gizlenecek ki? Benzinin litresini 50 TL yapsan, emlak vergisi gibi nefes alma vergisi koysan, köprüleri şeyhe satsan da ödemeye ömür yetmez. 2002’de yaklaşık 130 milyar olan dış borç rakamı, 2012’de 337 milyar dolara çıkmış. Kazandığı yetmiyor ve kafes daralıyor, insanlar mutsuz ve yaşa sevinci gitgide düşüyor…

Kendimize yol biçebiliriz ama başkalarına yol biçmek kimsenin haddi değildir. Her insan kendi aklı yettiğince, düşe kalka, kendi günahlarının bedelini kendi öder, sevabı kendi defterine yazılır. Ona yol biçmek kimsenin haddi değildir.

Ademoğluna ışık tutabilirsiniz, farkındalık yaratabilir, bilmediklerini gösterebilirsiniz ama dümenini tutup patikasını değiştiremezsiniz. İnsan, bilincini yaşadıklarıyla zaman içinde olgunlaştırarak oluşturur “bilinç” çağ atlamaz.

Çağ, bizzat yaşanılarak bilince bilgi olarak kaydedilir buna da deneyim veya “olgunlaşma” deriz. Bir Afrika kabilesine bir günde medeniyeti getirdiğinizde, sindiremediği gibi alt bilgisi olgunlaşmadığından medeniyetten nefret bile edebilir.

Toplumlar yüzlerce yılda yaşadıklarını hafızasına ders olarak kaydeder, bu birikimle bireyler idrakini bir basamak yukarıdan kendi oluşturur. Eğer onlara çağ atlatırsanız (!) bilgi ve birikim olmadan ulaştırdığınız o basamakta kimliği tutunamaz, eksik kalır, çiğ kalır…

Hamız, pişeceğiz…

Yaşamak, biyolojik olarak nefes almak değil ki! Biyolojik olarak var olmanın ötesinde yaşamak, sosyalleşmek, kültüre katılmak, itiraz etmek yahut onaylamak, bir karakteri, idrak seviyesi, bir seçim hakkı olmak, üretmek, mutlu olmak bir “sesi” olmak demektir

Alt yapısı oluşmadan, birikimi olmadan üç basamak öteden yaşama devam etmek yaşam sevincinin şiddetini artırır mı?

Hayır.

Yaşam sevinci ve refah adil olan düzende çoğalır. Herkese aynı işleyen bir hukuk insanca yaşamanın ana damarıdır.

Norveç’te yaşayan bir çiftçinin sabah uyandığında midesine kramplar girmez. Çünkü hayvanlarını otlattığı yerlere imar izni verilmesi onun da fikrine bağlıdır. Amerika’da etin kilosu 5 dolar, Avrupa’da 2,5 Avro'dur. Tarım politikaları asgari ücretli bile olsanız insanca beslenmenize engel olmaz.

Hollanda’da kişi seçimlerinden dolayı varlığından utanç duyarak yaşamaya mahkûm edilmez. Başkalarının yargıları yüzünden başı önde yürümez. Almanya’da küçük bir belediyede işçi olarak çalışan bir baba, ailesini Türkiye’ye sahillere tatile götürebilecek maddi refaha sahiptir.

İtalya’da lise çıkışınıza uygun istediğiniz üniversiteye, zeka kapasitenizi onlarca sınavla kanıtlamak zorunda kalmadan kaydınızı yapabilirsiniz.

İngiltere’de bira içmeniz kendi iradenize bırakılmıştır. Sonrasında araçla trafiğe çıkar yahut birilerini hırpalarsanız adalet çanınıza ot tıkar! Bu yüzden alkol alanlarüç beş densiz her zaman çıkarbu kurallardan ölesiye korkar.

Belçika’da parlamenterler bisiklet yahut metroyla da giderler. Yüzlerce koruma çemberinde yahut şehrin trafiğini kendine yontarak, felç etmezler. “Birileri her an bana kastedebilir” korkuları nedense yoktur.

Fransa’da sıkıysa birine tecavüz edin! Yasalar yıllarca sürmez ve adalet ananızdan emdiğinizi burnunuzdan getirir. Bir daha değil yeltenmek, yaşadığı şehir dar olur suçluya…

Yaşam sevinci, birbirimize bulaştırabileceğimiz en hayırlı ruh halidir. Çoğaltır, yayarız. Adaletin eşit işlemediği bir yerde yaşam sevinci barınamaz. En tehlikeli enerji, toplumun birbirine mutsuzluk bulaştırmaya başladığı çağdır.

Bir ülkede sadece dizilerde mutlu ve refah içinde insanların yaşadığını izlemek 70 yaşındaki birine pamuk prenses masalını okumaktan öte iz bırakmıyor.

Pencereyi açıp, avaz avaz bağırıyor insanlar:

“Ormana giden avcı, geri dön! Kalbini çıkarıp üvey anneye götürmen emredilen kız masum! Bunca insan acı çekmeden mutlu sonu yazmak için, hikayenin taa başından kötü kalpli kadını masaldan çıkar.

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült