Güncel

 

 

Voltaire’i Okuyor Musunuz?

Salah Birsel


Arada bir, Atatürk’ün yaptığı işlerin baltalandığını söyleyenler çıkıyor.

İlk bakışta, devrimleri daha genişletmek, ulusça kalkınmayı bütün kuruluşların köklerine indirmek isteğini muştulayan bu türlü eleştiriler, gerçekte, devrimleri öğütememiş insanların işidir.

Özgür düşüncenin, baskısız eleştirinin yerleşmesi için çalışılan bir memlekette, elbet, devrimler üzerinde de açıkça, pervasızca, korkusuzca konuşulacak, tartışılacak, ileri geri sözler edilecek.

Buna hiçbir diyeceğim yok.

Ama, devrimlere dil uzatanlar, bunu, işleri daha bir yoluna koymak uğrunda yapıyorlarsa, onlara, Türkiye’de yoluna koyulmamış işlerin daha çok olduğunu duyurmak isterim.

Hem, bu hiç el sürülmemiş işler, ötekilerden çok ilgi bekliyor.

Bence bu durum, biraz da, bize düşen ödevin ne olduğunu iyice kestirememekten doğmaktadır.

Şu yeryüzünde herkesin süreceği bir tarla vardır.

Herkes, kendi tarlasının girdisi çıktısıyla uğraşsa, işlerin çoğu düzelir. Gelgeldim, bizler, başkalarının tarlalarına burnumuzu sokmayı, kendi toprağımızı ekip biçmekten yeğ tutuyoruz.

Bu belki de, çalışmaya, çalışma kadar düşünmeye alışmamış olmamızın bir sonucu.

Voltaire’i dinlerseniz, yaşamanın acılarına karşı koymanın tek yolu çalışmaktır.

Çalışmak, yaşama gücünü artırmıyor sadece; insanı bilgeliğe, dünya işleri karşısında daha anlayışlı, daha hoşgörülü olmaya iteliyor.

Atatürk devrimlerini eleştirenlerin eğilimlerinde, ucuz bir bilgeliğin, ucuz bir yiğitliğin belirtileri de yok değil. Bu baylar, kimleri inandırdıklarını bilmiyorum, herhangi bir şeyi eleştirmekle, o şeyi ortaya çıkarmış olan kişiden daha önemli sayılabileceklerini ummaktadırlar.

Bu konuda, bizim de yersiz bir tutumumuzdan söz açılabilir. Biz, çokluk, eleştiren kişinin kötü niyetli ya da bozguncu olabileceğini hesaba katmıyoruz. Biri bir şeyi kötüledi mi, o şeyin kötülüğüne hemencecik inanıveriyor da “Ya, bak ben bilmiyordum, bunca yıl saygı duyduğumuz bu anıt, meğer alaşağı edilmeğe değermiş” deyip çıkıveriyoruz.

Oysa, bu türlü aşağılamaların çıkış noktasına doğru yapılacak bir yolculuk, insana çok değişik sonuçlar sağlayabilir.

Voltaire’in bir sözü daha var:

“Avrupa’nın, Amerika’dan çok daha üstün oluşu, Avrupalıların çenelerinde sakal taşımaları değildir.”

Anlaşılıyor ki, Voltaire’i okumak, devrimlere saldıranlar, ya da başka işler çevirenler karşısında bizi uyanık olmaya, düşüncelerin kaynaklarına çıkmaya götürecektir.

Ama, bugünkü günde, kanımca, kimse artık Voltaire’i okumuyor.

 

 

 

 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült