Güncel

 

 

Vesile Edinme Ve İslam’ın Yozlaştırılması

Yaşar Nuri Öztürk


Vesile, bir gayeye ulaşmada araç olarak kullanılan ve bu yolda kendisinden yarar beklenen şey veya kişidir. Kısaca araç demektir.

Kur'an, vesile sözcüğünü iki yerde kullanır. Ne ilginçtir ki bunlardan biri vesile edinmenin yararını, diğeri ise yanlış vesile edinmenin zararını göstermektedir. Bu ikincisiyle gösterilmiştir ki, vesile edinme adı altında şirk sergilenebilecektir.

Vesilenin yararına dikkat çeken ayette şöyle deniyor: "Ey iman edenler, Allah'ın iradesine ters düşmekten sakının; O'na varmaya vesile arayın. O'nun yolunda gayret gösterin ki kurtuluşa erebilesiniz." (Maide, 35)

Vesilenin şirk aracı yapılmasına dikkat çeken ve vesilenin Kur'an'a uygun olması gereken yapısını gösteren ayet, kendinden önceki ayetle bir bütün oluşturuyor. O iki ayet şu mealdedir: "O'nun berisinden bel bağladıklarınızı çağırın; onlar, başınızdaki zorluk ve sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler. O yakarıp durduklarının bizzat kendileri, en çok yakınlık kazanmışları da dahil, rablerine varmaya vesile ararlar; O'nun rahmetini umarlar, O'nun azabından korkarlar. Çünkü rabbinin azabı gerçekten korkulasıdır." (İsra, 5657)

Şu halde, Allah, kendisine yaraşır insan olmak için birtakım vesileler edinmemizi istiyor ama bunu bizim serbest seçimimize bırakmıyor; vesilelerin yapısı, kim veya ne olacağı konusunda temel ölçüyü getiriyor.

Temel ölçü şudur: Vesile şirk aracı olmayacak. Kur'an'ın kaygısı açıktır: Vesile edinme, temel düşman ve bela olan şirke araç yapılabilir, bunun önlenmesi gerekiyor.

Unutulmasın ki şirk, esası bakımından vesile kavram ve kurumunun saptırılmasından oluşmuş bir illettir. Şirk, yanlış vesilelerden yardım ve yarar beklemenin kurumudur. Tevhit ise, Allah'a varışın, olması gereken hayır ve yarar getiren vesilelerin dinidir. Kur'an, dinde temel unsurlardan biri olan vesilenin düşman kurum olan şirk ölçüleriyle belirlenmesini önlemek ve bu unsuru tevhit çerçevesinde tutmak istiyor. Ölçüyü de gayet açık bir biçimde veriyor: Vesile, tevhidin Allah’ına kulluk aracı olacak, şirkin yedek ilahlarına kudret ve itibar sağlama aracı değil...

Kur'an, tevhit ruhuna uygun vesileleri göstermiştir: Bunlar, biri kişi, diğerleri kavram olmak üzere altı tanedir: 1. Peygamber, 2. Kitap (vahiy), 3. İlim, 4. İşletilen akıl, 5. İman, 6. Amel (ibadetler).

Vesile, iman ve ibadetler alanında tevkifidir. Yani vahyin açıkça gösterdiklerinin dışına çıkarılamaz, örnekleme yoluyla çoğaltılamaz. Çünkü iman ve ibadet alanı içtihadi olmadığından bu alanda örnekleme, kıyasa gitme yasaklanmıştır. Muamelat denen hukuk alanına gelince, bu alan tevkifi değil, içtihadi olduğundan burada vesile sayılı ve sınırlı değildir. Bu alanda vesile edilirken örnekleme yapılabilir, kıyasa gidilebilir. Başka bir deyişle, makasıd denen amaçlardan sapmamak koşuluyla sayısız vesile edinmek mümkün olur. Çünkü dinin vesail (araçlar) hükümleri, zaman ve zeminin değişen şartlarına uygun olarak bu kavramdan hareketle sürekli değiştirilebilecek ve hukuk hayatı yeni normlarla beslenecektir.

 

 

 

 

 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült