Güncel

 

 

Ukrayna-Türkiye Ve Yedi Fark

Doğan Subaşı


Ukrayna Devlet Başkanı Yanukoviç’in başkanlık yetkilerini arttırmak istediğinden söz etmiştik. Yanukoviç, parlamentonun, milli iradeyi sınırladığını söyleyip, yetkilerini arttırmak istiyordu!

Ukrayna bu hafta sonuna, Ukrayna Anayasa Mahkemesi’nin Cuma günkü kararını tartışarak girdi. Artık Ukrayna Devlet Başkanı daha güçlü!

Peki bu, nasıl oldu?

Ukrayna anayasasının 1996’daki ilk hali, güçlü bir Devlet Başkanı öngörüyordu. Ancak 2004’te Turuncu Devrim’den sonra anayasada yapılan değişikliklerle, siyasal yapı, parlamenter sisteme doğru yaklaştırılmıştı.

İşte bu anayasa değişiklikleri, Anayasa Mahkemesi’nin önüne gelmişti. Ukrayna AYM sonunda kararını verdi ve siyasal yapıyı parlamenter sisteme yaklaştıran anayasa değişikliklerini iptal etti. Bu anayasa değişiklikleri anayasaya aykırıydı!

Muhalefet lideri Timoşenko, hemen devlet başkanlığı ve parlamento için seçimlere gidilmesi çağrısı yaptı. Timoşenko demecinde, ”bugün, Ukrayna demokrasisinin katledildiği ve diktatörlüğün kurulduğu gün olarak tarihe geçecektir” dedi. Timoşenko, kararı veren Anayasa Mahkemesi’nin Başkanı’nı da ”kukla” olarak tanımladı.

Gözlemciler, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararını, Devlet Başkanı’nın baskısıyla aldığını söylüyorlar. Bazı politik analistler de, ”güçlü başkan-zayıf parlamento” şeklindeki yapının, demokrasiden geri adım olduğunu ifade ediyorlar. Bir politik analist, Global Stratejiler Enstitüsü Direktörü Vadim Karasyov, ”Başkan artık en üst itfaiyeci, en üst polis şefi, en üst yargıç ve en üst bakan olacak. ” diye yorumladı. Karasyov bunun ”Başkanlık Monarşisine” geçiş olduğunu öne sürüyor.

Devlet Başkanı Yanukoviç’se Anayasa Mahkemesi kararının açıklanmasından sonra yaptığı ”Ulusa Sesleniş” konuşmasında, ”reformlar” konusunda bir referanduma gidilmesi fikrini desteklediğini söyledi. Ancak daha fazla ayrıntıya girmedi.

Yanukoviç, diğer bir konuşmasında da Ukrayna’nın Avrupa ile bütünleşmesini hedeflediğini ancak AB’nin ülkesinin üyeliğini tartışmaya hazır olmadığını söylemişti.

Eğer Birgün’ü Ukraynaca basma olanağımız olsaydı, herhalde Ukraynalı arkadaşlar, iki ülkenin görüntüsü ne kadar birbirine benziyor diyebilirlerdi!

Ama iki ülke arasında bazı farklar da var. Anlatayım. Bunu ”iki resim arasındaki farkları bulunuz” gibi düşünün!

1) Ukrayna’da, bizde olduğu kadar yandaş olmuş bir ”yandaş basın” yok. Yani Ukrayna’nın yandaş basını için hala bazı etik kurallar var. Örneğin hala bütün basın yayın organları bir araya gelip, sansasyonel yayın yapmayalım; izleyicilerin duygularını kışkırtan biçimler yerine, bilgiye ağırlık verelim; haberlere yorum katmayalım diye ortak kararlar alıp, uygulamaya çalışıyorlar.

2) Ukrayna’nın bir ”Okyanus Ötesi” ya da ”Pensilvanya”’sı yok.

3) Henüz Ukrayna’da telefon dinleme, internette gizli çekim yayınlama vb. faaliyetler, siyasal gündem açısından bizdeki kadar yaygın ve etkili değil.

4) Henüz Ukrayna’da hiçbir emniyet yetkilisi ”Dnepr’da Yaşayan Simonlar” diye bir kitap yazmadı. Ve ardından da cezaevine atılmadı.

5) Ukraynalıların maalesef bir Bekir Coşkun’ları yok. Bu nedenle şimdilik gazetelerden atılan da yok. Üstelik Ukrayna’da Devlet Başkanı’na ”internete sansür kurulu koyalım” diye öneri götüren ”gazeteciler” de yok.

6) Dnepr nehri ülkeyi tam ortadan ikiye bölündüğü için, Ukrayna’da ”nehir kenarında oturan adam” çok. Ancak buranın nehir kenarındakileri, nehri izlemekten ziyade, aç kalmamak için balık tutmayı tercih ediyorlar.

7) Ukrayna, Türkiye’den farklı olarak, ”milli irade”nin parlamento tarafından sınırlandığı öne sürülen ilk ülke!

Yani anlayacağınız kuzeyde sadece ekonomik açıdan değil, ”politik açı”dan da iyi bir pazar var!

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 


 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült