Türbanlı Çoğaldıkça Yoksulluk Çoğalıyor

Süleyman Ekim


Türbanlı artıyor, yoksulluk da artıyor.

Türbanlı çoğalıyor, açlık da çoğalıyor.

Onu takmak demek, yurttaşlıktan kulluğa geçmek demektir.

Kulluk, sıkıntılarımızı doruğa tırmandıracaktır.

Türbanın simge olduğunu vurgularlardı.

Bu kez, “ Siyasal simge” diyorlar.

Çekindikleri yok.

Kendilerini güçlü görüyorlar.

Yarın, “ Her kadının başında o olacak” diyecekler.

Ailelere gözdağı verecekler.

Politik baskıya ekonomik baskı eklenecek.

Erkek uyarılacak:

- Eşinin başı açık, kapat.

- Kendi bilir.

- Kocası değil misin?

- Kocasıyım.

- O halde?

- Beni dinlemez.

- Sözün geçmiyor demek. Sen kapattırmazsan biz kapattırırız. Gerekirse bunun için yasa çıkarırız.

******

Eşe,

- Türban takmam, dedi.

- Neden?

- Bağlaması zor. Başım güneş görmüyor. Sayrılanıyorum.

Fabrika rozet üretti.

Türban rozeti…

Döne taktı.

Esin taktı.

Yonca taktı.

Kimi türbanlı, kimi rozetli, kimi hem türbanlı hem rozetli…

*****

Alışılmışın dışında açıklama nerede yapılır?

Uçakta ya da yabancı ülkede...

Buna defalarca tanık olduk.

Erdoğan İspanya’da konuştu.

O konuya değindi.

- Bir siyasi simge olarak taktığını düşünün, dedi. Bir siyasi simge olarak takmayı suç kabul edebilir misiniz? Simgelere bir yasak getirebilir misiniz? Özgürlükler noktasında dünyanın neresinde böyle bir yasak var? Halkının yüzde 99’u Müslüman olan ülkemde böyle bir sıkıntı yaşanıyor maalesef. Ama bu sıkıntıyı aşacağımıza inanıyorum.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararı var.

Karar o çevre için olumsuz.

" Uymam" diyemezsiniz.

Siyasal simge olan başörtüsü değil, türban.

Anayasanın 2. maddesinde, “ Türkiye Cumhuriyeti demokratik, Müslüman, sosyal bir hukuk devletidir” denmez. “ Demokratik ve sosyal bir hukuk devletidir” denir.


 


 

 
Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

Güncel

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült