Güncel

 

 

Kültürsüzlüğün Kültürü

Melike Karakartal


Aziz Nesin ne demiş: “Bir bok bilmiyorsun. İşin kötüsü bir bok bilmediğini de bilmiyorsun.”

Herhalde o bile bu kadar anormalliğini normal zanneden, yontulmamış bir topluma dönüşeceğimizi tahmin edemezdi.
Koca bir toplumun dürtüleriyle hareket eden canlılar topluluğu haline geleceğini, sahip olduğu değerleri ise “kültürsüzlüğün kültürü” olarak tarif edeceğimizi düşünemezdi...
Gelin son birkaç neler gördük, bir üzerinden geçelim.

Reyhanlı’daki patlamalardan sonra mahkeme kararıyla “vurdumduymazlık” kararı alındı. Kuş, çiçek, böcek, “İstanbullular güzel havayı fırsat bildi, park ve bahçeler doldu taştı” haberleri, Survivor ve maç gündemi bize yetti.
Bizim adımıza memleket işlerini yürütmekle yükümlü olan adamların siyasi stratejilerine kurban giden vatandaşlar için “Bir fatura olacak tabii” diyen bile çıktı.
Tuhaf, ikiyüzlü ahlak ve yas anlayışımızın bir yansıması olan “konserleri iptal edelim ama maç önemli. Maç olacak elbette. Hatta maç olsun, alabildiğine küfredelim, hayata karşı ne kadar nefretimiz, bastırdığımız ne kadar duygumuz varsa onu tüketene kadar en çirkin haliyle kusalım” anlayışı değişmedi.
Futbolcular birbirlerinin ense köklerini tırmaladı, gencecik bir çocuk bıçaklanıp öldü. “Olay olsa da dalsak” güruhu hem statta hem de sokakta beklemedeydi. Sahanın içine sokulan maytaplar 90 dakika boyunca patlatıldı. Maçta değil, poligondaydık sanki. Patlama sesleri eşlik etti.
Tuhaflıkların tuhaflıktan sayılmadığı, “normal” eşiğinin yerlerde süründüğü ve milyonlarca insanın bunun adına “hayat” dediği güzel ülkemde siyah derili futbolculara “maymun” dendi.
Malum, yetişkin bireylerin alkolle olan ilişkisi, söylemekten utanacağımız kadar uzun süredir, buna müdahale hakkı bulunmayan devlet tarafından tayin ediliyor. “İçki kültürü”, bu konuda bir fikri olmayan, olan fikri de “ayyaşlık” kelimesi etrafında döndürenler tarafından yok ediliyor. Karısını döven adamların, çocuk gelinlerin ülkesinde tüm kötülüklerin anası olarak belirlenen içkiyle savaş konusunda yeni adımlar atıldı.
Biber gazı kullanımı normalleşti, sıradanlaştı ve pek sıklaştı. Bu defa biber gazı şenliği Beşiktaş’taydı. Yaşlılar, hastalar, çocuklar hatta sokak hayvanları bile bu leziz gazdan nasibini aldı.
Son olarak, “kültür sanat” sularında vaziyet: Bir gazetede koskoca Alicia Keys’le “Sizi tanıyalım” ekolü bir röportaj yapıldı sorular: “Oralardan buralara gelmeyi nasıl başardınız?”, “Güzellikle nereye kadar?”, “Güzelliğinizi melezliğe mi borçlusunuz” gibi... Kaçırılmış fırsatlar insanı üzer ya, bu, vaziyeti kelimelerle tarif etmenin zor olduğu, çaresiz, tatsız bir hal. İnsanın dinlemediği, bilmediği biriyle röportaj yapması zordur ama bu kadarı sadece müzik yazarlarını değil, röportajı okuyan herkesi isyan ettirdi.


Kıssadan hisse

Memlekette medeniyet yok. Kültürsüz, laftan anlamaz, dürtüleriyle ve bastırdığı hislerinin esareti altında hareket eden bir toplum.
Kötüye kötü diyebilecek melekeden bile yoksun cahil adamların iş yürüttüğü, işin kötüsü cahil olduğunun bile farkında olmadığı bir dünya.
İşin kötüsü, “kültürsüzlüğün kültürü” kendi girdabı içine herkesi çekiyor. İnsan istese de, istemese de ya içine düşüyor ya da buna maruz kalıyor.
Ne diyelim, Nesin doğru demiş. Halimizi görse çok üzülürdü.

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült