Güncel

 

 

Kitle Toplumu

Arthur Asa Berger


Kitle toplumu kuramlarında kitle, çok büyük sayıda insanı pek kastetmez, daha çok onların birbirinden varsayılan ayrılığına, yalnızlık ve yabancılaşma duygularına gönderme yapar (geleneksel davranış biçimlerinin tutarlı birimler içinde insanları bir arada tuttuğu Hindistan ve Çin gibi çok büyük toplumlar vardır). Kitle toplumunun bir başka unsuru, bireylerin kişisel bir kimlik duygusunu kaybettiği, aşırı rutinleşmiş bürokratik kurumların varlığıdır. Kitle toplumunun güzel bir eğretilemesi, bütün kum taneciklerinin aynı yerde fakat birbirinden ayrı olduğu bir sahildir.

19. yüzyılın sonunda toplumsal kuramcılar tarafından geliştirilen kitle toplumu kuramı, gelenekselden modern bir topluma değişimleri bir kitle toplumunun gelişimine bağladı. Marx: kapitalizmin gelişiminin bireylerin kendilerinden ve diğerlerinden kökten uzaklaşmasına ve yabancılaşmaya yol açtığını öne sürmüştü. Ferdinand Tönnies (1887/1957) toplumların, ilişkilerin aile ve küçük topluluklarda olduğu gibi güven ve yakın bağlara dayandığı cemaatten (gemeinschaft), ilişkilerin kurumlarda görebileceği gibi anlaşmalar ve yasal bağlara dayandığı cemiyete (geselshafi) geçtiğini iddia eden bir kuram geliştirdi.

Toplumsal kuramcılar, böylece modernleşme ve kentleşmenin, sınıfların ve toplumsal farklılıkların gelişmesiyle, anomiyle (töreler ve uygun davranış şekilleri hakkındaki karmaşayla), çatışmanın artmasıyla ve toplumun üyeleri arasında iletişimin eksikliğiyle tanımlanan bir kitle toplumuna yol açtığını öne sürdü. Shearon Lowery ve Melvin L. DeFleur’un (1983) belirttiği gibi:

Kitle toplumu kavramı iki açıdan medya çalışmaları için önemlidir. İlki, sergilediği çağdaş topluma ait kuramsal fotoğrafın abartılı olmasına rağmen, en azından çevremizdeki bu eğilimlerin bazılarını anlayabiliriz. Sanayileşmeye, kentleşmeye, modernleşmeye uğramaktayız. Bu değişimler yüzünden çağdaş toplumda yaşam, geleneksel toplumun “eski güzel günlerinde” olduğundan çok farklı...

Fakat daha önemlisi, yeni kitle iletişim araçlarının etkilerini ilk merak eden entelektüellerin düşüncelerine egemen olan bu kitle toplumu kavramsallaştırmasıdır. (s. 11)

Kitle toplumunda yaşayan insanların birbirinden ayrı ve onlara kimlik kazandıracak gruplardan yoksun olarak, “sihirli mermi” kuramının belirttiği gibi, kitle iletişim araçları tarafından kolayca manipüle edilebileceği öne sürülmüştür. Bu manipülasyon bir çeşit totaliter toplumla sonuçlanacaktır.

Fransız toplumsal kuramcı Gustav Le Bon, l 985’te kalabalık kavramı ve kalabalıkların tarih üzerindeki etkisi hakkında The Crowd (Kalabalık) adlı klasik bir eser yazdı. Teatral sunumlar hakkındaki tartışmasında “sihirli mermi” kuramına inandırıcı bir temel sunar:

Hiçbir şey kalabalıkların hayal gücü üzerinde dramatik gösterilerden daha fazla etki yapamaz. Bütün izleyiciler aynı anda aynı duyguları hisseder ve bu duygular hemen harekete geçirilmemişse, bu en bilinçsiz izleyicinin bile yanılsamaların kurbanı olduğu ve hayali maceralara güldüğü ya da ağladığı gerçeğini görmezlikten gelemediği içindir. Bununla birlikte, bazen imgeler tarafından sunulan duygular öyle güçlüdür ki, kendi kendilerini, alışılmış telkinler gibi, harekete geçirmeye yönelirler. (Le Bon, 1895/1960, s. 68)

Bütün izleyicilerin aynı duyguları hissettiği yani dramatik bir sunum ya da, bugünkü terimlerle, kitle iletişim araçlarından aynı şeyleri aldığı fikri, sihirli mermi kuramının temelidir.

Kitle toplumu kavramı artık moda değildir. Tocqueville (1956) uzun zaman önce Amerikalıların gönüllü birliklere ait olmaya yöneldiğini ve kitle toplumu kuramcılarının söylediği gibi yalıtılmış ve yabancılaşmış olmadığımızı (ve olmayacağımızı) ifade etti. Kurama göre, bu gönüllü birlikler aşırı uçların gelişmesini önleyecektir, çünkü üyeler farklı yönlere çekilecek ve tek bir konunun fanatiği olmayacaktır. Dahası alımlama kuramcıları şimdilerde, bireylerin metinleri hep birlikte almaktan ziyade son derece kişisel yollarla okuduğunu öne sürüyorlar. Kitle dolayımlı metinlerin atomize kitleler üzerinde aynı etkileri yarattığı inancı da araştırmacılar tarafından artık kabul görmüyor.

 

 

 

 

 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült