Güncel

 

 

Çıldırmaya Az Kaldı

Hüsnü Mahalli


Çok eskilerden değil son 7-8 yılda binlerce milletvekili, belediye başkanı, gazeteci, akademisyen, doktor, aydın, işçi, genç ve vatandaş hakkında dava açıldı, gözaltına alındı, yargılandı ve bazıları içeri atıldı.
Emin Çölaşan ve Necati Doğru ile Sözcü yöneticilerine yönelik ‘absürt' suçlama bardağı taşıran son damla değil çünkü yakında bardak da kalmayacak.
Yerel mahkemeler ne Anayasa Mahkemesi'ni ne de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ni dinlemiyor.
Deniz Yücel ve Rahip Brunson hikayeleri her şeyi açıklıyor.
Ben kendi davamdan da biliyorum.
Eren Erdem'i de unutmamak gerekir.
AKP 16 yıldır iktidarda.
Herkes bu ülkenin 16 yılda nereden, nereye ve nasıl geldiğini biliyor ve görüyor.
Anlıyor mu?
Şüpheliyim.
Neden mi?
Herkesin çenesine varmış.
İnsanlar ‘kanaat önderlerinin' söylemleriyle heyecanlanıp tatmin oluyor.
Onlar da havaya giriyor.
Marş söylemek, slogan atmak, bağırmak, çağırmak ve alkışlamakla hiçbir yere varılmaz.
AKP iktidarının olumsuzluklarını anlatmak, eleştirmek ya da dalga geçmekle zafer hiç kazanılmaz.
AKP ve AKP'liler yine bildiklerini okuyor ve okuyacak.
Artık devlet onların onlar da devlet.
Böyle devam ederse önce tüm kurumlarıyla devlet sonra da adım adım toplum ele geçirilecek.
2023'e az kaldı.
Sonrasını düşünmek abesle iştigaldir.
Muhalif geçinenler AKP'nin izin verdiği ölçüde ve içerikte işe yaramaz söylemlerle konuşmaya devam edebilir.
Düdüklü tencere misali ötmezse patlar.
Son bir ayda yazılıp çizilenleri hatırlayın.
Sinir kat sayınız tavan yaptı ama şimdi yerlerde sürünüyor.
AKP ve AKP'liler her düzeyde, alanda ve konuda istedikleri her şeyi yapıyor sonra da arkadan dolaşıp iki değil dört puan alıyorlar.
Nakavt olmanız an meselesi.
Örneğin Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın Kadir Mısıroğlu ziyareti, çocukların dini eğitimi ve Kur'an kurslarıyla ilgili haberler, kafayı üşütmüş Prof'ların söylem ve davranışları, sosyal medyaya yansıyan bazı sapık Şeyhlerin fırıldak bakışları, AKP'lilerin ve şimdiki yandaşlarının FETÖ ve APO ile ilgili geçmiş ilişkileriyle ilgili haber ve görseller, laik sistemi hedef alan günlük hatta saatlik söylem ve davranışlar, çevrenizde her an sinir uçlarınızı törpüleyen onlarca kasıtlı ve kasıtsız davranışlar, haberler ve çalmak, çarpmak ve dolandırmakla ilgili hikayeler, siz kadınları hedef alan söylem, eylem ve sapıkça davranışlar…
Sonuçta ‘hepiniz çocuklarınıza Kur'an okutmadığınız için şeytansınız'…
Çıldırmaya az kaldı ama kurtulmak elinizde.
CHP, İYİ Parti, Saadet, HDP ve muhalif olduğunu iddia eden partiler klasik grup toplantılarına, elalem pazarda görsün misali basın açıklamalarına ve anlamsız etkinliklerine devam edebilir.
Meslek odaları, sendikalar, sivil toplum örgütleri siz de yaramazlık yapmayın!
Umut olmayabilirsiniz bari insanların moralini bozmayın.
Muhalif televizyon, gazete, haber siteleri ve buralarda konuşan ve yazan meslektaşlarımızın büyük bölümü her gün sizlere AKP'nin ‘becerilerini' anlatıp duruyor.
Bu yöntemin işe yaramadığı apaçık ortada.
Herkes her şeye alışıyor.
Ben alışmam diyen varsa kendini 20 kadar ulusal ölçekli televizyonda 100'ü aşkın dizi, yarışma, eğlence, sabah programı, yemek, giyim ve dini programlara kaptırabilir.
Grip olmaz ama kafayı üşütenler olabilir.
Sonrası çok kolay çünkü her şeye alışırsınız.
Yani AKP'leşmek yavaş yavaş kanınıza işlemeye başlar.
Biat olmazsa da yandaşlık kurtarır.
Kusura bakmayın ama durum tahmin ettiğinizden de sevimsiz.
Riskin nedeni elbette AKP ama çok daha yakınınızda olanlar da var.
Siz yine de küçük heyecanlarla tatmin olmaya devam edin.
‘Kalsın ben almayayım' diyorsanız işte o zaman siz bir umutsunuz.
Yeni türden bir mücadele için.
İnanın bana her şeyi ama önce Türkiye Cumhuriyeti'ni kurtarmak için başka yolu kalmadı.
Palavra karın doyurmuyor.
Bari beyin ve yüreklerinizi koruyun.
Nasıl mı?
Onu da siz bulun!

 

 

 

 

 

 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült