Güncel

 

 

Artık Türkiye'de Fincancı Katırları Değil Goriller Bile Ürkmüyor

Kemal Baytaş


Ergenekon-Balyoz davası sanık avukatları suç delili olarak gösterilen CD'lerin virüs ve sanal bir yapıt olduğunu, bunu "yurt dışında uzman bilirkişi marifetiyle kanıtladıklarını" beyan ediyor. Mahkemenin de bir bilirkişi heyeti belirleyerek bunu İnceletmesi ve gerçeğin ortaya çıkmasını talep ediyorlar.

 Mahkeme bu İsteği reddederek telekulak, sanal ve sehven belgelerle, karar vermek istiyor.

 Şike davasında Aziz Yıldırım silahlı çete kurmaktan da yargılanıyor. Oysa bunun için çetenin üyelerinin, hiyerarşik görevleri ve silahlı şiddet olaylarının kanıtlanması gerekiyor. Eğer bunlar mevcut değilse bu davaya "özel Yetkili Mahkemeler bakamıyor'' ancak Mahkeme Başkanı "Hayır ille ben bakacağım" diyor. Yasaları vatandaşlar değil savcı ve yargıçlar çiğniyor. Hukuk, vicdansızca katlediliyor .

Kafalarının estiğine göre kararlar veriyorlar.

 Eger yargıçlar bu hukuk dışı kararları iktidardan aldıkları emirlere göre veriyorlarsa bu talimatları verenlere neden "günün birinde bunların hesabı sorulduğunda siz toz olur, topun ağzına bizi sürersiniz'' diyemiyorlar.

 Eger bu emirleri cemaatten alıyorlarsa neden "adliyeyi, mülkiyeyi, askeriyeyi ele geçirin ama bunları fincancı katırını ürkütmeden yapın" diyen hoca efendiye "hoca; devteti ele geçirmek senin neyine, sen devletle değil dinle uğraş" diye haykıramıyorlar.

Çünkü artık ülkede fincancı katırları değil goriller bile ürkmüyor.

 Hukuk devleti, bilim yerle bir ediliyor. Yobazlık kol geziyor. Ülke sonu meçhul bir badireye sürükleniyor. Savcı ve yargıçların hangi amaçla, niçin hem kendilerine hem ülkeye bu denli zarar vermelerinin nedenini anlamak mümkün olmuyor,

 * * *

 Kamuoyunun sesi, vicdanı, yolsuzlukların takipçisi medya, "aydınlığın, ilericiliğin simgesi, bilim adamları, aydınlar" neden gerçekleri söyleyemiyor. Menfur çıkarlar uğruna ilmin, ilericiliğin değil, ilkelliğin, dalkavukluğun simgesi ve mürşidi oluyorlar.

 İlim adamı kişilikli olur, asla taviz vermez.

Galile "dünya dönüyor" dediği için giyotine yatırılıyor. Bıçak boynuna dayandığı halde son nefesine kadar "dünya dönüyor" diye, diye can veriyor. Bizim bilim adamları İse yobazlar "dünya öküzün boynuzunun üstünde duruyor" deseler, "evet öyledir" diyorlar.

 Zıvanadan çıkmış, İktidarlara gem vuracak kamuoyudur. Ancak AKP döneminde Türk kamuoyu mevta haline getiriliyor.

 Atatürk asırlar boyu uyuşturulmuş, mürai, kişiliksiz, taba haline getirilmiş halkın bilgi ve kültür düzeyini yücelterek "nitelikli bir kamuoyu yaratıyor".

'Bunlar ise dogma hükümlerle halkı avutup afyonlayarak 5 ton kömür,5 kg. erzak paketi uğruna hiçbir şeyi görmez bir kamuoyu oluşturuyor. Sanki 10 yıl önceki kamuoyu buharlaşıyor. Yerine başka bir halk Türkiye'yi istila ediyor.

 * * *

 Tayyip Erdoğan "Elhamdülillah şeriatçıyız" diyor. (1996 Milliyet)

 Demek ki AKP'ye oy veren kadınlar, "şeriatta 4 kadına kuma olmayı, kocasından dayak yemeyi kabulleniyorlar.

 Şeriatçı Tayyip Bey'in kürtajdan önce mirasta kız çocuğa yarım, erkek çocuğa tam pay verilmesi ile ilgili şeriat hükmünü uygulatması gerekiyor.

 Şeriatta hırsızlık yapanların kolu kesiliyor. AKP iktidarında hırsızlıklar tavana vuruyor. Bu durumda Başbakanın Ya Allah Ya Bismillah Besmelesiyle "bir kol-bacak mezbahası" açması zorunlu hale geliyor.'

 Bilinçli, kişilikli kamuoyunun önünde hiçbir güç duramaz. Böyle bir kamuoyu yalnız Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım olayında teşekkül ediyor. Fenerbahçe ve Yıldırım'a karşı yapılan haksızlıklara karşı kamuoyu şahlanıyor. Karşısında ne iktidar ne cemaat durabiliyor.

 Türk halkı "Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım ,a "sahip çıkıldığı kadar" (peygamberler ocağı) askere sahip çıkamıyor.

 Genelkurmay Başkanı, askeriyeyi ele geçirin talimatı veren hoca efendi ve cemaatine "neşter vurarak" hadlerini bildirme yürekliliği gösteremiyor. Tutuklu Generaller de Aziz Yıldırım kadar dik durup acındırma savunması yerine (bunların ipliğini pazara çıkaracak) saldırı savunması yapamıyor.

 Çağını aşan devrimler, mucize zaferlere damgasının vuran asrın lideri yüce kurtarıcıya yapılan hakaret ve saldırılar, Türk milletini. Türk gençliğini galeyana getirmiyor..

 Atatürk'ün heykellerine çelenk koymak yasaklanıyor. Madeni paralardan resimleri kaldırılıyor. Valiliklerde Atatürk resimleri indiriliyor. Atatürk resim, söylem ve afişleri, İmam hatip okulları önündeki çöplüğe attırılıyor. 19 Mayıs ve 23 Nisan şölenleri iptal ediliyor.

 CHP, Türk halkını Atası için ayağa kaldırıp, 82 ilde tüm bu rezaletleri lanetleyen mitingler düzenleyemiyor.

 Genelkurmay Başkanı da ardı arkası kesilmeyen bu melanetleri tel'in eden bir çift laf edemiyor.

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 


 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült