Yalnızlıktan Çekenlere

Dalai Lama


Yeni bir ankete göre Amerikalıların büyük çoğunluğu kendilerini yalnız ve yalıtılmış hissettiklerini itiraf etmişler. Her dört kişiden biri son on beş gün içinde kendini derinden yalnız hissettiğini söylemiş ve bu durumun çok yaygın olduğu görülüyor.

Şehrin caddelerinde binlerce insan var ama hiçbiri birbirine bakmıyor. Göz göze geldiklerinde özellikle buluşmamış»larsa gülümsemiyorlar. İnsanlar trenlerde saatlerce yan yana oturuyorlar ve birbirleriyle konuşmuyorlar. Bu tuhaf değil mi?

Kanımca yalnızlık deneyimi iki ana nedene bağlı. Birincisi, çok kalabalıklaştık. Dünya nüfusunun daha az olduğu zamanlarda insan ailesine ait olduğumuzun hakikaten farkındaydık, insanlar birbirini daha iyi tanıyordu ve karşılıklı destek ihtiyacı daha fazlaydı. Bugün bile küçük köylerde herkes birbirini tanıyor, aletlerini ve makinelerini ödünç veriyorlar, ağır işleri birlikte yapıyorlar. Eskiden düzenli olarak bir araya gelirlerdi, camiye, kiliseye gider ve birlikte dua ederlerdi. İletişim için fırsatları daha fazlaydı.

Şimdi dünya aşırı kalabalık, şehirlerde milyonlarca insan yaşıyor. Onlara baktığınızda tek dertlerinin çalışmak ve para kazanmak olduğunu düşünüyorsunuz. Her birey ayrı ve bağımsız bir yaşam sürüyormuş gibi görünüyor. Modern makineler bize büyük özerklik veriyor ve yanılgıya düşerek refahımız için başka insanların daha az önemli olduğunu zannediyoruz. Bu durum ilgisizliği ve yalıtılmışlık duygusunu güçlendiriyor.

Fikrimce yalıtılmışlık deneyiminin ardındaki bir başka neden de modern dünyada herkesin felaket meşgul olması. Birisiyle konuştuğumuzda, sadece "Nasılsın?" diye sormakla bile yaşamımızın çok değerli saniyelerini kaybettiğimizi düşünüyoruz. İşlerimizi bitirir bitirmez balıklama gazeteye dalıyoruz... Bakalım haberlerde neler var? Olayları bir dostla tartışmak sanki zaman kaybı.

Şehirlerde yaşayan insanlar genellikle çok insan tanırlar. Her tanıdığa "merhaba" demek zorundayız. Bu da herkesle muhabbete dalma riski taşıdığından hiç de pratik değildir. Böylece iletişimi engelleriz ve birisi bizimle konuştuğunda tecavüze uğramış gibi hissederiz.

Toplum giderek insaniyetini yitiriyor ve yaşamlarımız giderek daha mekanikleşiyor. Her sabah çalışmak için dışarı çıkıyoruz. İş bittiğinde kendimizi bir gece kulübü ya da benzerinde meşgul ediyoruz. Sarhoş oluyoruz, eve geç gidiyoruz, birkaç saat uyuyoruz. Ertesi gün, yan uykulu, kafamız bulanık tekrar işe gidiyoruz. Şehirlerde yaşayan birçok insan yaşamını böyle sürdürmüyor mu? İnsanlar bir makinenin dişlilerine dönüştüğünden, hoşlansalar da hoşlanmasalar da sürüyü takip ediyorlar. Bir süre sonra bu yaşam biçimi katlanılması zor bir hal aldığında ilgisizleşiyoruz.

ABD'nin büyük bir kentinde otursaydım, örneğin, çevremde yalnızca o ülkenin insanları olsaydı, yavaş yavaş ben de onlara benzerdim. Başka bir seçeneğim olmazdı, gece kulüplerine gider, geç gelir, ertesi gün işyerinde yan uyuklardım belki de. Bir süre sonra da bu alışkanlığı edinmiş olurdum! (Gülüşmeler)

Akşamlan dışarı çıkmayın ve çok fazla içmeyin. İş günü bittiğinde eve gitmek daha iyi. Yemek yiyin, bir fincan çay ya da başka bir şeyler için, kitap okuyun, gevşeyin ve uyuyun. Ertesi sabah erken kalkın. Taze ve açık bir zihinle işe giderseniz yaşamınızın çok daha farklı olacağını düşünüyorum.

Kendini yalıtılmış hissetmenin ne faydalı ne de hoş bir duygu olduğunu herkes bilir. Hepimiz buna karşı mücadele etmeliyiz. Yahtılmışlığa neden olan pek çok koşul vardır ve pek çoğunun ta en başından önü kesilebilir. Toplumun temel birimi aile, insanın kendini mutlu hissettiği, şefkat ve sevgi ortamı içinde geliştirebildiği bir yer olmalı. Başkalarına karşı nefret ve kin hissederseniz, onlar da size karşı benzer duygular besleyebilirler, böylece şüphe ve korku arada bir mesafe yaratacak, bu da kendinizi yalıtılmış ve yalnız hissetmenize neden olacaktır. Cemiyetteki herkes size karşı aynı negatif duyguları besleyecek değil, ama bazıları sizin kendi duygularınızdan dolayı size olumsuz bakabilir. Çocuklar hem evde hem okulda sıcak ve ilgili bir ortamda büyürlerse, yetişkin olduklarında ve sosyalleştiklerinde başkalarına yardım edebilecek yeterlikte olacaklar. Birisiyle ilk defa karşılaştıklarında kendilerini rahat hissedecekler ve onunla konuşmaktan korkmayacaklar. Yalıtılma duygusunun çok daha az yaşandığı yeni bir atmosfer yaratılmasına katkıda bulunacaklar.

 




 

 
Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült