İyiyi Kötüden Ayırma

Jon Nuttall


Doğru ya da yanlış gibi ahlaki nosyonlar çocuklukta bize aşılanırlar bazı şeyleri yaptığımızda azarlanır, başka bazılarında ise övgü alırız. Bu yolla, şu ya da bu oranda, genel geçer davranış normlarına uyum sağlamış oluruz. Gelgeldim, tıpkı bir köpekte olduğu gibi, bunu basit bir talim süreci olarak göremeyiz. Övgü ve yergi basitçe davranışlarımızı koşullayan ödül ve ceza değildir. Her zaman olmasa da sıklıkla onaylama ya da onaylamama ifadeleri sıralanan nedenler (bu nedenler teşvik ve tehditlerin karışık bir demetini oluştursa da) eşliğinde olacaktır ve ahlaki duyarlılıklara hitap ettiği kadar kişisel çıkara da hitap edecektir.

Bazen nedenler tümüyle, gözden kaçırmış olduğumuz kazanımlara işaret ederek, muhtemelen peşinde koştuğumuz kısa vadeli avantajlara ağır basan uzun vadeli avantajlara dikkatimizi çekerek, özçıkara hitap eder. Nedenler genelde şu tür bir soru kalıbıyla anlatılır: “Ya herkes böyle yaparsa?” Bu soru, davranış tarzımız evrensel olarak benimsenirse dünyanın halinin nice olacağını düşünmemizi sağlamayı amaçlar. Buradaki varsayım böylesi bir dünyadan hoşlanmayacağımız ve böylesi bir tavrın evrensel olarak benimsenmesini istemeyeceğimiz için, onu benimsememek için nedenimizin olduğudur. “Bir başkası aynısını sana yapsa hoşuna gider mi?” sorusunun etkisi, hem bu şekilde bir davranışa maruz kalmak istemeyeceğimizin kabulüne hem de onu başkasına yapmamamızın bir nedeni olarak görmemize bağlıdır (ama belki sadece bir neden olarak bize sunulduğu için onu bir neden olarak önemli görebileceğiz). Bazen, neden belli bir otoriteye, çoğunlukla da dini bir otoriteye bağlı olarak verilir İsa’nın öğretilerine, Eski Ahit'te yazılanlara, Kuran'a, vb.

Bir şeyi onayladığımıza ya da onaylamadığımıza dair nedenlerin verili olabilmesi her zaman karşımıza çıkan bir durum değildir; hoşlanma ya da hoşlanmama durumunu düşünün: “Ondan neden böyle hoşlandığımı bilmiyorum, beklemiyordum” ya da “Birini diğerine tercih etmemin özel bir nedeni yok, öyle yaptım sadece”. Öte yandan, değer biçmeler hoşlanmak ya da hoşlanmamak dışında bir şeyin iyi ya da kötü olduğunu söylemek normal olarak nedenlerle desteklenir: “Kızın ona kattığı anlam yüzünden çalınan müzik çok iyiydi” ya da “Çapraz kesen güçlü çizgiler, diğerinde olmayan hoş bir birlik yaratarak, dikkatleri tabloya çekiyor”.

Değer biçme iyiyi kötüden ayırmayı gerektirir ve sırf kişisel zevkin ifadesinden farklı olarak, rasyonel bir etkinliktir, yani, nedenleri belirtmeyi gerektirir. Her şey neden sayılacak mıdır? Görülüyor ki, sayılmayacak. Bir futbol takımını iyi yapan şey hakkında bir kişi takımın maçlarının çoğunu kazanmasını neden olarak sayarken, diğeri için futbol göze hitap eden ve seyri hoş olan bir oyundur fikir ayrılığı mümkün olmakla birlikte, bunun sınırlan vardır: Oyuncularının hepsinin aynı boyda olmaları ya da bakımlı tırnaklara sahip olmaları kabul edilebilir nedenler sayılmazlar. Başka bir ifadeyle, uygun ve uygun olmayan ölçütler vardır ve bir kişi bir futbol takımını aklınıza gelebilecek herhangi bir nedenle ya da bir neden olmaksızın sevebilir ama sıra bir takımın iyi olma yargısına geldiğinde ne olsa gider bir durum yoktur artık. Bunun anlamı şudur: Bir şeyi sevmek tek başına onun iyi olduğunu iddia etmek için yeterli dayanakları sağlamaz. Ben her tür şeyi sevebilirim ama sevdiğim bu şeylerin iyi oldukları yargısında bulunmaktan çok kişisel tercih konusu olduklarını kabul ederim.

İlke olarak, bir şeyin, o şeyden hoşlanmıyor ya da başkalarına tercih etmiyor olsam bile iyi olduğu yargısında niçin bulunamayacağımın nedeni de yok görünüyor. Bir kimse Beatles'ın parçasını Mozart'a (belki nostaljik bir nedenden dolayı) tercih etmesine rağmen, bir Mozart sonatının, örneğin, ilk dönem bir Beatles parçasına göre daha iyi bir müzik parçası olduğu yargısında bulunabilir. Eğer değer biçmeler kişisel tercihin ifadesi olmaktan öte bir şeyse, kişi tercihinden feragat etme ve nesnel bir yargıya ulaşma kapasitesi taşımalıdır. Elbette bu. pratikte hep bunu yapabiliriz anlamına gelmez. İnsanlar bazen değerlendirmelerinin doğru olmadığını göremezler, özellikle kişisel duygularının etkisi yüzünden, doğru olmadıklarını hemen hemen hiç göremezler.

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült  
Felsefe