İlk Ve En Büyük Peygamber Akıldır

Yaşar Nuri Öztürk


Kur’an, ‘Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenlerin sapık ve inkarcı olduklarını bildirir. Onu dikkatlice okuyanlar hemen anlarlar ki, ‘Allah’ın indirdiği’ başlığının altına ilk yazılacak olan, akıldır. Çünkü o, peygamberlerin tebliğinden önce, o tebliğe muhatap olmamış olanlar da dahil, tüm insanlarda bulunan tanrısal bir cevherdir.

Akıl, vahiyden daha önce, daha geneldir. Bu öylesine şaşmaz bir gerçektir ki, İslam din bilginlerinin akılcı olmayanları bile (örneğin, Gazali), akıl ile vahyin çatışması durumunda akim esas alınacağını söylemişlerdir. Bu söylem onlara, Kur’an’ın öğrettiği tartışmasız, tevilsiz bilgilerden biridir.

Kur’an dilinin ölümsüz ustalarından biri olan Isfahanlı Ragıb, anıt eserlerinden biri olan el-Zeria ila Mekarimi’ş Şeria’da ‘Peygamberlerin ve Aklın İnsanları Gerçeğe ve Tanrı’ya(Hakk’a) İleten İki Kılavuz Oluşu’ başlığı altında bu meseleyi incelemiştir. Onun muhteşem tespitlerini, eserimizin üçüncü bölümünün son faslında vereceğiz.

Ragıb’a göre, akıl dinde de ‘komutan’ olmalıdır. Neden?

Akıl, sahibinin hem lehinde olanı gösterir hem aleyhinde olanı. Tutku ise sahibine sadece onun lehinde olanı gösterir.” (el-Zeria , 106)

Bunun açık anlamı şudur: Akıl, objektiftir; geneli, herkes için geçerli olanı gösterir. Tutku ve istekse sübjektiftir; sadece hoşa gideni, nefsi okşayanı gösterir.

Bu tespiti din meselesine uygularsak şunu görürüz: Akıldan uzaklaştırılan iman (sonuç olarak da din) sübjektifleşir, kişiselleşir, nefsanileşir, gerçeğe ve genele sırt dönerek, kişinin egosuyla eşitlenir. Bu noktaya geldiğinin izde iman, yapıcı bir mutluluk kaynağı olmaktan çıkar, yıkıcı bir tahrip gücüne dönüşür. Kur’an’ın, imam sürekli bir biçimde akıl ve bilimle kucaklaştırması, insanı bu olumsuz sonuçtan korumaya yönelik bir tedbirdir.

Anlaşılan odur ki, eğer Allah adına, O'nun dini adına konuşmak gibi bir hak ve ödevden söz edeceksek bilmeliyiz ki bu hak öncelikle aklın ve varlık kanunlarının hakkını verenlerindir. Akla ve o kanunlara tersliği adeta dinleştirmiş benliklerin “Allah, aklını işletmeyenler üzerine pislik atar” diyen bir kitabın dini adına iddiaları olmamak gerekir.

AKLIN KULLANIMINA SINIR KONMAMIŞTIR

Kur’an, aklın kullanımına en küçük bir sınır koymamıştır. Allah’a varışın akıldan çok aşk yoluyla olacağı mealindeki Sufi söylem de ‘Aklın Kur’an ve sünnetle sınırlı olduğunu’ iddia eden genel teolojik söylem de Kur’an’ı tamamen aykırıdır. Kur’an, aklın kullanımını sinirin maktan ima yoluyla bile söz etmemiştir. Tam tersini söylemiş, ‘aklını işletmeyenler üzerine pislik atılacağım' hükme bağlamıştır. (Yunus, 100)

Geleneksel söylemin aklı prangalaması önce fıkıh alanında gerçekleşti. İlk iki asırda fıkıh, aynı zamanda bu günkü ilmi kelamı da ifade ettiğinden, ilk pranganın ıhı fıkıh ve ilmi kelama aynı anda vurulduğunu belirtmek zorundayız. İlginç olan şu ki, bu prangaya ilk karşı çıkış da fıkıh bünyesinde gerçekleşmiştir. İlmi kelam ve fıkıh ta aklı bloke etmeye karşı çıkışın ilk mücadelesini veren İmamı Azam Ebu Hanife (ölm. 150/767) oldu ve bu mücadelesinin faturasını hayatıyla ödedi. Ama onun açtığı çığır, 11. yüzyıla kadar sürüp giden bir onurlu mücadelenin motoru olarak sürekli devrede oldu. Ta Gazali’nin talihsiz zuhuruna kadar...

Akla pranga vurmanın tasavvufun nitelikleri arasına girmesi, İslam tarihinde aklı bloke etmenin öncülüğü nü yapmış olan Gazali’nin, el-Munkızü mine’d Dalal (Dalaletten Kurtaran) adlı talihsiz eseriyle gerçekleşti. Gazali’nin kurtulduğundan söz ettiği ‘dalalet’, ne yazık ki akim rehberliğidir.

Günümüz siyasal İslam’ı, aklı mahkûm ederken, özellikle laikliği itham ederken ‘Allah’ın indirdiği ile hükmetme yenlerin, kafir, zalim ve fasık oldukları’ mealindeki Kur’an ayetlerine (Maide, 44, 45, 47) yollama yapmaktadır. Yollama yapılan söz doğrudur ama o yollama ile murat edilen doğru değildir. Allah’ın indirdiğine atıf yapanlar bazı gerçekleri görememekte veya görmezlikten gelmekteler.

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült  
Felsefe