İlk Muhalif

Diyojen


Şeytan tüm semavi dinlerde, kötülüğün sorumlusudur. Böylece Tanrı kötülüğü kendinden uzaklaştırıp yarattığı varlığa yükler Mitolojik olarak, semavi dinlerden önce kötülük, tek bir meleğe değil, tanrılara mal edilmekteydi. Mitolojide tanrıların iyileri olduğu gibi kötüleri de vardır İyilik için semavi dinlerde bir sorumlu atanmamış. İyinin kaynağı Tanrı sayılmış. Tıpkı Platon’un başat idea, kaynak idea olarak iyi ideasını görmesi gibi.

İnsan, Şeytan’ın teşvik ettiğini günahları aşılmalı ki cennete girebilsin. Bir varlık var, sürekli tetikte, her an günaha sürüklüyor. Bunun için yapılması gerekense Tanrı’ya sığınmak ve onun emirlerine uymak. Tanrı kötülüğe uyanı, kendi yarattığı ve sürekli sınadığı varlığı, cezalandırıyor. Günahkarlar “Şeytan’ın mekanı” olan cehennemde ağırlanıyor. Binlerce yıldır insan, Şeytan’ın kendilerini kötülüklere sürüklememesi için ellerinden geleni yapmaya çalışmışlar Hatta işi abartıp şeytanla muhatap oldu diye cadı avları başlatıp binlerce insanı yakarak öldürmüşlerdir Akıl hastalarını bile Şeytan’la ilişkilendirip yok etmişler.

Çoğu zaman insan da tüm kötülüklerinin sorumluluğunu Şeytan’a yüklemeyi başarmıştır. Durmadan kulağa fısıldayan bir varlık; “tecavüz et”, “öldür”, “çal”, “döv”, “aldat”, “yalan söyle” diyor. Sen de uyuyorsun ve bahanen hazır: “Şeytana uydum”. Aman ne olacak, tövbe edersin olur biter!

Yakın tarihte çıkan haberler de tam bir doneydi. Örneğin bir üniversiteye şeytanla mücadele edecek yardımcı doçent aranıyordu. “Yardımcı doçent kadrosuna başvuran tüm adaylar için yabancı dil sınavı yapılacağı da” belirtilmişti. Tabi insanlığın belleğinde kazılıdır, tüm ortaçağ şeytanla mücadele ile geçti. Birinden çıkardılar ötekine kaçtı, ötekinden çıkardılar başkasına kaçtı. Yaktılar, boğdular, kestiler, biçtiler, Şeytan bana mısın demedi. Yabancı dil bilen yardımcı doçentimizin omuzlarına çok ağır bir yük bindiriyoruz galiba. Binlerce yıldır aranan adam belki bulunacak ama rasyonel kafalılar yok mu, yine tekere çomak sokarlar. Papa'ya ne demeli? Şeytan'ın ete kemiğe büründüğünü söyledi, adı ve soyadı olduğundan eminmiş. Tanışıp tanışmadığını bilmiyoruz ama Şeytan’ı iyi tanıdığı belli. İnsanları uyarıyor: “Diyaloğa girerseniz kaybolursunuz. O bizden daha akıllıdır. Sizi altüst eder, başınızı döndürür ve kaybolursunuz.” Tanışmış, el sıkışmış bile olabilirsiniz, Papa adını vermediği için bilemezsiniz. Baş dönmesi ve kaybolma yaşıyorsanız, derhal aile Papa’nıza başvurunuz.

Kaderci acıdan baktığımızda, cehenneme veya cennete gideceğimiz, Şeytan’a uymak alnımıza yazılmışsa, neden bu kadar uğraşır dururuz? Adem babanın bile ayağını kaydırmış, ben nasıl baş edeyim? Tıpkı Kaygusuz Abdal’ın dediği gibi;

“Kıldan bir köprü yapmışsın Gelsin kullar geçsin deyu Hele biz şöyle duralım Yiğit isen sen geç tanrı”

İnsanoğlu bu ve benzer soruları hep sordu, soruyor Ama yanıt verecek makamla diyalog kurmak gerçekten zor Cevap vermiyor Bu çağda iletişim kurduğunu söyleyenlere de pek itibar edilmiyor İkinci bağlamda ise şeytanın isyankarlığını Tanrı karşısında dik duruşunu değerlendirebiliriz. Herhalde semavi dinler kötülükleri tek bir varlığa yüklerken bu tür bir sonuç doğacağını düşünmediler. Çünkü Tanrı’ya, kutsal olana, gücü her şeye yetene itaat etmeyen, ona karşı gelen bir varlık var. İnsanların bir kısmı ise bu duruma göre çıkarımlarda bulunmuş ve Şeytan'ı tapınacak bir varlık saymışlar Kimisi de sormuş; Tanrı’nın emirleri sorgulanabilir mi?

Dindarlar için tehlikelidir sorgulamak. Dinden çıkıp Şeytan'ın son adresine gitmek var işin ucunda. Bu yüzden sorgulama Şeytani sayılır. Yaklaşık bin yıl süren ortaçağ karanlığı, sorgulamayı yasaklamış ve felsefeye tam manasıyla tecavüz etmiştir. İslam toplumlarında da kimi din adamları, sorgulamanın Şeytan işi olduğunu ve felsefeyle uğraşmanın dinden çıkaracağını dile getirirler Hatta şeriatla yönetilen Suudi Arabistan’da felsefe dersi yasaktır Gerek de yoktur zaten, her şeyi din adamı bilir.

Tanrısal olan işin içine girdiğinde itaat etmemek Şeytan’la özdeşleştirilir Korku filmlerinin çokça beslendiği konudur. “İnançsız” insan için bir anlamı yok tabii. Bilimin, aklın egemen olması zaten bununla ilgilidir. Etik anlamda birey, eylemlerinin sorumluluğunu yüklenir. İyi ve kötüyü ayırt edecek bir bilince ve bakış acısına sahip olması gerekir. O zaman Şeytana iş düşmez.

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült  
Felsefe