Felsefe

 

 

 

Zen'in Beş Çeşidi

Yosutani Roshi


Şimdi Zen'in değişik çeşitlerinden söz edeceğim. Zen'in değişik çeşitlerini birbirinden ayırmayı öğrenmedikçe önemli konularda, örneğin Zen'de satori'nin kesinkes gerekli olup olmadığı ya da Zen'de gidimli çıkarıma düşüncenin bütünüyle yok edilmesinin gerekli olup olmadığı gibi konularda yanılgıya düşebilirsiniz. İşin doğrusu şu: Zen'in bazı çeşitleri daha derin, bazı çeşitleri daha sığdır, bazıları insanı aydınlanmaya kadar götürür, bazısı ancak bir yere kadar götürür. Söylentiye göre Buda'nın çağında doksan ya da doksan beş felsefe okulu veya din varmış, her okulun birbirlerinden küçük farklarla ayrılan kendine özgü Zen yöntemleri varmış.

Bütün büyük dinler bir ölçüde Zen'i içerirler. Çünkü dinler duaları gerektirir, dualar da zihnin yoğunlaştırılmasını gerektirir. Konfiçyüs'da, Mencius'da, Laotzu'da Zen öğelerini bulabilirsiniz. Zen yaşamın çeşitli etkinliklerine yayılmıştır. Çay seremonisi, Noh tiyatrosu, kendo, judo bunlar arasında sayılabilir. Meiji devriminden sonra Zen öğelerinden esinlenen birçok öğretiler ortaya çıktı. Bunlar arasında Okada'nm sakin oturma yöntemini ve Emma'nın zihin ve beden geliştirme yöntemini anımsıyorum. Son zamanlarda Nakamura hararetle bir Hint yogası Zen'ini savunmaktadır. Bütün bu zihni yoğunlaştırma yöntemlerinin sayısı hemen hemen sonsuza kadar gidebilir. Grene de hepsini Zen başlığı altında toplayabiliriz. Bütün bu yöntemleri ayrı ayrı incelemektense eski Çinli Zen ustalarından Keihozenji'nin bölümlediği biçimiyle beş ana bölümde inceleyeceğim. Keihozenji'nin yaptığı ayırımların hala geçerli ve yararlı olduğunu sanıyorum. Dışardan bakanlara bunlar sanki birbirlerinden farklı değilmiş gibi görünebilir, belki bacakların çaprazlanışında, ellerin konuluşunda ya da nefesin düzene sokulmasında ufak tefek farklar olabilir. Ama üç temel ilke hepsinde ortaktır. Bunlar: dik oturuş, nefesin düzenliliğinin denetimi ve zihnin yoğunlaştırılması (bütünleştirilmesi) dir. Yeni başlayanlar şurasını iyice anlamalıdırlar: Bu ortak yanlara rağmen özleri ve amaçları bakımından aralarında keskin çizgilerle ayrılan farklar vardır. Bu farklar Zen'den ne beklediğinizi anlatmak için karşıma geldiğiniz zaman sizin için yol belirleyici nitelikte olacaktır. Zen'den ne beklediğinizi, Zen yapmaktaki amacınızın ne olduğunu ne kadar açıklıkla söyleyebilirseniz benim için sizi o amaca ulaştıracak yöntemleri size öğretmek o derece kolay olacaktır.

Bu beş çeşit Zen'den birincisine bompu ya da değişik yaratılışta kimselerin değişik amaçlarını gerçekleştirmelerine yardımcı olan öteki dört çeşit Zen'le karşılaştırılınca bir özelliği olmayan Zen de diyebiliriz. Bompu Zen'in bir felsefi ya da dinsel içeriği olmadığı için herkese uyar. Yalnızca bedensel ve zihinsel sağlığa yararlı olduğu inancıyla uygulanan Zen'dir bompu. Hemen hemen hiçbir tehlikesi ve hiçbir kötü etkisi olamayacağından hangi dinsel inançtan olursa olsun, hatta hiçbir dinsel inancı olmayanlar da içinde, herkes bompu Zen'i uygulayabilir. Bompu Zen psikosomatik hastalıkları ve genel sağlığı iyileştirir.

Bompu Zen'in yardımıyla zihninizi yoğunlaştırmayı ve denetlemeyi öğrenirsiniz. Zihinlerini denetlemeye çalışmak insanların çoğunun hiç aklına gelmeyen bir konudur. Bunun için de ne yazık ki bu temel öğreti yalnızca zihinde bilgi biriktirmeye yönlendirilmiş olan çağdaş eğitimin ilgi alanının dışında kalmıştır. Aslında bompu Zen'de yol almadan öğrendiklerimizi aklımızda tutmamız kolay olmaz, çünkü zihnimizi yoğunlaştırmayı öğrenmediğimiz için öğrendiklerimizi tam olarak öğrenemiyoruz. Öğreneceğiz diye de gereğinden çok enerji harcıyoruz. Gerçekten düşüncelerimizi nasıl dizginleyeceğimizi, zihnimizi nasıl yoğunlaştıracağımızı bilemediğimiz sürece tıpkı bedensel olanaklarını kullanamayan bir kötürüm gibi zihinsel yeteneklerini kullanamayan bir kötürümden başka bir şey değiliz. Şu da var: Bu yöntemi kullandıkça giderek daha önceleri karşı koyamadığımız aşırı isteklerin bizi ayartmasına direnme ve şimdiye kadar bizi tutsak eden bağımlılıkları koparma gücümüz de çoğalacaktır. Zihnimizin üç temel öğesi, aklımız, duygularımız ve istencimiz birbirleriyle uyum içinde gelişeceği için kendiliğinden kişiliğimiz zenginleşecek, karakterimiz güçlenecektir. Konfüsyüsçuların sakin sakin oturma yönteminin asıl amacının zihinsel yoğunlaşmanın işte bu kişilik ve karakter üzerinde yapacağı olumlu etkiler için olduğu anlaşılıyor. Yalnız şu var: Bompu Zen zihni geliştirmek açısından sayılamayacak kadar çok felsefe ve ahlak kitapları okumaktan daha yararlı olmakla birlikte, insanın temel sorunu olan kendisiyle evren arasındaki ilişkileri çözmekte yetersiz kalıyor. Niçin mi? Sıradan insanların temel yanılgısı olan kendilerini evrenden ayrı birşeymiş gibi görme yanılgısını delip geçemiyor.

Beş tür Zen'den ikincisine gedo Zen adı veriliyor. Gedo'nun tam olarak sözcük anlamı dışardan gelmedir. Gedo denilerek anlatılmak istenen şey, bu tür Zen'in Budacı bakış açısından Budacı öğretiye yabancı olduğunu dile getirmektir. Gedo'da din ve felsefeyle bağlantısı olan bir Zen söz konusudur ama bu din ve felsefe Budacılık değildir. Hint yogası, Konfüçyüsçuların sakin oturma yöntemleri, Hristiyanların çevrelerine ve kendi kendilerine seyirci olma yöntemleri (contemplation) uygulamaları, bunların hepsi Gedo Zen diye sınıflandırılabilir.

Gedo Zen'in bir başka özelliği genellikle doğaüstü güçler ya da beceriler elde etmek için veya sıradan kimselerin elinden gelmeyecek sanatlarda ustalaşmak için yapılmasıdır. Buna güzel bir örnek daha önce sözünü ettiğim Tempu Nakamura'dır. Söylendiğine göre kendisi kılım bile kıpırdatmadan 120 ve ağzından hiç bir söz çıkmadan başka kimseleri hareket ettirebiliyormuş. Emma yönteminin hedefiyse yalınayak kılıçların keskin yanı üzerinde yürümek ya da gözlerini üzerlerinde odaklaştırınca kırlangıçları felç olmuş gibi hareketsiz duruma getirmek gibi marifetler yapmayı başarmaktır. Bütün bu mucize marifetleri Joriki'yi geliştirerek yani çetin bir çabayla yürütülen zihnin yoğunlaştırılmasıyla gerçekleştirilir. Joriki konusundan ilerde ayrıntılı olarak söz edeceğim. Burada yalnızca bu gibi amaçlarla Joriki'yi geliştirme çabasıyla yapılan bir Zen uygulamasının Budacı Zen olamayacağını size hatırlatmak istedim.

Gedo Zen Çalışmalarının nedenlerinden biri de cennetin çeşitli katmanlarında genedoğumu sağlamaktır. Bazı mezheplerde Zen uygulamasının amacı cennette genedoğumu gerçekleştirmektir. Zen Budistler cennette çeşitli katmanlar olup olmadığını ya da on çeşit hayırlı iş yaparak cennette yeniden doğulabilip doğulamayacağını tartışmazlar. Zen Budistin peşinde olduğu şey cennette yeniden doğmak değildir. Zen Budist dünyada yaşamayı ve zazen'ini yaparak en sonunda Budalığa erişmeyi cennette yeniden doğmaya yeğler.

Şimdi konuşmayı burada kesiyorum. Bundan sonraki konuşmamda beş çeşit Zen konusuna kaldığım yerden devam edeceğim.

Şimdiye kadar size biri bompu, öteki gedo olmak üzere iki tür Zen'den söz ettim. Şimdi geriye kalan öbür üç tür Zen'den söz etmeden önce size yeni bir zihni yoğunlaştırma egzersizi vereceğim. Bu egzersiz nefesi izleme yaşantısıdır. Şimdilik nefesi saymayı bırakıp büyük bir dikkatle nefes alışınızı ve nefes verişinizi izleyin. Duru bir bilinçle her an'ı farkında olarak izlemeyi yaşayınız. Yeniden karşıma gelene kadar bu egzersizi uygulayın.

Üçüncü tür Zen Shojodaı. Shojo'nun sözlük anlamı "Küçük Taşıt'tır. Bu taşıt sizi bir zihinsel durumdan (yanılgı) alıp ötekine (aydınlanma) götürecektir. Bu taşıta küçük denmesinin nedeni ancak bir kişiyi taşıyacak biçimde yapılmış olmasındandır. Belki onu bir bisiklete benzetebilirsiniz. Buna karşın "Büyük Taşıt" (Mahayana) daha çok bir otomobile ya da otobüse benzetilebilir. İçine başkalarını da alabilirsiniz bu aracın, işte shojo ancak bir kişinin zihnini dinginleştirmeyi amaçlayan Zen'dir. Budacı bir Zen'le karşı karşıyayız burada ama Budanın en yüce öğretisi bu değildir. Buda'nın aydınlanmasının asıl ve en derin anlamını çözemeyenlere uyan bir Zen bu. Buda'nın en yüce öğretisi şudur: Varoluş bölünmesi olanaksız bir bütündür. Her birimiz evrenin bütünlüğünü kapsıyoruz. Bu böyle olunca hiç birimiz yalnız kendi kurtuluşumuzun peşinden giderek başka kimselerin esenliğine aldırmadan gerçek anlamda bireysel huzurumuzu gerçekleştiremeyiz.

Belki içinizde beni dinleyenler arasında da öyleleri vardır. Bazı kimselere her birimizin evrenin bütünlüğünü kapsadığımızı kabul etmek ve böyle bir dünya görüşünü benimseyebilmek çok ters gelir. Herşeyin bir birinden keskin çizgilerle bölünerek ayrı ayrı bölmelere konulduğu, ayrımlar ve karşıtlıklar dünyasının göreceliğinin yanılsamalarımızın.bir ürünü olduğunu ne kadar anlatmaya çalışırsanız çalışınız söylediklerinize inanmak onların içlerinden gelmez. Bu gibi kimselere dünyanın mayası kötü, dünya günahla, zorluklar sıkıntılarla, ıstraplarla, öldürmek, ya da öldürülmekle dopdoluymuş gibi görünür. Umutsuzluk ve çaresizlik içinde bu dünyadan kaçmanın yollarını ararlar.

Dördüncü tür Zen daijo diye adlandırılır. Buna Büyük Taşıt (Mahayana) da diyebilirsiniz. işte gerçek anlamda Budacı Zen budur. Çünkü daijo Zen'in asıl amacı kenshogodo dur. yani asıl doğal yapımızı tanımak ve yolu, günlük, her günkü yaşamımızda gerçekleştirmektir. Buda'nın gerçekleştirdiği aydınlanma yaşantısının önem ve anlamını kavrayıp, evrene bakarken ve evreni yorumlarken içine düştükleri yanılgıdan kendilerini kurtarmaya çalışmak ve mutlak ve değişmez gerçeği bulmak isteyenler için Buda bu tür Zen'i öğretti. Budacılık temelde bir aydınlanma dinidir. Buda kendisi aydınlanmanın en yüksek derecesini gerçekleştirdikten sonra herkese nasıl kendi özdoğalarını keşfedebileceklerini öğretmek için elli yılını harcadı. Onun öğrettiği yöntem ustalardan öğrencilerine aktarılarak günümüze kadar geldi. İşte bu nedenden aydınlanma olayını gözardı eden ya da yadsıyan veya küçümseyen bir Zen, gerçek bir daijo Budacı Zen değildir.

Daijo Zen yaparken amacınız önceleri gerçek doğanızı keşfetmek olacaktır. Aydınlandıktan sonra da şunu anlayacaksınız: Zazen aydınlanmanızı sağlayan bir araç olmaktan çok daha önde asıl gerçek doğal yapınızı ortaya çıkarmaya yaramaktadır. Asıl amacı satori aydınlanması olan bu tür Zen'de zazen'i kolaylıkla sotori'yi gerçekleştirmeye yarayan bir araç olarak değerlendirme yanılgısına düşebilirsiniz. Bunun için bilge bir öğretmen daha en baştan zazen'i, bir aydınlanma tekniği olarak değil de hepimizde zaten var olan Buda doğasının ortaya çıkarılması olarak tanıtmalıdır. Eğer zazen aydınlanmayı sağlayan bir teknikten daha fazla bir şey olmasaydı satori ye eriştikten sonra zazen yapmanın gereği kalmayacaktı. Ama Dogenzenji'nin de vurguladığı gibi durum tam bunun tersidir. Sizin satori yaşantınız ne kadar derin olursa zazen yapmaya duyacağınız gereksinim de o oranda çoğalacaktır.

Beş Zen türünden sonuncusu saijojo, Zen taşıtlarının en önemlisi ve değerlisidir. Budacı Zen'in tacı olarak hepsinin en üstündedir. Bu tür Zen gelmiş geçmiş bütün Budaların ve özellikle Şakyamuni ve Amida Buda'nın uyguladıkları Zen'dir. Bu tür Zen yaşamın en damıtılmış biçimiyle kendini sergilemesidir. Dogenzenji'nin savunduğu gibi ne satori'ye erişmek gibi, ne de başka bir amaç gütmeden yapılan Zen'dir. Buna biz shikantaza adını veriyoruz. Bundan sonra yapacağım konuşmada shikantaza! dan ayrıntılı olarak söz edeceğim.

Uygulamaların en yüksek biçimi olan saijojo da araçla amaç bütünleşir. Aslında daijo Zen'le saijojo Zen birbirlerini tamamlayan sistemlerdir. Rinzai mezhebi en yukarıya daijoyu, onun altına da saijojoyu koyar. Soto Zen'se bunun tam tersini yapar.

Saijojo tam yapılması gerektiği gibi yapılır, tam olarak uygulanırsa, sonucundan hiç bir kuşku duymadan sizin o tertemiz asıl gerçek doğamızı ortaya çıkartma kararlılığıyla, tam bir inanla zazen yapmak için oturursanız hiç ikirciklenmeden "işte bu o." diyeceğiniz gün kendiliğinden gelecektir.

Günümüzde Soto mezhebinden pek çok kimse "Biz zaten özde birer Buda olduğumuza göre satori'ye ne gerek var?" diyorlar. Böylesine büyük bir yanılgı, zazen'in en yüksek biçimi olan shikantazay beş türlü Zen'den birincisi olan bompu Zen'e indirgemektedir.

Burada beş türlü Zen'le ilgili açıklamalarımı bitirmiş oluyorum. Ama şimdi size zazen yapmaktaki üç amacı açıklamadıkça bu beş türlü Zen özellikle son ikisi konusundaki açıklamalarım tamamlanmış olmayacak.

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 


 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült