Yen Yüan

Konfüçyüs


I - Yen Yüan, 'üstün erdem'i sordu.
- Üstat dedi ki: "Bir kimse benliğine egemen olursa ve toplum kurallarına bağlı kalırsa, o kimseye 'üstün erdemli kimse' denir. Bir kimse, kendine egemen olur ve toplum kurallarına bağlı kalırsa, dünyada herkes ona 'üstün erdemli kimse' diyecektir. Üstün erdemli olmak, o kimsenin kişiliğinden mi, yoksa başkalarından mı gelir?"
- Yen yüan dedi ki: "'Üstün erdemli' olmanın yollarını sorabilir miyim?"
- Üstat yanıt verdi: "Toplum kurallarına aykırı olan şeyleri dinleme. Toplum kurallarına uygun olmayan şeyleri yapma, konuşma ve onlara önem verme." Yen Yüan dedi ki: "Ben pek zeki değilim; ama, bunlar üzerinde çalışacağım."
II - Chung-kung, 'üstün erdem'i sordu.
- Üstat yanıt verdi: "Ülke dışına çıktığında, herkese sanki büyük bir konuğu kabul ediyormuşsun gibi davran. Sanki bir kurban töreninde görevliymişsin gibi halkına hizmet et. Kendine yapılmasını istemediğin şeyleri başkasına yapma. Gerek ülkende, gerekse ailende kendine karşı bir yakınmada bulunulmasına yol açma." Chung-kung dedi ki: "Öyle pek yetenekli değilsem de, bunlar üzerinde çalışmayı bir ödev bileceğim."
III - Ssu-ma Niu (81) 'üstün erdem'i sordu.
- Üstat dedi ki: " 'Üstün erdem'i olan bir insan, konuşmalarında sakıngan ve yavaştır." Niu, "Konuşmalarında sakıngan ve yavaş olan kimse, 'üstün erdemli' kimse midir?" dedi.
- Üstat dedi ki: "Bir insan, bir şey yapmakta zorluk çekerse, bu insan konuşmalarında sakıngan ve yavaş değil midir?"
IV - Ssu-ma Niu, 'üstün insan'ı sordu. Üstat dedi ki: "'üstün insan'ın ne kaygısı, ne de korkusu vardır!" "Kaygısı ve korkusu olmamak bir insanı 'üstün insan' yapar mı?" diye Niu heyecanla sordu.
- Üstat dedi ki: "Bir insan, vicdanında yanlış birşey yapmadığına inanıyorsa, neden kaygı duysun? Neden korku duysun?"
V - Ssu-ma Niu, kaygıyla dedi ki: "Herkesin erkek kardeşleri var, yalnızca benim yok."
- Tzu-hsia ona dedi ki: "Şunu işittim: ölüm ve yaşam, göğün buyruğudur. Varsıllık ve onursa, yazgının işidir. 'Üstün insan' hep saygı görür ve başarısızlığa uğramazsa, başkalarına saygılı olur ve törenlere bağlı kalırsa, bütün dünyada herkes onun kardeşi olur. 'Üstün insan', kardeşleri olmadığı için neden üzüntü duysun?"
VI - Tzu-chang, 'akıllı bir insanın nasıl olması gerektiğini' sordu.
- Üstat dedi ki: "Ayrımında olmadan zihinde yer eden karaçalmalardan ve insanı ürküten sözlerden kendisini uzak tutabilen kimse, akıllı ve uzak görüşlüdür."
VII - Tzu-kung, 'hükümet'i sordu. Üstat dedi ki: "Bir hükümet için gerekli olan şeyler, yeter derecede besin, askerlik araç gereçleri ve halkın hükümdarına güveni olmasıdır."
- Tzu-kung dedi ki: "Bunların birinden vazgeçmek gerekse, hangisi önce gelir?" Üstat, "Askersel araç gereç," dedi.
- Tzu-kung, bir daha sordu: "Geriye kalan ikisinin birinden de vazgeçmek gerekse, hangisi önce gelir?" Üstat yanıt verdi: "Yiyecekten vazgeçilebilir. Eskiden beri insanlar ölmeye yazgılıdırlar; ama, halkın hükümdarına güveni yoksa, o devlet ayakta duramaz."
VIII - Chi Tzu-ch'ang (82) dedi ki: "'Üstün insan'da, yalnızca değerli şeyler aranır. Neden süsleyici şeyleri arayalım?"
- Tzu kung dedi ki: "Ah azizim, sizin sözleriniz, 'üstün insan' olduğunuzu belirtiyor."
- "Süs bir cevherdir; cevher de bir süs gibidir. Kaplanın ve sırtlanın postu, keçi ya da köpeğin derisi gibidir."
IX - Dük Ai, Yu Tso'ya dedi ki: "Kıtlık yılındayız, harcamalarımız da çok... Ne yapmalıyız?"
- Yu Tso yanıt verdi: "Neden halka ek vergi koymuyorsunuz?"
- Dük dedi ki: "İki ölçek (buğday) verenlere bunu uygulamıyorum da, bir ölçek verenlere bunu nasıl uygularım?" (83)
- Yu Tso yanıt verdi: "Halk gönenç içindeyse, prenslerine de fazlasıyla vereceklerdir. Halk yokluk içindeyse, prensleri kendisine verilen fazlalıktan hoşlanmayacaktır."
X - Tzu-chang, 'Erdemimizi nasıl geliştirebileceğimizi ve kötülükleri nasıl anlayabileceğimizi' sordu. Üstat dedi ki: "Bağlılığı ve içtenliği birinci ilke olarak ele al; doğruluktan ayrılma; işte bu, erdemi yükseltmektir."
- "Bir insanı seversiniz ve onun yaşamasını istersiniz. Ondan nefret ettiğinizde onun ölmesini istersiniz. İşte bu bir kuruntu durumudur."
XI - Ch'i dükü Ching Konfüçyüs'e hükümet üzerine sordu, Konfüçyüs yanıt verdi: "Bir ülkede prens, prens olarak; baba, baba olarak; oğul, oğul olarak davranırsa, orada bir hükümet vardır."
- Dük, "Çok güzel," dedi, "Gerçekten prens, prens gibi; baba, baba gibi; oğul da oğul gibi davranmazsa, yıllık gelirim ne denli çok olsa da, ben mutlu olabilir miyim!"
XII - Üstat dedi ki: "Ah. Yu, önemsiz bir söz için dava açar. Tzu-lu, kesinlikle sözünde durur."
XIII - Üstat dedi ki: "Davaları işitince, ben de başkaları gibiyim; ama neden halkın dava etmesine engel olmalı?"
XIV - Tzu-chang, 'hükümet'i sordu. Üstat dedi ki: "Hükümeti yönetme sanatı; yorgunluk duymadan hükümet işlerini yapmak ve onları yanılmadan uygulamaktır."
XV - Üstat dedi ki: "Ciddi bir çalışmayla ve tören kurallarına bağlı kalmakla bir insan doğruluktan ayrılmaz."
XVI - Üstat dedi ki: "'üstün insan', başkalarının iyi yanlarını geliştirmelerini ister; kötü yanlarının gelişmesini istemez. Düşük bir insansa, bunun tam tersini yapar."
XVII - Chi K'ang, Konfüçyüs'e 'hükümet'i sordu. Konfüçyüs yanıt verdi: "Ülkeyi yönetmek demek, halkı doğru yola götürmek demektir. Halkı doğrulukla yönetirsen, doğru davranmamayı kim göze alabilir?"
XVIII - Chi K'ang, 'ülkede huzursuzluk yaratan hırsızlara ne yapılması gerektiğini' Konfüçyüs'ten sordu. Konfüçyüs dedi ki: "Siz açgözlü olmasaydınız, onlara ödül verseniz bile, onlar yine çalmazlardı."
XIX - Chi K'ang Konfüçyüs'e yine 'hükümet'i sordu, dedi ki: "İyi ilkeler için, ilkelere bağlı olmayanları öldürme konusunda ne dersiniz?"
- Konfüçyüs yanıt verdi: "Hükümeti yönetirken neden öldürmekten söz ediyorsunuz? İyi olan şeyler için isteklerde bulunursanız, halk da iyi olur. Büyüklerle küçükler arasındaki ilişki, yelle otlar arasındaki ilişkiye benzer. Yel esince, otlar eğilir."
XX - Tzu-chang sordu: "Üstün bir bilgin olarak tanınan bir kimsenin nasıl olması gerekir?"
- Üstat dedi ki: " 'Üstünlük'le ne demek istiyorsunuz?" Tzu-chang yanıt verdi: "Bütün ülke içinde ve kendi boyunda tanınmış bir kimse."
- Üstat dedi ki: "Bu ünlü olmaktır; üstünlük değildir."
"Üstün bir insan, sağlam özyapılı, dürüst ve doğruluğu seven bir kimsedir. O, insanların sözlerini ölçer, kişiliğini inceler ve başkalarına karşı alçakgönüllü olmaya çalışır. Böyle bir adam, ülkesi ve boyu içinde tanınır."
"Ünlü bir insana gelince; o, görünüşte erdemlidir; ama, bunun tersini yapar ve kendisinden hiç kuşku duymaz. Böyle bir insan da, ülkesi ve boyu içinde bilinir."
XXI - Fan Ch'ıh, Üstat'la yağmur sunağının bulunduğu yerde, ağaçlar altında geziniyordu; dedi ki: "Erdemi nasıl yükseltebileceğimizi, kötü davranışları nasıl düzeltebileceğimizi, yanılgıları nasıl anlayabileceğimizi sorabilir miyim?"
- Üstat dedi ki: "Gerçekten güzel bir soru!"
"Önce, gereken şeyi yapmak ve başarıyı sonra düşünmek. Bu, erdemi yükseltme yolu değil midir; kendisinin zayıf yanlarını anlatmak ve başkalarının kötülüklerini söylememek... İşte bu kötülüğü düzeltmek değil midir? Ufak bir öfkeyle yaşamına kıymak ve ailesini derde sokmak. Bu bir yanılgı değil midir?"
XXII - Fan Ch'ıh 'iyilikseverlik'i sordu. Üstat dedi ki: "Bütün insanları sevmektir." 'Bilgi'yi sordu. Üstat, "İnsanları tanımaktır!" dedi. Fan Ch'ıh bunları anlamadı.
- Üstat dedi ki: "Dürüst insanları hizmetine al; dürüst olmayanları bir yana bırak. Böylece, dürüst olmayanlar dürüstleşebilirler."
- Fan Ch'ıh Üstat'ın yanından ayrıldı. Tzu-hsia'yı görünce dedi ki: "Biraz önce Üstat'la birlikteydim. Ona bilgiyi sordum. Bana dedi ki: 'Dürüst olanları hizmetine al, dürüst olmayanları bir yana bırak. Böylece onlar dürüstleşebilirler."
- Tzu-hsia dedi ki: "Söyledikleri gerçekten pek yüce!"
- "Shun, kıralken, halk arasından Kaoyao'yu seçti ve onu görevlendirdi; o zaman erdemli olmayanlar ortadan yittiler. T'ang kıralken, halk arasından İ Yin'i seçti ve onu görevlendirdi; o zaman, erdemli olmayanlar yok oldular."
XXIII - Tzu-kung, 'arkadaşlık'ı sordu. Üstat dedi ki: "Arkadaşına içtenlikle öğüt ver ve onu iyilikle yönlendir. Onu yeteneksiz buluyorsan, bundan vazgeç; kendini küçük düşürme."
XXIV - Filozof Tsang dedi ki: "'Üstün insan' kültür yoluyla arkadaşlarını bulur. Onların arkadaşlıklarıyla da kendi erdemini yükseltir."

 




 

 
Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült