Toplumlarda Sapmalar Ve Sapkınlık

Erving Goffman


Birtakım değerleri paylaşan ve kişisel sıfatlar ve davranma şekillerine ilişkin belli bir toplumsal normlar bütününe riayet eden bir grup bireyden harekede, bağlılık göstermeyen her üye “sapkın” olarak, hususiyeti ise bir “sapma” olarak tanımlanabilir. Ne var ki tüm sapkınların, böyle bir özel tanımlamayı ve analizi hak edecek kadar ortak noktaya sahip oldukları kanısında değilim; kısmen, sapmanın söz konusu olabileceği muhtelif grupları ayıran mutlak farklılıkların büyüklüğü dolayısıyla, birbirlerine benzedikleri noktaların çok daha fazlasında ayrışmaktadırlar. Bununla birlikte, bu çalışma alanını, bazılarının tahlil edilmeyi şüphesiz hak ettiği birçok alt alana bölmek pekala mümkündür.

Bilinmektedir ki; çok kalabalık olmayan ve kendi içine kapalı bazı gruplarda, yüksek bir konuma sahip olmak, sapma özürlüğünü, yani sapkın olabilmeyi beraberinde getirebilir. Bu tür bir sapkının grupla ilişkisi ve içinde bulunduğu grubun ona ilişkin fikri öyledir ki, söz konusu sapkınlık hiçbir yeniden yapılanmaya yol açmaz. (Tam aksine, grup daha geniş olduğunda ise, yüksek konumları işgal eden bireyler çoğu durumda eksiksiz bir konformizm sergilemek zorundadırlar.) Fiziksel bir rahatsızlığı olan ve böyle tanımlanan bir kişi, kendini buna oldukça benzeyen bir durumda bulur; hasta statüsü gereğince bunu kabullendiği sürece performans kriterlerinden uzaklaşabilir; bu, ne kendisi için ne de grupla ilişkisi noktasında bir sonuç doğuracaktır. O halde muktedir kişi ve hasta birey, sapmalarının tam da unutulması, görülmemesi sebebiyle çünkü hiçbir yeniden tanımlamaya yol açmaz her ikisi de sapkın olma özgürlüğüne haizdirler; hususi durumlarından ötürü, kavramın yaygın olarak kullanıldığı şekliyle sapkın dışında her şeydirler.[1]

Sıkı sıkıya birbirine bağlı bir grup veya cemaatin, eylemleri veya niteliklerinden ötürü (bazen de her ikisi itibarıyla) sapan ve bunun sonucunda da hususi bir rol oynama noktasına (hem grubun sembolü olacak hem de bazı soytarılık işlevlerini yerine getirecek şekilde) gelen bir üye örneğini sunmaları pek sıklıkla vakidir; oysaki bu, diğer dört başı mamur üyelere gösterilen saygı burada kendisinden esirgenirken gerçekleşir. Böyle bir örnekte tam olarak olan şudur: Bahsi geçen hususi üye “toplumsal mesafeler oyununu” oynamayı keser; kendisini iradesinin akışına bırakır. Merkezinde olduğu ancak tüm statüsüne sahip olmadığı bir katılımcılar çemberi etrafında diğer üyeleri kaynaştıran bir çekim merkezidir sıklıkla. Grubun maskotudur; bazı noktalarda normal bir üyenin niteliklerine haiz bir maskot. Geleneksel bir figür olarak köyün delisi, mahallenin sarhoşu, koğuşun soytarısı veya hatta yatakhanenin şişmanı örnek olarak gösterilebilir. Genel olarak bu tipten grup başına sadece bir tane bulunması beklenir; çünkü fazlasına gerek yokturbirden fazlası grup için yük olur. Bu tür bir kişiyi bütünleşmiş sapkın olarak adlandıracağız; bu göreceli bütünleşmenin sadece normlara kıyasla değil, somut bir grubun nazarında olduğunun altını çizmek ve muğlak da olsa gruba tamamıyla kabulünün onu, yine iyi bilinen bir başka sapkın tipinden farklılaştırdığını vurgulamak için. Bu diğer sapkın, itilmiş olandır, grupla sürekli olarak aynı toplumsal ortamda bulunan ancak ona yabancı olan. (Bütünleşmiş sapkın dışarıdan saldırıya maruz kalırsa eğer, grubun yardımına koşması pek muhtemeldir ancak aynı durumda, itilmiş neredeyse her zaman tek başına mücadele vermek zorundadır.) Ayrıca not edilmelidir ki, burada ele alınan tüm sapkın tipleri, onlar üzerine kapsamlı bir biyografiye sahip ve yine onları kişisel olarak tanımlayabilecek, tespit edebilecek bir topluluk içerisinde yer alırlar.

Yukarıdaki tespitlerde, bütünleşmiş sapkını sınırlı gruplarda diğer sapkınlardan ayıran şeyin, bu diğer sapkınlardan farklı olarak ortalamanın savunduğu ahlak anlayışıyla sürdürdüğü tuhaf ilişkinin olduğunu ima ettik. O halde analizi daha da derinleştirmek için aynı şekilde, sapma noktasına gelmeksizin uygulayıcılarını olağan ahlak anlayışından kopmaya sevk eden farklı toplumsal rolleri de değerlendirmek faydasız olmayacaktır. Oysa ahlaki açıdan birbirleriyle uyumsuz bu iki rolün hemen kendini açığa vurması için, “referans sistemini”, aile modelini temel alan küçük gruplardan yüksek seviyede bir uzmanlaşmayı kaldıran gruplara çekmek yeterlidir. Bu noktada öncelikle, dürüstlüğü simgeleyen ve bunu normalin de çok ötesinde yaşayan papazın rolünden bahsetmek istiyorum; daha sonra da ötekinin suçlarıyla uğraşmayı günlük rutini yapmak zorunda kalan polisin rolünden.[2]

Şimdi “referans sistemini” daha da ileriye taşırsak ve herkesin birbirini tanıdığı topluluklardan metropollerin dünyasına (ve bağlantılarına, yerleşim yerleri veya boş zaman mekanlarına) geçersek sapmaların anlamlarının ve çeşitlerinin eş zamanlı bir değişimini tespit ederiz.

Bu sapmalardan bir tanesi bizim için hususi bir önem arz eder; kendilerine düşen toplumsal konumu kararlı biçimde ve açıkça reddettikleri izlenimini veren ve en temel kurumlarımıza yönelik, süreklilik arz etmemekle beraber, az çok asi bir tutum içerisinde bulunan bireylerin açığa vurdukları sapma. Bu temel kurumlar ise şunlardır: aile, yaş hiyerarşisi, rollerin cinsiyetler arasındaki stereo tipik dağılımı, tam zamanlı çalışmanın meşruiyeti (devlet tarafından tasdik edilmiş tek bir bireysel kimlik eşliğinde), sınıf bariyerleri, ırk ayrımcılığı.[3] Bu kurumlara yönelik az çok asi bir tutum içerisinde bulunan bu kişiler “marjinal” olarak adlandırılırlar; bu tutumu kendiliğinden ve kendileri için benimsemişlerse eğer, eksantrik olarak nitelenebilirler veya onlardan, başlı başına bir “kişilik” olarak da bahsedilebilir. Son olarak eğer, bir alt topluluk şeklinde bir araya gelmişlerse onları, sapkın bir topluluğu oluşturan toplumsal sapkınlar olarak adlandırabiliriz.[4] Böylesi bir durumda, diğer pek çok sapkın tipi arasından sadece birini, hususi bir sapkın tipini oluştururlar.

“Sapkınlık” olarak adlandırılabilecek bir çalışma alanı mevcutsa eğer, bu alanın merkezini oluşturanların, yukarıdaki şekliyle tanımlanmış toplumsal sapkınlar olmaları muhtemeldir. Fahişeler, uyuşturucu bağımlıları, suçlular, caz müzisyenleri, bohem kişiler, Çingeneler, karnavalların geçici çalışanları, ayyaşlar, sahne dünyasından insanlar, profesyonel oyuncular, evsiz barksızlar, eşcinseller[5], pişmanlık duymayan fakirler, bunların hepsi bu tanıma dahildirler. Toplumsal düzene müşterek bir reddiye yöneltme noktasında angaje olmuş gibi görünen bireylerdir bunlar; toplumun kendilerine sunduğu patikalarda ilerleme fırsatına tenezzül etmiyor izlenimi verenlerdir. Üstlerine saygıda açıkça kusur eden onlardır; dinsiz olan onlardır; sunduğu motivasyonlar noktasında toplumun ıskaladıklarıdır onlar.

Toplumsal sapmanın merkezi böylece sınırlandırıldıktan sonra, çeperdeki örnekleri incelemeye başlayabiliriz: sadece ayrıksı bir şekilde oy kullanmakla kalmayıp siyaseten gerekli olandan çok daha fazla zamanı beraber geçiren radikal cemaatçi gruplar; çalışmak zorunda olmayan ve zamanını bir tatil yerinden diğerine seyahat ederek geçiren zenginler; çalışan veya çalışmayan ancak sürekli olarak yurt dışında yaşayan ve PX[6] ve American Express gişelerinden fazla uzaklaşmayanlar; ev sahibi ülke ile ailelerinin geldiği ülkeden oluşan ikili bir dünyada yetişmiş, kendilerine sunulan geleneksel hareketlilik güzergahlarını tereddütsüz reddeden ve okulun onlara aktardıklarının üstünü Ortodoks bir sofulukla örten etnik asimilasyon kurbanları; aile kurmayı en azından reddeden ve metropollerde esen ılımlı ve geçici aile karşıtı fikirlerin destekçiliğini yapan gayrimeşru veya çocuksuz çiftler.

Tüm bu örneklerde, tıpkı eksantrik tiplerde veya kült grup[7] mensuplarında olduğu gibi, bir tür geri çekilme, içe kapanma söz konusudur. Bu içe kapanma, toplumsal sapkınlar ile sessizce sapanlar pul koleksiyoncuları, kulüp tenisçileri, araba delileri örneklerinde olduğu gibi kendilerini tutkularına fazlasıyla adayan ve toplumsal bağlılıklar için geriye sadece cansız bir kabuğun kaldığı hobi sahipleri arasında ince bir çizgi çizilmesini sağlar.

Tanımladığımız anlamda toplumsal sapkınlar, onlara biçilen konumu reddettiklerini gösterişli bir şekilde ilan ederler ve bu gösterişçi başkaldırı, kendi topluluklarının ekolojik sınırları içerisinde kalmak koşulu ile geçici olarak hoş görülür. Etnik ve ırk temelli gettolar gibi, bu topluluklar da bir nefsi müdafaa sığınağı ve bireysel sapkının, kendisinin de en az diğerleri kadar iyi olduğunu açıkça ilan edebileceği bir yer sunarlar. Ne var ki, toplumsal sapkınlar çoğu zaman, normallerle sadece eşit olduklarını değil, onlardan üstün de olduklarını ve sürdürdükleri hayatın, diğerlerinin hayatından daha da değerli olduğunu düşünürler. Ayrıca bu şekilde, huzursuz normallere varoluş modelleri de sunarlar; sadece sempati kazanmakla kalmazlar, aynı zamanda yeni üyeler de kazandırdılar; halden anlayanlar yoldaş haline gelebilirler. (Şüphesiz, kült grup mensupları da yeni üyeler devşirirler ama burada vurgu, yaşam tarzlarına değil eylem programlarınadır.)

Teorik açıdan; sapkın bir topluluk, grup içi bir sapkının kendi grubu için gerçekleştirdiğine benzer bir işlevi toplumun geneli için yerine getirebilir. Öte yandan, böylesi bir ihtimal mümkün görünmekle birlikte şimdiye kadar kimse buna ilişkin bir vaka sunamamıştır. Sorun, sapkın topluluğa yeni üyelerin devşirildiği geniş alanın, yüz yüze ilişkilere dayalı küçük bir topluluk gibi, ihtiyaçları ve işlevleri açıkça tanımlanmış bir sistem, bir varlık olmamasıdır.

Şimdiye kadar iki tür sapkın değerlendirilmiştir: bütünleşmiş sapkınlar ve toplumsal sapkınlar, ilaveten, iki civar toplumsal kategori tipine de değinilmelidir. Öncelikle, etnik ve ırk temelli azınlık grupları[8] için şunları söyleyebiliriz: Ortak bir tarihe ve kültüre (ve çoğu zaman da ortak bir ulusal kökene) sahip, üyeliklerini nesilden nesile aktaran, bazı üyelerden sadakat talep edecek durumda olan ve toplumda görece dezavantajlı konumları işgal eden bireylerin oluşturduğu gruplardır bunlar. İkinci olarak statülerinin izini; gözle görünür biçimde konuşmalarında, görünümlerinde ve tavırlarında taşıyan ve kamu kurumlanınız karşısında kendilerini ikinci sınıf vatandaşlar olarak hisseden alt sınıf mensupları vardır.

Dolayısıyla, yüz yüze etkileşimde kendilerini ne tür bir karşılamanın beklediğinden emin olamaz bir halde ve bu durum karşısında çeşidi tepkiler geliştirmeye çabalarken bütünleşmiş sapkınların; toplumsal sapkınların; azınlık ve alt sınıf mensuplarının; yani, bütün bu kategorilere dahil kişilerin tümünün, zaman zaman kendilerini damgalanmış bireyler olarak hissetmelerinin pek muhtemel olduğu artık açıktır. Başka hiçbir sebeple olmasa dahi sırf şu nedenle bile böylesi bir durumla muhtemelen karşılaşabilirler: Tüm yetişkinler, çeşitli sebepler dolayısıyla gerek ticari gerekse de kamu hizmet kurumlarıyla bir şekilde iş görmek zorundadırlar. Bu kurumlarda, temel vatandaşlık sıfatı üzerinden herkesin eşit ve nazik bir muamele gördüğü varsayılır ancak küçük burjuva ideallerinden beslenen nefret ve arzu tepkileri için de bir yer vardır burada.

Öte yandan, bu dört kategorinin derinlemesine incelemesinin bizi, damganın analizinde dikkate alınması gereken şeyden daha da öteye ve uzağa taşıyacağı bilinmelidir. Örneğin öyle sapkın grup üyeleri vardır ki, özellikle kendi çevrelerinden uzakta olduklarında toplumsal kabul görme noktasında bilhassa kaygı duymazlar ve dolayısıyla da damga idaresi çerçevesinde incelenemezler. Amerika’nın sıcak kumsallarında açık havada bulabileceğimiz, çalışma fikrine halen ayak sürerek yaklaşan ve kendilerini özgürce çeşitli dalga sporlarına adayan yaşı biraz geçkin gençler bu duruma örnek teşkil eder. Değindiğimiz bu dört kategorinin dışında, hiç damgalanmamış dezavantajlı kişilerin mevcut olduğunu da unutmamak gerekir: örneğin uyuşuk ve bencil bir eşle evli olan bir kişi ya da durumu iyi olmayan ve dört çocuğa bakmak zorunda olan bir kişi[9] veyahut da fiziki engeli (örneğin hafif bir işitme güçlüğü) hayatı boyunca kendisini rahatsız etmiş biri (kendisi de dahil hiç kimse bunu fark etmemiş olsa da).[10]

O halde incelememiz açısından, damgalanmış bireylerin tek bir kategori altında sınıflandırmayı meşru kılacak ölçüde ortak yaşam koşullarına sahip olduklarını öne sürmekteyim. Bu sebeple, toplumsal sorunlar, ırk ve etnik temelli ilişkiler, toplumsal düzensizlik, kriminoloji, toplumsal patoloji ve sapkınlık gibi geleneksel alanlardan parçalar aldım tüm bu alanların ortaklaşa sahip oldukları şeyin bir parçasıydı bu. Bu ortaklıklar, insan doğasına ilişkin birkaç varsayım temelinde daha sistematik bir hale sokulabilir. Bu durumda, her bir geleneksel alandan geriye kalan şey, gerçekten ona özgü olan her ne ise onun açısından incelenebilir ve böylelikle şu anda tümüyle tarihsel ve rastlantısal olan bu bütünlüğe bir analitik tutarlılık kazandırılabilir. Bu yapılırsa ve ırk ilişkileri, yaşlılık ve akıl sağlığı gibi alanlarda neyin ortak olduğunu bilirsek eğer, o zaman analitik olarak nasıl farklılaştıklarını da kavramaya başlayabiliriz. Belki de her bir örnekte tercih, halihazırda mevcut olan alan ayrışmaları korumaktan yana olacaktır ama en azından bu yöntem, her bir alanın, farklı bakış açılarını uygulamamız gereken bir alan olduğunu ve bu tutarlı ve verimli analitik perspektiflerin farklı alanlarda kullanılmasının, ilgilerini bu alanlardan sadece biriyle sınırlamış olanlar tarafından gerçekleştirilemeyeceğini ortaya koyacaktır.


 

[1]        Sapkının, dâhil olduğu grupla karmaşık ilişkisi yakın bir zaman önce L. Coser tarafından tekrardan ele alınmıştır, bkz., “Some Functions ofDeviant Behavior and Normative Flexibility”, American Journal of Sociology, Vol. 68, No. 2. (1962), s. 172-181.

[2]        Bu tematik H. Becker tarafından işlenmiştir; Outsiders (New York, Free Press of Glencoe, 1963), s. 145-163. Heretik Yayıncılık tarafından Türkçeye kazandırılmıştır, Haricîler (Outsiders), Ankara, 2013.

[3]        Bu bakış açısı bana Dorothy Smith tarafından önerilmiştir.

[4]        “Sapkın topluluk” kavramı tam olarak yeterli değildir; çünkü iki noktanın üstünü örter; Siradan toplulukların oluşumuna ilişkin analizin sunduğu yapısal kriterler ışığında, bahsi geçen sapkın topluluk özel bir durum teşkil eder mi, etmez mi? Üyeleri toplumsal sapkın mıdırlar, değil midirler? Hiçbir insanın yaşamadığı bir bölgede, hem cinslerden oluşan bir askeri garnizon ilk anlamıyla sapkın bir topluluk iken, zorunlu olarak bir toplumsal sapkınlar topluluğu oluşturmaz.

[5]        “Eşcinsel” terimi genellikle, kendi cinsiyetinden biriyle açıktan cinsel eylemde bulunan herhangi birine gönderme yapmak üzere kullanılır; bu pratiklere “eşcinsellik” adı verilir. Bu kullanım tıbbi ve yasal bir referans çerçevesine dayanır görünmektedir ve kanımca fazlasıyla geniş ve heterojen bir kategorileştirme sunmaktadır. Ben sadece, kendi cinsinden kimseleri en arzu edilir cinsel nesne olarak tanımlayan ve tüm sosyal yaşamın güçlü biçimde bu nesnenin peşinde koşma ve ondan haz alma noktasında düzenlendiği özel bir toplulukta yer alan bireylere gönderme yapıyorum. Bu kavramsallaştırmaya göre, eşcinsel hayatın dört temel çeşidi vardır: erkek ve kadın olmak üzere, cezai infaz kurumlarında olan iki çeşidi ve yine erkek ve kadın olmak üzere, kentsel mekânlarda olan iki çeşidi (bu İkincisi için bakınız, E. Hooker, a.g.e.). Şunu da gözden kaçırmamak gerekir: Bir kişi eşcinsel bir çevreye, eşcinsel pratiklerde bulunmaksızın dâhil olabilir; tıpkı toplumsal veya ahlaki açıdan bu çevreye ait olmaksızın eşcinsel ortamlarda hizmet sunumunda bulunanlar gibi (bununla alakalı olarak bakınız, Reiss, a.g.e). O hâlde, eğer eşcinsel terimi belli bir türde cinsel pratiklere gönderme yapmak için kullanılıyorsa bahsedilen bu özel sapkın topluluğa dâhil olan tüm kişileri tanımlamak için başka bir terime, örneğin “eşcinsel dostu” gibi bir terime ihtiyaç vardır.

[6]        T.S.N.: Amerikan askeri üstlerindeki kantinler.

[7]        T.S.N.: Kült grup: Sosyolojik anlamda, kendilerini çevreleyen ortak kanı, inanç ve pratiklerin dışında konumlanmış, görece içine kapalı ve yalıtık topluluklar.

[8]        Bu hususta yakın zaman önce yapılmış bir analitik değerlendirme için bakınız, “Insiders-Outsiders: The Position of Minorities”, New Left Revietv, XVII (Kış, 1962), s. 34-45.

[9]        Toynbee, a.g.e., Bölüm 15 ve 17.

[10]      Bunun bir örneği Henrich ve Kriegel, a.g.e., s. 178-180 içinde bulunabilir.

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 + Büyüt | Küçült  
Felsefe