Kültür Nedir?

Ralph Linton


Felsefe, kültürün tamamlayıcı bir parçasıdır. Ama kültür nedir? Amerikalı etnolog Ralph LINTON kişiliğin kültürel tabanını inceleyerek, kültürü ve kültürleri tanımlamaya çalışıyor.

1. Kültür Nedir? Kültür terimi, bilimsel incelemelerde kullanıldığı şekliyle, yaygın kullanılışında bağlı olduğu değer fikrine verilen önemi içermiyor. Bir toplumun, sadece daha çok istenir olarak baktıklarına değil, tüm yaşam biçimlerine gönderme yanıyor. Böylece, bu sözcük, kendi yaşam biçimimize uygulandığında piyano çalmak veya Robert Browning okumakla ilgili değildir. Sosyolog için, bu tür etkinlikler kültürümüzün bütünü içindeki basit unsurlardır. Bu bütün, bu tür sosyetik etkinliklerin yanında bulaşık yıkama veya otomobil kullanma etkinliklerini de kapsamaktadır ve kültür üzerine incelemelere özgü amaçlar için ikinci grup etkinlikler “yaşamın en güzel şeyleri” ile tamamen aynı düzeydedir. Bunun sonucu olarak, sosyolog için kültürsüz toplum yoktur ve her insan, her zaman bir kültüre veya bir başka kültüre katılması anlamında kültürlüdür.[1]

Aslında, sosyologun çalışması, kültürlerin tek tek toplumları belirleyen yaşam biçimlerinin incelenmesinden başlamalıdır. Sosyologun kullandığı anlamda kültür, bir kültürler dizisinin gözlemlenmesi ve karşılaştırmasına dayalı bir genelleştirmeyi temsil eder. Kültür bir doğal bilimcinin betimlediği şekliyle bir maymun türünün, hep birlikte türü oluşturan sayısız tekil maymunlarla sürdürdüğü ilişkinin aynısını aşağı yukarı tekil kültürlerle sürdürür. Antropolojist kültürün şu veya bu özelliği gösterdiğini söylediğinde, gerçek düşüncesi kültürlerin bu özelliklere hep birlikte sahip olduğu yolundadır. Bunlar, her biri özel bir topluma bağlı olmak üzere, düzenli, işlevsel gerçekler olan kültürlerdir ve birey, genel olarak kültürün özüyle değil ait olduğu kültürün özüyle olan ilişkisiyle incelenmelidir.

Uzun zamandan beri kültür teriminin belirli bir toplumun yaşam biçimini göstermek için kullanılmasına rağmen içeriğine bakıldığında kesin anlamı hala belirli noktalarda bulanıktır...[2] Böyle bir kültürün olası tanımlamalarının her biri özel bir türün araştırmalarıyla bağlantı içinde kullanılmıştır. Böylece kültürü tamamen “bir toplumun üyelerinin ortak sosyal mirası”[3] olarak tanımlamak mümkündür, ama bu tanımın kişiliğin oluşumunu inceleyenlere çok az yardımı olacaktır.

Genel olarak benimsenen anlamdan ve kullanımdan yola çıkarak ve kişiliğin incelenmesinde önemli olanı gözönüne alarak, şu tanımı yapmayı göze alacağım: “Bir kültür, onu oluşturan unsurların belirli bir toplumun fertleri tarafından kabul edildiği ve aktarıldığı, öğrenilmiş davranışların ve bu davranışların sonuçlarının dış biçimidir.” Dış biçim terimi, bir kültürü oluşturan değişik davranışların ve davranışların sonuçlarının geçmişte model olarak (pattemed) düzenlenmesini içermektedir. Öğrenilmiş davranış, verili kültürel dış biçimin parçalan olarak sınıflandırılması gereken etkinlikleri, öğrenme süreciyle değişime uğrayan etkinlik biçimleriyle sınırlandırmaktadır. Davranışın sonuçlan terimi birbirinden tamamen ayrı iki düzenin olaylarına uyarlanmıştır: psikolojik ve maddesel. Birinciler, bireyde psişik durumlarla temsil edilen bu sonuçlan kapsamaktadır: davranışlar, değer sistemleri, bilgi bu başlık altında olacaktır. Davranışın maddesel sonuçlarını, kültür kavramının kapsadığı olayların içine sokulması, bazı sosyologların itirazları ile karşılaşabilir; ama bu olgu, antropolojistler tarafından kültür teriminin kendisi kadar eski bir uygulamayla benimsenmiştir. Herhangi bir toplumun fertleri tarafından genel olarak üretilmiş ve kullanılmış nesneler her zaman bütün olarak “maddesel kültürdü oluşturucu olarak tanınmış ve kültürün dış biçimini tamamlayıcı bir parça olarak görülmüştür...

Kültür kavramı ile ilgili bu tartışmadan, bu kavramın en azından üç farklı düzeydeki olayları içerdiği sonucu çıkmaktadır: maddesel olaylar, yani endüstriyel ürünler; motor (kinetik) olaylar, yani “açık” davranışlar (çünkü bu zorunlu olarak devinimi içerir); ve psikolojik olaylar, yani bir toplumun fertleri tarafından kabul edilen davranışlar ve değerler şu anki önerimizle ilgili, ilk iki düzlemdeki olaylar; kültürün “açık” (öpen) yönünü oluşturanlar olarak sınıflandırılabilir: bu somut ve açık, sinematografik kamera veya fonograf gibi mekanik araçlar tarafından kaydedilebilir yönüdür. Üçüncü düzlemin olayları, psikolojik olaylar kültürün “gizli” yönünü oluştururlar. Tüm bu yönler in san davranışının kavranması için eşit olarak önemli ve gerçektir.—RALPH LINTON[4]

Fransız etnolog Claude Levi-Strauss, sözcüğün “değerlendirici” anlamına dönmeksizin, daha kesin bir biçimde kültürün öz insansal özelliğini gösteriyor. Üst memelilerde bile, diyor, örneğin kendilerinde dilin ana çizgilerini ve basit alet kullanımını gördüğümüz ve bazen tek eşliliği uygulayan maymunlarda, “sosyal yaşam, hiçbir kuralın formülleştirilmesine uygun değildir” Oysa ki kültürel olan, bir kurala tabi olan şeydir; bu aynı zamanda tarihselliktir, doğanın evrensel tabanında değişen şeydir.


[1]        Veya uygardır: İngilizce'de "culture” hem kültür, hem de uygarlık anlamına gelir.

[2]        Bu noktalama işareti metinlerde yaptığımız bir atlamayı göstermektedir.

[3]        Bu, R. Linlon'un bizzat kendisi tarafından daha önceki bir yapıtında (The Study Of Man) verdiği tanımdı.

[4]        The Cultural Background of Personaliıy, New York, 1945, s. 30-38. [Fransızca çeviri: A. Cuvillier]

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült  
Felsefe