Inkeles: Modernleşmenin Birey Üzerindeki Etkileri

Zafer Cirhinlioğlu


Inkeles modernleşme sürecinin bireysel değer kalıpları üzerindeki etkilerini incelemiş, modern hayatın sınırlarını çizmeye çalışmıştır. Bu amaç için, Arjantin, Şili, İsrail, Nijerya, Pakistan gibi ülkeleri içine alan geniş çaplı araştırmalar yapmıştır. Bu ülkeler, tesadüfi olarak seçilmemişlerdir. Hem ekonomik hem de siyasi açıdan bu ülkelerin gelişmeleri kendi aralarında hiyerarşik bir yapı oluşturmaktadırlar. Inkeles'in araştırması gelişme çizgisi açısından anlamlı bir farklılık oluşturan ülkelerle birlikte bu ülkelerin farklı toplumsal tabakalarını da içine almaktadır. Dolayısıyla, hem sınıfsal hem de uluslararası ilişkilerin saptanması hedeflemiştir. Araştırmasının sonucunda Inkeles, zaman ve mekandan bağımsız "modern insan" tipinin genel özelliklerinin oluşturulabileceğini vurgulamıştır. Bir başka deyişle, bir ülkede 'modern' diye tanımlanabilecek bir insan diğer bir ülkede de modern olarak tanımlanabilir. O halde, modern kişinin bazı evrensel özellikleri olmalıdır. Ona göre, bir birey şu özelikleri taşıyorsa 'modern' diye adlandırılabilir:

a)       Yeniliklere açık olmak: modern birey sürekli olarak daha farklı olanı denemek isteyen kişidir,

b)      Otoriteden bağımsız davranabilmek: modern kişi ailesindeki ve işindeki otoriteden bağımsız davranış geliştirebilen kişidir,

c)       Bilime inanmak: modern kişi bilim aracılığıyla modern toplumların doğayı kontrol altına alabileceklerine inanan kişidir,

d)      Hareketlilik: modern kişi iş dünyasında, hırslı olan ve sürekli olarak yukarılara doğru çıkmak isteyen kişidir,

e)       Uzun vadeli plan yapmak: modern kişi içinde bulunduğu günü düşündüğü kadar gelecek yıllarda neler olabileceğini düşünen kişidir,

f)       Sivil etkinliklere katılmak: modern kişi bölgesel ve gönüllülük esasına dayalı kurumlarda aktif olarak çalışan kişidir.

Bu özelliklerin kişilere aktarılmasının en etkin yolu Inkeles'e göre "eğitim"dir. İki ülke arasında küçük bir eğitim farkı bile olsa, örneğin gelişmiş ülkelerin öğretim programlarını kurallıları, o ülkenin diğer ülkeye göre daha ileriye gitmiş olduğunun bir göstergesidir. Mesleksel yapının gelişmiş olması da diğer bir ölçüttür. Örneğin, iyi bir eğitim fırsatı elde edememiş birisi bu zayıflığını işteki olanakları kullanarak giderebilmelidir. Bu olanakları yaratabilen ülkeler göreli olarak daha modern ülkelerdir.

Inkeles'e göre modernleşme sürecinin bireyler üzerinde psikolojik tahribat yaptığı inancı doğru değildir. Oysa daha çok işlevsel kuramlardan kaynaklanan genel kanıya göre, modernleşmenin getirdiği yeniliklere bireyler uyum sağlamada bocalamaktadırlar. Kendileri gibi ülkeleri de bundan zarar görmektedir. Bunun için, hem kuramcılar hem de uygulamacılar değişmenin yavaş olmasını tercih etmişlerdir. Oysa bu geri kalmış ülkelerdeki durumu yansıtmamaktadır. Inkeles uyguladığı psikolojik testlerde geri kalmış ülkelerin bireylerinin kaygı düzeylerini gelişmiş ülkelerinin bir yerinden çok farklı olmadığını bulmuştur. Dolayısıyla modernleşme aslında bireylerin varolan psikolojik temelli sorunlarına yeni boyutlar eklememektedir.

Sonuç olarak, Inkeles'in de modernleşmenin yarattığı sorunları daha çok bireysel temelde ele aldığı vurgulanmalıdır. Kalkınma sürecini daha çok bireysel kalkınma süreci olarak düşünmektedir. Dolayısıyla, ister istemez bireyi sadece bir özelliğinden hareket ederek çok boyutlu bir süreci açıklamaya çalışmaktadır. Araştırmasını uzun zamanlı ve birçok ülkeyi kapsayacak şekilde gerçekleştirmiş olması bakımından dikkat çekici olduğu söylenebilir. Ancak, gelişme süreci içerisinde diğer toplumsal kurumların örneğin dinin nasıl bir etkiye / role sahip olacağı üzerinde çok fazla durmamıştır.

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült  
Felsefe