Buda'nın Öğretisi

İlhan Güngören


Buda fizikötesi sorunlara açıklama getirme çabasında olan bir filozof değildi. Onun tek amacı yaşamla bir doku içinde bileşmiş, bütünleşmiş olan ıstıraptan (dukkha) kurtulmanın yolunu yöntemini öğretmekti. Bu amaca ulaşmaya yardımcı olmayacak soruları yanıtlamaya gerek görmüyordu. Böyle bir soruyla karşılaşınca susuyor, o ünlü ve soylu suskunluğuyla bir tür karşılık vermiş oluyordu ya da diyordu ki: «Göksünüze zehirli bir ok saplanmış olsa, oku çıkartmaya çalışacak yerde, oku atanın kim olduğunu, hangi kasttan, hangi soydan geldiğini, boyunu boşunu, oku atmaktaki amacını falan mı araştırmaya kalkardınız"!»(1)

<Ben bir şeyi açıklamamışsam bırakın açıklanmamış olarak kalsın...» «Peki neden size açıklamıyorum? Çünkü o şeyin açıklanması size hiç bir yarar sağlamayacaktır da ondan. Çünkü bu sorulara yanıt aramak ne aydınlanmanıza, ne bağımlılıktan kurtulup özgürlüğünüzü kazanmanıza, iç suskunluğa, gerçeğe ermenize, Nirvana'ya erişmenize bir katkıda bulunabilir. Size neyi açıklıyorum? Size açıkladığım şey ıstırabın varlığı; ıstırabın nedeni; bu nedenin yok edilebileceği; bu nedeni yok etmenin yoludur.»(2)

Buda bir filozoftan çok kendini bir ruh hekimi sayıyordu. O dönemde Hindistan’da hekimlik biliminin kullandığı mantık düzeninden yararlanıyordu. Hekim önce hastalığın tanısını yapar, sonra hastalığı doğuran nedenleri araştırır; üçüncü olarak hastalığa neden olan etkenin ortadan kaldırılması ve hastanın iyileştirilmesi yollarını arar; dördüncü olarak da hastayı iyileştirmek için gerekli ilaçları verir, perhizler önerir. (3) Buda da ayni yöntemi izliyordu. Yaşamda ıstırap vardır; ıstırabın bir nedeni vardır; bu neden yok edilirse ıstırapta yok edilmiş olur; bu nedeni yok etmeyi sağlayan bir yol,bir yöntem vardır. Buda'nın bütün öğretisi işte bu dört yüce gerçek çerçevesinde özetlenebilir. Buda ıstıraba sanki bir hastalıkmış gibi bakıyor ve bu hastalıktan korunma ve kurtulma yollarını gösteriyordu. Buda'nın öğretisinin varlık nedeni işte bu soruna çözüm aramak, çözüm bulmaktı. «Sevgili öğrencilerim» diyordu. «Istırap ve ıstırabın nedeni olan doğum, ihtiyarlık ve ölüm olmasaydı, Buda'da olmayacaktı, öğretisi de olmayacaktı. Size her zaman söyledim, ıstırap ve ıstırabın yok edilmesi...» (işte benim öğretim budur.)

Buda"nın ele alıp çözüm getirmeye çalıştığı bu sorun Upanişad'larda. da derinlemesine incelenmiş ve benzer çözümlere eriştirilmiş bir konuydu. Upanişad'larda da yaşamın ıstırapla dolu olduğu, ıstırabınsa istek ve tutkulardan kaynaklandığı istekleri, tutkuları söndürmekle neden sonuç bağlantısının koparılıp karma'nın yok edilebileceği, böylelikle insanın bu dünyada yaşamını sürdürdüğü sırada da özgürlüğe bağımsızlığa (mokşa: liberasyon) erişebileceği düşüncesi geliştirilmiş (5) ve bu sonuca varmayı sağlayacak yöntem olarak da yoga uygulamaları önerilmişti. Öyleyse Buda'nın ne ortaya koyduğu sorun ne önerdiği çözüm Upanişad'lara göre bir yenilik getirmiş olmuyordu. Ancak Buda, Veda kültürünün dışında olan bir kültüre Upanişad'ların içrek (esoteric) öğretisi içinde ele alınmış sorunları, konuları getiriyor ve değişik bir evren ve dünya görüşüne göre gerekli uyarlamaları yapıyordu. Buda'nın dünya ve evren görüşünde kasttan, soydan gelen ayrıcalıklara yer olmadığı gibi ne kişisel ne evrensel bir ruha, Tanrıya da yer yoktu. İnsanı yaptıklarının sorumluluğuyla başbaşa bırakan bu görüş ayni zamanda insana kurtuluşunu sağlayabilmek için kendi dışında bir güç, bir tutamak aramaması gerekliliğini de önermiş oluyordu. Aslında bu görüşün de Upanişad'ların öğretisine büyük bir yenilik kattığını savunmak güçtür. Oldenberg'in de dediği gibi Buda'nın Tanrısız evren görüşü için bile Upanişad'lar gerekli ortamı oluşturmuştu. Giderek eski tanrılar önemsizleşmiş, tanrıların tahtına oturtulmuş olan Brahman da dünyanın da, insanın da yazgısından sorumsuzlaştırılmış, bu durumda insana kendi yazgısına sahip çıkmaktan başka bir seçenek bırakılmamıştı. (6)

Buda'nın Upanişad'lar öğretisine getirdiği en büyük yenilik varoluşun, devitken gücünü nedensellikten alan sürekli bir oluşum, değişim sürecinden başka bir şey olmadığı; varoluşun ardında durağan bir öz, tözel bir 'nitelik bulunmadığı biçiminde özetleyebileceğimiz görüştür. (7) Bu bakımdan Oldenberg'in de çok güzel bir biçimde dile getirdiği gibi Upanişad'larda nedensellikten etkilenmeyen, karma'nın gücünü yitirdiği bir alanda «nedenselliksiz bir töz, bir Özvarlık (Atman)» olmasına karşın «Budizmde tözsuz, özvarlıksız (anatman) bir nedensellik» olduğu söylenebilir.(8)

Buda'nın ilk öğrencileri evlerini, barklarını bırakıp Buda'nın çevresinde örgütlenmiş bir çileci dervişler topluluğuydu. Buda'nın çilecilikle nefse düşkünlük arasındaki orta yolu önermiş olmasına rağmen o dönemdeki benzer derviş örgütlerindeki geleneğe uygun olarak Buda'nın topluluğundaki genel eğilim de daha çok çilecilik doğrultusundaydı.

Örgütün (sangha) üyeleri, üzerlerine paçavralardan yapılmış giysiler giyen, malsız mülksüz, günde bir öğün yemek yiyen, dharma'yı uygulamaktan başka hiç bir kaygıları olmayan çilecilerdi. Buda'nın öğretisi olarak elimizde bulunan Pali Derlemesi'ni (Pali Canon) yazılı duruma getirilene dek geçen üç beş yüz yıl boyunca bir kuşaktan ötekine aktaran işte bu çileciler oldular. Kuşkusuz yorumlayan, içine pek çok şey katan da onlar oldular.  Bunun için Pali derlemesinin kendilerini çilecilik yaşamına adamış uygulama alanında hoşgörüsü az olan dervişlerin yorumu olduğunu da gözden uzak bulundurmamak gereklidir.

Hiç bir dogma getirmemiş mantığın ve bilimin eleştirisine her zaman  kendini açık tutmuş, yanlız kendine güvenmeyi, Tanrıdan ya da tanrılardan, kurtarıcılardan, keşişlerden bir şey umup beklememeyi öğreten «Buda'lar bile size yolu işaret etmekten fazlasını yapamaz» diyen bu öğretinin uygulama alanında daha çok çileciliğe dönük katılığına başka türlü bir açıklama bulmak kolay değil.

Buda'nın öğretisinin başlıca özelliği Buda'nın uyanır aydınlanma sonucu bulmuş olduğu gerçekleri birer doğru olarak sunacak yerde uyanma aydınlanma yöntemini öğretmeyi ve böylelikle yöntemi öğrenen kimselerin kendi Çabalarıyla bu gerçekleri kendileri bulup yaşantısal deneyimle doğrulamalarını öngörmesi, Budalık yolunu herkese açık tutmasıdır.

 

 


 

 
Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

Felsefe
 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült