Zazen Yapmaktaki Üç Amaç

Yosutani Roshi


Zazen yapmanın üç amacı vardır:

1) İnsanın zihnini yoğunlaştırma gücünü çoğaltmak (joriki).

2) Satori uyanıklığı.

3) Bizim hergünkü yaşamımızda En Üst Yolu (dorukta yaşamayı) gerçekleştirmek (mujodo no taigen).

Bu üçü aslında bölünmez bir bütündür. Ama ben konuyu ayrıntılı olarak inceleyebilmek için hepsini teker teker ele alacağım.

Bunlardan birincisi yani joiriki zihnin bütünleştirilip tek bir noktada yoğunlaşma gücünün kazanılmasıdır. Bu durum alışılagelmiş anlamda zihnin yoğunlaştırabilme gücünden daha fazla birşeydir. Bir kez devinime konuldu mu en beklenmedik, en apansız durumlarda bile aklımızı başımıza toplamak için şöyle bir durup düşünmeye gerek duyulmadan, durum neyi gerektiriyorsa anında onu yapabilme olanağı veren etkin bir güçtür bu. Bir kez joriki yi geliştiren kimse hiçbir biçimde tutkularının tutsağı olmaz, çevresinin etkisi altında da kalmaz. Her zaman için hem kendisinin, hem de yaşamının koşullarının efendisidir. Her zaman için tam bir özgürlük ve ölçülü bir dengelilik içinde davranmayı başarır. Zihnin durgun bir su gibi bütünüyle duru ve saydam olması durumunda jorikinin yardımıyla olağanüstü güçler elde edilebilir.

Sözünü ettiğim beş tür Zen'den baştaki ikisi bütünüyle Joriki' ye dayanır. Joriki gücü düzenli zazen yapılarak sınırsızlığa kadar artırılabilir. Buna karşın düzenli zazen yapmayı savsadığınız zaman giderek geriler ve sonunda bütünüyle yok olur. Yalnız şu var: Jorikiyle bir çok olağanüstü güçler elde edebilirsiniz ama salt joriki nin gücüyle dünyaya bakışınızdaki yanılgı ve yanılsamaların kaynaklarını kurutamazsınız. Yanında en yüksek düzeydeki satori uyanıklığını birlikte, getiren Zen için yalnızca zihnin yoğunlaştırılabilme gücü yeterli değildir. Zen mezheplerinden birinin kurucusu olan Pir Sekito Kisen'den günümüze gelen az bilinen bir belgede şöyle yazıyor: "Bizim mezhebimizde önemli olan zihnin yoğunlaştırılmasındaki beceri ya da öğretiye yürekten bağlılık gibi şeyler değil, yalnızca Buda doğasının ortaya çıkarılmasıdır."

Bu amaçlardan ikincisi kenshogodo dur. Yani hem kendi gerçek doğanızı, hem de evreni içindeki onbinlerce nesneyle birlikte asıl gerçek niteliğiyle görüp tanımaktır. Şöyle bir anda kendimin daha en baştan beri kusursuz ve eksiksiz olduğumun farkına varmamdır. Ne kadar harika!.. Ne büyük mucize!.. Eğer bu gerçek kensho'ysa bu yaşantıdan kim geçerse geçsin, geçen ister Buda Şakyamuni olsun, isterse Buda Amida ya da şu tapınakta bir araya gelmiş olan sizlerden birisi olsun özünde hiç birşey değişmeyecektir. Kuşkusuz bu hepimizin aynı yoğunlukta, aynı derinlikte bir kensho yaşantısını gerçekleştirebileceğimiz anlamına gelmez. Elbette durulukta, derinlikte ve yetkinlikte büyük farklılıklar vardır. Bir benzeti olarak doğuştan kör olan bir kimsenin yavaş yavaş gözlerinin açıldığını düşünün. Önce herşeyi belli belirsiz bir karaltı olarak görecektir, sonra ancak çok yakınındaki şeyleri görebilecektir. Giderek görme gücü çoğaldıkça 7080 santim ya da biraz daha uzakta olan nesneleri farketmeye başlayacaktır. Sonra 78 metre, daha sonra da 7080 metre ve en sonunda da bin metre uzaklıktaki şeyleri de görüp farkedebilecektir. Bütün bu aşamalarda gözleri açılan kimsenin gördüğü nesnel dünya hep aynıdır. Değişen şey görüşündeki bulanıklığın giderilmesinden görüşünün keskinleşmesinden başka birşey değildir. Ama bu iki dünya arasındaki fark kapkara kömürle bembeyaz kar arasındaki kadar büyüktür, işte bizim kensho yaşantılarımız arasındaki saydamlık, duruluk, keskinlik ve derinlik farkı da bu kadar büyük olabilir.

MEDİTASYON VE ZAZEN

Uç amaçtan sonuncusu mujado no taigene’dir, yani bizim günlük yaşamımızın tüm etkinliklerinde, tüm varlığımızda doruk yaşamı gerçekleştirmektir. Iş buraya gelince amacı araçtan ayırdedemez oluyoruz. Beş tür Zen'den en yüksek olanı diye sözünü ettiğim saijojo işte bu aşamanın gereklerini karşılamaktadır. Yetenekli bir öğretmenin öğrettiklerinden dışarı çıkmayarak, yürekten isteyerek ve benliğinizden sıyrılarak zihniniz bir yandan tam olarak bilinçliliğini sürdürürken, bir yandan da üstünde en küçük bir leke bile olmayan bir beyaz kağıtmışçasına zihninizi tüm düşüncelerden arıtarak zazen yapmaya oturduğunuz zaman, buna ister satori eşlik etsin, ister etmesin zaten sizde her zaman var olan Buda doğası kendiliğinden ortaya çıkar. Yalnız burada şurasını belirtmeliyim: Sizdeki Buda doğasının ardındaki temel gerçeği ve en öz, en damıtılmış Zen türü olan saijojo nun tüm Budaların uyguladıkları Zen'in tıpatıp aynısı olduğunu anlayabilmeniz için gerçek aydınlanma yaşantısından geçmenize gerek vardır.

Gerçek Budacı Zen bu amaçlardan üçünü birden içermelidir. Çünkü bu üç amaç birbirleriyle bağlantılıdır. Örneğin jorikıyle Kensho arasında temel bir ilişki vardır. Kensho zihni yoğunlaştırmayla elde edilen güce verdiğimiz ad olan jorikıyle temelli bir bağlantısı olan bilgeliktir. Joriki bir başka bakımdan da kensho yla bağlantılıdır. İnsanların büyük çoğunluğu öncelikle belirli oranda joriki gücünü geliştirmedikçe kensho'yu gerçekleştiremezler. Çünkü joriki gelişmedikçe düzenli zazen yapmalarına kendilerini sinirli ve tedirginlik, huzursuzluk içinde hissetmeleri engel olur. Jorikıyle pekiştirilmedikçe tek bir kensho yaşantısının yaşamınıza çok büyük bir katkısı olmayacak ve sonunda bu yaşantıdan tatlı bir anıdan başka bir şey kalmayacaktır. Kensho yaşantısında zihninizin gözüyle tüm evrenin birliğini, tek bir bütün olduğunu kavrasanız da joriki gücü olmadan zihninizin gözünün size açıkladığı gerçeğe davranışlarınızı uyduramayacaksınız.

Tıpkı bunun gibi kensho’yla bu amaçların üçüncüsü olan mujado no taigerı arasında karşılıklı bir etki ilişkisi vardır. Kensho bütün etkinlikleriyle gerçekleştiği zaman işte bu mujado no taigeridir. Tam ve eksiksiz aydınlanmayla (anuttara samyak sambodhi) bizim dünya konusundaki ikici ve iyi kötü, güzel çirkin gibi karşıt kavramlardan oluşan düşünce ve anlayışımızın ne kadar yanlış olduğunu anlarız. Ancak bu anlayıştan sonradır ki birlik, uyum ve dinginlik içinde gerçek nitelikleriyle dünyayı görmüş oluruz.

Rinzai mezhebinde zazen yapmanın asıl amacı satori uyanıklığıdır Joriki ve mujodo no taigen üzerinde pek fazla durulmaz. Bunun için de aydınlanma gerçekleştirildikten sonra çabanın sürdürülmesinin önemi küçümsenir. Gene koan çalışmaları zazenle desteklenmedikleri ve koan'ların günlük yaşamla da hemen hemen hiç bir bağlantıları olmadığı için koan'lar aydınlanmayı pekiştirecek bir araç olacak yerde bir zihin cimnastiği, zihni çalıştıran bir egzersiz almaktan daha fazla bir yarar sağlamazlar.

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 


 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült  
Egzersiz