Zazen Yaparken Duruş

Katsuki Sekida


Zazen yaparken normalde yere kabaca yarım metrekarelik bir minder veya katlı bir battaniye serer, onun üstüne oturur ve yüzümüzü duvara döneriz. Kaba etimizin altına da daha küçük ve kalın bir minder veya yastık alırız (Şekil 5). Bu minder veya yastık yeterince kalın olmalı, yoksa doğru ve sabit bir duruş zor olur.

Zazen'de birkaç farklı duruş benimsenebilir; öğrenciler hangisinin kendilerine daha uygun olduğunu kendileri denemelidirler. Önemli olan, yirmi otuz dakika boyunca sabit ve hareketsiz oturabilmek.

Yere rahat oturamıyorsanız sandalye veya iskemleyi denemeli ve aşağıda açıklanacak temel duruş özelliklerine olabildiğince uymalısınız. Hiçbir verinizi sıkmayan bol giysiler giyin. En iyi nasıl oturduğunuzu bulana dek sabırla uygulama ve deneme yapmanız gerekebilir.

Şekil 1'de tam lotus pozisyonu görülmektedir. Simetrik bir pozisyon bu; sağ ayak sol uylukta, sol ayak da sağ uyluktadır. Tam tersi de olabilir. Gerek bu pozisyonda, gerek öbürlerinde dizler mindere iyice yaslanmalıdır.

Eller kucakta, genellikle sağ el sol elin altındadır ve ayalar yukarı bakar. Başparmaklar birbirine değerek bir halka yapsa da olur, öbür parmaklara koşut dursa da. Alternatif bir pozisyonsa bir elin ayasıyla öbür elin başparmağını kavramak (Şekil 2). Uygulamaya yeni başlayanların çoğu tam lotus pozisyonunda zorlanırlar. Ancak en dengeli, kendine hakim olmaya ve iyi bir çalışmaya en elverişli pozisyon budur.

Yarım lotus pozisyonu (Şekil 2) daha kolaydır. Bu pozisyonda sağa ayak sol uyluğun altında kalır ve sol ayak da sağ uyluğun üstündedir. (Bunun da tam tersi mümkün.) Yarım lotus asimetrik bir pozisyon olduğundan omurganın hizasını bozabilir, bunu telafi etmek için omuzlardan biri yukarı kaldırılabilir. Bir aynaya bakarak veya bir başkasının sizi izlemesini sağlayarak bunu düzeltebilirsiniz de, ama şunu akıldan çıkarmamalısınız ki, bu pozisyon bazen başka duruş kusurlarına, özellikle üst gövdede bazı küçük çarpıklıklara da yol açabilir. O yüzden bu duruşu çok da tavsiye etmiyoruz. Ayağınızın bir kenarını öbür bacağınızın kaval kemiği bölümüne de yaslayabilirsiniz. Bu oturuş tarzı Şekil 3'te gösterilene yakındır ve tavsiye edilebilir.

Şekil 3'te Burma stilinin değişik bir türü görülür, burada iki ayak da mindere düz yaslanır. Karın içeride kalacak şekilde normal bağdaş kurulmadığına dikkat edin. Aşağıda da açıklayacağımız üzere, karın her zaman öne verilmelidir. Bu pozisyon her bakımdan simetriktir ve bedenin üst bölümünün gevşemesine elverişlidir.

Şekil 4'te farklı bir duruş görülüyor. Burada öğrenci apışarak ağırlığını yastığa ve dizlerine vermektedir. Bu duruş biçimi özellikle alt karınlarında o gerilimi nasıl yaratacaklarını öğrenmek isteyen yeni öğrenciler için çok etkili. Bu duruşta oturup karnınızı ileri verirseniz gerilim kendiliğinden alt karna atılır.

Belirtilen pozisyonların hepsinde de beden, kalça ve iki dizden oluşan üçgen üstünde durur, dolayısıyla dizlerin mindere sağlam biçimde yaslanıp vücudun ağırlığını çekebildiği bir duruşu bulmak önemli. Leğen (pelvis) sabit tutulmalı ve gövde herhangi bir yöne meyletmeden dengeli biçimde ona dayanmalıdır.

Gövdeyi bel kasları dik tutar. Geniş bir alana yayılan, hatta bazen vücudun ta iç bölgelerine uzanan, dikey olarak da sırtın üst taraflarına ulaşan bu kaslar bedensel duruş açısından çok önemlidir. Duruş ne olursa olsun, gövdeyi dik tutan bu kaslardır; o bakımdan, tüm duruşlarda özellikle bel kasları çalışır.

Cepheden bakarak vücudun olabildiğince dimdik tutulması önemli. Alnın ortasından burna, çeneye, boğaza, göbeğe ve oradan da kuyruksokumuna dikey bir hat çekilebilmeli (Şekil 6). Yalnızca zazen'de değil, günlük yaşamdaki duruşumuzda bile en küçük bir sapma düzeltilmeli.

Gösterilen pozisyonlardan birini benimsedikten sonra atılacak adım, bel ve alt karnın doğru konumlanması. Buradaki temel hareket beli içeri vermek ve leğenin üst bölümünü öne devirmek. Bu hareket alt karnı öne doğru çıkartırken kalçaları geriye doğru iter.

Zazen'de karnı öne çıkarmanın önemi öteden beri vurgulanmıştır. Gövdeyi dik tuttuğunuzda bedenin ağırlığı ister istemez alt karna biner ve gerilim, göbeğin birkaç santim altındaki bölgede toplanır. Bu bölgeye tanden denir (Şekil 7; tanden sözcüğü daha genel anlamda alt karnın bütünü için de kullanılır).

Bedensel ağırlığın tanden'de yoğunlaşmasıyla en istikrarlı duruşa ve en sakin zihinsel koşula ulaşılır. Zazen'de belin içeri verilmesi ve bedensel ağırlığın binmesiyle alt karın kendiliğinden şişmelidir.

Yandan bakınca omurganın düz bir çizgi olmadığı, ama Şekil 5'teki gibi hafifçe kıvrımlaştığı görülür. Baş ve boynun konumu da önemlidir. Yüz hafiften aşağı verilebilir; Buda'nın bazı imgelerinde de onun yüzü biraz aşağıda, alın hafifçe dışarıda ve çenesi biraz içeridedir. Boynun çok az öne meyletmesi ve tamamen hareketsiz kalması samadhi'ye girmeyi kolaylaştırır: pratiğiniz geliştikçe ve samadhi'ye yaklaştıkça belki de bunu kendiliğinden yapar hale geleceksiniz; fakat başınızı ve boynunuzu dimdik tutmayı yeğlerseniz tabii bunun da hiçbir sakıncası yok.

Beden tümüyle hareketsiz olmalıdır, samadhi için ön koşuldur bu.

Son olarak da göğüs ve omuzlar gevşemeli ve düşürülmelidir. Bu yolla omuzlar, boyun ve midenin dip bölümü rahatlatılır. Ellerinizi dizlerinize koyun; parmak eklemleriniz ileri baksın; derin nefes verin. Zazen'de ellerin asıl konumu böyle değildir, fakat bunu yapmakla göğsü ve omuzları nasıl düşürmeniz gerektiğini daha kolay öğrenirsiniz, sonra da bu zaten alışkanlık halini alır ve artık ellerinizi normal konumuna getirebilirsiniz. Kalçanın geriye hareketi de omuzlardaki bazı kasları aşağı çeker ve göğüsle omuzlardaki gerilimi azaltır.

Doğru duruşla zazen çok rahat yapılır. Yanlış duruşlarsa onu çok rahatsız hale getirebilir. Gövdenin leğen üstünde dengelenmesi önemli. Öğrenci başını, omurgasını veya gövdesini sağa sola eğmemeli. Belden üstünüzü soyarak aynanın karşısında oturun ve duruşunuzu iyice inceleyerek hizanızın nerede bozulduğunu görün, çeşitli pozisyonlar alarak hangi tarafın gevşemesi, hangi tarafın kasılması gerekliğini bulmaya çalışın.

Eskiden uzun süre oturduğum zaman kalçamın bir yanında hafif bir ağrı duyardım. Bunun kaçınılmaz olduğunu zanneder ve nedenini sormayı akıl bile etmezdim. Meğer vücudumda hafif bir meyil varmış ve o yüzden de bir yanıma öbür yanımdan daha fazla ağırlık biniyormuş. Bu kadar basit bir şeyi anlamam bile çok zamanımı aldı.

Bedensel duruşumuz hakkında çok az şey biliyor ve gerek zazen'de, gerek günlük etkinliklerde son derece yanlış alışkanlıkları sürdürüyoruz. Doğru duruşu bulduğunuzda yalnızca omuzlardaki değil, sırttaki, yanlardaki ve bedenin hiç umulmadık yerlerindeki kaslarda da gerilimin kaybolduğunu göreceksiniz.

Doğru duruşta vücudun ağırlığı doğruca tanden'e yoğunlaşır. Orada zihnin denetimi ve samadhi'ye giriş açısından önem taşıyan güçlü bir iç basınç doğar.

Birçok insanın omurgasında kısmi bir çarpıklık olur. Eğer bu yapı doğuştan veya çok küçük yaşlardan geliyorsa ona çare yok gibidir, dolayısıyla her seferinde “doğru” duruşu dayatmaya çalışmak hata olur. Bazıları da alışılmış duruşlarında gayet rahat ederler, böyle bir durumda onlara da karışılmamalı. Küçük sapmalar samadhi'ye girmeyi engellemez.

Rahat bir koltukta rastgele otururken bile samadhi'ye girilebilir; ayrıca yatağa mahkûm hasta insanlar da Zen'de olgunluğa erişmişlerdir.

Fakat çoğumuz için doğru duruşa ilişkin yukarıda anlattığım genel ilkeleri izlemek daha iyi. Olgun bir Zen öğrencisi oturur oturmaz samadhi'ye girebilir. Buysa ancak doğru duruşla mümkün.

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

Egzersiz

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült