T'ai Chi Ch’uan Nasıl Yapılır

İlhan Güngören
 

T'ai Chi Ch'uan’ın en çok uygulanan biçimi birbirleriyle bütünleştirilmiş uyumlu hareketlerin sanki bir gölgeyle son derece yavaş bir boks yapıyormuş gibi kesintisiz bir art ardalık içinde yapılanıdır. 'Yöntemine uygun olarak yapıldığı zaman yavaş çekim bir sinema filmine örnekleyebileceğimiz bir yavaşlıkla ve çembersi yuvarlak hareketlerle son derece akıcı bir biçimde sürdürülen bir bale gösterisine benzetilebilir. Genellikle T'ai Chi Ch 'uan bir kişinin yalnız başına yapması için düzenlenmiş bu tür egzersizlerden oluşur. Ancak bu kitapçığın kapsamı dışında bırakılmış Ta Lü adı verilen iki kişinin bir arada yürüttükleri egzersizler de vardır.

Kolların, bacakların, ellerin, ayakların, gövdenin her bir yanının, tüm eklemlerin, iç organların katılımıyla yapılan yumuşak, zorlamasız hareketlerdir T'ai Chi Ch 'uan hareketleri. Bu hareketler öylesine zorlamasız yapılır ki, hareketlerde yer çekimine direnç bile en azma indirilir. Hatta bu hareketlerde yer çekiminden yararlanılır bile. Hareketler yapılırken hiç zorlanmadan, en doğal, en kendiliğinden biçimde nefes almır ve verilir. Bırakılır, nasıl nefes alınıp verileceğini doğa ayarlasın diye. Ama gene de nefes alış verişi, büyük bir zihinsel yoğunlukla izlenir.

T'ai Chi Ch'uan’da hareketler öylesine birbirlerine bağlanır ki bir hareketin nerede bittiğini ötekinin nerede başladığını karşıdan bakan kimse söyleyemez. Zaten bir hareketin bitimi diye bir şey de yoktur. Bir hareketin bitimi öteki hareketin başlangıcıdır. T'ai Chi Ch'uan sürekli bir denge arayışıdır. Bunun için denge gövdenin ağırlığının bir ayaktan ötekine aktarılmasıyla sağlanır. Böylelikle dengenin bozulması bir topun dengesinin bozulması gibi bir imkansızlık olur çıkar. Ayaklar yere öylesine sağlam basar, öylesine yayılarak yere yerleşir ki bu durumu anlatmak için ayakların yerde köklendiğinden, yere kök saldığından söz edilir. Omurga bir ağacın gövdesiymiş gibi dik tutulur. Kollarsa dört bir yana dal budak salan ağacın dallarına benzetilir. Kaslar olabildiğince gevşek tutulur ve bir hareket yapılırken o hareketi yapmak için gereken gücün üstünde bir güç harcamamaya dikkat edilir. Hareketin yapılması için hangi kas, ya da kasların kasılması ve ne kadar kasılması gerekiyorsa yalnız o kas ya da kaslar gerektiği kadar kasılır. Kuşkusuz bir sonraki harekette böylece kasılan kaslar kasıldıkları oranda gevşetilecektir. T'ai Chi Ch ’uanda her kasılma aynı oranda gevşemeyle sonuçlanacağından yorgunluk diye bir şey söz konusu olmaz. Eğer T'ai Chi Ch'uan yaparken ya da yaptıktan sonra yorgunluk hissediyorsanız kendinizi yeterince gevşetemiyorsunuz demektir.

Birçok T'ai Chi Ch 'uan stilleri vardır. Bunlar arasında Sak, Mu, Sun, Chen, Eng, Wu ve Yang stilleri sayılabilir. Stillerdeki farklara rağmen temel ilkeler aynıdır. Bu stiller içinde günümüzde en yaygın ilgi göreni ve en iyi tanıtılmış olanı Yang stilidir. Yang stili 140 hareketten oluşur ve yapılma hızına göre bu 140 hareket 15’le 20 dakikada tamamlanır. Yang stilinin 108 harekete, 88 harekete indirilmiş şekilleri de vardır. Bu kitaptan öğreneceğiniz hareketler de daha önce de söylediğimiz gibi Yang stilinden özetlenmiştir.

 

37 hareketten oluşan Wu stili de büyük ilgi görmektedir. Pekin Tüm Çin Beden Eğitimi Kurumu'nun 24 harekete indirdiği bir sistem de vardır ve bu sistem milli eğitim programlarına alınmıştır. Aynı sistem Japon Taikyokuken (T'ai Chi Ch'uan’ın Japone ası,) demeği tarafından da benimsenmiştir. Gene de Yang stili en çok ilgi toplayan stil olma özelliğini korumaktadır.

 

HAREKETLER YAPILIRKEN GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMASI GEREKLİ GENEL İLKELER VE KURALLAR

Hiçbir zaman akıldan çıkarılmaması gerekli temel ilke kendini gevşek tutmaktır. Gevşemeyi sağlayan koşulların başında yumuşaklık gelir.

Yumuşaklık

Yumuşaklık, yani kendini kasmamak, kendini gergin tutmamak gevşemeyle sonuçlanır. Yumuşaklığın başlıca beş amacı vardır:

 Birincisi kasların esnekliğini, bükülebilirliğini geliştirmektir. Tüm kaslarımız hatta dinlenme sırasında bile bir oranda gerginliklerini sürdürürler. Buna kas gerilimi adı verilir. Her hareket bu gerilimi arttırır. Bu durum bir hareket yapabilmek için kaslarımızı kasmak zorunda olmamızın sonucudur. Kuşkusuz her kasılmadan sonra kasların aynı oranda gevşetilebilmesi kolay bir şey değildir. Sonuçta gerginlikler üst üste biner ve yorgunluk dediğimiz olay ortaya çıkar. Yorgunluk da kasların esnekliğini, bükülebilirliğini azaltır, hareketler, kesik kesik, beceriksiz ve uyumsuz olmaya başlar. Oysa tam bir gevşeme sağlanırsa hareketler rahatlık içinde su gibi akar. Yumuşaklık hareketleri kolaylaştırır, hareketler arasındaki uyumu arttırır.

 Yumuşaklık etkinliği çoğaltır. En az çabayla en yüksek sonucu alabilirsiniz yumuşaklıkla. Gergin durumda olan bir kimse aynı hareketleri yapabilmek için daha çok enerji harcamak durumundadır. Kuşkusuz gerektiğinden daha çok enerji harcamazsanız harcamadığınız enerjiyi gereğinde harcamak için korumuş olursunuz.

 Yumuşaklık nefes ve kan dolaşım sistemlerinin daha iyi çalışmasına yardımcı olur. Çünkü sert hareketler diyafram’la ve solunum organlarıyla bağlantılı kasların rahat ve esnek bir biçimde çalışmasını engeller. Yapılan sert hareketlerde, nefesle hareketlerin ayarlanamaması sonucu insan nefes nefese kalır. Nefesin derin derin ve etkili bir biçimde alınıp verilmesiyse nefesle bağlantılı kasların düzenli çalışmasını ve kan dolaşımını düzenleyici bir etken olur.

 Yumuşaklık ruhsal gerginliği ve tedirginliği de hafifletir. Bir kimsenin bir yandan kendisini bütünüyle gevşetmiş, bir yandan da ruhsal gerilimi sürdürmekte olması, stres içinde olması imkansızdır.

 Zihinde dinginlik sağlanınca düşünceler de daha berraklaşır. Zihindeki dinginlik ve rahatlama kendiliğindenliğin ortaya çıkmasına ortam hazırlar.

Yavaşlık

Kendini gevşek tutabilmenin bir başka koşulu yavaşlıktır.

 Her yaptığınız, hareketi tam olarak, tüm ayrıntılarıyla izleyebilmek olanağı verir yavaşlık.

 Hızlı yaptığınız hareketlerde kastığınız kası kastığınız oranda gevşetebilme olanağını elden kaçırırsınız. Hareketlerde yeterince, izleyici olamazsınız. Sonuçta hız yorgunluğu da birlikte getirir.

 Hızlı yapılan hareketlerde bir önceki hareketten aldığınız hızla hareketi götürebilirsiniz. O zaman da hareketi tam yapmadan bazı ayrıntıları atlamanız olasılığı büyür.

 Yavaşlık dengeyi bulma ve koruma yeteneğimizi geliştirir. Her kasın durumunu ve her hareketin gerektirdiği kasılmaları izlemeyi kolaylaştırır.

 Gene yavaşlık hız sonucu sert hareketler yaparak kasların gerilimini arttırmak olasılığını da ortadan kaldırır. İnsan yavaş hareket ettiği zaman gerginlikleri daha iyi fark eder.

Ilımlılık

T'ai Chi Ch'uan da üçüncü ilke ılımlılıktır. Şöyle özetleyelim ılımlılığı:

 Bir adım attığınız zaman atabileceğiniz adımdan biraz daha küçüğünü atın. Daha doğrusu adım atmak için gerekli çaba aradan kalksın. En zorlamasız biçimde adım atmaya yarayacak ölçüyü kullanın. Bu ölçü de bir omuz açıklığı kadardır.

 Kollarınızı sonuna kadar uzatmayın. Her zaman kollarınızı biraz daha uzatabileceğiniz bir sınır kalsın.

 Her harekette bir sonraki harekete bir pay bırakın.

Akıcılık

Dördüncü ilke akıcılıktır. Ağırlığınızı bir ayaktan ötekine aktarırken hareketler arasında hiçbir kesiklik olmamalı. Su gibi hareketler birinden ötekine akmalıdır. Bir kozadan ipek ipliği çekerken, bir yavaş, bir hızlı çekerseniz ipek kopar diyor klasik Çin metinleri. Aynı ölçüyle kesintisiz ve sürekli bir tempoyla kozanın ipeğini çeker gibi yapmalısınız. T'ai Chi Ch'uan yaparken kozadan ipek çekme benzetisini aklınızdan çıkarmamalısınız.

Uyanıklık

Beşinci ilke uyanıklıktır. Kuşkusuz uyanıklık konusuna bir kez daha değinmekte yarar var. Yalnız iç organlarınızdan gelen, kaslarınızdan gelen algıları bir iç duyarlılıkla izlemeniz yetmez, çevrenizi de aynı farkındalıkla izlemeyi bırakmamalısınız, herşeyin, herşeyin ayırdında olmalı, T'ai Chi Ch'uan’ın bir uyanıklık, bir aydınlanma öğretisi olduğunu aklınızdan çıkarmamalısınız.

Uyumluluk

Altıncı ilke olarak uyumluluğu sayabiliriz. Zihinle beden arasında uyum kurulunca uyumluluk kendiliğinden gelir. Zihin beden bütünleşmesinin, kendiliğinden doğal sonucudur uyumluluk. Yukardan beri sıraladığımız ilkeler uyumluluğun doğal koşullarıdır.

Denge

Yedinci olarak da dengeyi katmalıyız ilkelere. Bu ilke sıralaması bir önemlilik sıralaması değildir. Bütün ilkeler eşit önemdedir ve hepsi birbirlerini tamamlamaktadır. T'ai Chi Ch'uan’da bütün öteki savunma ve savaş sanatlarında olduğu gibi gövdenin ağırlık merkezinin göbeğin altında Tan T’ien adı verilen yaşamsal merkez olduğunu hatırdan çıkarmamalısınız. T'ai Chi Ch'uan yapan kimsenin denge arayışım yönlendirmek için verilen öğüt şudur: Bir tartı gibi olacaksın, bir tekerlek gibi döneceksin.

Dengeyle ilgili kuralları söyle sıralayabiliriz:

 Adım atarken ayağınızı hafifçe yerden kaldırın. Hiçbir zaman ayağınızı yerde sürümeyin.

 Adım atarken, ya da dönerken ayağınızı olabildiğince yere yakın tutmalısınız.

 Ayağınızı yerden kesmeden önce, ağırlığınızın gerektiği biçimde öteki ayağınıza aktarıldığından emin olmalısınız.

 Başka türlüsü önerilmedikçe ayağınızı yere koyarken önce topuğunuz yere değmeli, sonra güzelce tabanınızı yere yerleştirmelisiniz. Geriye doğru atılan adımlardaysa önce ayak parmakları ve ayak ayası yere konulmalıdır.

 Büyük bir adım dengeyi çoğaltır ama hareketliliği azaltır, küçük bir adımsa hareketliliği çoğaltır ama dengeyi azaltır. Onun için en iyisi başka türlüsü önerilmedikçe adımlarda omuz açıklığı ölçüsünü korumaktır.

 Omuzlarınızla kalçalarınızı aynı düşey düzeyde, sırtınızı yere dikey tutmalısınız.

 Baş, boyun ve omurga yere düşey bir doğru içinde olmalıdır. Gene burnunuzun ucuyla göbeğiniz aynı düşey çizgi üzerinde olmalıdır.

 Hiçbir zaman dizinizin büküklük oranının ayak parmaklarınızın ucunu aşmasına izin vermeyin. Yani dizinizi en fazla büktüğünüz durumda bile dizinizden aşağı indirilecek bir düşey çizgi ayak parmaklarınızın ucunu geçmeyecektir.

 Eklemlerinizden hiçbirini oynatamayacağınız bir biçimde kilitlememelisiniz. Gövdenizin her bir yanı, her an, her yöne oynatılabilecek bir durumda olmalıdır.

 Bacak kaslarınız en güçlü kaslarınızdır. Gövdenizi döndürürken bacak kaslarınızı kullanmalısınız.

 Gövdenizi olduğu durumuyla döndürün. T'ai Chi Ch'uan’da gövdenin belden yukarısını bükerek döndürmek gibi bir hareket kesinlikle yoktur.

 Başınız ve gözleriniz hareket ettiğiniz yönde olmalı, gövdenizle birlikte dönmelidir.

 Kollar genellikle bir çember, yarı çember ya da bir yay çizerek hareket ettirilmelidir.

NEFES ALIŞ VERİŞTE GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMASI GEREKLİ KURALLAR

Her zaman burnunuzdan ve diyaframı kullanarak nefes alıp vermelisiniz. Nefes alış verişler bütünüyle zorlamasız kendiliğindenlik ilkelerinden ayrılmadan yapılmalıdır. Nefes alış verişinde yönetmekten çok izleyici bir tutum içinde olmalısınız. Gene de kollarınızı kaldırır ya da ileri uzatırken nefes almayı, indirirken ya da kendinize çekerken nefes vermeyi, kollarınızı yana açarken nefes almayı, kaparken nefes vermeyi, iterken nefes vermeyi, tekme atarken nefes almayı huy haline getirmelisiniz.

T’Aİ CHİ CH'UAN KİTAPTAN ÖĞRENİLEBİLİR Mİ?

Yanıt: Hem evet, hem hayır. Bir kimsenin kendi kendine T'ai Chi Ch'uan öğrenebilmesi için bu kitapta elden geldiğince ayrıntılı bilgi verilmiş açıklamalar yapılmış, hareketlerin ve kasların durumunun tam olarak görülüp anlaşılmasını kolaylaştırmak için hareketler resimlendirilmiştir. T'ai Chi öğrenmiş bir kimsedir.

Kuşkusuz T'ai Chi Ch'uan’ın özü olan iç duyarlık, uyanıklık ve kendini gevşetme alışkanlığını hiç bir usta, hiç bir kitap öğretemez. Ancak yöntemine uygun olarak bu hareketleri yapa yapa bunları elde edebilirsiniz. Bunları elde edince doğruyu bulmanız, yaptığınız yanlışları düzeltmeniz de kolaylaşacaktır. Bu kitaptan öğreneceğiniz T'ai Chi Ch'uan’\a daha sağlıklı, daha dingin, daha mutlu olacağınızı sanıyorum. Ama T'ai Chi boksunu öğrendim diye bir karateciyle boks yapmaya kalkarsanız maçın sonucu için sorumluluk almayacağımı da daha baştan söylemek isterim.

RESİMLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA

T'ai Chi Ch'uan’da her hareket, kopuksuz ve duraksız bir sonraki hareketle bütünleşir. Eskiler insanın iç enerjisinin köklerinin ayaklarda olduğunu, karın bölgesinin bu enerjiyi tüm gövdeye dağıtıp yönlendirdiğini, bu enerjinin dışa çıkış yolununsa parmaklardan geçtiğini söylerlerdi. Bunun için resimleri incelemeye önce ayaklardan başlamalı, ayakların yere konuş ve gövdenin ağırlığını taşıma durumlarına iyice dikkat etmelisiniz. Resimlerle ilgili açıklamalar bir önceki resimdeki duruştan önünüzdeki resimdeki duruşa geçebilmek için yapmanız gereken hareketlerle, atmanız gereken adımlarla ilgilidir.

Tüm resimler kuzey yönünden hareketleri izleyen kimsenin göreceği şekilde görüntülenmiştir. Hareketler değişmez bir noktadan değil, resimlerdeki hareketleri tam karşıdan görüntüleyecek biçimde düz bir çizgi üzerinden yapılmıştır. Daha doğrusu bu resimler, kuzey yönünden, sadece düz bir çizgi üzerinde hareket eden bir fotoğraf makinesinden çekilmiş fotoğraflardan oluşmaktadır.

Resimlere bir aynaya bakarmış gibi bakmalısınız. Yani çok kez sizin sağ kolunuzla resimdeki figürün sol kolu aynı hareketi yapacaktır. Resimleri böyle yapmaktaki amaç resimlere bakarak hareketleri uygulamayı kolaylaştırmaktır. Resimlere bakarak önce ayaklarınızın ve kalçalarınızın duruşunun tam resimlerdeki gibi olmasını sağlamalısınız. Kuyruk sokumundan başlayarak belkemiğinizin bacaklarla yaptığı açıyı, omuzların, kalçaların, kolların ve ellerin duruşunu incelemelisiniz. Bu hareketleri uygularken kendinizi bütünüyle gevşek tutma, özellikle karm bölgesini gevşetme konusunda dikkatinizi yoğunlaştırmaksınız. Eğer bu koşullan gerçekleştirirseniz bu egzersizlerde büyük oranda iç organlarınızı da kullanmış olacaksınız.

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült  
Egzersiz