Nefes Tutma Çalışması

Mustafa Kartal


Nefes tutulduğunda beynin Oksijen artışının gözlenme deneyi; makul bir süre (30 saniye) nefes tutulduğunda damar karanda karbondioksit artar. Beynin kan akışında ve oksijen beslenmesinde artiş oluşur. Bunun net olarak anlaşılması için nefes tutma sırasında beynin kan aktivasyonu oksijen kullanımına bağlı olarak incelenmiştir. İnceleme işlevsel Manyetik Rezonans Görüntüleme ve İşlevsel Yakın Kızıl Ötesi Spektroskopu (İYKOS) ile yapılmıştır.

Çalışmada nefes tutma sonucunda kandaki C02 miktarının arttığı ve C02 artışının beynin kan dolaşımı üzerinde damar genişletici etkisi olduğu gözlenmiştir. Bu gözlem iki farklı görüntüleme yöntemiyle incelenmiş. ayrı zamanlarda ölçülen göreceli deoksihemoglobin konsantrasyonu ile kanın oksijenlenme seviyesi bağımlılığı yoğunluk işareti, dört sağlıklı denek üzerinde uygulanmıştır.

Bu çalışmada 23-27 yaş arasında olan dört sağlıklı deneğe 120 saniyede bir tekrarlanan periyotta 30 saniye nefes tutma eylemi yaptırılmıştır, (her 120 saniyenin 90 saniyesi normal nefes alma, 30 saniyesi nefes tutma). Deneklerden, her biri 30 saniye olmak üzere toplam dört kez nefes tutmaları istenmiş. Nefes tutma aralarında denekler 90 saniye normal nefes almışlar. Deney toplam 480 saniyede tamamlanmıştır.

Günümüzde beynin işlevsel aktivitesinin incelenmesi klinik olarak KOSB'a dayanmaktadır. Bu gözlemlerde beyinde var olan yerel sinirsel bir aktivasyon, oksijen kullanımının orantısız beyin kan akış artışına neden olduğu görülüyor. Bunun da ortamda oksijenli kan artışı sağladığı anlaşılıyor. Nefes tutma esnasında kandaki C02 artışı damarlarda genişlemeye neden olarak kan akışını artırmaktadır.

Bu konuda farklı görüntüleme yöntemleri ile yapılmış olan çalışmalar, C02 artışının beyin damarlarındaki genişletici etkisini göstermiştir. Örneğin;

C02'nin %5 artışı %50 oranında beynin kan akış artışına neden olmaktadır.

C02'nin %7 artışı %100 oranında beynin kan akış artışına neden olmaktadır.

Her iki ölçüm yönteminde elde edilen verilerin nefes tutma aralıklarına bölünerek incelendiğinde birbirleriyle örtüşen sonuçlar elde edilmiş. Daha önce yapılmış olan uzun süreli sinirsel aktivasyon çalışmalarında nefes tutma bitiminden sonra görülen gecikmeli çıkış ve onu takiben gelen artçı düşüş, nefes tutma deneyinde de gözlenmiştir. Her nefes tutma aralığında inceleme yapıldığında deneklerin ortalama 1. 2. ve 3. nefes tutma sırasında görüldüğü gibi her iki ölçüm yönteminde de son nefes tutmalarda standart sapmalar azalmaktadır.

Nefes Tutmanın Yararları

Nefesinizi uzunca bir süre tuttuğunuz zaman, kandaki karbondioksit miktarı yükselir. Kandaki alkali oranı azalır. Bu da karotis arteri denen ve beyne oksijen taşıyan atardamarın genişlemesine yol açar. Beyninize her zamankinden daha fazla oksijen gideceğinden ekstra bir farkındalık, hafızada artış, birçok şeyi aynı anda algılama, hızlı ve derinlemesine düşünme kabiliyetleri artar.

Eğer, aşırı zorlamadan, zamana yayarak ve düzenli olarak nefes tutma egzersizleri yaparsanız, karotis arterlerini temelli genişletmiş olursunuz. Beyninize devamlı olarak gereği kadar kan ve beraberinde yeterli oksijen gider. Bu durumda daha sağlıklı bir bedene, daha akıllı bir beyne sahip olurken pek çok alanda ilerleme kaydedersiniz. Bu arada zeka düzeyinizde de beş on puan gelişme kaydedilir.

Ama sürekli gelişigüzel düşünce üreterek çalışan bir zihinde boşluklar oluşamadığında nefes hep hızlı ve yetersizdir. İçinden çıkılamadığı çeşitli nedenlerden ötürü kasılan vücudumuzun gevşemesini sağlayabilirsek düşüncede ve nefeste boşluklar yakalayabiliriz.

Nefesi takip ederek düşünceyi engelleyebiliriz. Düşünmeye ara vermek tüm kaslarımızı gevşetir. Bedensel gevşeme ve sakinleşme aynı zamanda nefes ritmini de düşürür. Böylece gittikçe yavaşlarız. Nefes alış ve verişler arasında boşluklar oluşmasına fırsat veririz. Boşluklar değişme ve dönüşme anları olarak anlam kazanır.

Öfkeli birini gözlemlediğimizde; bedeninin gergin, nefesinin seri, kalbinin hızlı, kan basmanın yüksek olduğunu görürüz. Bu tanımdan anlaşılacağı gibi boşluk anlarının oluşabilmesi için düşünce, beden ve nefes arasındaki denge sağlanmalıdır.

Bedeninizin gevşek olup olmadığını sadece nefes alışverişinize bakarak da anlayabilirsiniz. Gevşekseniz nefes alışlarınız verişlerden kısadır. Sıkışıksanız nefes alışlarınız verişlerden uzundur. Derin nefes alındığında, dolu akciğerlerle birlikte tüm kaslar kendiliğinden kasılır. Nefes verdiğinizde kaslar gevşer. Birkaç kez tekrarladıktan sonra tüm düşüncelerinizle sadece nefes alıp verişinizi takip ederek, her derin nefes verişimizden ve her derin nefes alışınızdan sonra boşluklar oluşturmalı ve faydaları saymakla bitmeyecek boşluk zamanlarım mümkün olduğunca uzatarak genişletmelisiniz.

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

Egzersiz

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült