Meditasyon İçin Mutlaka Bir Öğretmene Gerek Var Mı?

İlhan Güngören


Öğretmen konusunda en büyük sorun dürüst bir öğretmen bulmakta ki güçlüktür. Öğretmen konusunda diretiyorsanız öğretmenden kusursuz, insan üstü bir yaratık olmasını istemeyin ve beklemeyin. Toplumun bize sunduğu kusursuz insan modelleri vardır. Kusursuz baba, kusursuz koca, kusursuz kan... ve en sonunda kusursuz guru... Bu modeller var da bu modellere tıpatıp uyan insanlar var mı? Var! Bu modelleri oynayan oyuncular... İyi oyuncular var, kötü oyuncular var. Ama bunlar kusursuz gerçek insanlar değil, kusursuz insanı oynayan oyuncular.

Bunlar gerçek kimliklerini olmadıkları bir insanı oynayarak saklayan kimseler. Bazısının rol gereği üstlerine giydikleri giysiler üzerlerinden sarkıyor. Bazısı rol gereği üzerine giydiği giysiyi kendine yaraştırıyor. Ama sonuçta hiçbir şey değişmiyor, hepsi de oyuncu. Ben sizlerin yerinizde olsaydım usta ya da öğretmen ne kadar kusursuz görünüyor, ne kadar kafanızdaki guru modeline uyuyorsa ondan o kadar kuşku duyardım. Eğer kesinkes bir öğretmen istiyorsanız ondan isteyeceğiniz, bekleyeceğiniz şey sahtekar, şarlatan olmaması size ve sizin kişiliğinize, sizin seçimlerinize saygılı olmasıdır. Böyle bir öğretmen bulmakta da bayağı zorlanacaksınız.

Hiç kuşku yok bir öğretmen, bir danışman, deneyimli bir arkadaş bu sınırlar içinde kalırsa son derece yararlıdır. Ama insan tabiatı buna izin vermez. Çoğunluk söz konusu olunca insan doğası gereği elde ettiği üstünlüklerden yararlanma eğilimindedir. En kısa bir tanımla guru'luk kurumu eski çağlardan günümüze kadar uzanmış bir sömürü düzenidir.

Herşeyi tek bir ustadan, tek bir gurudan öğreneceğini sanmak yanlıştır, yanılgıdır. Yaşamınızda bütün bildiklerinizi, bütün öğrendiklerinizi tek bir insandan mı öğrendiniz? Yoksa birçok insandan, birçok kitaptan, olaylardan ve deneylerinizden birçok şey öğrenerek mi bulunduğunuz yere geldiniz? Eğer her hangi bir konuda bir inceleme yapmak isteseydiniz, bu inceleme için tek bir insana, tek bir kaynağa mı bağlanırdınız? Elbette ki hayır. O konuda başkalarının neler yazmış neler söylemiş olduğunu da öğrenmek ister, öğrendiklerinizi aklınızın süzgecinden geçirerek bir yerlere varmaya çalışırdınız. Kalama Sutra'da Buda'ya maledilen sözler şunlar: "öğretmenlerinin keşişlerin söylediklerine sırf onlar söylediler diye inanma. Ancak inceleyip irdeleyip aklına yatkın bulduktan, senin için de başkaları için de yararlı olduğu kamsına vardıktan sonra inan"

Böyle söyleyerek size hergün yeni teknikler farklı yöntemler denemeniz hergün öğretmen değiştirmenizi önermek istemiyorum. Ramakrişna'nın anlattığı bir öykü vardır. Adamın biri su çıkarmak için bir kuyu kazmış. Bir miktar kazdıktan sonra bu kuyudan su çıkmayacak diye düşünüp kuyuyu bırakmış, bir ikincisini kazmış onu da bir miktar kazdıktan sonra su bulamayıp bırakmış bir üçüncüsünü kazmış o kuyuda da su bulamamış, oysa birinci kuyuyu bir kaç metre daha derinleştirseymiş suyu bulacakmış. Bu durum ikinci ve üçüncü kuyular içinde geçerliymiş.

Çok kimsenin yaptığı da zaten bu: kerameti gurudan, teknikten bekledikleri için bir gurudan ötekine, bir teknikten ötekine dolaşıp duruyorlar.

Öncelikle aydınlanmanın kolay ucuz bir yolu olmadığını ve hiçbir üstadın sizi elinizden ya da kulağınızdan tutup aydınlatamayacağını aklınıza koymadan yapabileceğiniz pek bir şey yok. Bu yol yalnızlık yoludur ve bu yolda yalnız başınıza yürüyeceksiniz. Buda'nın şu sözlerini hiç aklımızdan çıkarmamalısınız. "Kendinize kendiniz ışık olun. Budalar bile size yolu işaret etmekten fazlasını yapamaz." Aydınlanmaya götüren yol doğru teknik ya da doğru mantra değildir. Aydınlanmaya götüren yol yediğiniz içtiğiniz şeylerde de değildir. Gene Buda'ya mal edilen sözlere göre Buda "Ne yediğiniz içtiğiniz şeylerin türü, ne de kutsal ırmağın suyu zihninizi arıtmaya yetmez." demiş. Ustaların söylediği çok değerli sözler söz olarak kaldıkça çabuk unutulur yanlış yorumlanır, yorumlanış biçimine göre yanlış aktarılır. Oysa yazılar kalır. Kuşku duyduğunuz zaman bir kez daha, bir kez daha yazılı metinlere bakabilirsiniz. Bu kitapta olduğu gibi resimlerden yararlanabilirsiniz.

Birçokları meditasyonun çağlar boyunca geliştirilmiş bir öğreti olduğunu ve insanın zaten bulunmuş şeyleri arayarak vakit kaybedeceğini, zaten bulunmuş şeyleri bulmaya ömürlerinin yetmeyeceğini oysa bir öğretmenin olmasının yol almada zamanı kısaltacağını savunurlar. Ben katılmıyorum. Öğretmeninizin aradıkları şeyler başka, sizin aradıklarınız başka, öğretmenin buldukları başka, sizin bulacaklarınız başka şeyler olacaktır.

Belki bazıları ustanın size kimsenin bilmediği bir şeyleri, yazılmamış gizli öğretileri öğreteceğini söyleyecektir. Kuşkusuz bu gizli öğreti diye verilen şeyleri sizden de gizli tutmanız istenecektir. Ben buna da inanmıyorum. Lawrence Le Shan Meditasyon adlı kitabında, "böyle bir teklifle karşılaştığınız zaman en yakın kapıdan çıkıp gitmenizi öneririm" Diyor ve sonra şöyle sürdürüyor. "Sokrat'ın, İsa'nın ya da Buda'nın öğrencilerinden öğrettikleri şeyleri gizli tutmasını isteyebileceğini düşünebiliyor musunuz?" "Elbet nispeten küçük ve seçkin bir grubun içinde en derin, en gizli gerçekleri onlarla paylaşmağa layık görülmüş olduğunuzun size söylenmesi koltuklarınızı kabartacak bir şey... Ama gerçeklere uygun olmadığı gibi böyle bir durumun sizin gelişmenize yardımcı olmayacağı da kesin. Bir kimse size meditasyon öğretmeyi, ruhsal gelişmenizi sağlamayı vaat ediyor ve bu işi büyük bir ticari girişim olarak örgütlüyor. Bunlardan günümüzde birçoklarının olduğunu biliyoruz. Bu örgütler de bu alanda ki her türlü akıla düşünceye ters düşecek biçimde faaliyetlerini sürdürüyorlar."

Kuşkusuz mantra satmak karlı bir ticarettir ama ilk önce sizi size en uygun düşecek mantrayı bildiklerine inandırmaları bunun için de sizi kandırmaları gerekecektir. Gizli öğretilerin, eriştirme törenlerinin artık günümüzde geçmişte kalan nedenleri var. Ben kişisel olarak bu geçmişin mirasına saygılıyım. Onları çağın gereklerine göre döşenmiş evimizde evin baş köşesine koyduğumuz dedelerden kalma bir vitrin dolabının içinde saklamalıyız ama yaşamımızı çağın gereklerine göre kurmalıyız.

Görkemli eriştirme törenlerinin, büyü ayinlerinin, bütün bunların insan üzerinde önemli psikolojik etkileri olduğunu ve bütün kültürlerin paylaştığı çok önemli ve kıymetli bir miras olduğunu düşünüyorum. Ama çağımızda insanları uyarmanın, gözlerini açmanın tek yolu da bu olmadığını da biliyorum. Çağımızda nece eriştirme töreninden geçip de gözleri açılmamış insanlar yaşarken ne çok eriştirme töreninden geçmeden gözleri açılmış insanlar yaşıyor. Çağımızın düşünce özgürlüğü döneminde gizliliğin ticaretten başka bir amacı olamaz. Zaten günümüzde gizli olan hiçbir şey kalmadı, devlet sırlan bile açıklandı. Mantralar mı? İşte ben burada Transandantal meditasyoncuların gizli tutulmak vaadiyle sattıkları mantralardan birkaç tanesini açıklıyorum: AYNK ŞRİNK, AUBA, AINGA, AYYIM, ŞİAM...

Ünlü bir sufi olan Pir Vilayet Han'ın Mevlana Celeleddini Rumi'ye malederek söylediği sözler şunlar. "Gerçek öğretmen öğrencisinin kendisini bir put yapmasına izin vermeyen, buna rağmen öğrencisi kendisini putlaştırmışsa kendisinden yaptığı putu kırmasına, yok etmesine yardımcı olan kimsedir."

Meditasyon herkese uyan hazır bir elbise değildir. Kendinize uyan yapımıza uyan meditasyon yöntemini kendiniz bulacaksınız ama gene de hiç olmazsa başlangıçta belirli bir öğretiyi, belirli bir tekniği uygulamanızda büyük yarar var. Elbet en iyisi sizin gibi düşünen yolu sizinle paylaşmak isteyen bir dizi insanla birlikte olmaktır. Böyle bir durumda birbirinizi yüreklendirir, birbirinizden pek çok şey öğrenebilirsiniz. Benzer deneylerden, yaşantılardan geçerek birbirinizden pek çok şey öğrenebilirsiniz. Sizin çözemediğiniz bir sorunu bir bakarsınız bir başkası çözmenize yardımcı olmuş. Sizde yapınız, yetenekleriniz bakımından başkalarının çözmekte güçlük çekecekleri bir konuda başkalarına yardıma olursunuz. En önemlisi, birlikte olmanız meditasyonu sürdürmeniz için bir teşvik unsuru olur. Birilerinin grupta daha üstün bir durum elde etmeye çalışmadıkları, bilenlerin üstünlük taslamadan bildiklerini öğretmeye, bilmediklerini de öğrenmeye çalışacakları bir konumda olmaları işte en ideal topluluk böyle bir topluluktur.

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 


 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült  
Egzersiz