Korkuyu Dağıtan Egzersiz

Rhonda Britten
 

Onaylama-İtiraf

Kendinizi yıpratma alışkanlığına şaşırtıcı, etkili bir panzehir, bir çare keşfettim. Bu teknik özsaygınızı ve kendinize olan güveninizi geliştiriyor. Ben buna "onaylama itiraf" diyorum. Bu, kendinize şeref payı vermenin özel bir yoludur kuşku yok ki uzun süredir gecikmiş bir paydır. Onaylamalar duygusal lokomotifinizi kendine güvenle ateşleyen, tekrar yakıt ikmal eden bir yoldur. Bunu düzenli olarak yaparsanız, gazsız kalmazsınız.

Halihazırda "onaylamalar"ı duymuşsunuzdur. Bunlar son derece önemlidir. Bunların gücü, bu şeylerin doğru çıkabileceğine inanmanızla, inanabilmenizle sınırlıdır. Kendi kendinize, "Fikrimi açıklamaya hakkım var.", "Bu işi yapmak için ehliyetliyim" veya "Amacıma ulaşabilirim." diyebilirsiniz ve yetkili olabilirsiniz. Bu güzel bir şey, gerçi bunu biliyorum, onaylamalar, itiraflar bir zamanlar benim için zordu, çünkü onayladığım şeyi başarabileceğime gerçekten inanmıyordum. Onaylıyordum, sonra kendimi yıpratıyordum. Onayladığım şeyi kanıtlamak için sonuçları değerlendirmedim. Gerçekten yaptığım bir şey için övmedim, methetmedim. Onaylamalar işte bunu yapıyor. Durumu kaydediyorlar. Geçen hafta dükkanda size gülümseyen cana yakın, şirin kıza merhaba dediniz. Mammogram için randevu aldınız. Bunları yaptınız.

Onaylamalar attığınız her bebek adımıyla ilgilidir. Cesaretin her ufak faaliyetiyle ilgilenirler. Futbolun efsanevi antrenörü Vince Lombardi'nin dediği gibi "Santimler bile insanı şampiyon yapar." Her şey göz önünde tutulur. Kendinizi yıpratmanın eşiğindeyseniz, yıpratmak üzereyseniz, su içmek, köpeğin kulaklarının arkasını okşamak, gözlüklerinizi silmek gibi faaliyetler de göz önünde bulundurulur. Önemsiz gibi görünen bu faaliyetler hesaba katılıyorsa, bunlardan daha önemsiz, ufak faaliyetler de sayılır. İş partnerleri olarak onaylamaları ve itirafları düşünün. Onaylamalarınızı somutlaştırırsanız, müspet ifadelere inanmak kolay olur.

Bunun için mükemmel bir örnek: Bir gün, onaylama konusunda henüz iyi değilken girdiğim bir odada kaditi çıkmış bir kadın tanıdım ve ona o an gıpta ettim. Sıska ve kuvvetliydi. Vücudu orantılıydı ve atletik bir zarafeti vardı. O sırada tıbbi standartlara göre aşırı kilolu olmaktan uzaktım. Fakat kendi standartlarıma göre şişmandım ve şekilsizdim. "Çok meşgul" biri olduğum için sağlıklı beslenmek için zamanım olmuyordu ve egzersiz yapamıyordum. Şişman kıyafetleri giyiyordum. Zayıfken giydiğim kıyafetler dar geliyordu. Aslında kimse benim fazla kilomun farkında değildi, ama ben farkındaydım. Onun için de kadının harikulade vücudundan nefret ettim, karşımda daracık kot pantolonuyla duruyordu. Ondan uzak durdum ve gıpta edecek bir durumu olmayan insanlarla sohbete daldım. Ve ertesi gün jimnastik salonuna gideceğime dair yemin ettim.

Ertesi sabah ne oldu? Jimnastik salonuna gitmemek için yığınla sebep, bahane buldum. Sonra da jimnastiğe gitmediğim için kendimi yıprattım. Aynanın karşısına geçip nasıl göründüğüme ve giydiğim bu kıyafete bakarak sinir oldum. Kendimle nasıl bu kadar ilgilenmediğim, kendime bakmadığım için utanç duydum. Jimnastiğe gitmediğim için kaybeden biriydim. Ve ertesi gün kendime verdiğim sözü tutmadığım için kendimi değersiz biri olarak hissettim. Jimnastik salonuna gitme isteğim kaybolmuştu, verdiğim karar işe yaramamıştı. Bu yüzden ağladım, üzüldüm. Ağlamam, üzülmem "neye yarardı?"

Zamanla onaylamaların gücünü öğrendim. Yine bir odaya girdim ve yine vücuduna gıpta edilecek bir kadın gördüm. Ona neden gıpta ettiğimin nedenini anladım, çünkü onda olanı istiyordum. Yine jimnastik salonuna gitmeye karar verdim. Kendimle olumsuz konuşmayacaktım. Gıpta etmenin değersiz biri olduğum korkusundan kaynaklandığım anladım. Bu nedenle Özgürlük Çarkı'na binmeye ve harekete geçmeye karar verdim. Eve gelir gelmez de jimnastik salonlarının listesini buldum. Yaptığım şey bu kadardı. Matta ilanlarını, reklamlarını bile okumadım, yakınımızdaki salonu da seçmedim. Fa kat günlüğüme şunu yazdım, "Jimnastik salonu seçme işlemine salonların listesinin bulunduğu Sarı Sayfaları açarak başlamakla kendimi onayladım.

Ertesi gün altı lastikli tenis ayakkabılarıyla birkaç.

tane de jimnastik kıyafeti satın aldım. Fakat bunları giyip prova etmedim. Ne jimnastik salonu seçtim, ne de egzersiz yaptım. Yapmadığım şey için kendimi yıpratmaktansa, yaptığım şey için kendimi onayladım.

Sonunda jimnastik salonuna gittim. Yürüme bandına bindim. Hayat Loğu egzersizinde açıkladığım gibi korkudan özgürlüğe geçmek için sadece beş dakika gerekiyor. Yeni davranışı tamamlamak için bu ilk adım. Beş dakika yürümeye karar verdim. Kardiyovaskuler açısından yarar sağlamak için ayak bandında yirmi dakika yürümeniz gerekiyor. Fakat bunu fazla yapacak olursam acısını üç hafta süreyle çekeceğimi biliyordum ve bundan dolayı ayak bandından belki de vazgeçebilirdim. Özgürlüğe saplanıp kaldım. Taahhütlerime saplanıp kaldım.

Yanımdaki ayak bandına binen ilahede karın kalça diye bir şey yoktu ve ona ilk baktığımda kendimi kılıksız biri gibi hissetmiştim. Ayak bandında profesyonel olmuştu. Ağırlık da kullanıyordu. Ayak bandında doksan dakika kalmak onun için sorun olamazdı.

Bir dakika için korkum üstün çıktı. "Kendine gel!" dedim. "Hemen beş dakika sonra bırakma! Onunla birlikte devam edebilirsin. Senin de yaptığını ona gösterebilirsin! Bu kadar kısa bir sürede bandı bırakmak ne kadar şaşırtıcı olur? Belki de bana bakıp 'Kutsal inek!' diyordur."

Sonra onaylamalarımı hatırladım, attığım adımları, her şeyden önce ayak bandına bindiğimi. Kendimi yıpratmayı bıraktım. Ayak bandında beş dakikadan daha fazla duracak olursam, bunu bir tepki olarak yaptığımı, taahhütlerime dayanan bilinçli karardan dolayı yapmadığımı anladım. Ayak bandında onun yüzünden duruyordum. Bunu yaptıysam, be nim hayatımı o yönetiyordu. Bu benim kabul edeceğim bir şey değildi. Beş dakikanın sonunda ayak bandından indim. Taahhütlerime bağlı kaldığım gibi beş dakikayı tamamladığım için kendimi onaylamıştım. Dakikaları artırmak ve ağırlıkları kullanmak için yeteri kadar zamanım olduğunu kendime hatırlattım. Ve biliyor musunuz? Yaptığım tam olarak buydu. On iki haftanın sonunda yürüme bandında kırk dakikaya kadar çıkmıştım ve haftada üç kere de ağırlık kaldırıyordum. Beş kilo vermiştim ve önceden dar gelen kıyafetlerimi artık giyebiliyordum. Ders: Yaptığınız şeyi onaylamanız korkunuzu yenmede ve ölümlü faaliyetlerde bulunmak için sizi motive etmede yardımcı olacaktır. Kendinizi yıpratmak ise korkaklığınızı devam ettirecek ve sizi ya kımıldamaz hale getirecek veya sizin için iyi olmayan şeyleri yapmaya eğilimli olacaksınız.

Kendinizi Tanıyın

Onaylamaların bir başka güçlü safhası, sizinle ve sizin yönteminizle, çalışma tarzınızla, birbirini etkileyen tavrınızla ve hayal kurmayla ilgili olmasıdır. Kendinizi keşfetmede inanılmaz bir vasıta olurlar, gerçekten kim olduğunuzu daha çok fark etme yeteneği kazandırırlar ve aynı zamanda başarılarınızı onaylarlar. Siz büyüdükçe ve riskler almaya başlayınca bu çok değerli olur.

Amy adında otuz yaşlarında bir kadın bunun iyi bir örneği. Bu kadın New York'da yaşıyor ve Websitesi için grafik tasarımcısı olarak California'daki bürolarla tele komünikasyon görevini yürütüyor. Çoğu zaman email ile haberleşiyor, bazen de büro kendisine telefon ediyor veya faks gönderiyor. Amy kendini Batı Sahili saatine göre ayarladı. Gece geç vakitlere kadar oturuyor ve öğlene doğru kalktığında mesai arkadaşları sekiz saatlik görevlerine çoktan başlamış oluyorlardı. Ve yataktan kalktığı zaman daha giyinmeden bir fincan kahvesini içiyor, tereyağlı ekmeğini yiyor ve tekrar yatağa giriyordu.

Ben Franklin'in erken yat erken kalk sözünü Amy'e devamlı tekrar ederek kafasına sokan annesi akılsız, budala görünmekten korkuyordu. Amy'nin karşısında oturan komşuları The new York Times gazetesinin sabah saat 6.00'yı çoktan geçtiği halde görmeleri, Amy'nin kendini suçlu hissetmesine neden oluyordu. Kendini bundan dolayı yıpratıyordu ve gazeteyi kapıdan almak için alarmı kurmaya yemin ettiği halde bunu hiçbir zaman yapamadı ve bu yüzden kendini daha çok yıprattı ve kendisinde garip bir his vardı, telefonda konuştuğu kişiler sanki onu pijamalarla ve lenslerini takmadığını veya makyajını yapmadığını görebiliyorlardı. Daha erken kalkmaya ve sanki büroya gidiyormuş gibi giyinmeye yemin etti ve bununla birlikte şapşal yaşam tarzını da düzeltecekti. Bunu bir süre yaptı, fakat hazırlanmak için o kadar çok zaman harcadı ki, verimliliği düşmeye azalmaya başladı. Bundan dolayı eski rutine döndü, fakat bu sefer de Korku Çarkı devreye girdi. Komşularının onun tam bir yalancı, sahtekar olduğunu düşündüklerinden emindi ve kendini akılsız biri olarak hissetmeye başladı.

Amy, personelle toplantı yapmak üzere gittiği Batı Sahilindeyken (West Coast) seminerde konuşmamı duymuş. Ondan sonra onunla telefon ve email ile birlikte çalışmaya başladık. Diğer şeylerin yanı sıra Korkusuz Yaşamak ona onaylamaların tekniğini öğretti. Yavaş yavaş kendini yıpratmayı bıraktı, yatakta çalışma alışkanlığından vazgeçti ve yaratıcı fikirleri için kendini onaylamaya başladı. Fikirleri hemen ele geçirdiğinden dolayı kendini onayladı. İşini yapmadan önce gazete okuma zevkinden vazgeçtiği için kendini onayladı. Ensesinde denetçinin nefesini hissetmeden işini yapma disiplinine sahip olduğu için kendini onayladı. Hayal gücüyle, yaratıcılığı ile yaptığı tasarımlardan dolayı armağan aldığı için kendini onayladı. Kişiliğine uygun bir iş bulduğu için kendini onayladı. Ve bu işten zevk de aldığı için onayladı. Her onaylamayı yazarak bunlara sahip çıktı.

Bütün bunlar olurken yetenekli, güvenilir, becerikli, yaratıcı biriyle tanıştı ve onunla ilk defa buluşuyordu. Komşuları onun saatleri hakkında ne düşündüklerini merak etmeyi bıraktı, çalışma alışkanlıklarını terk etti. Evrenin merkezi kendisi olmadığına göre bu insanlar zaten onun yaşam tarzıyla ilgilenmezlerdi. Eğlenmenin, hayattan zevk almanın hakkı olduğunu anladı. Sanki onu yargılıyorlarmış, her hareketini izliyorlarmış gibi geldiğinden kendi davranışlarını izlemekten vazgeçti. Komşuları ona kendini yargılamayı bırakmakta yardımcı oldular ve ona olumsuz düşünceleri olumluya çevirmeyi öğrettiler. Özgürlük Çarkı onun yaratıcılığını zenginleştirdi, bu da kendisine sevdiği işi yapması için ilham verdi. Ritmini, esas yaradılışını ve armağanlarını onayladı. Bunu yapmakla Korku Çarkı'nı yeniyordu.

Katkınızı bulmanız kendi isteklerinize düşkünlük değildir. Hayatınıza tam olarak yatırım yaptığınız zaman çalışmaktan hoşlanırsınız. Çalışmak artık ağır ve sıkıcı gelmez. Size enerji ve heyecan verir. Ve yaptığınız iş diğer insanları olumlu olarak etkiler. İster çiçek düzenlemesi yapın, ister insanların vergilerini hesaplayın veya beyin ameliyatı yapın veya yunus balıklarını terbiye edin, bu şekilde bir katkıda bulunmuş oluyorsunuz. Korkunuzu yendiğinize göre başkalarına yardımda bulunabilirsiniz. Maslow'un dediği gibi "Daha hoş, daha neşeli, daha gerçekçi, daha tatmin edici.". Ve hayat yaşamaya değer.

Onaylama Korkusu

Onaylamaları yazmak göz korkutucu, yıldırıcı meydan okuma olabilir. Bu kısmen böyle, çünkü Amy'nin keşfettiği gibi onaylamalar açığa vurma ve bir şeylerin iç yüzünü kavramayla ilgili olabileceği gibi faaliyetlerle de ilgili olabilir. Kim olduğunuzu öğrenmek önce sizi huzursuz yapabilir. Örneğin, "Bugün, gıpta etmenin kendimi hayatın bir alanında eksik, noksan hissetmemi görmenin bir başka yolu olduğunu anladığım için kendimi onaylıyorum." diye yazmak isteyebilirsiniz. Veya "Zamanımı nasıl kullanacağım konusunda korkunun seçimlerini nasıl sınırladığını gördüğüm için kendimi onaylıyorum." diye de yazabilirsiniz. Her ikisi de bir şeyin iç yüzünü kavramadır ve yaşama tarzınızı değiştirecektir. Bu ilk başta sizin için çok fazlaysa, o zaman sizi ileriye götürecek herhangi bir şey seçin. Onaylamaları yazmayı düşünmek gibi ufak bir şey için kendinizi kutlamanız veya sadece bir onaylamayı yazmanız benim için fark etmez, bu benim umurumda değil. Bunun sırrı başlamakta.

Onaylamaları öne sürmenin, ortaya atmanın çoğumuza zor gelen bir başka nedeni, kendimize şeref payı verme bencil olmayı ima ediyor. Bencil veya üstün biri olarak algılanacağımızdan korkuyoruz. Daha da kötüsü, kibirli olma korkusu, abartılı övme. Kendimiz kuvvetli olmazsak, korkuyu atlatmak için gerekli olan riskleri alamayız. Nitelikler kim olduğumuzu belirler. Bunların toplamı sevdiğiniz insanlara ve çevrenizdeki dünyaya katkı olabilir. Kendinizi onaylarsanız, kabul ederseniz, sizi gururlu yapan şeyden kendinizi kurtarırsınız. Bu, yaşamanın sevindirici, cömert bir yoludur, bencil ve cimri değil.

İnsanlara onaylamaları ifade etmek de zor gelir, çünkü kendi halinden memnun duruma geleceklerine ve kazanılan şöhrete kanaat edeceklerine inanırlar. Aslında bunun tam aksi olur. Kendimize olan güvenimiz artınca, önceden olmadığı kadar fazla enerjiyle ve yaratıcılıkla aşılanırız. Bilinmeyenle teh dit edildiğimizi hissedeceğimiz yerde bilinmeyi merak ederiz ve tehlikeyi göze almaya istekli oluruz. Korkumuz dibe çöktüğü zaman meydan okumaları bekleriz.

Onaylamalar Sizin İçin Nasıl Çalışır Duruma Gelir

Onaylamaları hayatınıza uygulamanın tekniği:

* Her gün şimdiki zamanı kullanarak beş onaylama yazın, örneğin, "Bugün kendimi için onaylıyorum." Bu ilk başta kolay olmayabilir. Hiçbir şey yeteri kadar iyi görünmüyor, öyle değil mi? Raporu bitirdiniz, fakat buna bir hafta önce başlayacaktınız, onun için de acele ettiniz. Bu nedenle mükemmel değilsiniz ve yaptığınız şeyi onaylayamazsınız. Ben de böyle hissediyordum. Yine de onaylamalar yapmanız farz edilen şeyle ilgili değildir. Ne yapmış olduğunuzla ilgilidir. İster plan yapmadan önce tereddüt edin veya vazgeçin veya bazı yanlışlar yapın, önemli değildir. Soru, bunu yaptınız mı? Veya buna doğru bir adım attınız mı? Cevabınız evet ise ne yaptığınızı yazın.

* Kendinizi onaylamaya başlamanın en mükemmel yeri odak noktası olarak seçmiş olduğunuz hayatın alanının içidir. Aynı zamanda kendinizi onaylamanın bir başka noktası, ne zaman Korku Çarkınız'da olduğunuza dikkat etmenizdir. Unutmayın, bunun mükemmellikle ilgisi yoktur? Yaptığınız herhangi bir hareketle ilgilidir, normun dışında, adetiniz olmayan, bununla tehlikeye atılma güveni verir.

* Minnettarlıkta yaptığınız gibi onaylamaları olumlu çerçeveleyin. Kendinize şunu sorun, "Ben neyi onaylıyorum, sevgiyi, tutkuyu, nezaketi, yetkiyi veya bir şeyin iç yüzünü kavramayı mı?

* Minnettarlıklar gibi ne kadar özel olursanız, onaylamaları ayrıntıların sağlam temeline oturtursanız o kadar fazla etkili olurlar. Bu ayrıntılar ne kadar özel olursa, onaylamaların gücüne sahip çıkmak daha çabuk ve daha kolay olur.

* Neyi yazmanın kolay, neyi yazmanın zor olduğunu dikkatle izleyin, "Gazetenin bir sonraki yayınına yaptığım araştırma için kendimi onaylıyorum, diye yazmanız size daha rahat gelebilir. Fakat şöyle yazmayı denediğinizde kıvranabilirsiniz, "Karım gece randevumuzu iptal ettikten sonra yapacak olumlu bir şeyler bulduğum için kendimi onaylıyorum." Bu saatleri okumayı istediğim kitaba harcadığım için kendimi onaylıyorum." Eğer öyleyse, kariyerinizde ilişki alanınızda olduğunuzdan daha az korkaksınız demektir.

* Onaylamalarınızı kendinize sesli olarak söyleyin. Sonra da bunları güvendiğiniz birine söylemeyi deneyin. Ne yazacağınızı başkasıyla paylaşmanız size zor gelebilir mi? Bunun ne farkı var? Belki de değerli olarak algıladığınız başarılar için kendinizi başka birine onaylatabilirsiniz. Fakat "Faturalarımı bu ay zamanında ödediğim için kendimi onaylıyorum." diyemezsiniz. Bu gibi onaylamaları gizli tutun. Bunlar sizin gizli güçleriniz.

* Korkuyu dağıtan takımın bir üyesinden yargılamadan günde bir onaylamayı dinlemesini isteyin ve sonra da Nobel Barış Ödülü'nü kazanmışsınız gibi sizi kutlasın. Çoğumuz için tutarlı ve ısrarlı bir tarzda olumlu bir şeyler yapmamız çok önemlidir! Çünkü yıllarca geçmişteki hatalarım için kendime inanmak konusunda isteksizdim. Belirli düzeyde bir başarıya ulaştım, buna rağmen kendimi yine kaybeden biri olarak bana yine günün birinde güleceklerini düşündüm. Takım üyemin beni tebrik etmesini duymam değişmeme yardımcı oldu, böylelikle kendime inanabiliyorum ve erişemeyeceğimi düşündüğüm başarıya ulaştım.

* Onaylamalarınızı yazarak rahatladıktan sonra bunları bir kere daha kendinize beş kere yavaş yavaş okuyarak bunları derinlemesine absorbe etmiş oluyorsunuz. Bu işlem ilk başta zahmetli, güç olabilir, buna rağmen bu önemlidir, hayat için gereklidir, çünkü onaylamalarınızın mesajını kuvvetlendirir.

* Aynada kendinize bakın ve kendinizi sesli olarak onaylayın. Konuşurken gözlerinizin içine bakın. Bu, kendinizi sevmek için güçlü bir egzersizdir.

* Kendinizi onaylamaya alıştığınız zaman bu hünerinizi başkalarını onaylayarak genişletmeye başlayın. Sahte olmayan komplimanlar yapmanın şimdi kolay olduğunu göreceksiniz. Unutmayın insanlar iltifatlara bayılırlar. İnsanlar dışa karşı kendilerinden ne kadar emin görünseler de bazı alanlarda korkuları ve endişeleri vardır. Büyük bir şey oluncaya kadar beklemeyin. İnsanlara ufak şeyler için de kompliman yapın, tıpkı ufak şeyler için de kendinizi onaylamayı öğrendiğiniz gibi. "Her zaman dakik olduğunuz için sizi seviyorum. Programıma saygı gösterdiğiniz için size değer veriyorum." diyebilirsiniz. Veya "Mitingde hareketimi teşvik ettiğin için teşekkür ederim. Fikrine değer veriyorum." veya "Bu renk sana çok yakışmış! Sende müthiş bir moda anlayışı var." diyerek komplimanlar yapabilirsiniz.

Bugün yazdığım onaylamalarımın listesini veriyorum:

1) Bugün zor bir iş hakkında yardımda bulunduğum için kendimi onaylıyorum.

2) Bugün beni kaybeden biri olarak düşündükleri korkusuna kapılmama rağmen çekinmeden açıkça konuştuğum için kendimi onaylıyorum.

3) Bugün daha önceden tecrübem olmadığı bir şeyi yapmak için çıkan fırsata evet dediğim için kendimi onaylıyorum.

4) Bugün şikayet etmek yerine dert ortağıma telefon ettiğim için kendimi onaylıyorum.

5) Bugün kendimi değersiz hissetme korkum bunun bir düşkünlük olduğuna inanmamı istediği halde bir tatil programı yaptığım için kendimi onaylıyorum.

Her gün kendinizi onaylamaya başladığınız zaman başkalarına mümkün olduğu kadar sık kompliman yaptığınızda, komplimanları kolaylıkla kabul ettiğinizde ve mükemmelliğin imkansız standartlarından vazgeçtiğinizde, yeteri kadar iyi olmadığınız korkusunu yenecek ve esas yaradılışınızı tamamlamakta şerbet olacaksınız. Endişenin yerini heyecan alacak. Korkunun, kuruntunun yerini canlılık, neşe alacak. Stres, uyarım, teşvik olacak. Şüphenin yerini araştırma, soruşturma alacak. Sabırsızlık yerini isteğe bırakacak. Hayatın olanaklarının büyüklüğüne, önemine şaşıracaksınız. Korkusuz yolunuzun sınırsız potansiyelini benimsemek, kucaklamak için beklentilerinizin sınırlamalarını, kısıtlamalarını geride bırakacaksınız.

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

Egzersiz

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült