Kendi Kendine Masaj

Louis Proto


SAĞLIK İÇİN KENDİNİZE DOKUNMA

Kendi kendine masaj, zevkli, hastalıkları önleyici ve sağaltıcı olduğu kadar bizim bedenimizin içinde dengelenmemize (sıkıca oturmamıza) da yardımcı olur. Masaj, kaslara tonüs (sağlıklı bir sıkılık) kazandırır, toksinleri yok eder, kan dolaşımını canlandırır, insanın dirileşmesini ve gevşemesini sağlar. Bir kimsenin kendi kendine masaj uygulaması çok doğaldır — zaten kendimizi daha iyi hissedebilmek amacıyla hep yaptığımız bir şeydir bu. Aklımız karışınca başımızı kaşırız, bir yerimiz şişince orasını bastırırız, keyiflenince ellerimizi ovuşturur, işler ters gidince de ellerimizi acıtırcasına sıkarız. Biz, dokunmayı, hastalıkları elleriyle iyileştiren imanlı bilgelerden, aşıkların birbirine sarılmalarından, ağlayan ya da korkan bir çocuğun anası tarafından okşanıp kucaklanmasından esinlenerek olumlu, sevecen enerjilerle bağdaştırırız.

Hatta doktorların ya da hastabakıcıların gerçekte salt klinik amaçlarla dokunmaları bile hastaları yatıştırıcı, onların ağrılarını dindirici etkiler yapabiliyor; zira, hastalar artık uzmanların kendileriyle ilgilendiklerini bilmektedirler. Birisine dokunmak, “Sana yakın bir ilgi duymaktayım,” anlamına gelir. Buna karşıt olarak biz, ilgi duymadığımız kimselerden “bucak bucak kaçarız”.

Kendikendinemasaj yaparak bedeninize gevşeme, enerjilenme ve zevklenme sağlamanız da, kendi bedeninizi onaylamanızın, sevmenizin bir kanıtı olduğu kadar, bedeninizin aşırı şişmanlığından, zayıflığından ya da gazete ve televizyon reklamlarındaki en ünlü seksi mankenlerin beden ölçülerini tutturamadığından dolayı olumsuz yakınmalarınızı etkisiz kılmanın güçlü bir yoludur da.

YAPIN YAPMAYIN YAPIN:

(1)     Masaja başlamadan önce odanın yeterince ılık olmasını sağlayın ki, özellikle masajdan sonra dinlenirken üşütmeyesiniz.

(2)     Şu andaki yuvanız olan bedeninize sevecence ilgi göstermeye niyet edin.

(3)     Yaptığınız şeyi duyumsayın ve bedeninizin sizden istediği şeyin ne olduğuna ilişkin iletileri yakalayabilmek amacıyla içinizi dinleyin. Bu iletiler bir kaşıntı, gerilim ya da belli bir kastaki yorgunluk, ya da belli bir ovmanın (dokunuşun, masaj yapma biçiminin) yarattığı eşsiz bir zevklenme biçiminde hissedilebilirler. Masaj hareketlerinin kalıplaşmış sırasını körü körüne izleyeceğiniz yerde, kendinizi kendi süreçlerinize kaptırarak ilerleyin.

 

YAPMAYIN:

(1)     Yemek yedikten sonra en az bir buçuk saat (fazlaca yemişseniz, daha da uzun bir süre) geçmeden masaj yapmayın.

(2)     Yararlı yerlerinize ya da varisli damarlarınıza masaj uygulamayın; ateşliyseniz, kendinizi iyi hissetmiyorsanız ya da hamileyseniz, gene masaj uygulamayın.

(3)     Aşırıya kaçmayın — her bir masaj hareketini, daha kendinizi tükenmiş hissetmeye başlamadan önce bitirin.

(4)     Masajdan sonra banyo ya da duş alın — masajdan önce banyo yapılması çok iyidir.

KENDİ KENDİNE MASAJIN TEMEL HAREKETLERİ

Aşağıdaki hareketlerin yapılması 1015 dakika sürer ve gününüze enerjik bir şekilde başlamanızı ya da işyerinizden turşu gibi çıkarak ta evinize kadar yolculuk edip bir banyo ya da duş aldıktan sonra gevşemenizi sağlar. Her bir masaj hareketini, size zevk verdiği sürece yineleyin.

Karın Ayalama

Uykudan uyanınca ya da uzun süre “düşler diyarında dolaştıktan” sonra bedensel bilinçliliğinizi geriye getirmek amacıyla önce bu hareketi uygulayın. Elinizin ayasıyla karnınızı saat doğrultusunda sıkıca ovun. Dördüncü Bölüm’deki “Haranın Ovulması” alıştırmasında anlatıldığı gibi göbek deliğinizle kasık kemiğinizin arasındaki bölgeyi dikey doğrultularda canlıca ovun.

Başın Derisini Tıpırdatma

Başınızın derisine parmak uçlarınızla, sürterek, ovarak, tıpırdatarak masaj uygulayın. Canınızı acıtmayın.

Göz Ayalama

Ellerinizin ayalarını gözlerinizin üzerine yerleştirin. Parmaklarınızı abınızda çaprazlandırın ama gözlerinize bastırmayın. Gözlerinizi kapatın ve gevşeyin. Zamanınız varsa, bu konumda uzun süre kalın.

Yüz Masajı

Ellerinizi birbirine canlıca sürterek ısınmalarını sağlayın, sonra parmaklarınız gözlerinizin üzerine gelecek şekilde onları yüzünüze yerleştirin. Bunu birkaç kez yineleyin. Ayalarınızın yukarı aşağı hareketleriyle yanaklarınızı sıkıca ovun. Her iki elinizin işaret ve ortaparmaklarını aynı anda kullanarak abınızı bastıra bastıra masajlayın. Hareketleri abınızın ortasından başlatıp şakaklarınızda bitirin. Abınızdaki kırışıklıkları ütülemeyi unutmayın.

Yüzünüzün tüm yüzeyini parmaklarınızın uçlarıyla hafifçe tıpırdatın. Ortaparmaklarınızı aynı anda sıkıca bastırarak burun deliklerinizin iki yanından başlayıp üstçenenizden geçerek ağzınızın iki yanına ulaşacak şekilde bir çizgiyi izleyin.

İki elinizin orta ve yüzükparmaklarını çene kemiğinizin iki yanına yerleştirin ve çenenizi sıkın. Gerekirse, parmaklarınızın yerlerini, çenenizin sıkılı kaslarının üzerine gelecek şekilde değiştirin. Çenenizi gevşetin ve bastıra bastıra ama acı vermeden, küçük daireler çize çize, ovun.

Ağzınız burnunuz kauçuktan yapılmışçasına, suratınıza acayip şekiller verin.

Kol Meridyen Masajı

Sağ elinizle sol kolunuzu sol elinizin dışından başlayarak sol omuzunuza kadar boydan boya ovun, sonra da sol kolunuzun ön yanından aşağıya doğru inerek sol elinizin ayasına kadarki bölümünü ovun. Kolunuzun kaslarını canlıca sika sika, sürekli olarak bastıra bastıra masajlayın. Beş altı kez yineleyin.

Aynı hareketleri, sol elinizi kullanarak sağ kolunuza da uygulayın. Bu hareketler, daha sonra gene bu bölümde anlatılacak olan meridyenler boyunca “chi” enerjisinin aktığı yolu izler ve capcanlı olmanızı sağlar. Enerjinin meridyenlerde aktığı doğrultunun tersine (yani, kolun dış tarafından aşağıya doğru ve kolun alt tarafıyla pazının iç taraflarından yukarıya doğru masaj uygulanması, enerji akışının yavaşlamasına neden olur. Şayet insan geceleyin yatmadan önce kendini fazlaca “uyarılmış” ve dağınık hissederse ya da konsantrasyon gerektiren bir işe başlamazdan önce bu yöntemden yararlanabilir.

Bacak Meridyen Masajı

Aynı şekilde bacak meridyenlerine de enerji akışını hızlandırmak ya da yavaşlatmak amacıyla masaj uygulanabilir. Sol elle sol bacağa, sağ elle sağ bacağa olmak üzere, her iki bacağa aynı anda masaj yapılabilir. Meridyen doğrultusu, kollardakilerin tersidir, yani bacağın dış tarafında kalçalardan ayak bileklerine kadar aşağıya doğru; bacağın ve kalçanın iç tarafındaysa yukarıya doğru.

Sırt Masajı

Sol omuz kasını (trapezius) sağ elinizin parmaklarıyla, sağ omuz kasını da sol elinizin parmaklarıyla sıkın. Elinizi yumruk edip belinizin yanlarını ve ayaklarını hafifçe eze eze ovun. Parmaklarınızın boğumlarıyla bastırmayın.

El Masajı

Ellerinizi birbirine canlıca sürtün. Öbür elinizin başparmağıyla işaretparmağını kullanarak her bir parmağınızı dibinden ucuna doğru çekin ve parmaklarınızı hızla kaydırarak bırakın. Bir elinizi öbür elinizle size hoş gelen bir biçimde kavrayın ve masaj yaparcasına sıkıca ezin. Sonra öbür elinize geçin. Başparmağınızı kullanarak öbür elinizin ayasını bastıra bastıra ovun.

Ayak Masajı

Yorgunken ya da gevşemek için bire bir. Ayak tabanlarınıza sırasıyla masaj uygulayabileceğiniz herhangi rahat bir duruşta oturun. Elinizi yumruk edip parmaklarınızın boğumlarıyla her bir ayağınızın parmaklarının kökünü “burgu” hareketiyle sıkıca bastırın. Ayaklarınızın üst tarafına da aynı hareketi uygulayın. Baş ve işaretparmağınızla bir halka oluşturarak her bir ayak parmağınıza geçirin ve kıvırarak yapacağınız bir hareketle parmağı sıkıca çekin. Ayak parmaklarının aralarını ovun — bazı kimseler bundan pek hoşlanırlar.

Elinizin ortaparmaklarını kullanarak her bir Achille kirişinin iki yanındaki çukurları ovuşturun. Topuğunuzu birkaç kez sertçe çimdikleyin. Ayaklarınızdan birini, başparmaklarınızı ayak parmaklarınızın üzerinden sarıp yanlarından iki elinizle kavrayarak son verin. Elinizin parmaklarıyla ayak tabanınızı bastırırken, ayalarınızın etli bölümleriyle de ayağınızın üstünü ovuşturun. Sonra öbür ayağınıza geçin.

KEMER (ZONE) TERAPİSİ (REFLEKSOLOJİ)

Zamanınız varsa, el ve ayak masajınızı daha da uzatın; zira, bunu yaparak iç organlarınızı uyarmış ve kan dolaşımınızın bedeninizin her bir yanına ulaşmasını sağlamış olursunuz. Bunun niçin böyle olduğu henüz bilinmemektedir. Bizim için önemli olan şey bu kemer terapisinin (ya da refleksolojinin), belki de iç organlara uzanan sinir uçlarının el ve ayaklarda yer almasından dolayı, yararlı olduğu gerçeğidir. Eller ve ayaklar, bedenimizin en az derinliğe sahip bölümleri olduklarından, buralardaki sinir uçları üzerinde kolayca çalışılabilir. Sinir uçlarının yaklaşık yerleriyle, bu yerlerin masajlanmasıyla enerjilenen iç organların adlarını gösteren şemalar yapılmıştır.

Her bir organla ilgili tepke alanının tam yeri kişiden kişiye hafif değişiklikler gösterir. Ayrıca, sol el ve sol ayaktaki tepke alanlarının, bedenin sol tarafındaki organlarla ilişkili olduğunu, sağ el ve sağ ayaktaki tepke alanlarının da, bedenin sağ tarafındaki organlarla ilişkili olduğunu da belirtelim. İkiz organların (örneğin, böbrekler, akciğerler) ilişkili oldukları tepke alanlarının sayısı da, her bir el ve ayakta birer tane olmak üzere, ikidir. Her iki tarafta da yer alan organların (örneğin, kolon) tepke alanları gene her bir ayak ve elde de yer alır. Bedenin üst bölümünün ilişkili olduğu tepke alanları da ayağın üst bölümünde, bedenin alt bölümünün ilişkili olduğu tepke alanı ise, ayağın alt bölümünde bulunur.

Biz refleksolojide bu şemaları hem tanılama hem de sağaltım amacıyla kullanırız. Ayak masajı yaparken ağrıyan, duyarlı ya da içinde küçük çakılımsı yumruların varlığını hissedeceğiniz alanları arayın. Bu türden bir belirti, bir rahatsızlığınızın olduğunu gösterir. Hangi organınız olduğunu da şemadan bulabilirsiniz. Hemen paniğe kapılmayın! Bu belirti, ille de hasta olduğunuz anlamına gelmez; sadece, söz konusu organın işlevini yapmakta zorluk çektiğini gösterir. Ancak, böyle bir uyarıyı gördükten sonra gereken önlemi almamanız akılsızlık olur. Bu tür alanları başparmağınızla bastırarak, şayet varsa billursu birikimleri parmaklarınızın boğumlarıyla ezerek, sıkıca masajlayın. Ayak masajınız ne denli acı verirse, siz de o denli kötü durumdasınız demektir; onun için, cılızlaşan organınıza enerji gönderebilme uğruna bu acıya katlanın. Öte yandan, ayağınızı çok hırpalamayın ve acele etmeyin. İlk refleksoloji masajınızdan sonra birkaç gün geçmesini bekleyin; bedeninizin, kan dolaşımına salgılanan toksinleri emebilmesi için, dinlenin. Bir süre başınız dönebilir, içiniz bulanabilir, ama bunlar geçicidir.

Sağlığı bozulmuş olan bir organa masaj uygularken, bir yandan da ona başka yönlerden yardımcı olun. Örneğin, karaciğer tepke alanınız (sağ ayağın parmaklarının kök bölümünün kıyısında) acı vermekteyse ya da duyarlıysa, siz hem bu karaciğer tepke alanına masaj uygulayın hem de kızartmalardan, yağlı yemeklerden, alkolden, ilaçlardan ve karaciğerinizle uyuşmayan tüm öbür şeylerden kaçının. Gene, akciğer tepke alanınızda duyarlılık varsa, hem bu alana masaj uygulayın, hem de sigarayı azaltın ya da toptan bırakın ve balgam oluşmasına yol açan süt ürünlerini kesin. Burada bir uyarıda bulunmalıyız. Refleksolojiden bir araç olarak yararlanın, tılsımlı bir deva olarak değil. Bilinçlilikle ve sağduyu ile uygulandığında, refleksoloji, bedeninizi hastalıkların gelişemeyeceği bir “tavda” tutmanıza yardımcı olabilir.

 

BATES GÖZ ALIŞTIRMALARI

Tam bir masaj denilemezse de, görmeyi geliştirici Bates yöntemine, Kendi kendine masajın bütünselliği içinde bir yer verebiliriz. Gözlerinizin daha iyi görebilmesi amacıyla gevşetilmesinin en etkili yöntemlerinden biri olan Göz Ayalama alıştırmasını zaten görmüştük. Benzer bir etki yaratan başka bir alıştırma da “sallanma”dır. Gevşek bir şekilde ayakta dururken, tüm bedeninizi bir sarkaç gibi bir yandan bir yana sallayın. Sallanırken topuklarınızı (ayağınızın bütününü değil) sırasıyla kaldırın. Gözlerinizi yumuşak bir şekilde, odaklanmadan tutarak bir dakika boyunca açın, bir dakika boyunca kapatın vb. Salınırken arada bir gözlerinizi kırpıştırın. Aslında, gözlerin kırpılması, ayalama ve sallanmanın bir arada yapılması, Bates sisteminde gözlerin gevşetilmesine yönelik üçüncü alıştırmayı oluşturmaktadır. Gün boyunca on saniyede bir gözlerimizi bir iki kez kırpmayı (özel çaba harcamadan) öğrenmeliyiz.

AKUPRES

Yukarıda değinilen masaj yöntemlerinden bazıları, Japonların çok eski bir akupres sanatı olan shiatsuda kullanılmaktadır. “Shiatsu”nun sözcük anlamı, “Parmak basıncı”dır ve yorgunluğu gidermek, hastalıkları önlemek ve bedenin kendi kendini sağaltıcı yetilerini harekete geçirmek amacıyla, bedenin her bölümündeki birtakım noktalara basınç uygulanmasını içerir. Akupres ağrıları ve gerilimleri yok eder; ustaca uygulandığı takdirde çeşitli baş ağrısı, basur ve arteritten tutun da iktidarsızlık ve frijiditeye kadar birçok rahatsızlığın tedavisinde başarı sağlayabilir.

Akupreste, bedeniniz boyunca uzanan ve meridyen denilen enerji kanallarının üzerinde yer alan aynı akupunktur noktaları kullanılır. Ancak, akupunkturdan farklı olarak, iğne yerine parmaklardan (kimi zaman da yumruklardan) yararlanılır. Örneğin, biz yüzümüzü masajlarken birçok meridyeni birden uyarmış oluruz: Yanakların ovulması, mide ve incebağırsak meridyenlerini etkiler; başın derisinin tıpırdatılması ise sidiktorbası, safrakesesi ve üçlü tavcı (triple heater) meridyenleriyle ilişkilidir.

MERİDYENLER

“Chi” enerjisinin ya da biyoenerjinin izlediği geçitleri oluşturan on dört meridyen vardır. Bunlarla ilgili ilk belgeler, yüzyıllar süren deneysel gözlemlere dayanılarak, Çin’de dört bin yıl önce kaleme alınmıştır. Her bir meridyen, adını, geçtiği yol üzerindeki organ ya da gördüğü işlevden alır. On dört meridyenin adları şunlardır:

akciğer

kalınbağırsak

mide

“dalak” (pankreas) kalp

incebağırsak

sidiktorbası

böbrek

“kalp büzeri” (dolaşım)

“üçlü tavcı” (beden ısısı)

safrakesesi

karaciğer

“düzenleylici kanal”

“meridyenlerin “üreme kanalı”    

Bu meridyenler olumlu ve olumsuz (yang ve yin) olarak ikiye ayrılırlar. Yang meridyenleri baş, yüz ve parmaklardan başlayarak ayakta ya da bedenin ortasında son bulurlar. Yin meridyenleri de bunun karşıtı bir konumdadırlar. Kollarda üç yang ve üç yin meridyeni bulunur; her bacakta da iki türden üçer meridyen vardır. “Düzenleyici kanal” meridyeni yüzün ortasından yukarıya ve sırttan aşağıya, “üreme kanalı” ise ağızdan cinsel organlara uzanır. Altı yang meridyeni şunlardır: Kalınbağırsak, mide, incebağırsak, sidiktorbası, üçlü tavcı ve safrakesesi. Altı yin meridyeni ise şunlardır: Akciğer, dalak, böbrek, kalp, kalp büzgeni ve karaciğer.

MERİDYEN MASAJI VE MEDİTASYON

Biyoenerji meridyenler boyunca bir engele rastlamaksızın pürüzsüzce aktığı sürece biz esenlik içindeyizdir. Şayet, herhangi bir nedenden dolayı, bu akışta bir aksaklık meydana gelirse, kendimizi iyi hissetmeyiz ve önünde sonunda birtakım rahatsızlık belirtileri görülmeye başlar. Eğer biz bilinçsizliğimizi, beden enerjimizdeki bu belirsiz değişimlere çok duyarlı olabileceğimiz bir noktaya getirebilirsek, her bir meridyenin izlediği yolu bir bir duyumsayarak biyoenerji akışını yeni baştan uyumlu bir duruma getirebiliriz. Bunu, başparmağımızın ya da işaret ve ortaparmaklarımızın uçlarını kullanarak, meridyenlere biyoenerji akışı doğrultusunda masaj uygulayarak gerçekleştirebiliriz. Meridyenlere (1’den 12’ye kadar), yukarıdaki sırayla masaj uygulanmalıdır.

Meridyenleri ve kendi biyoenerjinize “sezginizi” yakından tanımaya başlayınca “meridyen meditasyonu” çalışmasına geçebilirsiniz. Sırtınızı zorlamadan dik tutarak bir mindere ya da bir sandalyeye rahat ama eyleme hazır bir şekilde oturun. Gözleriniz kapalı, elleriniz dizlerinizin üzerinde olmalıdır.

Akciğer meridyeninden başlayın ve zihninizden onun geçtiği yolu izleyin ve bu yol üzerinde akan enerjiyi gözünüzün önünde canlandırın. Bunu her bir meridyen için ayrı ayrı yapın. Bir geçiş yolu üzerinde ilerlemeyi sürdürmek zorlaştığı takdirde, bu noktada ya konsantrasyonunuzda ya da o meridyende bir engelle karşı karşıya bulunduğunuzu anlamış olursunuz. Her iki durumda da o nokta üzerine dikkat (yani, enerji) yöneltilmesinin sürdürülmesi iyi olur. Gerekirse, gün boyunca aralıklarla o engeli aşana dek gene o meridyene dönün. Bu durumda siz ola ki başlangıç halindeki bir hastalığı daha embriyonik aşamasında önlemiş olacaksınızdır; zira, hastalıklar bedeninizde enerjinin meridyenler boyunca engellendiği ya da düzgün bir şekilde akmadığı durumlarda ancak ortaya çıkabilirler.

AKUPRES NOKTALARI

Meridyen meditasyonu Taoculukta binlerce yıldır uygulana gelmektedir. Öldüğünde kendisi en azından 160 yaşında olan bilge Lao Tzu, yandaşlarına uzun ömürlülük için bu yöntemi önerirdi. Meridyen meditasyonunda, meridyenler boyunca meydana gelen ince enerji değişimlerini sezebilmek için gerekli duyarlılığa kavuşabilmek amacıyla uzun çalışmalar yapılmalıdır. Öte yandan, akupres, olumlu etkilerini hemen gösterir.

Akupres noktaları, meridyenler boyunca bağlanmış (engellenmiş olan biyoenerjinin durgunlaşmaya (bozulmaya) yüz tuttuğu bağlantı noktaları ya da duraklarıdır. Bu noktalar basınca hemen yanıt vererek enerji akışını düzeltir ve ayarlarlar. Bu basınç başparmakların, parmak uçlarının ya da parmakların boğumlarının deriyi saat doğrultusunun tersine yirmi saniye kadar canlıca bastırmasıyla uygulanır. Akupres noktaları çok küçüktür; basınç uygulamasından önce yerlerinin tam olarak belirlenmesi gerekir. Bu bölümdeki çizimler, akupres noktalarının yerlerini sadece yaklaşık olarak göstermektedir. Siz, kesin bir duyarlılığı ya da bir sızıyı hissedene dek bu yerleri iyice araştırmalısınız.

Akupres hemen etki yaparak Şekil 5 ve 6’da gösterilen akupres noktalarının karşılıkları olan organlardaki ağrıları, rahatsızlık belirtilerini ya da nahoş duyguları giderir. Unutmayın ki, akupres bir bakıma bir “ilkyardım” yöntemidir ve aspirine, trankilizanlara ya da markalı ilaçlara yeğlenecek bir alternatiftir. Ancak, belirtiler sürdüğü ve sağlık durumunuz iyileşmediği takdirde, en iyisi, doktorunuzun profesyonel görüşünü almaktır.

 


 

 

 

 

 

 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

Egzersiz

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült