Kişisel Gelişim

 

 

Zor İnsanlarla Başa Çıkmak

Robert E. Alberti & Michael L. Emmons


Başkasının sözünü kestiğim sırada beni yanda kesme!

-Winston Churchill

Mutlaka siz de şu tür insanlarla karşılaşmışsınızdır:

• Masanıza yaslanıp size bakarak, yüksek sesle ‘Acaba bililerinin bana yardım etmesi için daha ne kadar beklemem gerekecek?’ der.

• Yan daireden gelip, ‘Acaba oturduğunuz yere çeki düzen vermeyi hiç düşünmüyor musunuz? Koca kattaki tek dağınık oda sizinki...’ diye mızmızlanır.

• Sizden fazladan iş yapmanızı istemesine karşın, pazarlığa oturur ve kendisine yardımcı olamadığınız takdirde patronunuzla konuşacağım söyler.

• Daha evin kapısına gelmenizi bile beklemeden dedikoduya başlar: ‘Komşu duydun mu? Fred’le Betty...’

‘Zor insan’ kimdir? Alışılmışın dışında hareket eden herkes. Nihayetinde davranışlar, yazılı olmayan bazı kurallarca belirleniyor. Adil olun, sıranın size gelmesini bekleyin, ‘lütfen’ ve ‘teşekkürler’ deyin, konuşurken ses tonunuza ve ayarına dikkat edin... Zor insanlar, bu kurallara riayet etmezler ya da istisnaymışlar gibi davranırlar. Özellikle de sizden kendi standartlarına uymanızı bekliyorlarsa. Genelde yüksek sesle konuşurlar, kaba, kendini beğenmiş ve düşüncesizdirler ve tabi ki zor

Zor insanlar böyle davranarak ne elde ediyorlar? Bu soruya her zaman verdiğimiz yanıtlardan birini çalışma grubuna katılan arkadaşlarımızdan birinden duymuştuk: ‘Aslan payını!’ Aynı zamanda denetimi elde ediyorlar, istediklerini yapıyorlar ve dikkatleri üzerlerine çekiyorlar.

Neden bu sorunlu insanlara istediklerini veriyoruz? Öncelikle bu, onlarla kafa kafaya gelmekten daha kolay! Çoğumuz bu insanlara hadlerini bildirecek güce, zamana, enerjiye ya da isteğe sahip değiliz. Mesele işle ilgili olduğunda ‘Müşteri daima haklıdır.’ deyip, zor insanlarla yüzleşmekten feragat ediyoruz.

(Biz bu bakış açısının doğru olduğunu sanmıyoruz. Kimse her zaman haklı olamaz. Bizce ‘müşteri her zaman müşteridir’ ve müşteriye karşı her zaman adil ve iyi davranılmalıdır.)

Bazı durumlarla bu kişilere karşı çıkmak, işi yokuşa sürmekten fazlasını sağlamaz. Nihayetinde bu insanları değiştirmeniz neredeyse olanaksızdır ve böyle bir işi kendinize vazife edindiğinizde başınızı derde sokarsınız. Öyleyse ne yapmalı?

Aslında işe yarayabilecek birkaç yaklaşım var. Bu bölümde, bu olasılıklardan bazıları üzerinde duracağız.

NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

‘Zor’ bir müşteriyle, komşunuzla ya da iş arkadaşınızla karşılaştığınızda siz ne düşünüyorsunuz? Aklınızdan ne geçiyor?

• ‘Yine geldi baş belası!’

• ‘Çattık yine!’

• ‘Ne diyor bu şimdi ya!’

• ‘Kurtarın beni!’

• ‘Tamam, sorun yok; başa çıkabilirim.’

• ‘Derin nefes al.’

• ‘Ne kadar utanç verici!’

• ‘Ettiğini bulursun inşallah!’

Aklınızdan geçenler, zor bir durumla nasıl başa çıkacağınızı belirler. Aşağıda sıralanan seçenekleri okurken, ilk tepkileriniz ne oldurdu diye düşünün. 9. bölümü tekrar okumanız, daha yapıcı düşünmenizi sağlayacak düşünceleri geliştirmeniz için size yararlı olabilir.

KODAMANLARLA BAŞA ÇIKMANIN YOLLARI

Aşağıda sunulan ‘açık büfe’den, sizi iteleyen birine karşı ne yapacağınızı seçebilirsiniz. Davranış ve yaşam biçiminize en iyi uyan seçenekleri değerlendirip, ‘zor insanlar’a nasıl tepki vereceğinizi tasarlayın. Böylece bu kişiler, sizi bir daha asla korkutamazlar.

1.TUTUMLARINIZI, DÜŞÜNCELERİNİZİ VS. DEĞİŞTİRİN

‘Nasıl bakıyorsanız öyledir. ’

Ön yargılar, tutumlar, inançlar; yani ön koşullu bütün düşünceler, gündelik olaylara verdiğimiz tepkileri doğrudan belirliyor. Bu düşünceler genel olarak yaşamın varoluş biçimi, sizin yaşam biçiminiz, bir insanın kişiliği vs. hakkında olabiliyor.

Örneğin; yaşamın adil olduğuna, işlerin yolunda gittiğine, insanların ashnda iyi olduklarına inanıyorsanız; büyük bir olasılıkla aksi durumlara inandığınızdakinden daha farklı davranırsınız.

Stres aşısı, bilişsel tepkilerle başa çıkmanın bir yoludur. Bu yönteme başvurarak, belirli durumlarla ve kişilerle ilgili düşünçelerinizi değiştirebilirsiniz. Aşağıdaki örnekleri düzenlerken, bir olayın zorluk aşamalarını göz önünde bulundurduk.

• Hazırlık

Üzülecek bir şey yok.

Daha zor durumların üstesinden geldim.

Oyunu kendi kurallarıma göre oynayacağım.

• Yüzleşme

Serinkanlı olun ve soruna odaklanın.

Bu adam da insan.

Ben işimi bilirim.

• Tepkiyle karşılaşma

Rahatlayın, derin nefes alın.

Korkabilir ya da kızabilirsiniz.

Kendime sahip çıkabilirim.

• Tekrarlama

İşleri yoluna koyabilirim.

Sorun çözülecek.

Bitti; artık rahatlayabilirim.

2.ÖFKELENMEYİN

‘Diş hekimi sendromu’ ya da ‘Delinmek’ kaçınılmazsa, arkanıza yaslanıp, keyif almaya bakın. ’

Düşmanca bir tavırla karşılaştığınızda en azından ilk anda adrenalin seviyeniz artar ve öfkelenirsiniz. Bu öfke nöbeti sırasında yapabileceğiniz bir dizi şey var,

• Uzaklaşın

• Sakinleşip, olduğunuz yerde kalın

• Rahatlayın, derin nefes alın

• Dikkatinizi dağıtın (Koşullanmanızı bozarak olaya hazırlanın.)

Onuncu bölümde anlatılanları anımsamaya çalışarak, olaydan önce ve olay esnasında kendinizi denetlemeye çabalayın.

3. DOĞRUDAN KONUŞUN.

‘Benimle böyle konuşma!’

İddialı ve asabi tepkiler, bu davranış seçeneğine denk düşüyor, saldırganın karşısına dikilmek, mevcut muameleye katlanmayacağınızı bildirmek, karşınızdakine neden üzgün olduğunu sormak, ofisinizden çıkmasını emretmek, kendisini ne sandığım sormak, cehenneme gitmesini söylemek... Olay karşısında bu tip davranışlar sergileyebilmeniz için kişiyle yüzleşmeniz, ciddi bir ses tonuyla konuşmanız, kararlı olduğunuzu belli edecek mimikleri kullanmanız, muhtemel bir gerginliğe hazırlıklı olmanız vs... gerekir.

‘Bana böyle davrandığında, söylediklerini yapmak gelmiyor içimden. ’

4. KENDİNİZİ AYARLAYIN

‘Ayarlayın, başlayın, konuşun. ’

Suzette Elgin tarafından geliştirilen bu yöntemi 8. bölümde zaten ele almıştık. Bu yöntem Dr. Elgin’in kitabında, ‘sözlü savunma sanatı’ başlığı altında ayrıntılı biçimde inceleniyor. Size saldıran kişiyle ilişki kuruyor, söylediklerini dinliyor, kendisini anladığınızı hissettiriyor ama kendinizden ödün vermiyorsunuz. Kullanüan yöntemler şöyle:

• Duyusal modlarla (görmek, koklamak, duymak vs.) benzerlik kurmak.

‘Söylediklerimi dinliyor musun?, ‘Seni duyuyorum.', ‘Ne söylemek istediğini görüyorum.'

• Saldırıya karşılık verirken, oltaya gelmemek.

Saldırgan: ‘Eğer gerçekten iyi bir iş yapmak istediysen...’

Yanıt: 'iyi bir iş yapmak istemediğim sonucuna nereden vardın?’

Psikoterapi uzmanı olan yakın bir arkadaşımız Andrew Şalter, buna ‘başkasının değil, kendi kurallarıyla oynamak.’ diyor. Bu süreç, bir bakıma karşıdaki insanın kendi hızım ve stilini belirlemesine izin vermek, ancak buna rağmen, onun suyuna gitmemektir. Ciddi, ama zıtlaşmayacak biçimde hareket edersiniz. Bu davranış sizi oltaya gelmeyeceğiniz bir pozisyona çeker. Amacınız denetimi ele geçirmek ve oyunu kendi kurallarınıza göre oynamaktır.

5. ÇÖZÜM YOLU BULUN

‘Güvencede bir hata yok. ’

Saldırının duygusal boyutunu göz ardı ederek, soruna ve sorunun çözümüne yoğunlaşabilirsiniz:

• ‘Bu duruma bir çözüm getirmemiz lazım.’

• ‘Burada gerçekten büyük bir sorun var. Bundan sonra böyle şeyler yaşamamamız için ne yapmamızı öneriyorsun?’

• ‘Elimizdekilere bakıp, neler yapabileceğimize karar verelim.’

6. GERİ ÇEKİLİN

‘Anlaşma bitti. ’

‘Kendini toparladığında, bu konuyu tekrar konuşalım’ der ya da hiçbir şey söylemeden gidersiniz.

Bazı sorunları çözmek için çaba harcamaya dahi değmez. Özellikle de karşınızdaki kişi mantıklı davranamıyorsa.

7. ESPRİ YAPIN

‘...ve herkes seninle beraber güler. ’

Espriyle neredeyse her ortamı yumuşatabilirsiniz. Şaka yapmak konusunda yetenekliyseniz gerginliği hafifletip, esprili bir noktadan saldırıya geçebilirsiniz. Elbette size her durumda espri yapın da demiyoruz.

Kendinize şu sorulan sorun: “Dana Carvey olsaydı, ne yapardı?”, “Rosie O’Dorınell olsaydı, ne yapardı?”, “Bili Cosby olsaydı, ne yapardı?”

8. KARŞINIZDAKİNİ TANIYIN

“Çocukların önünde olmaz!”

“Her şeyin bir yeri ve zamanı vardır” özdeyişi burada geçerlilik kazanıyor. Daha geniş bir zamanda, bir meseleyi uzun uzadıya konuşmak isteyebilirsiniz. Ancak başkalarının önünde tartışmak istemediğinizi karşınızdaki insana söyleyin. Aksi durumda sorun, iki taraf açısından da içinden çıkılamaz hale gelebilir.

9. SÖYLEDİKLERİNİ İZAH ETMESİNİ İSTEYİN

“Ne demek istiyorsun?”

Karşınızdakinden ne söylediğini açıklamasını isterseniz, mesele her ikiniz açısından da kolay çözülür hale gelecektir.

• “Seni anladığımdan emin değilim.”

• “Tam olarak ne istiyorsun?”

• “Anlamadım, söylediğini tekrarlar mısın?”

Oyunu kendi kurallarınıza göre oynamak, aldatılmamak için denetimi elde etmeniz gerekir.

10.YER DEĞİŞTİRİN

“Oynayabileceğiniz bir alan seçin. ”

Bazı insanlarhatta yetki sahibi kişilersizi her seferinde sinirlendiriyor olabilir. Belki de kendini tekrarlayan olaylar örneğin işiniz gereği yapmanız gereken rutin işlersizin açınızdan önemli bir sorun. Bu durumda belki de kurumsal ya da bölüm destek sistemi kurmak için başka takım arkadaşları bulmanız gerekiyor. Bu sistemlere örnek vermek gerekirse:

• Toplantılarda davranış kuralları.

• Hizmet yöntemlerinin standartlaştırılması.

• Kurum politikası.

• Kurumsal değişikliğe gidilmesi için topluca/bölüm olarak hareket edilmesi.

 

DURUM CİDDİ, AMA ALTINDAN KALKILAMAZ DEĞİL

Zor bir kişiyle ya da bir durumla karşılaştığınızda, size yardımcı olabileceğim düşündüğümüz önerileri ve izlekleri aşağıda sıralıyoruz:

• Zor insanı ‘idare etmek’ için değil, sorunu çözmek için çaba harcayın. Tek bir tarafın kazanmasında ısrar ederseniz, muhtemelen iki taraf da kaybedecektir. (Kazanan olursa da bu siz olmayacaksınızdır.)

• Sesinizi yükseltmemek ve sinirlenmemek için modelleme yöntemini kullanabilirsiniz. Duygusal hareketlerinize hakim olarak, karşınızdaki kişinin hareketlerini de etkileyebilirsiniz.

• Zor durumlar karşısında mümkün olduğunca kendiniz gibi davranmaya çalışın. Burada sıralanan bütün öneriler işe yarayabilir. Ancak siz bunlar arasından kendinize en uygun olanını seçin.

• Ön hazırlık işinizi kolaylaştıracaktır. Rahatlama ve nefes alıp verme tekniklerini öğrenin. Yüzleşme vakti, egzersiz için çok geç olacaktır!

• Zor biriyle yüzleşme olasılığınızın bulunduğu bir meclise gidecekseniz, tipik sorunları çözmenize yarayacak temel kuralları baştan belirleyin. (Örneğin; grup toplantısındaysanız, konuşmacılara belirli bir kısıtlama getirin.)

• Hayatınızda sorunlu insanlar varsa bunlarla ilişkilerinizi düzenleyecek yöntemler üzerinde çalışın.

• Kendinizi ve sizi tetikleyen etkenleri tanımaya çalışın.

• Kendi duygularınızdan dolayı bir başkasını suçlamayın.

• Soruna çözüm ararken, karşınızdakinin hislerini anlamaya çaba gösterin. (‘Üzüldüğünü biliyorum.’) Ancak danışmanmışsınız gibi büyüklük taslamaktan da kaçının.

• Sorunu yerinde çözmek genelde mümkün olmaz. Daha sakin bir arımızda sorunu tekrar gündeme getirip, çözüm yolu bulmaya çalışın.

• Önünüzde birden fazla seçenek olduğunu unutmayın. Samimi davranmadığınız durumda, bu seçenekler sizi daha da zora sokacaktır. Bu nedenle sorunu çözmeye çalışırken, duyarlı ve ciddi olun.


 

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült