Kişisel Gelişim

 

 

Strese Karşı Yeni Bir Yaratıcı Tepki Tipi

Arthur Rowshan


Her ne kadar ‘Dövüş ya da Kaç’ strese karşı bizim doğal biyolojik tepkimiz olsa da biz ona körü körüne uymak zorunda değiliz. Onun yerine biz strese, bize getirdiği fırsatlar yönünden bakabiliriz. Ben bunu Kung Fu öğretmenimden öğrendim ve öğrencilerime Kung Fu öğretirken bu felsefeyi egzersizlerinde ve günlük hayatta uygulamalarını söyledim. Bu felsefedeki inanca göre hiç bir zaman kuvveti kuvvetle karşılamayacaksın, onun yerine kuvvet önünde ‘uçacaksın’. Daima rüzgarın arkasında yer alacaksınız ve pozisyonunuzla hücumun kendi enerjisini kullanarak onun yönünü değiştirebileceksiniz. İşte bu hareket serbestisi, Kung Fu ustalarının dövüşü kazanma sırrıdır.

Strese karşı doğal ‘Dövüş ya da Kaç’ tepkisine seçenek olan bu tepkiye ben ‘strese karşı yeni bir yaratıcı tepki tipi’ ismini verelim. Bu tepki tipi, strese tepki göstermenin bir yolu olmadığını, insanlara göre değişen birçok değişik tepki tipi olabileceğini belirtmektedir. Her birimiz farklıyız ve her birimizin hayata bakış tarzımız farklıdır. Bu tepki tiplerinden hangisi size uygunsa onu seçersiniz. Örneğin, eğer size uygun olursa, öfkenizi dindirmek için olaya mizahi açıdan bakma yolunu seçebilirsiniz. Ayrıca duygularınızı etkili bir şekilde yönlendirmek için kendi kendine olumlu konuları konuşma yolunu seçebilirsiniz. Kendi davranış stilinizi kendiniz seçebilirsiniz. Takdir ettiğiniz ve saygı duyduğunuz insanları gözlemleyip strese karşı tepki gösterirken onların tepkilerini model alabilirsiniz. Eğer onların strese karşı tepkilerinin sonuçlarını beğenirseniz strese gösterdikleri tepkiyi taklit edebilirsiniz.

Yukarıda belirtilen ‘strese karşı yeni bir yaratıcı tepki tipi’in de (yaratıcı) kelimesi, strese karşı tepkide doğal olan ‘Dövüş veya Kaç’ tepkisinin sınırları içinde kalınmayıp onun ötesine gidilebileceğini belirtmektedir. Yaratıcılık, davranışlarınız için daha bir çok seçenekle sunabilir. Örneğin size karşı yapılan bir hakarete karşılık olarak aşırı kızacağınız yerde, buna bir şaka ile karşılık verebilirsiniz.

Size bununla ilgili bir örnek vereyim. Ben Roma’da yaşarken ev sahibim arkadaşını kahve içmeye çağırdı. Ev sahibi beni, kuzenimi ve erkek kardeşimi konuğu ile tanıştırdı. Bizler İtalyan olmadığımız için ev sahibinin arkadaşı olan konuk bayan bize kültürümüz, dilimiz ve dinimiz hakkında sorular sordu. Bizim kendisi ile aynı dinde olmadığımızı öğrendiği zaman, ayağa kalktı, gözlerini bize dikti ve bize “O zaman sizler birer hayvansınız” dedi. Doğal olarak ev sahibimiz ayağa kalktı ve bu kaba davranışından dolayı arkadaşını azarladı. Kuzenim çok kızdı ve söylenmeye başladı, fakat kardeşim umulmadık bir şekilde yüksek sesle gülmeye başladı. Biraz sonra* herkes sakinleşmiş ve gülümsüyordu. Kardeşimin gülmesi bizi gergin durumdan uzaklaştırdı. Onun gülmesi durumu kabul ediş tarzımızı değiştirdi. Tabii ki alışkanlıklar ve deneyimler stresle baş etmede yaratıcı tepkilerin doğmasında çok büyük rol oynamaktadır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere’de korku üzerine bir araştırma yapılmıştır. Londra’da gece bombardımanları sırasında civar semtler bombalarla tahrip olurken, araştırmacılar sokaktaki insanların stres durumunu ve endişe derecelerini araştırmışlar. Ayrıca araştırmacılar bombaların düşmediği köylerde yaşayan insanlar üzerinde de araştırma yapmışlar. Hayretle görmüşler ki, köylerde yaşayan insanların sahip olduğu endişe derecesi şehirde yaşayanlardan daha fazla. Niçin böyle olmaktadır? Belki de şehirde yaşayan insanlar bombaları günlük yaşamın bir parçası olarak kabul etmekte ve hayatlarını onlarla başa çıkma üzerine ayarlamaktadırlar. Halbuki bu sırada köylüler bombalanma tehlikesiyle karşı karşıyalar ve önceden kestirilemeyen böyle bir tehlike onların stresli ve endişeli olmalarına neden olmaktadır.

Birçok insanın sıkıntı anlarında strese karşı tutumlarının cesurca ve yaratıcı olduğuna dair oldukça çok sayıda örnekler vardır. İngiliz astrofizikçisi ve Cambridge Üniversitesi matematik profesörü Stephen Hawking, kendisine çok acı ve ıstırap veren, nadir görülen bir kas bozukluğu hastalığına yakalanmış olmasına rağmen sebatla çalıştı ve dünyanın en tanınmış matematikçilerinden biri oldu. Kendisi Sir Isaac Newton Kürsüsü’nün başkanıdır şimdi. Beuntcbed televizyon dizisinin starı Dick York, insanı halsiz bırakan emphysema isimli bir akciğer rahatsızlığından ıstırap çekmektedir. Zamanının çoğunu hastalık nedeniyle evde geçirmek zorunda olmasına rağmen, York fakirlere muhtaçlara yardım için bir para toplama işini yönetmektedir. Bir keresinde “vücudum ölmekte olmasına rağmen kendimi çok mutlu hissediyorum” demiştir. Yıllarca önce Roma’da genç bir Fransız bayanla karşılaşmıştım, ailesi

Nazilerin Auschwitz kamplarında ölmüştü. O bayan bana, Nazileri affetmiş olduğunu söylemişti. Onun Avrupa’ya seyahati, hikayesinin medyaya aktarılmasının bir parçası idi. Onun söyleyecek bir hikayesi vardı; kin, nefret ve düşmanlık aynı zamanda da bir affetme hikayesi idi bu.

Bunlar strese yaratıcı tarzda tepki göstermenin bazı çarpıcı örnekleridir. Bu örneklerdeki her insan, strese tepki göstermenin özellikle olumsuz tepki göstermenin limitlerinin ötesine geçmişlerdir. Onlar esneklik, sabır ve affetme örnekleri sergilemişlerdir. Onlar gibi sayısız insan vardır. Bizim onların deneyimlerinden öğreneceğimiz şey, güçlü duygularımızı yapıcı bir şekilde yönlendirmemiz gerektiğidir.

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült