Kişisel Gelişim

 

Liderlik

Netbilim


1. GİRİŞ

Lider veya liderlik kavramlarının insanlık tarihi kadar uzun bir geçmişe sahip olduğu ilk bakışta söylenebilir. Çünkü insanın birey olarak yaşamla mücadele etmeye başlaması ve zamanla bu mücadelede, bireyin tekil olarak yetersizliğinin farkına varması, onun başka bireylerle etkileşime geçerek örgütlenmesine ve yaşamla mücadelesini örgütlü bir şekilde devam etmesini sağlamıştır. Ancak bu örgütlenme oluşumunda ortaya çıkan durum ise, çeşitli özellikleri ağır basan kişi veya kişilerin örgütü yönlendirici etkide bulunduklarıdır. İşte bu şekilde örgütü yönlendirici etkide bulunan kişi veya kişiler, seçilmişlerden farklı olarak lider kavramının atfedildiği kişilerdir. Bu durumun günümüzde de halen devam ettiği görülmektedir. Çünkü örgütlenme, amaçların gerçekleşmesinde kolaylaştırıcı etki sağlamaktadır ve bu etkinin sağlanmasında güçlü liderler daha fazla etkinlik kazanmaktadır. Fakat tarih boyunca tespit edilen lider kavramının atfedildiği kişi ya da kişiler, bu nitelikleri farklı şekilde elde etmektedirler.

İşte bu çalışmada faklı şekilde elde edilen liderlik türlerinden biri olan karizmatik liderliği konu almaktadır. Çalışmada öncelikle liderlik kavramından bahsedilip, sonra daima karıştırılan kavramlar olan lider yönetici ayrımına ve liderlik konusunda yapılan çalışmalara kısaca değinilecektir. Daha sonra karizmatik liderlik kavramına, bu kavramın somutlaşmasını sağlayan yaklaşımlara ve bu yaklaşımlar sonucunda elde edilen karizmatik liderlik özelliklerine, davranış ve etkileme koşullarına ve karizmatik liderliğin ortaya çıktığı koşullar belirlenecektir. Sonuç kısmında da çalışma ile ilgili genel değerlendirmelerde bulunulacaktır.

2. LİDERLİK

İngilizce “leader” kelimesinden dilimize giren ve basitçe “bir hareketin, bir topluluğun, bir kuruluşun başında bulunan, onu yönlendiren kişi, şef, önder” veya “grup üyelerini bir araya toplayan ve onları grup amaçlarını gerçekleştirmeleri için motive eden insan” olarak tanımlanan “lider” kavramı hakkında literatürde sayısız tanım bulunmaktadır. Bu tanımların her biri lideri farklı şekilde tanımlasa da, bütün tanımlarda liderin etkileme ve değişimi yaratma gücü ile grubun diğer üyelerinden farklı olduğu ve dayanıklılığı vurgulanmaktadır.

Temel olarak lider kavramından türeyen, “insanları belirli amaçlara yöneltmeye ikna etme yeteneği” veya “ait olduğu grup içerisinde tüm özellikleri ile temayüz etmiş ve saygınlık kazanmış kimselerin; değişim yaratma, bir vizyon ortaya koyma ve ortaya koyulan vizyon konusunda diğerlerini ikna ederek gönülden çalışmalarını sağlama ve tespit edilen vizyona ulaşmak konusunda bıkmadan usanmadan güdüleme yeteneği” olarak tanımlanan “liderlik” kavramının da lider kavramı gibi literatürde sayısız tanımı bulunmaktadır. Tanımların çoğunda yetenek veya faaliyet olarak tanımlanan liderliğin ortaya çıkması için;

• Lidere,

• İzleyicilere (takipçiler),

• Lider ve izleyiciler arasında iletişime ve

• Amaç ve hedeflere gereksinim duyulmaktadır.

Liderlik, kavram olarak tarihsel ve evrensel bir kavramdır. Çünkü her çağ ve dönemin liderlik faaliyetleri izlendiğinde, liderlerin ortaya çıkışlarında, yaşanılan zamanın ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel özelliklerine göre farklılıkların yer aldığı gözlenmektedir. Bu durum kendini tarım toplumunun, sanayi toplumunun ve günümüzün bilgi toplumunun yarattığı liderlerin karşılaştırılmasında kendini göstermektedir. Tarım toplumlarının liderlerinde güç olarak savaşçılık daha çok ön plana çıkarırken, sanayi toplumunun liderlerinde ise sermaye güç olarak ön planda; günümüzün liderlerinde ise bilgi ve bilgiyi kullanabilme daha çok önem arz etmektedir.

2.1.    Lider Yönetici Ayrımı

Lider ve yönetici kavramları uzun süredir karıştırılan ve birbirlerinin yerlerine kullanılan kavramlardır ve bu kavramların bu hale gelmesinde kavramların sınırlarının çizilememesinin önemli bir rolü bulunmaktadır.

Bilimsel literatürde, bu sınırın çizilememesi kendini net olarak göstermektedir. Örneğin bu çalışmada verilen ilk liderlik tanımında bulunan, “bir topluğun, bir kuruluşun başında bulunan onu yönlendiren” gibi ifadeler yönetici içinde kullanılan ifadelerdir. Bu örnekle birlikte pek çok yönetici ve lider tanımında geçen, “insanları veya insanların oluşturdukları belli grupları hedefe veya amaçlara yönlendirilmesi” gibi ortak ifadelerde, lider yönetici kavramlarının tanımlanmasındaki kargaşayı göstermektedir.

Aslında bu iki kavram arasındaki sınır basitçe şu şekilde çözülmektedir: Yönetici, grubunu (astlarını) hedeflere yönlendirmedeki etkileme yeteneğini (gücünü) büyük ölçüde yasal güç kaynağı olan "otorite"den alırken, lider gücünün kaynağını yönlendirdiği gruptan (izleyicilerden) almaktadır. Dolayısıyla bu açıklamadan şu sonuç çıkarılabilir: Her lider yönetici olabilir, fakat her yönetici lider olamaz.

Bu varsayımı doğrulayacak yöneticilik ile liderlik arasındaki farklar aşağıdaki tablodaki gibidir:

2.2.    Liderlik İle İlgili Çalışmalar

Liderliğin tarihsel ve evrensel olmasından, kaynaklanan çok yönlülük, bu kavramın gerek tanımlanması ve gerekse içinde bulunduğu örgüt üzerinde etkililiğinin tespiti açısından farklı araştırmaların gerçekleşmesine neden olmuştur. Bu farklılıklardan yola çıkarak yapılan araştırmalar incelendiğinde iki yöntemin daha çok kullanıldığı görülmektedir:

 

YÖNETİCİLİK ÖZELLİKLERİ

LİDERLİK ÖZELLİKLERİ

Yöneticilik gücü organizasyon yapısından gelir.

Liderlik gücü kişisel özelliklerden kaynaklanır.

Yöneticiler; mantıklı, inatçı, problem çözen, tahlilci, temkinli, şekilci, otoriter, muhafazakar kişilik özelliklerine sahiptir.

Liderler; uzak görüşlü, tutkulu, yaratıcı, mantıklı, esnek, ilhamlı, yenilikçi, cesur, hayal gücü kuvvetli, değişim yaratan kişilik özelliklerine sahiptir.

İyi yöneticiler ise, örgütleri ve çevrelerindeki karmaşıklıkları kontrol ederler ve mevcut durumu korurlar.

Etkili liderler örgüt içinde gerekli ve faydalı değişimi yaratırlar.

Yöneticiler, planlama, bütçeleme, danışma, kontrol ve problem çözme faaliyetlerini yürütürler.

Liderler ise; örgüt için bir istikamet tayin ederler, insanları iletişim ile etkileyerek, güçlendirerek, kısmen temel ihtiyaçlarını karşılayarak işe karşı motive ederler.

Yöneticilik süreci örgüt içinde belirsizliği en aza indirir.

Liderlik örgüt içinde belirsizlik yaratır ve değişimi başlatır.

Kişisel olmayan, pasif fonksiyonel davranışlara sahiptir. Hedeflerin ihtiyaçlardan ve gerçeklerden ortaya çıktığına inanmaktadır.

Kişisel ve aktif davranışları vardır. Hedeflerin hayal gücü ve arzulardan ortaya çıktığına inanmaktadır.

İşe; insanları, fikirleri ve nesneleri birbirine bağlayan bir üretim süreci olarak bakar. Denge ve koordinasyon ile riski en aza indirme gayreti içindedir.

Eski problemlere yeni yaklaşımlarla bakar. Özellikle yüksek getirişi olan riskli pozisyonlara can atar.

Çok açık bir yaşam düzeni kurar. Hayatı olduğu gibi kabul eder.

Hayattan zevk almak amacıyla mücadeleye başlamıştır. Maceralı bir hayatı tercih eder.

Sorumluluk alır.

Sorumluluğu arar.

Riski minimize eder.

Hesaplı risk alır.

Fırsatları kabul eder.

Fırsatlar yaratır.

Makul hedefler koyar.

Ulaşılması zor, fakat ulaşılabilir hedefler

koyar.

Çalışanların problemlerine ilgisiz davranır.

Çalışanların problemleri ile gönülden ilgilenir.

Konforlu bir çalışma ortamı yaratmak için

çalışır.

Heyecanlı bir çalışma ortamı yaratmak için çalışır.

Gücü ihtiyatlı kullanır. Yetki devrini ihtiyatlı yapar.

Gücü sınırsız kullanır. Sınırsız yetki devri yapar.

Çalışanlara işçi gözü ile bakar.

Çalışanlara potansiyel izleyici gözü ile bakar.


 

• Birinci yöntemde, örneklem olarak, özel ve kamu sektörlerinden yönetici koltuğuna “bir şekilde” oturmuş kişilere anketler uygulanarak bulgulara ulaşılmış ve bulgular neticesinde değerlendirmeler yapılmıştır.

• İkinci yöntemde, liderliği konusunda şüphe duyulmayan, “evrensel kabul görmüş” liderlerin otobiyografilerine ulaşılarak, davranışlarını gözlemlemek ve icraatlarına tanık olmaktır. Bu yöntemle, liderlerin tepkileri, düşünce sistemi, kısaca “kişiliği” hakkında “geçerli” bulgulara ulaşmak mümkün olmaktadır.

Görüldüğü üzere ilk yapılan çalışmalarda lider yönetici ayrımının tam olarak belirlenmemesi, yapılan ilk çalışmaların liderlik kavramı altında yönetici davranışlarını ele aldığını göstermektedir. Ancak zamanla lider yönetici ayrımının sağlanması ve ilk yöntemde kullanılan anket uygulamaları ve ikinci yöntemin uygulaması liderlik konusunda daha fazla ilerlemeye neden olmuştur. Bu ilerlemenin sonucu ile ilgili olarak aşağıdaki tabloda gösterilen bazı araştırmalar ve tespit edilen lider özellikleri örnek olarak gösterilebilir.

Yukarıdaki tablodaki çalışmalarla birlikte diğer çalışmalar sonucunda, son zamanlarda liderlerin çalışanlar üzerindeki etkileri daha detaylı incelenerek farklı liderlik yaklaşımları geliştirilmiştir. Buna göre yeni liderlik yaklaşımları şunlardır:

İşe Dönük Liderlik: Bu yaklaşıma göre, her yöneticinin bulunduğu mevkiinden kaynaklanan bir gücü vardır. İşe dönük lider, faaliyetlerini gerçekleştirirken bu gücünü en iyi şekilde kullanmaktadır.

Dönüştürücü Liderlik: Siyaset bilimci James Mac Gregor Burns tarafından politik liderliği açıklamak amacıyla ortaya atılan bu yaklaşıma göre; dönüştürücü lider, yeniliğe, değişime ve reforma yönelik bir vizyon ortaya koyarak çalışanların kendilerini gerçekleştirme arzularını kamçılamakta, kişisel çıkarlarla örgütsel çıkarları bağdaştırarak, örgütsel çıkarlara gönülden bağlanmayı sağlamaktadır.

İnteraktif Liderlik: Bu yaklaşımda lider, anlaşma sağlama, katılım ve umursama ile dikkat çekmekte ve çalışanları hedeflerine ulaşma konusunda desteklemektedirler.

Uşak Liderlik: Sam Walton tarafından geliştirilen bu yaklaşımda esas amaç, çalışanları organizasyon hedefleri ile özdeşleştirmek ve onları bu amaçlar istikametinde en üst seviyede motive etmektir.

Karizmatik Liderlik: Bu yaklaşım çalışmanın konusun içerdiğinden bu bölüm aşağıda detaylı olarak değerlendirilecektir.


 

Yıl

Yazar / Araştırmacı

Lider Özellikleri

1993

John Adair

Yenilikçi (innovator), öğretici (mentor), destekleyici (enabler), motive eden (motivator), enerjik (energetic), iletişimci (communicator)

1993

Francis Yammarino

Bireyselleşmiş ilgi (Individualized Consideration), Entellektüel etki (Intellectual stimulation), İlham veren motivasyon (Inspirational Motivation), Amaca Yönelik Etkileme (Idealized Influence)

1990

Bernard Bass & B.J. Avolio

Etkileme Kabiliyeti (Ability to Influence)

1996

Ruth Tait

Vizyon sahibi olma, İletişim Becerisi, İçe dönük olma, Karakter/Bütünlük (Character/Integrity), İhtiras (Ambition), Örgüte Bağlılık (Commitment), Bağımsızlık (Independence)

1979

1989

G. Tibbits B. Bird

Yenilikçilik (Innovativeness), Risk Alabilme, Mesleki Bilgi, İşbirlikçi Davranabilme Kabiliyeti (Ability to Cooperate), İçten Denetim Odaklı (Internal Locus Of Control)

1961

1990

1992

D. C. McClelland J. B. Rotter K. Vesala

K. G. Vivien & S. Thompson

 

İçten Denetim Odaklı (Internal Locus Of Control)

1998

Joe Jordan & Sue Cartwright

Duygusal tutarlılık (Emotional Stability), Kendine Güven, Entelektüel Birikim, Dogmatik düşüncelerden uzak olma (The Absence Of Dogmatism), İletişim Becerisi, düşük seviyeli gerginlik (Low Neuroticism), Stresle başa çıkabil

2000

Montserrat Entrialgo

Başarı ihtiyacı (Need For Achievement), Belirsizliğe Tahammül Edebilme (Tolerans For Ambiguity), İçten Denetim Odaklı (Internal Locus Of Control), Proaktik (Proactive)


 

3. KARİZMATİK LİDERLİK

Karizmatik liderlik sosyoloji, sosyo psikoloji, kişisel psikoloji, örgütsel davranış, tarih, yönetim, insan kaynakları ve siyaset bilimi gibi sosyal bilimlerin çeşitli dalları tarafından ele alınan bir konudur. Bu çok yönlülük, bu kavramın tam olarak bir tanımının yapılabilmesi olanağını engellese de, yapılan çalışmalar incelendiğinde kavramın belli başlı ortak özellikler üzerinden karizmatik tanımlarının yapıldığını göstermektedir. Bu tanımlardan bazıları şunlardır:

• Karizmatik liderler; kendine güvenen, risk alabilen, enerji ve iş ilişkileri yüksek, iletişim yeteneği kuvvetli, moral değerlerine inanılan ve izleyicilerini geliştirmeye odaklanmış liderlerdir.

• Karizmatik liderler; yol gösteren, ilham ve güven veren, saygı uyandıran, geleceğe yönelik olumlu düşünmeye teşvik eden, izleyicilerin yaşamlarında gerçekten önemli olan şeyleri görmelerini kolaylaştıran, misyon duygusu aktaran ve motive eden davranışlar sergileyen liderlerdir.

“Karizma” kavramı köken olarak, Eski Yunan’a dayanmaktadır. Eski Yunanca’da “ilahi ilham yeteneği” veya “ilahi hediye” anlamına gelmekte olup; Eski Yunan Felsefesinde hediye veya bağış anlamında kullanılan “gift” kelimesinden türetilen karizma, “bir grubun (izleyicilerin) algılarının ve atıflarının
a) liderin nitelik ve davranışları tarafından,
b) liderliğin yer aldığı durum ya da koşullar tarafından ve
c) izleyicilerin gereksinimleri tarafından etkilenebilmesinin sonucu olarak elde edilen ve izleyicileri, liderin kendisi için harekete geçirtebilen bir güç” olarak tanımlanmaktadır.

Karizma kavramı Eski Yunan kökenlide olsa, kavramı yönetim ve işletme bilimi literatürüne sokan ilk kişi ise, Max Weber’dir. Weber, “otorite” üzerinde yaptığı çalışmasında; otoriteyi geleneksel otorite, yasal otorite ve karizmatik otorite olarak, ayırarak karizma kavramını ilk kez bu ayrımda kullanmaktadır. Weber, karizma kavramını Eski Yunan’daki anlamına uygun bir şekilde, “ilahi lütuf’ veya “ilahi hediye”    anlamında kullanmıştır.

Weber’e göre karizma, sosyal kriz zamanlarında, olağanüstü şahsi yeteneklere sahip, radikal, vizyon belirleyen ve krize çözüm getirerek, izleyicilerini harekete geçiren liderlerde bulunmaktadır ve karizma, güven duygusu gelişmiş, üstün becerileri olup başkalarını etkileme gücü olan ve idealleri belirleyip vizyon çizebilen kişilik karakteristiklerinden oluşur.

Weber’in görüşüne göre karizmanın birkaç bileşeni vardır:

• Bir çok sıra dışı özelliği olan kişi,

• Kriz,

• Krize kökten bir çözüm sunabilme özelliği

• Sıra dışı insanlara gerçekten kalplerinden bağlı olan insanlar.

Weber’e göre karizmatik liderler özetle şu özelliklere sahiptirler:

• Karizmatik liderler bir çok gerekli yeteneğe, özelliğe ve şahsi ilgiye sahiptirler.

• İzleyiciler diğer deyişle astlar, karizmatik liderle birlikte tanımak ister.

Karizma terimini, ilk defa “karizmatik otorite” kavramında kullanan Max Weber’den günümüze kadar, liderlikle ilgili pek çok araştırmanın konusu olmuştur. Ancak 1980’li yıllara kadar yapılan çalışmaların (Etzioni ve Oberg’in çalışmaları gibi istisnalar dışında) hemen hepsinde karizma olgusu, politik, sosyal ya da dini liderlik etkilemelerini açıklamaya yönelik biçimde incelemeye tutulmuştur. Çalışmanın bundan sonraki bölümünde de, bu incelemelerin evrensel kabul edilenlerinden birkaçına değinilecektir.

4. KARİZMATİK LİDERLİK YAKLAŞIMLARI

Karizma kavramı 1980’li yıllara kadar, bazı istisnalar dışında (Etzioni ve Oberg) genel olarak politik, sosyal ve dini liderlik çerçevesinde incelenen bir kavramdır. Bu yıllarda yapılan araştırmalar karizmatik liderleri diğer tip liderlerden ve yöneticilerden ayırt eden davranışlar grubunu tarif ederler. Ancak bu yıllardan sonra yapılan çalışmalar ise daha çok karizmayı örgüt teorisi ve işletme yöneticiliği bağlamında ele alan yaklaşımlardır. Bu bölümde bu yaklaşımlardan bazılarına değinilecektir.

4.1. Örgütsel Liderlik Çerçevesinde Karizmaya Yönelik İlk Çalışmalar

Örgütsel liderlik çerçevesinde karizmaya yönelik ilk çalışmaları yapan kişilerden birisi Etzioni'dir. Etzioni, "Karmaşık Örgütlerin Mukayeseli Bir Analizi" adını verdiği kitabında genel anlamda karizmayı "bir aktörün, diğer aktörlerin normatif yönelimleri üzerindeki derin ve yaygın etkisini kullanma yeteneği" olarak tanımlamış ve bu ifade ile karizmanın nihai olarak bir kişinin gücüne bağlı olan normatif güç olduğunu vurgulamıştır.

Etzioni’den sonra örgütsel liderlikte karizmaya yönelik ilk çalışmalardan bir diğeri de, Oberg tarafından yapılmıştır. Oberg özellikle, karizmanın din dışı, dünyevi örgütler için nasıl kullanılacağı üzerinde araştırmalar yapmış ve karizmatik liderliğin kriz durumlarında ve kurumsal değerlerin yüceltilmesinde özellikle önem kazandığını belirterek, karizmayı kısmen durumsal bir perspektiften ele almıştır.

4.2.    House’un Karizmatik Liderlik Kuramı

Karizmanın formel örgütlerde nasıl ele alınabileceğine yönelik en önemli çalışmalardan biri House'un 1977 yılında geliştirdiği “Karizmatik Liderlik Kuramı”dır. 1980’li yıllardan önce geliştirilmiş olan biçimsel örgütlerdeki karizmatik liderlik analizlerinin en kapsamlısı olan House’un bu kuramı liderlikte kişisel özelliklerin, lider davranışlarının ve durumsal faktörlerin bir kombinasyonu özelliği taşımaktadır.

House'un bu çalışması karizmatik liderliği folklorik ya da tasavvufi (mistik) bir bağlamda ele almaktan ziyade, karizmatik liderlerin karakteristikleri hakkında, davranışsal yönelimleri hakkında ve durumsal faktörler hakkında test edilebilir bir dizi hipotezden oluşmaktadır. Karizmatik liderleri "kendi kişiliklerinin gücüyle izleyicileri üzerinde derin ve olağanüstü etki yaratmaya muktedir olan kişiler" olarak tanımlayan House, Karizmatik Liderlik Kuramı'nda, karizmatik liderlerin diğer insanlardan, hangi yönleriyle farklı oldukları, nasıl davrandıkları ve ortaya çıkmalarını kolaylaştıran koşulların neler olduğunu bulmaya çalışmaktadır.

House'a göre karizmatik liderler izleyicileri üzerinde derin ve önemli etkilere sahiplerdir. İzleyicileri, liderin inançlarını "doğru" olarak algılarlar, lideri sorgusuz sualsiz kabul ederler ve ona gönülden ve memnuniyetle itaat ederler. İzleyiciler, bu tür liderlere karşı sevgi ve şefkat hisleri besler, grubun ya da örgütün misyonuna coşkuyla bağlanırlar, misyonun başarılmasına katkıda bulunabileceklerine inanırlar ve yüksek performans hedefleri vardır.

House, karizmatik liderin üç temel kişisel karakteristiğe sahip olduğunu savunmaktadır. Bunlar:

a) Yüksek bir özgüvene sahip olma

b) Yüksek bir etkileme ve baskın olma ihtiyacı

c) Kendi inançlarının ahlaki yönden doğru olduğuna güçlü bir şekilde ikna etmedir.

House, karizmatik liderlerin sahip oldukları bu karakteristik özelliklerden sonra, kuramıyla ilgili önermelerinde karizmatik liderlerin davranışları ve izleyicileri etkileme yönelimleri ile ilgili dört temel özellikten bahsetmektedir. Bunlar:

a) İdeolojik hedefler belirleme ve açıklama

b) İzleyicilerle yüksek beklentilerde iletişimde bulunma

c) İzleyicilere model olma

d) Güdüleri canlandırmadır.

Son olarak House, kuramında karizmatik liderin çıkması gereken koşulları da iki başlık altında sınıflandırmıştır. Bunlar:

a) Kriz ve kaoslu durumlar katalizör görevi görür.

b) İzleyicilerin görevlerinin ideoloji ile bağlantılandırılmasıdır.

Karizmatik liderliği, karizmatik liderin özellikleri, karizmatik liderin davranış ve etkileme yönelimleri ve karizmatik liderliğin ortaya çıkmasını sağlayan koşullar olarak açıklayan House’un kuramından   sonra Bass’ın karizmatik liderlik yaklaşımı sırayı almaktadır.

4.3.    Bass’ın Karizmatik Liderlik Yaklaşımı

Bass’ın karizmatik liderlik yaklaşımı aslında, House’un kuramının devamıdır. Bass bu kuramında, House’un kuramına bazı ilaveler yaparak ve kuramına işletme liderlerini de içerecek şekilde genişleterek yaratmıştır. Bass’ın, House’un kuramına ilave olarak düşünülebilecek davranışsal yönelimlerle ilgili önerileri şunlardır:

1) Karizmatik liderler, kendilerine yönelik heyecanlı tepkileri canlandırmak suretiyle izleyicilerinin tutum ve davranış değişimini teşvik ederler. Aynı zamanda bir coşku ve macera duygusunu da harekete geçirirler.

2) Karizmatik liderlerin izleyicilerinin gözünde olduğundan fazla görülmeleri, kendilerini izleyicilerince özdeşleştirilecek yararlı hedefler haline getirir ve izleyicilerde bazı heyecanların yaratılmasında

3) Normların ve grup fantezilerinin izleyiciler arasında paylaşılması karizmatik liderlerin ortaya çıkmasını ve bu liderlerin başarılı olmasını kolaylaştırır.

4.4.    Conger ve Kanungo’nun Karizmaya Atıf Kuramı

Conger ve Kanungo, 1987 ve 1988 yılında yayınladıkları çalışmalarında karizmanın atıfsal bir fenomen olduğu varsayımına dayanarak, karizmatik liderlik tarzının işletmelerde ve diğer karmaşık örgütlerde nasıl ortaya çıktığını açıklamaya yönelik bir liderlik kuramı hazırlamıştırlar. Hatta Conger, 1989 yılında bu kuramı test ederek, kuramı geliştirmiştir.

Conger ve Kanungo’ya göre karizma belirli bir kişiye (lidere), örgütte çalışan bireyler tarafından yapılan bir atıftır. Yani oluşturulan kuram, karizmatik liderliğe atıfta bulunulmasını sağlayacak davranış tarzlarının ortaya konulmasına yönelmektedir. Bununla birlikte yazarlar, bir kişiye karizma atfedilmesini sağlayan davranışların her karizmatik liderde aynı derecede mevcut olmayacağını söyleyip karizma atfedilmesi açısından her davranışın nispi öneminin liderlik durumuna bağlı olduğunu vurgulayarak, kurumların durumsallık boyutunu da içermektedir.

Conger ve Kanungo, karizmatik liderlik kuramlarında, “kişisel risk üstlenme”, “kendini kurban etme”, “savunulan vizyona ulaşabilmek için yüksek maliyetlere katlanma” ve “güven uyandırma” gibi özelliklere sahip liderlere karizma atfedilmesinin daha uygun olacağını savunmaktadırlar.

Conger ve Kanungo’nun asıl ağırlık verdikleri karizma atfını sağlayan lider davranışları ise şu şekilde sıralanabilir:

a) Vizyon Belirleme

b) Geleneksel olmayan yöntemleri kullanma

c) Kişisel güç kullanma ve ikna etme

d) Kişisel özdeşleşme sağlama

e) İçselleştirme

Conger ve Kanungo, karizmatik liderliğin ortaya çıkmasını kolaylaştıran durumsal ya da koşulsal faktörlerin başında, “değişimi zorunlu kılan bir kriz durumunun mevcudiyeti”nin geldiğini ifade etmişlerdir. Bununla birlikte onların kuramını diğer kuramlardan farklı kılan belki de en önemli durum, Conger ve Kanungo’nun karizmayı sadece çok özgün kişiler tarafından sergilenebilecek mistik bir nitelik olarak ele almayıp, pek çok lider ve yönetici tarafından öğrenebilme potansiyeline sahip bir kavram olarak görmeleri ve belirli davranışsal kalıplara ağırlık vermeleridir.

4.5     Shamir’in Karizmatik Liderliğe Benlik Kuramı

Shamir, karizmatik liderlik kuramlarının çoğunun, karizmatik liderlerin izleyicilerini nasıl derinden etkileyebildiği ve onları, örgüt çıkarlarını kendi çıkarlarından üstün kılmaya nasıl motive edebildiği gibi süreçlere tatminkar bir açıklama getiremediğini savunarak, bu yeni kuramı geliştirmiştir.

Shamir’in Benlik Kuramı’da, tıpkı Bass’ın kuramı gibi House’un kuramı üzerine inşa edilmiştir. Dolayısıyla, House’un kuramında belirtilen çok sayıda karizma öğesi, Benlik Kuramı’nda da aynen yer almaktadır. Ancak Benlik Kuramı’nın House’un kuramından farkı House’un kuramının içermediği motivasyon süreçlerini de içermesidir.

Shamir’in Benlik Kuramı’ndaki karizmatik lider davranışları, daha önceki kuramlardaki davranışların çoğunu içermekle birlikte; Shamir ve arkadaşları daha ziyade bu davranışların (genelde izleyicilerin olağanüstü başarım üretmesini sağlayan) güdüsel süreçleri nasıl faal hale getireceğinin açıklanması ile ilgilenmişlerdir.

Shamir’in Benlik Kuramı’na göre karizmatik liderliğin ortaya çıkmasını kolaylaştıran koşullar ise, liderlikteki etkileme sürecini lider ve izleyicilerin karşılıklı alışverişi olarak ele alan daha önceki karizmatik liderlik kuramlarından farklı olarak liderin vizyonunun, izleyicilerin kimlikleri ve değerleri ile uyumlu olması halinde liderin motivasyonel etkisinin daha güçlü biçimde ortaya çıkacağını vurgulamaktadır.

Bütün bu yaklaşımlardan çıkarılabilecek ortak olan durumlar ise şunlardır:

1. Tüm karizmatik liderlik kuramlarında, liderlerin etkileme ve yönetsel davranışlarının ya da geleneksel yol ve yöntemlerinin ötesine taşan tarzlarının, izleticilerince olağan üstü kişi olarak algılanma olasılığını arttıracağı kabul edilmiştir.

2. Yine, tüm yaklaşımlar –her ne kadar gereklilik koşulu olmasa da- örgütün bir stres, değişim, kriz ya da kaos yaşamasının karizmatik bir liderin ortaya çıkışını kolaylaştıracağı hususunda birleşmektedir.

5. KARİZMATİK LİDERLİK ÖZELLİKLERİ

Yukarıda kısaca açıklanan kuramlar sonucunda, tüm yaklaşımlarda vurgulanan karizmatik liderin genel özellikleri şunlardır:

• Yüksek özgüvene sahip olma

• Yüksek etkileme ve baskın olma ihtiyacı

• Kişisel risk üstlenme

• Kendini feda etme

• Güven uyandırma

• Vizyona ulaşmak için yüksek maliyete katlanmaya hazır olma

• Güdüleri harekete geçirme yeteneği

• Pozitif sinerjiye inanma

Bu özelliklere sahip karizmatik liderin, sergilediği davranış ve etkileme tarzları ise şunlardır:

• İdeolojik hedefler belirleme ve yayma

• İzleyicilerle, onlardan yüksek hedeflerle ilgili beklentilerini ileterek iletişimde bulunma

• İzleyicilerine model oluşturma

• İzleyicilerindeki güdüleri canlandırma

• Geleneksel çalışma ve davranış kalıplarının dışına çıkma

• Kişisel güç ve ikna cazibesi ile etkilemeye çalışma

• Kişisel özdeşlemeyi sağlama

• Sosyal özdeşlemeyi sağlama

• Kendi tutum, değer, hedef ve inançlarının izleyicileri tarafından içselleştirilmesini sağlama

• Toplu öz faydayı arttırma

• Kendi sorun ya da engellerini, izleyicilerin sorunu haline getirebilme

• İzleyicilerindeki korku, kaygı, suçluluk ya da düşmanlık duygularını (vizyona götürebilecek biçimde) bir kişiye ya da figüre yönlendirme

• Bastırılmış duyguların açığa çıkmasını ve hızla yayılmasını sağlayacak bir davayı vurgulama ya da sembolize etme

Bu davranış biçimlerinin ortaya çıkması kolaylaştırıcı koşullar ise;

• Değişimi zorunlu kılan ya da mevcut durumu yaşanmaz kılan kriz, kaos ya da belirsizlik koşullarının mevcudiyeti.

• İzleyicilerin görev ve rollerinin ideoloji ile bağlantılandırılmış olması.

• Mevcut koşullardan tatminsizlik duygusunun yoğun biçimde yaşanması

• Aslında mevcut olmayan bir sorunun suni olarak yaratılmış olması

• Geleneksel iş görme yol ve yöntemlerinin değerini yitirmiş olması

• İzleyicilerin kimlik ve değerlerinin liderin vizyonu ile uyumlu olması

• Örgüte bağlılığı sağlayan bir misyonun mevcudiyeti

• Örgütte çok sayıda insanın yetersizlik, korku, pişmanlık, suçluluk, düşmanlık duyguları yaşıyor olması

• Bastırılmış duygu ve tepkileri harekete geçirerek bir “dava”nın mevcut olması

6. SONUÇ

Görüldüğü üzere yapılan bütün karizmatik liderlik kuramları, karizmatik liderliğin ortaya çıkması için karizmatik liderin bazı genel özelliklere sahip olması, karizmatik liderin bazı davranış biçimleri gerçekleştirmesi ve bu davranış biçimlerinin gösterileceği koşulların ortaya çıkması gerekmektedir. Karizmatik liderin sahip olması gereken özellikler incelendiğinde bu özelliklerin, insanın doğumundan sonraki toplumsallaşma süreci içerisinde elde edilebileceği özellikler olduğu görülmektedir. Ancak bu özeliklerin elde edilmesinde, bu özellikleri pekiştirecek koşulların bulunması ve bu özelliklerin pekiştirilmesi önemlidir. Ayrıca, kuramlar incelendiğinde, günümüzdeki pek çok literatürde geçen boy, cinsiyet, yaş, ... gibi fiziksel özelliklerden bahis edilmemektedir. Her ne kadar sayılan özelliklerin bulunması karizmatik liderlikte avantaj sağlasa da, bulunmaması dezavantaj sağlamamaktadır.

Karizmatik liderlikte, kişi genel kişilik özelliklerine sahip olsa da, bu özelliklerin yönlendirdiği davranışları gerçekleştirmemesi liderlik özelliklerinin atıl durumda kalmasına neden olmaktadır. Yine bu davranışların belirli koşullar sonucunda gösterilmesine, karizmatik liderin atıl durumda kalacağı düşüncesinin oluşumunu sağlamaktadır. Ancak sayılan özelliklere sahip olan karizmatik lider örnekleri incelendiğinde düşünülenlerin gerçekleşmediğini, belirli durum karşısında ortaya çıkan karizmatik liderin, etkisini durumun gerçekleşmesi sonrasında da etkisini gösterdiği izlenmektedir.


Son tahlilde, sayılan niteliklere sahip karizmatik liderlerin, özelde örgütlerde, genelde ise toplum yaşamında sürekli etkili olacakları ve içinde bulundukları gruba katalizör etkisi yaparak, verimlilik ve etkilik sağlayacakları görülmektedir.

 

KAYNAKÇA

CAFAOĞLU, Zuhal, “Liderlik: Bilgi-Karizma-Değişim”, 21. Yüzyılda Liderlik Sempozyumu Bildiriler Kitabı, İstanbul 1997

Dictiorınaire Larousse Ansiklopedik Sözlük, Cilt.4, Milliyet Gazetecilik A.Ş. 1993-1994

ERDİL, Oya, İMAMOĞLU S. Zeki, “Etkin Lider Davranışının Analizi ve Bir Uygulama”, Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, Cilt:14 Sayı:1, İstanbul 1998

GÜL, Hasan, “Bilgi Toplumu Karizmatik Liderliğin Sonu Olur mu?”

KARCIOĞLU, Fatih, ÇELİK, Mazlum, “Askeri Örgütlerde Liderlik Eğitimi İle Liderlik Potansiyeli İlişkisi”, Savunma Bilimleri Dergisi, Cilt U, Sayı 2, Kasım 2003

KOTAN, Güven, “Küreselleşme Sürecinin Liderlik Kuramına Etkileri”, Yüksek Lisans Tezi, Dumlupınar Üni., Sos. Bil. Ens., İşl. Ana Bilim Dalı, Kütahya 2002

TABAK Akif, Lider ve Takipçileri, Asil Yayın Dağıtım, Ankara 2005

UYGUÇ, Nermin, DUYGULU, Ethem ve ÇIRAKLAR, Nurcan, “Dönüşümcü Liderlik, Etkileşimci Liderlik ve Performans”, Erciyes Üniversitesi 8. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi Bildirileri Kitabı, 2000

ZEL, Uğur, ÖZKARAHAN Betül, “Liderlik Kapsamında Yapılan Araştırmaların Bilinmeyen Yüzü”, 10. Ulusal Yönetim Organizasyon Kongresi Bildiri Kitabı, 23-25 Mayıs 2002

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült