Kişisel Gelişim

 

 

Korkusuz Yaşamak Korkuyu Aşmak Demektir

Rhonda Britten


Buna benim "korku"yu tanımlamamla başlayalım: Korkuya, duyguların, düşüncelerin etkisi veya kendinizi kabul etmekten ve potansiyelinizi anlamaktan alıkoyan, buna engel olan davranışlar, faaliyetler neden olur. Korku sizinle ve istediğiniz herhangi bir yere gitme, istediğiniz bir şeyi yapma ve hoşunuza gidecek herhangi biriyle buluşma yeteneğinizin arasında durur. Emniyette olmanıza yardımcı olmak için korku, kendinizi gerçekten ifade etme yeteneğinize engel olarak, esas yaradılışınızı gizlemek için sizi motive eder.

Ünlü psikolog Abraham Maslovv Toward a Psychology of Being adlı klasiğinde yöntemi şu şekilde tanımlıyor: "Bu tür korku koruyucudur, özsaygımızın, gururumuzun barınağıdır, koruyucusudur. Kendimizi küçümsemeye neden olabilecek veya kendimizi önemsiz, zayıf karakterli, değersiz, utanç veri< i, kötü biri olarak hissettirecek herhangi bir kana.itten korkma eğilimindeyizdir... Aynı zamanda kişisel olarak büyümekten de çekinme, kaçınma eğilimindeyizdir, çünkü başka tür bir korkuyu beraberinde getirebilir... Bu bizim kendimizin büyüklük duygusuna karşı verdiğimiz mücadeledir, çabadır, nitekim kişinin kendinde büyük bir yetenek keşfetmesi kuşkusuz insanı canlı, neşeli yapabilir, fakat tehlikelerin ve sorumlulukların korkusunu da yine beraberinde getirebilir... Korkunun yaşandığı an hissedilir, ama bunun üstesinden gelinmelidir."

Korkusuz Yaşama size bunu yapmanız konusunda yardımcı oluyor, fakat bu sadece bir kerelik değil, bu sizin yaşam tarzınız olmalı. Korkunun görevi sizi zarar görmekten, incinmekten korumaktır. Korku her zaman sizinle birlikte olmuştur, bütün acıların, kalp kırıklıklarının törpülenmesinde, takımı cesaretlendirmediğiniz veya onlara yol göstermediğiniz zaman ya da aksanınızla ilgili size takıldıklarında, sizi kızdırdıklarında veya en çok sizi sevdiklerini sandığınız kişiler tarafından önemsenmediğinizde.

Korku, "Bir daha hiçbir zaman bu şekilde hissetmek istemiyorum." diye ağladığınızı duymuştur. Ve sizi ciddi olarak ele almıştır. Sizi güven içinde tutmak için kararlı olmuştur. Duygularınızın koruyucusu rolünü üstlenmiştir. Şimdi, kim olduğunuzun kabul edilmeyebileceğini düşündüğünüz bir durum ortaya çıktığında, korku size, "Oraya gitme. Bunu yapma. Ve bunu kesinlikle söyleme." uyarısında bulunur. Siz de reddedilmeye, hayal kırıklığına maruz kalabilir veya aptal olduğunuz hissine kapılabilirsiniz. Bu tehlikelidir!

Korkunun bir numaralı görevi, üstesinden gelmenizde yeterli olmadığınız zaman, en çok korktuğunuz şeyi kuvvetlendirecek olan herhangi olumsuz duygulara karşı sizi korumaktır. Bu sizin kendinizi kabul etmedeki yetersizliğinizi devamlı hale getirir. Buna rağmen kendi gücümüze, kuvvetimize sahip olmak, cesaretimizi kazanmak da istiyoruz. Bunu yapmamız için kim olduğumuzu benimsememiz gerekir, buna sınırlamalarımız da dahildir. Yine de korku bunu tehlikeli bir durumda ufak bir şey olarak görür, önemsemez.

Bunu şu şekilde düşünün: Korku sizin rahat bölgenizin kapıcısıdır. Rahat bölgeniz size yabancı değil, bunu biliyorsunuz. Henüz çocukken sizin rahat bölgeniz annenizin kucağı idi. Meraktan tehlikeli bir işe atıldınız, fakat korktuğunuzu hissettiğinizde, güvenli bir yere kaçarcasına koştunuz. Bu durumda sizin rahat bölgeniz halihazırda tanıdığınız bir insan. Burası alışmış olduğunuz, kendinizi evinizdeymişsiniz gibi hissettiğiniz yerler. Buraları ister kötü veya iyi olsun, ister mutlu veya kederli, önemi yok. Eski insanlar ne demişler; "Tanıdığınız, bildiğiniz kötü şey, tanımadığınız kötüden daha iyidir." İnsanlar mutsuz evliliklerini, sıkıcı işlerini ve diğer küçümsenecek durumları yıllarca sürdürmüşlerdir, çünkü alışılmış bir bağı koparmak, sona erdirmek ve yeni bir şeyler denemek insanı ürkütür, korkutur. Rahat bölgeniz rahat ettiğiniz, kendinizi güvenli hissettiğiniz yerdir.

Fakat emin ellerde, güven içinde olmak ne dereceye kadar tatmin edicidir? Kabul edilmediğimiz, onaylanmadığımız veya anlaşılmadığımız tehlikesiyle karşılaştığınızda korku bizi hayatta olduğumuz duygusundan alıkoyar. Bu nedenle kendi esas yaradılışımızı inkar ederiz. Korku, yetişkin biri olduğumuzu ve macerayı, aşkı şiddetle arzu ettiğimizi, bir şeye erişmek istediğimizi, bunu idare edeceğimizi, listesinden gelebileceğimizi bilmez. Bu nedenledir ki, dünyanızı sarsmak, silkelenmek ve de korkunuza kimin patron olduğunu göstermek açısından, ihtiyacınız olan cesareti size vermek için bazen kriz gereklidir.

Sizin korkudan özgürlüğe doğru seyahate başlamanız için hayatınızdaki dönüm noktasının, krizin benimki kadar hayatı darmadağın, paramparça etmesine, kaybettirmesine gerek yok. Fakat şu anda yaşamınızda kendini belli eden, ispat eden bir miktar kriz olmalı. Kendinizi hayal kırıklığına uğratmaktan veya kendi mazeretlerinizi, bahanelerinizi dinlemekten usanmış, bıkmış olabilirsiniz. Belki de kendi ayaklarınızın üzerinde durma cesaretini hiçbir zaman bulamadınız. Kendinizi ihmal etmiş olabilirsiniz. Her şeyden bezdiniz, bıktınız veya patronunuzla, çalışma arkadaşlarınızla, aileniz ve eşinizle ya da çocuklarla barış içinde olamadınız. Belki de katkılarınıza gerçek değeri veremediğiniz için maaşınızın artmasını veya terfi etmenizi sağlayamadığınız için, değerinize göre para kazanmadığınızdan dolayı yorgun düştünüz. Belki de başkalarına bağımlı olduğunuz veya her şeyi kendi başınıza yaptığınız için, kendinizi yorgun hissediyorsunuz. Veya belki de siz arka planda kalarak başkalarının çalışmalarından dolayı itibar görmelerine göz yumdunuz, buna izin verdiniz. Hatta ortada neler döndüğünü bile kesin olarak belirtmediniz, ama bir şeylerin yolunda gitmediğinin de farkındaydınız. Ruhunuz daha fazla şey isteyecek, daha fazla şeyin özlemini duyacaksınız. Bu durumda ihtiyacınız olan şey de sizi harekete geçirmek.

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült