Kişisel Gelişim

 

 

Konuşmayı İyileştiren Etkenler

Murat Tunalı


• Konuşurken karşınızdaki kişinin ismini kullanın. İsmini, konuşmaya başlarken kullanabileceğiniz gibi, fazla abartmadan konuşmanın cümle aralarında da kullanabilirsiniz. Bu durumda, karşınızdaki yeni tanıştığınız birisiyse hem ismini unutmamış olursunuz hem de kişi isminin söylenmesinden dolayı mutlu olur. Unutmayın, insanların en sevdiği söz isimleridir. Örneğin: “Ahmetçiğim, bu durumda emin ol kim olsa aynısını yapardı.”, “...bütün bu olanlardan sonra Ahmet oraya gitmem imkansızdı.”

• Kendinize güvenin. Fakat bunu ukalalıkla karıştırmayın. Konuşurken duruşunuzla, beden dilinizle kendinizden emin olmalısınız. Söylediklerinizin inandırıcılığı konusunda en büyük pay duruşunuz ve söyleyiş tarzınızdadır. Kekelemeden, parazit sesler çıkarmadan söylediğiniz her şey muhatabınıza inandırıcı gelir.

• Konuştuğunuz kişinin o andaki psikolojik durumunu da göz önünde bulundurun. Örneğin; üzgünse ses tonunuzu daha yumuşak bir tona ayarlayın. Eğer mutluysa mutluluğunu paylaşır bir ses tonuyla konuşmalısınız.

Konuşurken ne olursa olsun içten ve samimi olun. İçinizden geçenler neyse onları söyleyin. Bilmediğiniz bir soru sorulduğunda kıvırmadan dosdoğru bilmediğinizi söyleyin. Unutmayın bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıptır; fakat yalan söylemek daha büyük ayıptır. Üstelik yalan söylerken beden diliniz sizi muhakkak ele verecektir. Eski bir Arap atasözü vardır; “Kalpten çıkan kalbe gider, dilden çıkan kulağı geçmez”. Siz siz olun, konuştuklarınız yüreğinizden gelen ve yine yüreğe hitap eden türden olsun. Konuşurken muhakkak karşınızdakinin el ve yüz hareketlerini takip edin. Kelimelerinizin karşınızdakinde nasıl bir etki bıraktığını bu hareketler size bildirir. Üstelik yanılma durumu da söz konusu değildir. Çünkü bu hareketler saf ve istem dışı gerçekleşir.

Cümle bitimlerinde ve belirli yerlerde nefes alırken bekleyin. Bu bekleyiş tabii ki sizin kelimelerinizin tükendiği anlamına gelmez. Fakat hem karşınızdakinin hem sizin konuşulanları sindirmeniz için bu kısa bekleyiş önemlidir. Bu esnada karşınızdaki sizi düşünüyor görecektir ya da söylemek istediği bir şey varsa bunu rahatça söyleyecektir. Eğer siz bu bekleyişleri yapmazsanız, karşınızdaki konuşma fırsatı bulamayacak ve bu durumdan rahatsız olacaktır. Unutmayın ki; siz, her şeyi bilecek ve konuşacak kadar yetkin olmayabilirsiniz. Ayrıca yine bu bekleyiş esnasında siz, bir sonraki söyleyeceklerinizi düşünme fırsatı bulmuş olursunuz.

• Bazı insanlar yapısı gereği çok konuşur, bazı insanlar da oldukça az konuşur. Kimisi dinlemeyi çok sever, kimisi de konuşmayı. Fakat az da olsa çok da olsa herkes karşılıklı bir konuşmada söz alıp konuşmak, ortadaki düşünceye katılmak, karşı çıkmak ya da bir şeyler eklemek ister. Bu nedenle, karşılıklı bir konuşmada dinleyicinin hareketlerini takip ederken onun söz almak istediği anı yakaladığınızda, kesinlikle konuşmak için üstelemeyin. Konuşmanızı birkaç saniye içinde tamamlayıp sözü karşınızdakine verin.

• Konuşma hızınıza mutlaka dikkat etmelisiniz. Çok hızlı ya da çok yavaş konuşmak karşınızdakini sıkar. Orta seviye hızda konuşmalısınız. Çok hızlı konuştuğunuzda dinleyiciniz kelimelerinizi takip edemeyecek ve konuşma hakkında kafasında bütünlük oluşturamadığı için konudan uzaklaşacaktır. Çok yavaş konuştuğunuzda da, dinleyici sizi beklemekten sıkılacağı için, kendi içinde anlatılan konu hakkında bir kanıya varacak ve dikkatini başka düşüncelere verecektir.

• Özellikle yeni tanıştığınız biriyle konuşurken karşınızdaki size “sen” diye hitap etmeden, siz de ona hitap etmeyin. Bırakın önce karşınızdaki söylesin. Bu, hem ona gösterdiğiniz saygıyı hem de ona verdiğiniz değeri ifade eder.



Bunları kesinlikle yapmayın!

• Dinleyici konumundayken konuşmacının lafını kesip tamamlamayın (o sözünü tamamlayamadığında bile).

• Bağırarak konuşmayın.

• Cümle aralarında ağzınızı şaplatıp dudak yalamayın.

• Konuşmalarınızda yargılayıcı, suçlayıcı ve alay edici kelimler kullanmayın.

• “Ben şöyleyim, ben böyleyim” diye kendinizden çok fazla örnek vermeyin.

• Karşılıklı konuşmada karşınızdakine 30 cm’den fazla yaklaşmayın.

• Yüz kısmından aşağısına sürekli bakmayın.

• “Eee”, “im”, “Efendime söyleyeyim”, “Sonracığıma” gibi sözleri kullanmayın. (Bunların yerine sessizliği tercih edin.)

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült