Kişisel Gelişim

 

Herkesi Hoşnut Etmeye Çalışmak

Mark Goulston & Philiph Goldberg


 “İhmali gidermek, aşkı canlandırmaktan daha kolaydır.”

-SAINT JEROME

“Başarının anahtarının ne olduğunu bilmiyorum, ama başarısızlığın anahtarı herkesi memnun etmeye çalışmaktır. ”

-BILL COSBY

Bir şeye yoğunlaşma konusunda aşırı derecede zorlandığım zamanlarda, California, Venice’de zincirli testerelerle gösteri yapan sokak hokkabazını düşünürüm. Havada döndürdüğü ölümcül testerelere yoğunlaşma şiddetini düşündükçe dehşete kapılıyorum. En ufak bir dalgınlıkta kolayca bir kolunu kaybedebilir.

Tıpkı sözünü ettiğim hokkabaz gibi, ben de oynadığım her role koca, baba, oğul, erkek kardeş, terapist, dost, öğretmen yoğunlaşmak zorundayım; bazı konularda işim zor: Sokak oyuncusu hünerini zincirli testereyle gösterirken, ben bunu insanlarla yapmak zorundayım. Bütün rollerim önemli ve onlara verebileceğim zaman kısıtlı olduğu için, benim için önem taşıyan hiç kimsenin kendisini ihmal edilmiş hissetmemesini sağlamak zorundayım.

Çok meşgul birinin, herkese adil davranmaya çalışması, özyıkıcı bir davranış olur, çünkü bu yaklaşım, genelde kimseye, hatta kendinize bile adil olamamanızla sonuçlanır. Kendinize gücünüzden fazla iş yüklerseniz, yalnızca bitkin düşmez, aynı zamanda küçümsemeye ve yanlarında olmanızı bekleyen insanların kızmalarına fırsat vermiş olursunuz.

“Amerikalıların düşünceli insanlar olmadığı bir gerçektir; onlar durup, kendi değerlerini sorgulamayacak kadar meşgul insanlar. ”

-WILLIAM RALPH

Böyle bir sonucu önlemenin en iyi yolu, her insanın sizinle birlikteyken kendisinin önemli olduğunu hissetmesini sağlamaktır. Tanıdığım çok meşgul birçok insan arasından, hokkabazlık becerilerini en iyi uygulayanlar, bütün etkinliklere ve bütün insanlara eksiksiz dikkatlerini verebilenlerdir. Ofiste, tamamen işleriyle meşguldürler; evde ise ofis tarih olmuştur ve eş ya da ebeveyn rollerine odaklanırlar; anneleri, patronları ya da muhasebecileriyle birlikteyken, sırasıyla yetişkin çocuk, işçi ya da müşteri rollerine bürünürler. Rolden role geçmede bir sorun yaşamazlar, çoğu zaman kimse kendini es geçilmiş gibi hissetmez.

“Çoğu zaman” dedim, çünkü meşgul insanların hayatlarında sevdiklerinin es geçilmiş gibi hissettikleri zamanlar her zaman vardır. Bu olduğunda, karşısındakilere şunu söylemesini tavsiye ederim: “Sen dünyanın en iyi eşisin bence. Çocuklar, siz de dünyanın en önemli çocuklarısınız benim gözümde. Kariyerim sahip olduğum en önemli kariyer. Ve ben de sahip olduğum en önemli kişiyim. Size değer vermiyormuşum gibi bir duyguya kapılmanıza yol açtıysam, bu dikkatsizliğimdendir. Üzgünüm, ama hayatımın her parçasının önemli olduğunu lütfen anlayın.”

Fakat açıklama yapmaktan daha fazlasını yapmak zorundasınız. Birinin sizin için önemini ancak hareketlerinizle ispat edebilirsiniz. Örneğin, sözlerinizi tutmazsanız hiçbir yatıştırıcı sözünüz, çocuğunuz ya da eşinize, kendini değerli hissettirmeyecektir. Bu noktada ters tepkiler vermek yerine, iyi tepkiler vermek de önemlidir. İnsanlar kendilerini onların isteklerine uyduğunuzda değil, vaatlerinizi yerine getirdiğinizde önemli hissederler. Çocuğunuzun futbol maçında bulunmayı kabul etmek başka bir şey, çocuğunuz daha hatırlatmadan, ona, “Yaklaşan büyük bir oyunun var değil mi? Görmek için sabırsızlanıyorum” demeniz tamamen farklı bir şeydir.

İnsanlara kendilerini önemli hissettirirseniz, onlara zaman ayırmıyormuşsunuz gibi hissetmezler. Fakat şu ikazlarımı aklınızdan çıkarmayın. Birincisi, herkese ilgiden mahrum bırakılmış hissettirmemek adına, zamanınızı çok eşit dağıtmaktan kaçının. Bazı insanlar diğerlerinden daha önemlidir; bunu onların da bildiğinden emin olun. İkincisi, siz çok önemlisiniz, bu yüzden kendinize ayırdığınız zaman yüzünden suçluluk hissetmeyin. Üçüncüsü, herkese adil olmak için içten çaba gösterdiği sürece, siz ve hayatınızdaki insanlar birbirinize dikkatsizce davranmaya son verebilirsiniz. Toplumsal yapılanma tarzından dolayı, bir şeye harcadığınız zamanın, genelde ona verdiğimiz gerçek değerle bir ilgisi yoktur.

İnsanlarla ilişki içinde olmak, zincirli testereyle hokkabazlık yapmak kadar fiziksel tehlike içermeyebilir. Fakat bunun da farklı riskleri vardır. Dikkatsiz davrandığınızda bir kolunuzu kaybetmezsiniz, fakat değerli bir ilişkinizi kaybedebilirsiniz. İnsanlara, verdiğiniz önemi hissettirirseniz, tüm ilişkilerinizi kendi etkinliğinizi kaybetme korkusu duymadan sürdürebilirsiniz.

KULLANIŞLI İÇGÖRÜ

Her şey zamanla yarışır, fakat kimse önem için yarışmak zorunda olmamalıdır.

EYLEME GEÇME

İnsanlara, onlara ne kadar değer verdiğinizi göstermenin bir yolu da, şu ÜÇLÜYÜ göstermekten geçer:

•        İlgi. Endişe, korku ve hayal kırıklıklarını, onların sözlerini kesmeden ya da onları zorlamadan anlatmalarına izin verin.

•        Merak. Daha size sormadan önce, onlarla ilgilendiğinizi gösterin. “İyi bir gün geçirdin mi?” sorusunda fazla ilgi yoktur, halbuki “Toplantın nasıl gitti?” diye sormanız, hayatlarındaki ayrıntılarla ilgilendiğinizi gösterir.

•        Güven. Onların problemlerle başa çıkabilme yeteneklerine saygı ve inanç duyun. Hemen atılıp öğüt vermek yerine, “Bir dahaki sefer ne yapmayı düşünüyorsun?” ya da “Onlara kararını ne zaman söyleyeceksin?” gibi sorular sorun.

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült