Kişisel Gelişim

 

 

Bir İnsana Ne Kadar Değer Verilmelidir?

Hidayet Şahin


Sürekli insanlar, hiç bir insana hak ettiğinden fazla veya az değer vermeyeceksin derler. Ancak nedenini sorduğunuzda tam anlamıyla bir açıklama yapamazlar. Hak ettiğinden fazla değer verirseniz şımarır, hak ettiğinden az değer verirseniz küserler denir. Burada önemli olan bir başka şeyde kim neyi ne kadar hak ediyor veya etmiyor bunun değerlendirmesi de hiçbir zaman sağlıklı ve objektif olarak yapılmaz. Karşı kişiler bile neyi hak edip etmediklerini bilemezler veya bu bilinçte değillerdir. Bu söylemler arkadaşlar arasında, çalışanlar arasında, dostlar arasında sürekli dile getirilir.

Size hak ettiğinizden fazla değer verildiğini nasıl anlarsınız veya bu benim hak ettiğim değerden fazla deyip ret edersiniz. Keşke bunun bir terazisi olsaydı da ölçebilseydik. Genelde insanlarımız hak ettiğim değerden azını alıyorum veya görüyorum derler. Sanki onlarda terazi varmış gibi. Aynı kişiler fazlasını söylemez. Ona gelince terazi bozulur.

Bunu tam olarak açıklayabilmek için başımdan geçen bir olayı sizinle paylaşmak istiyorum. 2000 yılında ekip olarak kalite amaçlı bir firmamıza denetime gittik. Tabi denetim sonucunda bir belge vereceğiz veya vermeyeceğiz. Belgeyi verebilmemiz için firmanın kalite standardının istediği tüm şartlara minimum cevap vermesi ve uygunluk delillerini oluşturmuş olması gerekiyor. Özellikler yönetimin kalite politikasını belirlemesi, yazılı hale getirmesi ve çalışanlara duyurup anlaşıldığından da emin olunması gerekiyor. Firma yönetimi bunu yapmış ve tüm çalışana da duyurmuşlar. Kalite birimi politikayı çaycıya da ezberletmiş. Siz denetçilere çay götürürsünüz onlarda muhakkak size bunu sorar diye düşünmüşler.

Denetimin süresi üç gün olarak planlanmıştı. Çaycı Mehmet amca patronların babalarının zamanından beri çalıştığı için patronlar dahil herkes tarafından hoş görülür ve kimse onun hatırını kırmazmış. Denetimin 3. günü sonlarına doğru patronlara bir telefon geldi bizde artık son sorularımızı sorup denetimi bitirmek üzereydik. Çaycı Mehmet amca siz bana politikayı ezberlettiniz adamlar bana niye sormuyorlar deyip kalite birimindekileri sıkıştırıyormuş. Patronlar benden rica ederek Mehmet amcaya kalite politikamızı sorabilir misiniz dediler. Bende onları kırmayarak Mehmet amcadan çay isteyelim o zaman sorayım dedim. Mehmet amca çayları getirdi. Mehmet amca 3 gündür çok güzel çaylar bize içirdiniz, siz olmasaydınız bu güzel çayları içemezdik değimli dedim. İçemezdiniz kimse benim kadar güzel çay yapamaz dedi.

Bak Mehmet amca firmanızın belge alıp almayacağı size bir soru soracağız ona göre belirlenecek, eğer bilirseniz alacak bilemezseniz alamayacak dedim. Tabi ben kalite politikasını değil iki litre suya kaç gram çay koyuyorsunuz dedim. Mehmet amca bu soruyu beklemediği için beyefendi ben 20 yıllık çaycıyım tecrübemle yapıyorum dedi. Ama siz olmayınca bu güzel çayı kimsenin yapamayacağını söylediniz, siz bu gün hastalansaydınız patronlarınız çay yüzünden bizlere mahcup olacaktı değil mi diyerek muhakkak bunun talimatını yazmalısınız ki siz olmadığınızda da patronlarımız misafirlerine bu kalitede çay sunabilsinler dedim. Kusura bakmayın belgeyi firmanıza veremiyoruz çünkü iş talimatınız yok dedim. Mehmet amca bir hışımla odadan çıktı.

Biraz sonra patronlara bir telefon daha geldi. Mehmet amca kalite birimine inmiş, siz beni yanıltınız adam bana politikamızı sormadı talimatı sordu çabuk benim talimatımı yazın diyormuş lütfen bu durumu düzeltelim Hidayet Bey dediler. Bu durumu siz başlattınız ama peki dedim. Mehmet amcadan yine çay istedik geldi ben Mehmet amca durum hala kritikliğini koruyor, size kalite politikanızı soracağız bilirseniz belgenizi vereceğiz bilemezseniz vermeyeceğiz dedim. Tabi politikayı ezberlemiş hemen bir çırpıda söyledi. Bende patronlara dönerek Mehmet amca soruyu bildi bizde bunun için belgeyi veriyoruz bilemeseydi vermeyecektik dedim. Aslında bizler çaycılara bu soruları sormayız patronlar böyle bir espri olsun diye yapmamızı istedi bizde onun için yaptık. Yurt dışına ihracat yapacağı için bu metal sektöründeki firmanın belgeye çok ihtiyacı vardı.

Bir hafta sonra patronlardan bir tanesi beni telefonlar arayarak, Hidayet Bey biz bir canavar yarattık dedi. Mehmet amca patronlara her çay getirdiğinde hadi sayemde belge de aldınız değerimi iyi bilin diyormuş. Ancak bunu her çay getirdiğinde muhakkak söylüyormuş. Kalite birimine gidip sizin yaptıklarınız hikaye ben doğru cevap vermeseydim hepiniz yanmıştınız deyip kısaca Mehmet amca firmada huzur bırakmamış.

Ben buradan hep beraber bir ders çıkaracağız diyerek, demek ki şaka da olsa kimseye haddinden fazla değer vermeyeceğiz versek de her an vazgeçilebilir olduğunu da hissettireceğiz, yoksa o insandan hiçbir verim alınamaz tam tersi verimsizliğe sebep olur diyerek telefon konuşmamızı bitirdik.

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült