Kişisel Gelişim

 

 

Beyninizin Cinsiyetini Öğrenmek İster Misiniz?

Serkan Karaismailoğlu


Parmak göğü gösterirken yalnızca aptallar parmağa bakar.

- Amelie filminden

Kadın-Erkek Beyin Yapıları Neden Farklı?

Buraya kadar yazılanların kısa bir özetini yapalım. Kadınlar ve erkeklerin birbirlerinden farklı bir beyin yapışma sahip olmasındaki en önemli etken, anne karnında iken maruz kaldıkları cinsiyet hormonlarıydı. Bu hormonlar, beynin gelişimini etkileyip cinsiyete özgü bir beyin yapısının oluşmasına neden olmaktaydı. Bu gelişim sırasında çeşitli hormonların etkisi olmasına rağmen asıl etki gösteren hormon, genellikle erkeklik hormonu olarak da bilinen testosteron adlı hormondu. Bu hormonun vücutta çeşitli kaynakları olmasına rağmen beyinde asıl etki gösteren testosteronun büyük bir kısmı, erkek bebekte üretilmekteydi. Bebeğin kız olması durumunda, anneden ve bebekten kaynaklanan (böbrek üstü bezleri ve yağ dokusu) az miktarda testosteron da duruma göre etkili olabilmekteydi.

Hamilelik döneminde bebeğin maruz kaldığı testosteron hormonu, beynin sol yarıküresinin gelişimini geciktirmekteydi. Sol yarıküre, gelişiminin gecikmesi nedeniyle daha fazla dış etkene maruz kalmaktaydı. Sonuçta tipik bir erkek beyninde, sol yarıküre sağ yarıküreye göre farklı bir gelişim göstermekteydi. Diğer taraftan, kadın beyninin gelişimi sırasında ise herhangi bir hormonun belirleyici bir etkisi yoktu. Ortamda testosteronun az olması nedeniyle beyin normal gelişimini tamamlayabilmekteydi (sağ ve sol yarıkürelerin benzer koşullarda gelişmesi). Özetle söylemek gerekirse bebek anne karnında iken ne kadar fazla testosterona maruz kalırsa o kadar erkek beyinli olacaktı.

Vücudumuz Olay Yeri?

Yukarıdaki bilgiler ışığında şu soru oldukça önem kazanıyor: Peki, anne kamında ne kadar testosterona maruz kaldığımı nasıl öğreneceğim? Sevgili okuyucu, aslında doğrudan amniyosentez yoluyla bu konuda bir fikir sahibi olabilirsiniz. Daha çok genetik incelemeler için gerekli olan bu yöntemde, annenin karnına bir iğne yardımı ile girilerek bebeğin içinde yüzdüğü amniyon sıvısından bir miktar alınarak içeriğine bakılmaktadır. Sıvının içeriğinde yer alan hormonların konsantrasyonları doğrultusunda, bebeğin durumu hakkında bir yorum yapılabilmektedir. Eğer elinizde, annenizin size hamile olduğu dönemde yaptırmış olduğu bir amniyosentez testi sonuçları yoksa bu yazıyı okumaya devam edebilirsiniz.

Aslında, anne karnında maruz kaldığımız hormonlar ile ilgili olarak vücudumuzda şu anda gözlemleyebileceğimiz çeşitli biyolojik izler ve göstergeler bulunmaktadır. Örneğin parmak izleri ve işitme ile ilgili bir konu olan otoakustik emisyon meselesi, anne karnında ne kadar çok testosterona maruz kaldığımız hakkında bize bilgi vermektedir. Ama bunlar bahsedeceğim yönteme göre daha karışık ölçümler olduğundan gelin yüzük parmağınız ve işaret parmağmız arasındaki gizli ilişki hakkında biraz konuşalım.

İşaret Parmağı (2d)/ Yüzük Parmağı (4d)

Kadınlar ve erkeklerin parmakları arasındaki farklılıktan ilk olarak 1875 yılında bahsedilmiştir. Alman Antropolog Johan Alexander Ecker, kurucusu da olduğu Alman Antropoloji Dergisi' nde (Archiv fur Anthropologie) konuyla ilgili bir makale yayımlamıştır. O dönemden günümüze konuyla ilgili birkaç çalışma olmasına rağmen asıl patlama 2000 yılının başlarında olmuştur. Konuyu oldukça popüler bir şekilde tekrar gündeme getiren, Swansea Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden John T. Manning olmuştur. Ölçümün nasıl yapılacağı ile ilgili detaylar yazının devamında açıklanacak olmasına rağmen en baştan şunu söyleyebiliriz: Yüzük parmağınız, işaret parmağımıza göre ne kadar uzunsa anne karnında o kadar fazla testosterona maruz kalmışsınız demektir. Yani o kadar erkek beyinlisiniz.

Ölçüm yöntemi

Sevgili okuyucu, aslında biz bu analizlerde eli bir tarayıcıda tarayıp özel bilgisayar programları ile hesaplama yapıyoruz. Zira parmak uzunlukları birbirine oldukça yakın olduğu için hassas ölçüm yapmak ayırıcı tanıyı koymakta daha güvenilir oluyor. Ama şu an bizim elimizde böyle bir imkan olmadığı için bu ölçümü biraz daha basit bir düzeyde yapalım.

Konunun daha anlaşılır olması için aşağıda yer alan el resmi üzerinden size ölçümü aşama aşama anlatmaya çalışacağım.

Normalde ölçümler her iki el için de yapılmakta olup genellikle benzer sonuçlar çıkmaktadır. Bilimsel çalışmalar sağ elimiz için yapılan ölçümlerin sola göre daha belirleyici olduğunu söyleseler de siz hangi elden ölçüm yapmak kolayınıza geliyorsa o elinizden ölçüm yapabilirsiniz. Yukarıdaki resimde gördüğünüz üzere ölçümü avuç içinden yapacaksınız. İlk olarak işaret parmağımızı ölçelim. Bu ölçümde dikkate almamız gereken iki kısım var.

Parmağınızın elinizle birleştiği kısma (Resimde A harfi ile gösterilmektedir.) yakından bakarsanız tam sınırda bir çizgi ya da birbirine yakın iki çizgi görürsünüz. Eğer iki çizgi görüyorsanız ölçümünüzü alttaki çizgiden itibaren yapacaksınız. B noktası ise tam olarak işaret parmağınızın tepe noktasını ifade ediyor. Şimdi bir cetvel aracılığıyla A ve B noktaları arasındaki mesafeyi ölçelim. Ne kadar hassas ölçerseniz sonuç o kadar doğru çıkacaktır. Benim kendi işaret parmağımda yaptığım ölçümde bu mesafe 8,6 cm olarak çıktı.

Şimdi gelelim yüzük parmağınıza. Aslında işaret parmağı için yaptığınız işlemlerin aynısını yüzük parmağınız için de yapacaksınız. Yani yukarıdaki resimde de gösterildiği şekilde C ve D mesafesini ölçeceksiniz. Benim kendi yüzük parmağımda yaptığım ölçümde bu mesafe 8,4 cm olarak çıktı. Yaptığımız bu basit ölçüm sonucunda işaret parmağının yüzük parmağından uzun olması nedeniyle okumakta olduğunuz kitabı yazan kişinin dişi beyinli bir erkek olduğunu ileri sürebiliriz. Ama gerek dişi beynin gerekse de erkek beynin dereceleri var. Şimdi burada benim merak ettiğim ne derece dişi beyinliyim. Bunun için geriye sadece basit bir bölme işlemi kalıyor.

2d:4d

Yazının bundan sonraki kısmında işaret parmağı için 2d, yüzük parmağı için 4d ifadesini kullanacağız. Zira bilimsel literatürde bu kavram 2d:4d oram olarak geçer. Burada d harfi digit (parmak) kelimesinin baş harfini, 2 ve 4 rakamı da kaçıncı parmak olduğunu ifade etmektedir. Parmakları numaralandırmada başparmak 1 nolu parmak olarak kabul edilmektedir. Yukarıda cetvel aracılığıyla elde ettiğimiz ölçümler doğrultusunda işaret parmağımızın uzunluğunu yüzük parmağımızın uzunluğuna böleceğiz. Böylece aşağıda gösterilen oram elde etmiş oluyoruz. Ölçümün hassasiyeti önemli olduğundan virgülden sonraki üç basamağı da kullanıyoruz.

Peki, bu oran bize ne ifade ediyor? Aşağıdaki resme bakarsanız aşın uçtaki erkek beyni ve aşırı uçtaki dişi beyin arasında bulunan oranlar yer almaktadır. Irklar arasında farklılıklar olmakla beraber, genel anlamda 0,970 oranının altına inildikçe erkek beynine doğru bir gidiş, 1,000 ve üzerine çıkıldıkça da kadın beynine doğru bir gidiş söz konusudur. Aradaki değerler ise (0,980 ve 1,000 arası) ırklara ve coğrafi bölgelere göre çeşitlilik gösterdiğinden net bir yorum yapmamıza engel olmaktadır.

Peki, Bu Nasıl Oluyor?

Homeobox genlerinden bir grup gen, bebeğin anne kamındaki gelişim döneminde, ürogenital sistemin, el ve ayakların farklılaşmasında rol oynamaktadır. Burada bebeğin maruz kaldığı testosteron hormonu yüzük parmağının büyümesini sağlarken östrojen hormonu ise işaret parmağının büyümesini sağlamaktadır. İnsanda, hamilelik dönemindeki testosteron 8 ve 24. haftalar arası çok önemli olmakla beraber 2d:4d parmak orarnı yaklaşık olarak 14 ve 16. hafta arası şekillenmektedir. Bu oran özellikle beş yaşından sonra sabit kalmaktadır.

Bilimsel mi Popüler mi?

Birçok okuyucunun parmakla beyin cinsiyeti arasındaki bu garip ilişki konusunda ciddi şüpheleri olduğunu varsayarak konuyla ilgili birkaç ilginç çalışma paylaşalım. Manning ve arkadaşlarının amniyotik sıvıları incelenen bebeklerde yaptıkları çalışmada, bu bulgular desteklenmiştir. Yani amniyotik sıvılarında yüksek miktarda testosteron olan çocukların, ilerleyen yaşlarında yapılan parmak ölçümlerinde yüzük parmaklarının uzun olduğu gösterilmiştir. Bu çalışma doğrudan bir kanıt olmakla beraber, asıl etkileyici olan sonuçlar bir hayvan çalışmasından gelmiştir. Yapılan bu çalışmada, hamilelik dönemi boyunca anne sıçana dışarıdan testosteron enjekte edilmiştir. Sıçanların gebelik süresi yaklaşık 21-22 gün olup bir doğumda 8-12 yavru doğurmaktadırlar. Eğer testosteron yüzük parmağını uzatabiliyorsa annesine testosteron verilen yavruların cinsiyetten bağımsız bir şekilde yüzük parmaklarının uzun olması gerekmekteydi. Oldukça ilginç bir şekilde, sonuçlar tam da bu şekilde çıkmıştı. Yani annesine hamilelik döneminde testosteron hormonu verilen yavruların, ilerleyen dönemde cinsiyetten bağımsız bir şekilde dördüncü parmaklarının ikinci parmaklarına göre daha uzun oldukları gösterilmiştir. Testosteronun bu etkisinin hayvanda gösterilmiş olması, gerçekten bu bilgi açısından oldukça önem oluşturmaktadır. Tüm bu bilgiler ışığında, ikinci ve dördüncü parmakların uzunluklarının oranının (2d:4d) hamilelik döneminde bebeğin maruz kaldığı testosteron hakkında dolaylı da olsa bir bilgi verdiğini söyleyebiliriz.

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült