Kişisel Gelişim

 

 

Bebekler Ve Uyku

Gary Ezzo


“Tanrım, ne mutlu bir bebek!” İnsanlar markette, bankada sizi durduruyor, kafede yanınıza geliyorlar. Bebeğinizin yaydığı mutluluğa ve gülücüklere karşı koyamıyorlar. Bebeğiniz çevresinin farkında, yakın mesafede gördüğü her yeni niteliği izliyor, aklına yazıyor. Bu sırf şans mı, yoksa bebeğinizi doğru alışkanlıklar edinmeye yönlendirmek için gereken ödevi yapmış olabilir misiniz?

Elbette bebeğiniz için en iyisini istersiniz. Her iyi ebeveyn bunu hayal eder. Bir anne olarak, sizin de sizin için en iyi olana ihtiyacınız vardır. Yorgun ve bitkin bir anne, bebeğinin veya herhangi birinin ihtiyaçlarını etkili bir biçimde karşılayamaz. Bebekler, tükenmiş annelerle gerektiği gibi iletişim kuramazlar. Ebeveyne bağlı beslenme (EBB) bunu önleyebilir.

Beslenme saatinden uyanık geçen zamana ve uyku saatine, EBB bir yandan küçük yavrunuzun gelişmekte olan duygularını beslerken diğer yandan onun dışa dönük yapı ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmış yirmi dört saatlik bir stratejidir. Aynı zamanda, yaşam anne için de daha öngörülebilir bir hale gelir. Bunun sebebi, gündüz ve gece boyunca, üç temel aktivitenin; beslenme zamanının, uyanık geçen zamanın ve uyku zamanının ritmik bir döngü içinde kendilerini tekrar etmeleridir. Rutin tutarlılığı, tutarlılık ise her aktivitenin istikrarlı bir şekilde gerçekleşmesini sağlar. Sonuç olarak, bebeğin gün içinde sahip olduğu düzen sayesinde tüm aile mutlu bir gün geçirir.

EBB, annelerde özgüveni artırır. Neler beklemeniz gerektiğini bildiğinizde, özgüveniniz gelişir. Hayat anne için daha öngörülebilir bir hale gelir; bebeğinin ihtiyaçlarının düzenli ve zamanında karşılanacağını bilerek günlük aktivitelerini planlayabilir. Ayrıca anne, bebeğinin beslenmesini bir rutine oturtarak kendi sağlığını da korumuş olur. Gereken uykuyu alması ve ihtiyacı olan egzersizleri yapması için yeterli zamanı vardır. Bebeğin kardeşleri varsa, iyi bir plan, anne ve babaya da ihtiyaçları olan zamanı kazandırır. EBB’le herkes kazanır.

EBB’le beslenme zamanı, uyanık geçen zaman ve uyku zamanı döngüleri hem rutin hem belirgindir. Bir rutin her zaman belirgin olsa da, belirgin olan bir şey her zaman bir rutine dönüşmeyebilir. Örneğin, Chelsea’nin annesi EBB ilkelerini uygular. Yani, bir beslenme/uyanıklık/uyku zamanından diğerine aynı miktarda zaman dilimi geçer. Dolayısıyla bebekle etkileşim hem belirgin hem rutindir. Bu, sürekli bir gece uykusu oturtmada ilk ve önemli bir adımdır.

Marisa’nın annesi, talebe bağlı beslenme felsefesini uygular. Sonuç olarak, Marisa ile etkileşim gayet belirgindir. Marisa ağlar ve annesi onu emzirerek karşılık verir. Ancak bu yanıt rutin değildir. Emzirmeler arasındaki saat farkı değişkendir. Bir beslenmeyle diğeri arasında bir saat olabilir. Sonraki üç saat sonra gelir. Otuz dakika sonra bir daha. Sonra aradaki zaman dilimi bir saate uzar. Marisa’nın beslenmesi tahmin edilebilir ölçülerde olsa da, aynı zamanda çok tutarsızdır. İlk birkaç hafta boyunca, bebekle bakıcısı arasındaki bu tutarsız ilişkinin, uyku/uyanıklık döngülerinin oluşmasına engel olduğuna inanıyoruz. Marisa kendini bir rutine oturtamaz ve dış dünyayla uyum yakalayamaz.

Bir bebek rutininin faydalarını anlamak için, önce iki popüler kavram yanılgısını öğrenmelisiniz. İlki, bir bebek rutininin bebeğin fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını karşılamayı önlediğini söyler. Bu, programların sevgi, bakım, ilgi ve başarılı emzirmeyle uyumsuz olduğuna dair yanlış bir varsayımdır. Bu son derece saptırılmış bir düşüncedir. İkinci kavram yanılgısı ise, talebe bağlı beslenen bir bebeğin, rutine bağlı beslenen bir bebekten her zaman daha mutlu, daha sağlıklı olacağını ve kendini daha güvende hissedeceğini söyler. Son ifadenin tutarsızlığı, EBB planında gözler önüne serilmiştir.

Beslenmenin de Ötesi

Ne olursa olsun, bir çocuğun uyuma becerisinde en önemli etken ebeveynlerdir. Bebeklerin veya ufak çocukların gece boyunca uyumasını beklemek son derece gerçekçi bir yaklaşımdır. Ancak bu son derece önemli hayat becerisi, ebeveynlerin yönlendirmesi olmadan nadiren gerçekleşir. Genel olarak sağlıklı, gebelikte dokuz ayı doldurmuş bebekler, yedi ila dokuzuncu haftalarda yedi ila sekiz saatlik kesintisiz gece uykusuna ulaşma kapasitesiyle doğarlar. Çocuğunuzun bu hedefe ulaşıp ulaşamayacağı, öncelikli olarak beslenme konusunda sizin benimsediğiniz felsefeyle belirlenir.

Neden beslenme felsefesi? Çünkü ebeveynliğin her felsefesi ve altfelsefesi kendiyle uyumlu neticeler verir. Bir beslenme felsefesi, sadece bir bebeği doyurma eyleminden fazlasını temsil eder; bir çocuk için en iyi olan uygulamalara dair kendi beklenti ve inanç kümeleriyle karmaşık bir değer sistemidir. Bir annenin bebeğinin başarmasını umduğu ve beklediği şeyler o annenin bebeğiyle neler yapabileceğini ve yapacağını belirler. Annelik beklentileri annelik tepkilerini yönlendirir ve bu tepkiler, etkivetepki davranışlara yol açar. Bu kadar basit.

Bu yüzden bizler, ebeveynlerin her ebeveynlik felsefesinin kendisi kadar, o felsefenin neticelerini de incelemesi ve sonra ailesi için en uygun olan yaklaşıma karar vermesi gerektiğine inanırız. Beslenme konusundaki yaklaşımınız (talep veya rutin) çocuğunuzun biyolojik ritimleri üzerinde önemli bir etki bırakacak ve sağlıklı uyku kalıplarının ya da uyku bozukluklarının oluşmasına neden olacaktır.

Örneğin, bağlı ebeveynlik (BE) yaklaşımını uygulayan anneler, Babywise annelerine kıyasla bambaşka neticelerle karşılaşırlar. Bunun sebebi, felsefenin beklentiler doğurması, beklentilerin metotlar belirlemesi ve metotların neticeler getirmesidir. EBB yaklaşımının en bariz neticelerinden biri, istikrarlı gece uykusu kalıpları oluşturmasıdır. EBB bebeğimiz Chelsea, yedinci ve dokuzuncu haftalar arasında bir dönemde sağlıklı ve sürekli gece uykusu geliştirecek. Büyük olasılıkla on iki haftalık olduğunda, gecede on saat uyuyor olacak. Öte yandan, kuzeni Marisa ise gecede iki veya üç kez uyanıyor olacak. Ne yazık ki, bu kalıp anne ve bebeğe büyük huzursuzluk vererek iki uzun yıl boyunca devam edecektir.

EBB bebeklerinin ikinci özelliği, iyi bir gece uykusuyla özdeşleştirilen olağanüstü neticedir. Bu EBB bebekleri, mutluluk, sağlıklı büyüme ve optimal dikkatle karakterize edilirler. Sokaktaki insanlar, bir Babywise bebeğinin mutluluğunu fark ederler. Bu ebeveynler genelde, bebeğe dair muazzam ve yerinde yorumlar alırlar. Onların bebekleri etrafa mutluluk saçar. Dinlenmişlerdir ve ebeveynlerinin sevgileri karşısında kendilerini güvende hissederler.

Chelsea’yi esnek bir rutine oturtmak, sadece Chelsea’ye değil, annesine de fayda sağlar. Annesi kısa sürede neler beklemesi gerektiğini öğrenir. Bebekle yaşam giderek daha tahmin edilebilir bir hale gelirken, anne Chelsea’nin ihtiyaçlarının karşılanacağını bilerek günlük aktivitelerini güvenle planlayabilir. Sonuç, proaktif bir ebeveynlik tarzıdır. Bunun aksi olan tepkisel ebeveynlik, ebeveyn ve çocuk için tatmin edici neticeler doğurmaz.

Chelsea’nin annesi, beslenme rutininin bir neticesi olarak kendini daha sağlıklı hisseder. Geceleri kesintisiz, dinlenerek uyur. İkinci yıla kadar uzanan yorucu geceyarısı emzirmelerinden muzdarip olmaz. Eşi, annesi ve babası, ailesi ve arkadaşlarıyla olan diğer önemli ilişkilerine zamanı ve enerjisi kalır. Chelsea’nin kardeşleri varsa, bu rutin anne ve babanın o çocuklara da verimli zaman ayırmasına olanak verir. Yine, EBB’le herkes kazanır.

Gerçekten Mümkün mü?

Neden bazı bebeklerin erken dönemlerden itibaren gece boyunca uyuyup diğerlerinin uyumadıkları, uzun zaman boyunca tartışma ve araştırma konusu olmuştur. Teoriler basitten karmaşığa, mantıklıdan saçmalığa kadar çeşitlilik gösterir. Tecrübesiz anne genelde basit bir neticeye ulaşır: “Her çocuk farklıdır. Bazı bebekler doğuştan uykucudur, bazıları değil.” Onlar tüm umutların da ötesinde umutlanır ve ilkine sahip olmayı dilerler.

Davranışçı klinisyen, bir çocuğun mizacının, uyku kalıplarındaki belirleyici etken olduğunu söyleyebilir: “Bazı çocuklar baş etmesi daha kolay, bazıları daha zordur.” Başkaları, her çocuğun ihtiyaçlarının farklı olduğunu söyleyebilir: “İhtiyaçları fazla olan bir bebek geceleri daha çok ebeveyn etkileşimine ihtiyaç duyarken, ihtiyaçları az olan bir bebek daha azıyla yetinebilir.” Her ne kadar bu ifadeler bir nebze gerçeklik içeriyor olsa da, ifadelerin kendileri zaman aşımına uğramıştır. Emin olun, bebeğinizin uyku becerisi kazanmasını bekleyebilirsiniz ve beklemelisiniz. Aşağıdaki üç veriye göz atın:

Veri Bir:

Kim, gece boyunca uyuyan bir bebek istemez ki? Gayet mantıklı. Çocuğunuzun başarı olasılığını artırmak için, bebeğinizi ebeveynebağlı bir beslenme/uyanıklık/uyku rutinine oturtun. Başarının sırrı, bu aktivitelerin düzeninde saklıdır. Önce bebeğin beslenme zamanı, ardından bebeğin uyanık geçirdiği zaman gelir. Ve diziyi uyku zamanı noktalar. Bu üç aktiviteyle bu rutin etkileşim, sağlıklı gece uykusu kalıpları sağlar. Bebeğin doğumundan sonraki bir haftanın ardından, annenin görevi bu diziyi oturtmaktır.

Pek çok ebeveyn son iki aktivitenin yerini değiştirir ve bir uykunun bir beslenmeyle sonuçlanmasına izin verir. Bir bebek kısa bir uykudan huysuz ve ağlamaklı uyandığında (illa aç olması gerekmez), ebeveynler başlarını sallar ve neyin ters gittiğini anlayamazlar. Bu can sıkıcı durum, ebeveynler önceden belirlenmiş düzeni koruduklarında kolaylıkla engellenebilir. Buna karşılık, bir bebeğin kendi yaşamını düzenlemesine olanak vermek, uyku bozukluklarının ve yetersiz uyku alışkanlıklarının oluşmasına yol açar.

En uygun seviyede uyku gelişimi için, temel bir beslenme/ uyanıklık/uyku rutiniyle başlayın. Çoğu bebek kendi uykularını sağlıklı kalıplara dönüştürme becerisine sahip olmadığından, ebeveynler öncülük etmelidirler. Çocuğunuzun çıkarı doğrultusunda en doğru kararlarla ebeveynlik bu noktada başlar. Bir de alternatifini düşünün. Ebeveynin görevi sadece bebeğinin taleplerine yanıt vermek midir? Öyle ise, bu kavram ne zaman ebeveynlerin çocuğu yönlendirmesine olanak verir? İki ila dört yaşlarında mı? Ergenlik öncesi veya ergenlik döneminde mi? Ne yazık ki. O zamana kadar treni kaçırmış olursunuz ve çocuğunuz tek başına uyuyakalmak gibi temel becerilerden habersiz bir şekilde tam gaz ilerler. Bu daha başlangıçtır.

Marisa’nın anne ve babası, bebeklerinin kendi rutinini düzenlemesi gerektiğine ve kendi görevlerinin sadece taleplerine yanıt vermek olduğuna inanıyorlar. Sonuçta, bir bebek ne zaman acıktığını ve ne zaman uyumaya hazır olduğunu bilir, öyle değil mi? Aslına bakarsanız, kimse bebeklerin ne zaman acıktıklarını bildikleri iddiasına karşı çıkmaz. Ancak sorun bu noktada başlar, çünkü onlar kendi açlık kalıplarını düzenleme becerisine sahip değildirler. Onlar için bu, anne ve babalarının yapmasına ihtiyaç duydukları bir şeydir. Ayrıca bebekler ne zaman yorgun olduklarını da bilirler, ama kendi başlarına istikrarlı uyku/uyanıklık döngüleri oluşturamazlar. Bu noktada ebeveyn bebeğin düzenini oturtması için ona rehberlik eder.

Ebeveynebağlı beslenme, gerekli rehberliği sağlar. Bebek için, açlık döngülerinin planlanmış uyanıklık ve uyku zamanlarıyla senkronize olmasına yardımcı olmak için ritmik bir yapı oluşturur. Bu ilkeler işe yarar, çünkü bebeğin gelişiminin sabit faktörlerine odaklanırlar. Bebekten bebeğe büyük değişiklik gösterebilen mizaç, temel becerilerin kazanılmasında bir sorun teşkil etmez. Chelsea’nin annesi, tahmin edilebilir beslenme/uyanıklık/uyku döngüleriyle bebeğine günlük etkileşim sağlarken, Chelsea’nin açlık ve uyku/uyanıklık kalıpları önce düzene girer, ardından istikrar kazanır. Annenin tahmin edilebilir etkileşimleri, Chelsea için zaman göstergeleridir. Bu göstergeler, Chelsea’nin biyolojik saatini düzenleyip ona uygun tepkiler vermesine yardımcı olur.

Yedi ila dokuzuncu haftalarda, Chelsea’nin ebeveynleri, kızlarının uyku döngülerinin aralıksız 7-8 saat olacağından emin olabilirler. Üç ay sonrasında, bu süre her gece 9-11 saate uzar. Bu gece uykusu, gün içindeki uyku saatlerine ektir. Bu durumda herkes mutlu olur. Anne. Bebek. Baba. Kardeşler. Hatta belki ailenin evcil hayvanı da.

Veri iki:

Doğumdan itibaren, bebeğin açlık kalıpları ya istikrarlı ve düzenli olur ya da tutarsızlığa doğru ilerler. Bebekler EBB planına göre beslendiklerinde, açlık kalıpları istikrar kazanır. Bunun sebebi, açlık mekanizmasının (sindirim ve emilim) sanki rutinle güçlendirilen bir metabolizma hafızasına sahipmiş gibi işlev göstermesidir. Chelsea’nin beslenme periyotları düzenliyse, istikrarlı ve belirgin bir açlık metabolizması geliştirecektir. Örneğin, annesi onu saat 07.00, 10.00, 13.00, 16.00, 19.00 ve 22.00’de doyuruyorsa, Chelsea’nin açlığı bu saatlerle senkronize olur. Bu sadece, beslenme periyotlarının rutin olduğu durumlarda gerçekleşir. Sağlıklı beslenme kalıpları organize edip oluşturmanın bir sonucu olarak, bebekler otomatik olarak uygun seviyede uyku kalıpları organize eder ve oluştururlar.

Buna karşılık, düzensiz beslenme periyotları bir bebeğin genç hafızasını karıştırır. Ebeveynin bebeğe verdiği tepkiler günden güne, hatta saatten saate değişirse, açlık/uyanıklık/ uyku mekanizmasının istikrar kazanması söz konusu değildir. Bebeğin kafası karışır, huzursuzlaşır ve güvenini yitirir. Bebek için bu rutin eksikliği, sağlıksız uyku kalıpları oluşmasına neden olur. Kimse ne beklemesi gerektiğini bilemez. En önemlisi de, bebek.

Veri Üç:

Önemli olan ağza ne girdiği değil, mideye ne indiğidir. BE çocuğun uyku davranışları ve EBB çocuğun uyku davranışları arasında bir ayrım olduğu açıktır. Marisa, istikrarlı ve aralıksız gece uykusu oluşturmakta zorluk çeker. Bazen her iki saatte bir uyanır ve bazı araştırmalara göre, bu iki yıl boyunca devam eder. Bu kalıp ne Marisa ne de annesi için sağlıklıdır. Kısa sürede yorgunluk baş gösterir ve bebek huysuzlaşır, sakinleştirilmesi güçleşir. Bu kez yorgunluk artar. Marisa’nın annesi, bebeğinin gece boyunca aralıksız uyumamasını, emzirmeye bağlar. Bir yerde, emzirilen bebeklerin, gece boyunca uyuma becerisinden yoksun kaldıklarını okumuştur.

Aralıksız gece uykusu sağlayamamanın, emzirme veya biberonla beslemeyle bir ilgisi yoktur. Bebeğin sağlıklı uykusunu, beslenmenin nasıl gerçekleştiği değil, ne zaman gerçekleştiği belirler. Bebeklerini talebebağlı emziren anneler gibi, talebebağlı mamayla besleyen anneler de aynı talihsiz neticelerle karşılaşırlar.

EBB felsefesi altındaki Chelsea ve emzirilen diğer binlerce bebek, süt ihtiyacı duymadan geceleri aralıksız uyurlar. 520 bebekle yaptığımız uyku çalışmasına göre, mamayla beslenen bebeklerle kıyaslandığında, emzirilen EBB bebekler ortalamada aynı oranlarda ve bazı durumlarda daha erken dönemlerde aralıksız gece uykusu uyurlar (araştırmanın detaylarını bir sonraki sayfada bulacaksınız). Bu istatistiksel netice, gece uykusunu mamayla dolu bir mideye yoran efsaneleri çürütmektedir. Aynı zamanda hem anne sütü veya mamanın, hem de ikisinin sindirim sürelerinin, çocuğun sağlıklı gece uykusu kalıpları oluşturmada bir etkisi olmadığını göstermiştir.

Uyku/Uyanıklık Döngüleri

İlk aylarda, bir bebek zamanının çoğunu uyuyarak geçirir. Bu anne için iyi bir haberdir ya da o öyle düşünür. Aslında, bebeğin uyku kalitesi, o uykunun gerçek değerini belirler. Bebeğin uyku zamanının yarısı gerektiği gibi derin uykuda (derin uyku kalıbı veya DUK) ve diğer yarısı ise aktif uykuda (aktif uyku kalıbı veya AUK) geçer. Araştırmacılar bize, bu iki kalıbın, uyku süresi boyunca her otuz ila kırk beş dakikada bir devreye girmesi gerektiğini söylerler.

Bu iki kalıp arasında, gözle görülür farklar vardır. Derin uyku evresinde, huzurlu bir bebek görürsünüz. Bebeğin yüzü rahat, göz kapakları kapalı ve hareketsizdir. Çok az bedensel hareket sergiler ve nefes alıp verişi sessiz ve düzenlidir. Öte yandan, aktif uyku evresi daha huzursuzdur. Çocuklarda ve yetişkinlerde, bu bizim rüya evremizdir. Bebeklerin rüya görüp görmedikleri henüz bilinmiyor. Ancak, bu süreçte kollar ve bacaklar hareket eder, gözler ve dudaklar kıpırdar ve yüz aktiviteleri emme, kaş çatma ve çiğneme hareketleri oluşur. Nefes alıp verişi düzensiz ve biraz daha hızlıdır.

Marisa, vücudunun ihtiyaç duyduğu derin, sessiz uykudan mahrum kalır. Her ne kadar bir miktar DUK deneyimlese de, aralıksız olarak bu döngüyü yaşayamaz. Başından bu yana, Marisa günde on ila on beş kez emzirilmekte ve her sürecin kırk beş dakika ila bir saat sürmesine izin verilmektedir. Bu tip beslenme kalıbıyla, DUK döngüsünün kendini tekrar etmesine zaman kalmaz. Marisa’nın geceleri, beslenmeler arasındaki bir dizi uykuyla gündüzlerine benzer. Chelsea için durum böyle değildir. Chelsea beslenmeler arasında gereken uyku süresine ulaşmayı öğrenmiştir. Bu da DUK/AUK döngüsünün doğal bir şekilde kendini tekrar etmesine olanak verir. Onun için, bu uyku döngüsü rutindir.

EBB Bebekleri için İstatistiksel Normlar

Ulaşabileceğiniz Neticeler

Bir çocuğun bedeni, yaşamın ilk yılında, başka herhangi bir zamandan daha hızlı gelişir. Sağlıklı büyümeye yardımcı olmak için, bebeğin dinlenmesine olanak veren uyku süreçlerine ihtiyacı vardır. Uzun süredir tartışılan bir konu, ebeveynlerin bu uyku süreçlerinin oluşmasına yardımcı olup olamayacaklarıdır. Bu soru, çeyrek yüzyıldır araştırmacıları meşgul etmektedir. Biz güvenle size, bir bebeğin gün içinde verimli uykular uyumasını ya da gece boyunca aralıksız uyumasını sağlamanın, Amerikan halkının inandırıldığı kadar zor olmadığını söyleyeceğiz. Size bir garanti veremesek de, Babywise normlarını temsil eden aşağıdaki istatistikleri sunabiliriz.

Gün içinde eşit bir biçimde dağıtılan beslenmeler, gece uykusu alışkanlıklarını nasıl etkiler? Araştırmadaki hedefimiz, EBB katılımcıları için uyku normları oluşturmaktı. Araştırmada, 380’i sadece anne sütüyle beslenen, 59’u mamayla beslenen ve 81’i ikisinin kombinasyonuyla beslenen 520 bebekle (266 erkek, 254 kız) neticelere ulaşıldı. Hiçbir tıbbi rahatsızlığı olmayan 468 bebek ve doğumda veya doğumdan kısa süre sonra tespit edilen rahatsızlıkları olan 52 bebek vardı. Ayrıca tıbbi durum profilinde, 15 prematüre bebek yer alıyordu. Tüm ebeveynler, ebeveyne bağlı beslenme stratejisi uyguladılar.

Katılımcılar için rutin beslenmelerin, ilk sekiz hafta boyunca anne sütüyle beslenen bebekler için her 2 ile 3 saatte bir, mamayla beslenen bebekler için ise her 3 ila 4 saatte bir yapılmasına karar verildi. Aralıksız gece uykusu saatleri, geceleri 7-8 saat olarak tanımlandı. Gönüllü denekler Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Yeni Zelanda’dan getirildi. Araştırmanın sonuçları şöyledir:

Kategori: Sadece Anne Sütüyle Beslenen Bebekler

7 ila 9. haftada anne sütüyle beslenen kız bebeklerin %86,9’u, 12. haftada ise %97’si gece boyunca aralıksız uyudu.

7 ila 9. haftada anne sütüyle beslenen erkek bebeklerin %76,8’i, 12. haftada ise %96’sı gece boyunca aralıksız uyudu.

Kategori: Sadece Mamayla Beslenen Bebekler

7 ila 9. haftada mamayla beslenen kız bebeklerin %82,1’i, 12. haftada ise %96,4’ü gece boyunca aralıksız uyudu.

7 ila 9. haftada mamayla beslenen erkek bebeklerin %78,3’ü, 12. haftada ise %95,7’si gece boyunca aralıksız uyudu.

Kategori: Tıbbi Durumlar

Tıbbi rahatsızlığı olan (reflü, kolik, prematüre bebekler, viro enfeksiyonlar) 52 bebeğin tamamı 13 ve 16. haftalarda gecede 8-9 saat uyudular.

Yukarıdaki yüzdelerde görüldüğü gibi, ebeveynler bebeklerinin uyku/uyanıklık ritimlerini oldukça erken dönemlerde ve yüksek bir öngörülebilirlik oranıyla yönlendirebilirler. Araştırmamızdaki bebeklerin yüzde 80’i, rutin beslenmelerin dışında hiçbir ebeveyn rehberliği olmadan kendi başlarına gece boyunca uyumaya başladılar. Kendiliğinden oldu. Çocukların geri kalan yüzde 20’sinde, geceleri ağlama nöbetleri görüldü. Bunların çoğu üç günlük süreçlerde gerçekleşti ve gece yarısı ağlama süreleri beş ila otuz beş dakika arasında değişiklik gösterdi. Ortalamada, dokuz haftalık bir bebeğin eski uyku kalıplarını aşıp yenilerini oluşturması üç ila beş gün sürdü.

Sağlıklı Uyku Kalıpları

“Dün gece ne kadar iyi uyudunuz?” Hepimiz, farklı uyku tiplerini biliriz. Ancak çoğu insan, uyanıklık süremizin ne kadar iyi geçtiğini düşünmez. Farklı uyanıklık seviyeleri de olduğunu biliyor muydunuz? Ebeveynler genelde iki uç kategori anlamında düşünme eğilimdedirler: uykuda veya uyanık. Uyku, tamamen derin evreden düzensiz dinlenmeye kadar değişiklik gösterirken, uyanıklık evresi de yorgunluktan optimal seviyede farkındalığa kadar uzanır. En endişe verici olan, optimal seviyede uykunun optimal seviyede farkındalıkla direkt ilişkili olmasıdır. Karşılığında, optimal farkındalık optimal bilişsel gelişimi direkt olarak etkiler. Sağlık uyku, gelişim sürecinde nasıl bir rol oynar? Buna hazır mısınız? Geceleri uyuyan çocuklar daha zeki oluyor.

Healthy Sleep Habits, Happy Child (Sağlıklı Uyku Alışkanlıkları, Mutlu Çocuk) adlı kitabında, Chicago’daki Children’s Memorial Hastanesi, Uyku Bozuklukları Merkezi direktörü Dr. Marc Weissbluth, Dr. Lewis M. Terman’ın çalışmalarına yer veriyor. Dr. Terman, Stanford Binet Zeka Testi ile ünlüdür. Weissbluth’un söylediğine göre, Terman’ın 1925 yılında yayınlanan, IQ’yu etkileyen faktörler üzerine bulguları günümüzde zirvedeki yerini korumaktadır. Terman’ın araştırması üç binden fazla çocuğu inceledi. Her yaş kategorisinde, üstün zeka sonucu veren tüm çocukların tek bir ortak noktası vardı: hepsi geceleri sağlıklı bir uyku deneyimliyorlardı.

1983 yılında, Terman’ın araştırmaları objektif olarak Kanadalı araştırmacılar tarafından tekrarlandı ve aynı neticelere ulaşıldı. Sağlıklı uyku kalıpları olan çocukların IQ’ları, iyi uyumayan çocuklardan daha yüksekti.

Dr. Weissbluth, hem sağlıklı uykunun pozitif etkilerini hem de düzensiz uykunun olumsuz etkilerini açıklıyor ve ebeveynleri uyarıyor: “Uyku sorunları bir çocuğun gecelerini bozmakla kalmaz, aynı zamanda (a) onu zihinsel olarak daha uyuşuk, dikkatsiz, konsantrasyonu eksik bir evreye getirip (b) fiziksel olarak daha tepkisel, hiperaktif veya tam tersi tembelleştirerek günlerine de zarar verir.”

Sağlıklı gündüz uykuları ve aralıksız gece uykusu eksikliğinden muzdarip olan bebekler ve küçük çocuklar, kronik yorgunluk yaşayabilirler. Yorgunluk, huysuzluğun, hırçınlığın, keyifsizliğin, mutsuzluğun, kolik benzeri semptomların, hipertansiyonun, yetersiz odaklanma becerilerinin ve yetersiz beslenme alışkanlıklarının öncelikli sebebidir. Buna karşılık, sağlıklı uyku alışkanlıkları geliştirmiş çocuklar genelde çevreleriyle ilişkilerinde uyanık ve dikkatlidirler. Bu çocuklar kendilerinden emin ve mutlu, daha az ısrarcı ve daha sosyaldirler. Dikkat süreleri daha uzundur ve sonuç olarak daha hızlı öğrenirler.

Bazı araştırmacılar, kötü uyku alışkanlıkları ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (ADHD) arasında bir etkitepki ilişkisi olduğuna inanırlar. Ulusal Zihin Sağlığı Enstitüsüne göre, Amerika Birleşik Devletlerinde iki milyon çocuk (yüzde 5’i) ADHD’den muzdariptir. Bunlar, öğrenme bozuklukları, hiperaktif davranışlar, yetersiz odaklanma ve konsantrasyon becerileri ve temel dikkat yöneltme becerisinden yoksunluk sergileyen çocuklardır.

Ülkede binlerce ADHD’li çocuk olunca, EBB nüfusunda ADHD oranlarının ne olduğunu merak ettik. Bunu öğrenmek için, beş yaş ve üzeri 423 çocukla retrospektif ön araştırma yürüttük. Bu çocukların tamamı bebeklik dönemlerinde, Sabywise’da belirtildiği şekilde sağlıklı gündüz uykuları ve gece uykusu alışkanlıkları geliştirmişti. 423 çocuktan sadece altısı (0,014) ADHD’den muzdaripti. Bu netice ne kadar düşük olsa da, mantıklıdır. Sağlıklı uyku nörolojik gelişimi olumlu yönde etkiler ve çoğu öğrenme ve davranış bozukluklarının önlenmesi için doğru ilaç gibi görünmektedir.

Bebeklerde Uyku Eksikliği Tehlikeli midir?

Eşinizin bir hafta boyunca maksimum üç saat uyuduğunu düşünün. Bunun, eşinizin tavırlarını, eylemlerini ve genel tutumunu etkilemesi mümkün müdür? Elbette, uykusuzluğun, bir yetişkinin merkezi sinir sistemi üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler bilinmektedir. Eşiniz huysuz ve aksi olur, odaklanmakta güçlük çeker, belki kısmi nörolojik bir çöküş yaşıyor olabilir. Bu sadece başlangıçtır. Şimdi, merkezi sinir sistemi yeni yeni gelişmekte olan bir bebeği düşünün. Burada kaybedilecek daha çok şey vardır. Öyleyse, uyku eksikliği, bir bebeğin gelişmekte olan merkezi sinir sistemini ne derecede etkiler?

Bebeğinizin, üç yüz atmış beş gecede bir gece bile sekiz saat aralıksız uyuma imkanı bulamadığı bir ebeveynlik tarzı düşünün. Yapılandırılmamış ebeveynlikle ilişkilendirilen çoğu öğrenme bozukluğunun, uyku kadar temel bir şeye dayanıyor olması mümkün müdür? Yaşamın ilk yılında üst beyin gelişmeye devam ederken, aralıksız uyku eksikliğinin bu sürece zarar verme olasılığı kesinlikle çok yüksektir.

Uyku Destekleri Aralıksız Gece Uykusuna Zarar Verir

Normal bir bebek yaşamının ilk dokuz haftasında gece boyunca aralıksız uyuma becerisine ve kapasitesine sahiptir. Bu, rutinle desteklenen kazanılmış bir beceridir. Bebek ve küçük çocuklarda uyku eksikliği, çocuğun doğasından çok, beslenmesiyle ilişkilidir. Uyku bedenin doğal bir fonksiyonu olduğundan, bebek uykusunun öncelikli belirtisi uyku halidir.

Uyku belirtileri, çeşitli uyku desteklerinin (genelde negatif olmak üzere) etkisi altındadır. Özel bir battaniye veya bir oyuncak hayvan gibi bazı uyku destekleri zararsızdır, ancak bazıları bağımlılık yaratabilir. Bazı ebeveynler için, sorun öncelikli olarak çocuğu uyutmaktır. Diğerleri için ise temel sorun, çocuk erkenden uyandıktan sonra, çocuğun bir destek olmadan tekrar uykuya dalmasını sağlamaktır. Gelin, en sık görülen olumsuz uyku desteklerini inceleyelim:

•        Bir bebeği uyutmak için emzirmek

•        Bir bebeği uyutmak için sallamak

•        Bebeğinizle uyumak (paylaşılmış uyku)

Bebeği Uyutmak için Emzirmek

Bu senaryo size çok tanıdık gelecektir. Bir anne, bebeğini uyutmak için emzirir. Yavaş yavaş koltuktan kalkar, bebek karyolasına doğru ilerler. Bir yandan nefesini tutarken, değerli bebeğini yavaşça karyolaya bırakır ve gülümser. Sonra, karyoladan uzaklaşıp kapıya yönelmeden önce bir an durur ve bekler. Neler olacağını merak eder. Özgürlüğüne mi kavuşacaktır, yoksa başarısız mı olacaktır? Kaçmayı umarak, anne bebek huysuzlanmaya başladığı takdirde, “en başından başlaması” gerektiğini bilir ve süreç tekrar başlar.

Ebeveynlerin, bebeklerinin uyku ihtiyaçlarına bağımlı olmaları gerekmez. Burada sorun, bebeğini emzirip emzirmemeniz gerektiği değildir. Asıl sorun, uykunun gerekli olduğu her an, uykuyu başlatmak için emzirmenin uygun olup olmadığıdır. Biz hayır diyoruz. Bir bebeği uyutmak için emzirme uygulaması, uyku için anneye gereksiz bir bağlılık yaratır. Bu, bebeğin kendi başına nasıl uykuya dalacağını öğrenmesini önler. EBB planıyla, bebeğiniz sağlıklı uyku kalıpları oluşturacaktır. Bebek karyolasına yatırıldığında, uyanıktır. Parmak uçlarında hareket etmeniz, nefesinizi tutmanız ya da zamanı durdurmanız gerekmez.

Bebeği Uyutmak için Sallamak

Önce sallanan sandalyeler geldi. Sonra kurutucular. Ardından araba. Bebeği çalışmakta olan bir çamaşır kurutucusunun üzerine bırakmak (gerçekten!) ya da bebeği aile arabasında gezintiye çıkarmak gibi modern mekanik uyku destekleri, eski tip sallanan sandalyeye benzer. Her biri, bebeği uyutmak için belirli bir uyarıcıya dayanır.

Yine, burada konu bebeğinizi sallayıp sallamamanız değildir. Biz bunun düzenli olarak yapıldığını düşünüyoruz. Ama bebeğinizi sallarken bunu, çocuğunuzun uykuya dalmayı öğrenme becerisini engelleyen bir uyku desteği olarak mı kullanıyorsunuz? Bir bebeği uyutmak için sallamak gibi, çeşitli mekanik destekler vardır. Örneğin, biri, bir bebeğin bebek oturağında çalışmakta olan bir kurutucunun üzerine bırakıldığında, kurutucunun bebeği uyutmaya yetecek kadar titreşim yarattığını keşfetti. Bu güvenli veya doğru bir uygulama değildir. Bir başka metot, uyku saatlerinde yapılan araba gezintileridir. Bu senaryoda, motorun sesi ve arabanın sallantısı bebeği uyutur. İki yaklaşım da zaman zaman işe yarar, ama bunlar geçici çözümlerdir. Sadece kurutucu süresini tamamlayana, arabanın benzini bitene ya da sizin sabrınız tükenene kadar etkilidirler.

Bebekle Uyumak

1997 yılından bu yana, Amerikan Pediatri Akademisi, Ulusal Çocuk Sağlığı ve İnsan Gelişimi Enstitüsü ve ABD Tüketici Koruma Güvenlik Komisyonu, ebeveynleri bir bebekle birlikte uyumanın taşıdığı ölüm riskine dair uyaran tıbbi bildiriler yayınlamaktadırlar. Yedi yıllık bir araştırma, uyku sırasında ebeveyn kazası ve bebekle birlikte uyumaya bağlı oluşan 500’den fazla bebeğin ölümünü inceledi. Amerikan Pediatri Akademisinin 1997 yılında yayınlanan raporu şöyle diyor: “... Bebekle aynı yatağı paylaşmanın ani bebek ölümü sendromlarını azalttığını gösteren hiçbir bilimsel araştırma yoktur.” Buna karşılık, belirli koşullar altında, aynı yatağı paylaşmanın Ani Bebek Ölümü Sendromu

(ABÖS) riskini artırabildiğini gösteren pek çok araştırma mevcuttur.4 2005 yılında, Amerikan Pediatri Akademisi, ABÖS Çalışma Kolu, bebekle aynı yatağı paylaşma uygulamasını “son derece” tartışmaya açık bir konu olarak belirledi ve aynı yatağı paylaşma eyleminin “ölümcül” olduğunu bildirdi.5 Yatak paylaşımının tehlikeleri üzerine daha detaylı bilgi için 12. bölüme göz atın. Duygusal olarak, bu eylem uyku desteğine aşırı bağlılık durumu yaratabilir ve çocuk, kendi yatağına aktarıldığında uyumaktan korkmaya başlayabilir. Çocuk iki, üç yaşlarına geldiğinde, bu korku, uyku zamanlarında çocuk uykuya dalana kadar anne ve babanın eşlik etmesini gerektirecek bir ihtiyaç doğurabilir. Bu ebeveynleri sağlıklı bir uykudan mahrum etmenin yanı sıra, çocuğun da dinlenme şansını yitirmesine neden olur.

Karşılaştığımız en ciddi uyku sorunları, genelde bebekleriyle uyuyan ebeveynlerle ilişkilidir. Massachusetts Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları, birlikte uyumanın “iyi bir gece uykusunu engelleyebileceğini” söylüyorlar. Fakülte, 303 ebeveyni ve onların uyku kalıplarını inceledi. Birlikte uyumanın yaşandığı ailelerin çocuklarıyla birlikte, uyurgezerlik ve uykuya dalmakta zorlanma gibi uyku sorunları yaşama olasılığı daha yüksektir. Ön değerlendirmeden bir yıl sonra, sık sık birlikte uyuyan ailelerde yüksek seviyedeki uyku sorunlarının sürdüğü gözlemlendi. Dolayısıyla erken dönemde aynı yatağı paylaşma eylemi, uzun vadeli sorunlara yol açmaktadır. Uzun vadeli uyku bozukluklarıyla karşılaşanlar sadece çocuklar değildir. Genelde babalar, iyi bir gece uykusu için yataktan ayrılmaktadırlar.

Neden bir desteğe ihtiyaç duyasınız? Bunun yerine, iyi bir uykuyu doğal yollarla sağlamak için temel bir rutin oluşturun. Bebeğinizi her ikiniz de hala uyanıkken karyolasına yatırın. Bebeği yatırdığınız sırada uyuyor olursa, daha kısa ve güçsüz uyku döngüleri oluşturması muhtemeldir. Ayrıca, bu bölümde yer verdiğimiz uyku desteklerinin hiçbiri sağlıklı avantajlar sağlamaz. Bunun yerine, uyku desteklerinin uzun vadeli negatif etkilerini göz önünde bulundurun. En başından onları önleyin ve daha sonra uğraş gerektirecek davranışların oluşmasını önlemiş olursunuz. Bu gereksiz yük olmadan da, yapacak çok şeyiniz olacak. Bebeğinizi besleyin, onu sallayın ve sevin, fakat uykuya dalmadan önce yatağına yatırın.

Değerlendirme Soruları

1.       Beslenme felsefeleri gece uykusunu nasıl ve neden etkiler?

2.       Konu gece uykusu alışkanlıkları oluşturmak olunca, aktivitelerin sırası ne kadar önemlidir?

3.       Bebeğinizin kendi rutinini oluşturmasına izin vermeli misiniz? Yanıtınızı açıklayın.

4.       Düzensiz beslenmeler, bir bebeğin genç hafızasını nasıl karıştırır?

5.       Bir “uyku desteği” nedir?

6.       Gece uykusuna zarar verebilecek üç olumsuz uyku desteği listeleyin.

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült